Dünyanın Oluşumu Günceli

SA 7

Kasım 12, 2016

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm

Çeviri: Haşirwara Düzenleyen: DunklesPlatz

Bölüm 7: Leng Lingxi

Kara-Saha ve Sonsuz. İki ifade bir arada kullanılmaması gerekir. Ama eğer bunu evreni tanımlamak için kullanıyorsan, o zaman uygun olur.

Ama Kara-Saha evreni içinde bile, ara sıra bazı güzel görüntüler olabiliyor. Mesela, şimdi!

Gümüş bir ışın demeti karanlık boşluğu geçip, uzaklara doğru ilerliyor.

Bu bir uzay aracı. Yolcu taşıyan uzay aracı, yeni çağda çok sıklıkla görülen birşeydi. Buna ayrıca yıldızlararası servis aracı deniliyordu. Genellikle 534 metre uzunluğunda 168 metre kalınlığında beyaz renkli olurdu. Bu insanlığın yeni çağda adım attıktan sonra oluşan 3 büyük kuvvetin en güçlüsü olan Kuzey İttifakın rengiydi

Yıldızlar arası servis aracı yolcuları götürebildiği gibi aynı zamanda yüksek miktarda kargoda taşıyabilirdi. Önceden belirlenmiş bir rota vardı. Bu geçmiş yüz yıllar içinde bulunan güvenli bir şekilde solucan deliklerinden geçilmesini sağlayan bir yol haritasıydı.

Çok uzak olmayan bir yerde çok büyük bir evren belirdi. Bu Kuzey İttifakın başkenti olan Luo Evreniydi. Bu Skyfire Evreninden bile geniş olan idari/yönetimsel bir gezegendi.

Hedefine yaklaşınca yıldızlararası servis aracının hızı yavaşlamaya başlayıp Luo gezegeni atmosferine girmek için hazırlanıyordu.

Atmosfere girildiği zaman, hız çok fazla olmaması gerekiyordu. Yoksa yıldızlarası servis aracı bile parçalara ayrılabiliyordu.

Yıldızlarası servis arası hızını, yaklaşık olarak ses hızının üçte birine azalttığında, boş uzay aniden yavaşça kendini büktü ve zayıf bir gölge aniden yavaşça ona ilişti.

Daha şaşırtıcı olan ise yıldızlarası servis aracı buna tepki bile vermedi. Hassas radar, bu gölgenin varışını ve varlığından hiç bir şekilde haberdarı yokmuş gibi görünüyordu.

Aniden, yıldızlarası servis aracı güçlü bir şekilde sallandı. Onun sol tarafında zayıf mavi elektriksel izler ortaya çıkmaya başladı ve tüm servis aracı şiddetli bir şekilde titremeye başladı.

“DIIIII! DIIIIII! DIIIII!”
Yıldızlararası servis aracı içerisinde, kornalar ile kulak delici bir şekilde uyarılar veriyordu.

Bosen, yüzbinlerce yıllık uçuş tecrülerinin yanısıra yıldızlarası servis aracında 30 senedir pilotluk yapıyordu. Yani anlayacağınız bu kaptan eski profesyonellerdendi. Araçtaki uyarı kornaları duyar duymaz, o sakin bir şekilde acele etmeden iletişim malzemelerini aldı.

“Tüm personel, lütfen koltuklarınıza oturun ve kemerlerinizi sıkıca bağlayın. Biz atmosfer içindeki bir çeşit statik elektrik ile karşılaştık ve geçici olarak atmosferden geçişi erteleyeceğiz. Herşey yakında normale dönecek. Aynı zamanda lütfen derin uykuda olan yolcuları uyandırmaktan kaçının.”
Kaptan Bosen’in kararı oldukça doğruydu. Bir süre sonra, yıldızlarası servis aracının vibrasyonları durdu ve her şey tekrar normale döndü.

Çoğu yıldızlarası servis aracında, tahmini olarak %70 alan kargoları taşımak için geriye kalan kısmı ise çalışanlar ve tabiki yolcu kabinleri için ayrılmıştı.

Yolcu kabinleri 3 kısma ayrılmıştı. Bunlar; Birinci Sınıf Kabin, Ortanca Kabin ve Halk Kabini olarak da bilinen Ekonomi Kabini.

Bu 3 çeşit kabinin doğal olarak birbirinden farklı astronomik ücretleri vardı ve her birinin kendine has servisleri.

Halk kabinindeki her kişi sadece kendine özel, bir metre kare içinde basit bir oturak ve metalik pranga tarafından kilitlenmiş bir yere sahipti.

Ortanca kabinleri biraz daha iyiydi. En azından insanların kask takarken uzanabilecekleri bir alanı vardı. Böylece, derin uykudan uyandıklarında, en azından Halk kabinindekiler kadar perişan görünmüyorlardı.

Birinci sınıf kabindeler için ise sadece tek bir kelime yeterli olabilir. ’Müsrif!’. Bu kabindeki herkesin kendine ait 12 metre kare alana, ayrıca düzgün, rahat bir yatağa, geniş bir oturağa (o kadar geniş ki uzanadabilirsin) banyoya ve soyunma odalarına sahipti.

Yıldızlararası yolculukta bu yataklarda uyudukları zaman, sadece en iyi dinlenmeyi değil ayrıca daha önemlisi bu yataklar besinsel sıvılar ile donatıldığından vücutlarının çok az enerji sarf etmelerini sağlıyor ve bu da yaşlanma sürecisini yavaşlatıyordu. Sonuçta, uzun süreli yolculuklar en az 1 ay sürüyordu. Halk kabininde yolculuk edip en az 10 kilo verenlere oranla birinci sınıf kabininde yolculuk edenler olunabilecek en iyi durumlardalardı.

Birinci sınıf kabinin fiyatı, ortanca kabine oranla 10 kat, halk kabine oranla ise 100 kat daha pahalıydı.

Çoğu standart yıldızlarası servis araçları sadece aşağı yukarı 30 birinci sınıf kabinleri vardı. Sonuçta, ne kadar iyi olursa olsun çok az insan bu astronomik fiyatı ödeyerek yolculuk etmeyi tercih ediyordu. Ortanca kabinler geçiş sırasında vücutlarına bir zarar gelmesini istemeyen çoğu sıradan insanların ihtiyaçları karşılamak için yeterliydi

Derin uykudan uyandırma protokolleri ile süregelen Leng Lingxi, yavaşça derin uyuklamasından uyandı.

“Uhhh...... ne kadar da muteşem bir uykuydu.” o mırıldandı, ardından maskesinden baktı ve kabini açıp kapamayı sağlayan yeşil düğmeyi buldu. Nazik bir dokunuşla onun uyku yatağını kaplayan kılıf açıldı.

Leng Lingxi yoğun besinsel sıvının ortasından doğruldu, onun ince, düzgün hatları göründü. O yüzündeki maskesini çıkardı ve taze havadan derin bir nefes aldı. Aniden, onun yüzünde rahatlamış bir yüz ifadesi belirdi. Ancak, o tiksinmiş bir ifadeyle hemen kolundaki sıvıyı temizlemeye başladı.

“Birinci sınıf kabininde uyamak rahatlatıcı. Ama bu besinsel sıvılar gerçekten hoş değil. Onlar bunu normal temiz sıvı ile geliştiremiyorlar mı?”

Bunlar herbir birinci sınıf kabinindeki bölmelerdi. Birinci sınıf kabin tamamıyla dolu olsa bile bölmeler açılmadığı sürece, kimse diğerlerini görememekteydi.

Uyku yatağından kalkarak, o üzerinde kalan besinsel sıvıları temizlemek için duş aldı, ardından temiz kıyafetler giydi. Leng Lingxi şimdi çok daha iyi hissediyordu.

O birçok esnetme ve bir çok yoga hareketleri yaptı ardından bölmesini açarak oturağına doğru yürüdü.

Onun yanındaki bölme nazik, metalik bir ses ile yavaşça açıldı.dışarısınn görünsütüsü ile onun kabininin yürüme yolu ortaya çıktı.

Hey birisi benden bile daha mı hızlı? Leng Lingxi bir çeşit şaşırmış bir ifade ile sol bölmesine baktı. O bölme de açılmıştı ve orada oturakta oturan birisi vardı.

Bu siyah kısa saçlı, koyu mavi antreman kıyafeti ve son derece yakışıklı bir yüzü olan biriydi.

Birinci sınıf içinde oturan biri antreman kıyafeti mi giyiyor? Bu keşif, Leng Lingxi aşırı derecede merak etmesine yol açtı. Birinci sınıf içerisinde ilk kez böyle birisi bulunmaktaydı. Genel olarak konuşursak, çoğu insan takım elbise ya da şık bir kıyafet giyerdi, nedeni servis aracından inip karaya çıkar çıkmaz çalışmaya hazır olmak istemelerinden kaynaklanıyordu.

Leng Lingxi’nin kendisi bir istisnaydı. Çünkü o bir takım beyaz antreman kıyafeti giyiyordu. Böylelikle diğer istisna kolaylıkla onun ilgisini kendine çekiyordu.

“Merhaba, nasılsınız. Sanırım araca gemiye binerken sizi görmedim?” Leng Lingxi’nin mizacı kesinlikle soy ismiyle alakasızdı.(Leng=soğuk) Onun kişiliği sadece soğuk olmamakla birlikte o son derece sıcak ve gönlü zengin biriydi.

Genç adamın yüzünde zayıf bir gülümseme belirdi. Centilmen bir tavırla o başını ona doğru eğdi. ”Selamlar güzel genç bayan.”

Ne kadar görgülü biri, taklitçi yada kendini beğenmiş biri değil hiç. ”Uyanır uyanmaz böyle yakışıklı bir centilmeni yanımda görmek ne kadar da güzel bir tesadüf. Benim adım Leng Lingxi.”

Genç adam, onun kelimeleri içindeki çok anlamlı manalar kendisinde bir çeşit merak uyandırdı. Gülümseyerek dedi. ”O zevk bana ait. Benim adım Zeus!”


Yorum Yap "SA 7"