Tankların Tarihi Günceli

Kumo 28

Kasım 23, 2016


Çeviri: Kharsmi

Kumo 28: Yemek, Yemek, Yemek!

Yemekten yemekten başka bir şey yapmamama rağmen evrim kırmızı stamina barımı neredeyse boşaltmıştı. İlk olarak yılanın geri kalanını yiyelim. Sonunda günlerdir bitirmeye çalıştığım yılanı bitirebildim.

“Uzmanlık gereksinimi sağlandı. Yeteneğin [Zehir Direnci (SV 6)] seviye 7’ye yükseldi.”

Yılanı yemeyi bitirmek üzereyken Zehir Direncimin seviyesi yükselmişti. Yılan sayesinde “Zehir Direncim” 2 seviye yükselmişti. Kesinlikle leziz!

Adamım, evrimleşmeden önce bu kadar yeseydim balon gibi şişmiş olurdum. Artık bu olmuyor… hepsi nereye gitti acaba, bir tür cep boyuta mı? Sanki yediğim şeyler kayboluyor gibi. Yemek stokum tükendikçe kırmızı stamina barım yavaşça doluyor. Hmmmm. Bu dünyaya geldiğimden beri bir sürü gerçekten garip fenomen gördüm ama kesinlikle hiçbiri midemle karşılaştırılamaz. Acaba midemin nasıl bir işleyişi var?

Bunun hakkında çok fazla düşünmenin bir anlamı yok. “Burası böyle bir dünya” demek yeterince iyi bir açıklama. Bu fenomenleri açıklamayı akademisyenlere bırakıyorum.

Yılanı yedikten sonra bile midem hiç şişmedi. Eğer şişmediyse bu yemek için hala yerim olduğu anlamına mı geliyor? Üstelik, kırmızı stamina barımda dolmuş değil

Şanslıyım ki evimde devasa bir yiyecek stokum var. Evrimleşmeden önce tüm bunları nasıl bitireceğim hakkında endişeleniyordum. Hepsini cep boyutumsu karnıma doldurmam mümkün olabilir mi acaba? Hmm...

Artık yemek vakti geldi. Bulduğum her şeyi yemeye başladım. Önceki hayatımda pek iştahlı biri sayılmazdım ama burada saygın bir obur olup çıkmıştım. Şimdiki halimle yeme yarışmalarında derece yapmam işten bile değil.

Ahh, adaamım, galiba midemin dibi yok! Kendi büyüklüğümden daha fazla yemek yedim yine de hala yerim var! Görünüşe göre midemin gerçekten de bir cep boyutla bağlantısı var. Bu konuları akademisyenlere bırakalım dediğimi biliyorum ama bu benim kendi bedenim! Merak etmeye hakkım var! Merakımı tatmin edebilmek isterdim ama maalesef böyle bir imkanım yok. Sabırsızlığın lüzumu yok yavaş yavaş ilerliyorum. Günün birinde merak ettiğim soruların cevaplarını bulacağım! Her neyse, daha fazla düşünmek yok şimdilik önemli olan tek şey yemek yemek.

Ye, ye, ye ve ye, ve...oh? Bitti… mi? Gerçekten her şeyi mideye mi indirdim? Gerçekten hiçbir şey kalmamış? Hala tamamen doymuş değilim! Kırmızı stamina barımda henüz dolmamış. Bütün bu yiyecekler bile yeterli gelmedi mi? Vay be!

Umarım sonsuza kadar böyle gitmez. Lütfen birisi evrimleşirken harcadığım enerjiden dolayı bu kadar aç olduğumu söylesin! Eğer her zaman bu kadar yemem gerekiyorsa şuracıkta açlıktan ölür giderim. Her zaman bu kadar yiyecek bulmam mümkün değil. Bu çok kötü olurdu. Umarım bu tek seferlik bir şeydir. Eğer hep böyle olacaksa gerçekten büyük bir evrimsel kara mayınına basmışım demektir.

Ahh! Şimdi düşünüyorumda, evrim gerçekten de bir kara mayını, değil mi? Bayıldım, tüm enerjimi kaybettim, ve kim bilir ne kadar süre savunmasız bir şekilde yattım. Evimde olduğumdan bana bir şey olmadı, ama acaba başka canavarlar nasıl başarıyorlar? Ben harbiden, şanslı bir örümceğim.

Ben bir şekilde tek parça halinde evrilmeyi başarsam da, enerjinin boşalması ciddi bir problem! Eğer yiyecek stokum olmasaydı etrafta aç bir şekilde  av bulmak umuduyla dolaşmak zorunda kalırdım. Bu, bir dövüşte devasa bir dezavantaj, haksız mıyım? Ben gerçekten şanslıyım. Acaba bu bir tesadüf olmayabilir mi? Belki de ben ana karakterimdir?. Ehh, şey bir örümceği ana karakter yapacaklarından pekte emin değilim. Ayrıca bu dünyadaki hayatım oldukça korkunç genel bir şanstan bahsetmek doğru olmaz.

Eğer bir sonraki evrimim seviye 10’a yükselince olacaksa, seviye 9’a yükselmemden itibaren hazırlanmaya başlamam gerek. Bu sefer tesadüfen kusursuz bir evrim için her şey hazırdı, ama bir dahaki sefere her şeyin bu kadar pürüzsüz gideceğini sanmıyorum. Belki yılandan kaçarken bunu biri bana bunu deseydi kızardım ama yılanla karşılaşmak şimdiye kadar başıma gelen en güzel şey olmuştu. Eğer onu yemek için kendime bir ev yapıp, ağlarıma yakalanan canavarları stoklamasaydım olaylar çok farklı seyredebilirdi. Mösyö Yılan, sana kalbimin en derin yerinden teşekkür ediyorum!

Karnım hala tam dolmasa enerjim biraz yenilendi. Ve artık beni buraya bağlayan bir şey kalmadı, her şeyi silip süpürdüm. Bağlarımdan kurtuldum diyebiliriz. Kaldığım yerden amaçsız yolculuğuma devam edeceğim, güle güle evim bana iyi baktın.

Teşekkür ederim, ikinci evim! Gerçi burayı geçici olarak örmüştüm, ama kaldığım sürece beni güvende tutun. Elveda!

Zaferle yola çıkıyorum. İlk işim karnımı doyurmak için bir şeyler avlamak. Bunu hallettikten sonra… sanırım çıkışı bulmak için zindanda dolaşmaya devam edeceğim.

Bu seferkinde pas geçtim ama, sonraki evrimimde muhtemelen vücudum büyüyecek. Gerçi bu sefer büyümeyeceğim sadece bir tahmin, belki de büyümem zamanla olacaktır. Eğer büyürsem bu küçük tünellerde hareket etmem zor olacaktır. Yavaş yavaş kendime daha büyük bir yerler bulsam iyi olacak. En iyi seçeneğim zindandan çıkmak. Fazla büyümemeye dikkat etmeliyim, çıkışı bulduğumda dışarı çıkamayacak kadar büyük olursam çok kötü olur. Bütün hayatımı zindanda geçirmek mi? Bu kabuslarıma girecek!

Evet, şimdilik yemek bulmaya odaklanalım. İlerde ne olacağı hakkında daha sonra endişelenirim.

Yorum Yap "Kumo 28"