Tankların Tarihi Günceli

Kumo 23

Kasım 12, 2016


Kumo 23: Kendimi Kaptırdığım İçin Üzgünüm! Beni Affedin!

Bugün aynı önceki günler gibi kırkayak avlıyorum. Adamım. Burası bir kırkayak cenneti! Çok mide bulandırıcı gözüküyorlar, ama yakından bakmadığın sürece gerçekten harika avlar. Şey, ben pekte hassas biri sayılmam. Ama küçük hareketli bacaklarını görmek hoşuma gidiyor. Kırkayaklar EN İYİSİ!

Felç Direncim seviye 3’e yükseldi, ve yakında seviye 8 olacağım. Hepsi sizin sayenizde küçük dostlarım! Teşekkürler!

Bir süre önce, iki kırkayağa aynı anda saldırmıştım ve nispeten kolayca yenebilmiştim. İlkini gizlice saldırarak indirdim, ikinciyle ise oldukça zorlu bir savaş yaptım. Görünüşe göre yüz yüze bir savaşta kırkayaklar beklenmedik bir şekilde hızlılar! Hah, tabii benim kadarda değil. Saldırıları büyük ölçüde ısırmaktan oluşuyor. Felç edici zehriyle beni ısırırsa muhtemelen… sloganımızı hatırlayalım: eğer darbe almazsam sıkıntı yok! Isırığına dikkat ettiğim sürece gerisi kolay. İlk kez benimkinden daha güçsüz bir tür buldum!

Bu elemanlara karşı sadece gizli saldırılar işe yaramıyor. Onlarla yüz yüze de dövüşebiliyorum! MwahahaHA! Ben çok GÜÇLÜYÜM! Gülüşümü durduramıyorum.

Üstelik kırkayakları yemek o kadar kolay ki. Etrafta dolaşırken kocaman gözüküyor olabilirler, ama her bir segmentin içinde inanılmayacak kadar az et var. Bir kırkayak yemek açlığımı dindirebiliyor ama pek doyurabildiğini söyleyemem. Doymak için avladığım kırkayakların tüm parçalarını yemem gerekiyor. Ben oldukça tutumlu bir biriyim, israfın ne kadar büyük bir günah olduğunu anlamış biri. Bu yüzden bu müthiş kırkayakların her şeyini yiyerek hiçbir şeyin israf olmamasını sağlıyorum.

Bu müthiş kırkayakların doğma sebepleri benim onları avlayıp yememden başka ne olabilir ki! Ehehehehhh. Evimi terk ettiğimden beri hep diken üstündeyim, birazcık gevşeyip eğlenmenin kime bir zararı olabilir ki?

Mırıldanarak zindanı keşfetmeye devam ettim. Tabii, gerçekten mırıldanmamın bir yolu yok, bu yüzden sadece içimden mırıldanabiliyorum. ...Ses tellerini bir kenara bırak, bir burnum var mı acaba? Hmmm? Neyse bunların bir önemi yok.

Oh? Görünüşe göre yol ikiye ayrılıyor. Gerçi şimdiye kadar hiç çıkmaza rastlamadım.

Bu biraz garip. Bu labirent devasa, ve ben daha bir tane bile çıkmaza rastlamadım! Zindanı keşfederken nerede olduğumla ilgili de hiçbir işaret görmedim. Bir şeylerden kaçarken hiçbir çıkmazın olmadığını bilmek baya yararlı oluyor, ama böyle bir şey için bir zindanın ne kadar devasa olması gerektiğini düşünmek bile beni biraz hasta hissettiriyor.

Peki ya tüm dünya devasa bir yer altı zindanıysa? Durumun bu sanmıyorum ama daha bir çıkış bulamadım, yani dışarıda ne olduğunu bilmiyorum. Dolayısıyla gerçek buda olabilir.

Eğer bir dış dünya varsa bile onu görmeden ölme ihtimalim var. Karşıma baş edemeyeceğim bir şey çıktığından ya da zindanın çıkışını ararken geçen yıllar yüzünden ölebilirim. Hmmm? Bu pek muhtemel değil galiba. Yaşlılıktan bahsetmişken Taratectlerin ne kadar yaşadığı hakkında bir fikrim yok. Boyutumu baz alırsak ömrüm bir köpek kadar olabilir mi? Mümkünse en azından önceki hayatımdan daha uzun süre yaşamak istiyorum.

Her neyse, şimdilik bu gereksiz düşünceleri bir kenara bırakalım .

Görünen o ki, bana yakın olan yol bir uçurumla sonlanıyor. İleride uzanan bilinmeyen boşluğu görebiliyordum. Yoksa artık labirentimsi tünellerdeki yolculuğum bitti mi? İleride ne var çok merak ediyorum! Umarım doğduğum yer gibi süper tehlikeli bir yer değildir. Ne kadar canım olduğu fark etmez tüm o yamyamlıkla dev örümceklerle ve canavar sürüsüyle baş etmeme yine de yetmez.

Sonra ne mi oldu?  Uçurumun kenarına geldim ve aşağı baktım

|Elro Ferekt — SV 2 — (durumunu değerlendirme başarısız)
|Elro Ferekt ― SV 2 ― (durumunu değerlendirme başarısız)
|Elro Ferekt ― SV 2 ― (durumunu değerlendirme başarısız)
|Elro Ferekt ― SV 2 ― (durumunu değerlendirme başarısız)
|Elro Ferekt ― SV 2 ― (durumunu değerlendirme başarısız)
|Elro Ferekt ― SV 2 ― (durumunu değerlendirme başarısız)

..
.

“Uzmanlık gereksinimi sağlandı. Yeteneğin, [Değerlendirme (SV 4)] seviye 5’e yükseldi.”

Grrk! Başım ..ÇATLIYOR! Gelen bilgi sağanağı sanki çeneme bir yumruk yemişim gibi hissettirmişti. Whoa, neredeyse bayılıyordum. Bu gerçekten kötüydü. Eğer Değerlendirmeyi aşırı kullanırsam, beynime kaldıramayacağı kadar çok bilgi akın ediyordu ve geride korkunç bir baş ağrısı bırakıyordu. Bu kadar bilgiyle karşılaşınca beynimin şalteri indirmesi doğal olmalı. Ne kadar işe yaramaz olursa olsun bilgi bilgidir.

…....Yine de merak ediyorum biraz daha bilgi olsaydı gerçekten bayılır mıydım?

Uçurumdan aşağı tekrar baktım. Tabii bir metre derinlikteki yerlere uçurum diyorsak. Geldiğim mağara kadar büyük bir yerdi, ama o kadar geniş hissettirmiyordu. Herhalde ağzına kadar kırkayakla dolu olduğundandır.

Whaa?!

Ne ne ne ne ne ne?!?! Kırkayaklar! Kırkayaklar!!!! Göz alabildiğine kırkayaaklarrr! Bu iğrenç! Bu mide bulandırıcılığın ötesinde bir şey, kendimi hasta hissetmeye başladım.

Hmm? Kırkayaklar, neye baktığınızı sorabilir miyim? Bana mı? Bana bakmanız için bir sebep hayal edemiyo...

Buradan sıvışmalıyım. Rüzgar gibi olmalıyım! Koş! Koş! Koş!

Gasagasagasagasagagasagasagasa!!!

Eeeeeeek! Peşimdeler! Peşimdeler! Üzgünüm! Üzgünüm!! Kendimi kaptırmışım!!! Beni affedin! Cidden, lütfen!! Beni affediiin!

Sarı stamina barım boşaldı. Ugh, devam etmek acı veriyor ama durursam, ölürüm!! Ne kadar acırsa acısın ölmekten kötü olamaz. Kaçmaya! Devam! Etmeliyim! Sarı bittikten sonra kırmızı barım azalmaya devam etti.

Sonunda, kırmızı barımın yarısına mal olsa da kırkayaklar ordusunda kaçmayı başardım.

Adamım, cidden öleceğimi düşünüyordum.


Yorum Yap "Kumo 23"