Otto Von Bismark Günceli

For 2-6 Öldürme

Kasım 17, 2016


Çeviri&Düzenleme: DooDLez213 Kontrol: rassnt
Hikaye 2-6 『Öldürme』

Öldürmek için, o kadar hızlı saldırdı ki sanki görünmezdi. Minamoto özel yeteneğini aktif etti ve darbe saptırmak için kılıcının sertliğini  maksimum’a çıkardı.
Ancak, sağ kolu kopmuştu.
“Ahhhhhhhhhh!!”
Son sözlerini söyle. Şeytan hâlâ bekleyemez.
“Dev Alev”
On Kral-Sınıfı alev hazneleri ortaya çıktı ve havada süzüldü. Leadred’in elini sallamasıyla onları bir seferde fırlattı.
“Su ruhları! Beni koruyan Kalkan ol! Su Duvarı!”
Umahara anında kalkanını kaldırdı, yine de saldırı Ruh-Sınıfı büyüyle durdurulamadı.Alevler Umahara üzerinde koruyucu duvarı delip döküldü.
“Uahhhhhhhh!!”
“Kiyaaaaa!?”
Bu oda 【Rigal’in Mağarasında】, en alttaki katta merdiven odası. Minamoto ve Minami için kazanmak imkansızdı.
Leadred ile bir bağı olsa da benim durumuma ulaşamadıklarından kazanamayacaklardı.
Bu durum bunu kanıtladı.
“Haa! Haa!”
“Acıyor, acıyooor……!”
Umahara zar zor büyü kullanabilecek durumdaydı. Ancak, ağır nefes alıyor ve zaten sınırına ulaşmıştı. Zavallı şey.
Minamoto mücadele ruhunu kaybetti. Evet. Bunun nedeni dirseğinden aşağısını kaybetmesiydi.
“Hey hey…… Belki bu defa, lanet olsun.... ”
Kanlı kılıcı omuzlarken, şeytan yaklaştı. Her iki gözünüde yükselterek, acımasız bir atmosfer oluşturdu.
“Lanet olsun! Su Ruhları!-”
“『Şeytani Basınç』”
Umahara zikiri tamamlamadan önce Leadred özel yeteneğini çağırdı.
// Burda zikir hani rahipler büyü yaparken bişiler sölerlerya öyle bişi sanıyorum :D
Büyü kullanmak Umahara’nın gazının tükenmesine neden oldu.
“N-ne…… gwah!?”
Büyü kullanamaz bir halde, Umahara inanılmaz bir güçle kendinden geçti.
Duvara çarptığında, kustu ve parçalandı.
“Hey, iğrençsin.”
Leadred Umaharayı saçından yakaladı ve bana yakın duvara fırlattı.
Bayılma, kahraman dikkatsizce çöktü bu yüzden onun üzerine  biraz ışık yenileme büyüsü kullandım.
“Uu…..ah.”
“Burasının senin mezarın olduğunu biliyorsun, değilmi Umahara-kun?”
“Ne-n-ne……!?”
Bir şey Umahara’nın yakınına indi. Çöken enkaz bir sesi vardı. Minamoto’nun kafası gevşekçe asılıydı.
“O-…a-…M-Minamoto….?”
Korkudan ayakta duramayan, Umahara bir bebek gibi ona süründü.
Ancak, şeytan gökten gelerek onu durdurdu.
“Ah-! Sen kurtuldun!”
“Aheee-!?”
Umahara’nın gözleri döndü ve bilincini kaybetti.
bu kadar şey yapabilmek ve büyü kullanamamak,bu haklı bir tepkiydi.Ayrıca, kısa bir süre önce aynı duyguyu hatırlıyorum.
“Kahraman-sama.”
“Ah, anladım. Işığın ruhları, bize huzur ver. İyileştirme.”
Umahara’yı iyileştirmek ve onu uyandırmak için büyü okudum.
O daha durumu kavrayamadan, Leadred onu tekmeledi.
“Ogoh….”
Ah, bu bazı kemiklerini kırdı. Bir, belki de iki kırık var gibi görünüyor.
“Leadred. Bu adamla ben ilgilenirim Minamoto-sama sana emanet.Ah, ve onu öldürmek iyi değil. Sadece onu döv. ”
“Anladım.”
Leadred belli ki kendini eğlendiriyor. Belki de bir kahraman tarafından geçmişte mağlup oldu ve Minamoto şimdi olduğu gibi davrandı.
“...... İyi, şimdi onu öldürmeli miyim?”
Uzun kılıcımı çektim, Umahara’nın ayağına sapladım yani bir yere kaçamaz.
“Aah–!?”
Onun belli belirsiz bilinci çok kuvvetli bir acıyla yer değiştirdi. Zaten uyduruk biçimde ağlıyordu.
Kafasını ezmek için ayağımı kullanıyorum, aşağı iterek ve ona karşı bir ezme.
“Yani? Yeri öpmek nasıl bir duygu?”
“N-neden….. neden bunu yapıyorsun!!”
Soruma başka bir soru ile cevap verdi.
“Ne yapıyorsun, başka bir soruyla soruma cevap veriyorsun? Temel olarak bunu öğretmediler mi? …. İyi, sorun değil. İyi hissediyorum, O yüzden söyleyeceğim.Açıl.”
Ayağımı kaldırdım ve saçlarından çektim, durum ekranımı ona gösteridim.
“S-sen…. S-sen Katsuragi’sin….?”
“Evet, hepinizin uzun süre önce zorbalık yaptığı Katsuragi Daichi.  Bununla birlikte bunu neden yaptığımı anladın mı?”
Kılıcı çektim ve boynuna getirdim. Söylediklerimi anlayan, Umahara hayatı için boyun eğildi.
// yalvarın xD
“B-ben çok üzgünüm! O şeyleri yapmak için başka çarem yoktu!”
“Neden?”
“Çünkü Samejima’nın hedefinde sen vardın! B-Ben böyle bir şey yapmak istemedim!  Ne kadar özür dilesem azdır! Yani, lütfen aff--!?”
Balta tekmesi ile kafasının üstüne doğru vurdum.
“İyi……kapa çeneni? Hâlâ yalan mı söylüyorsun? O zaman, ben de Samejima’nın hedefi olacak bir şey yapmamış Hayase değil miydim? ”
“B-bu…..”
Umahara püskürtme başladı. Muhtemelen bir sonraki bahanesini söylemeyi düşünüyor. İşe yaramaz.
“Bu iyi. Öl.”
“Lü-lütfen bekle! Lütfen…. Lütfen hayatımı bağışla! B-ben her şeyi yaparım!”
Umahara çaresizlik içinde ayağıma kapandı.
Gülünç. Çok mutluyum.
Yani, bir şey teklif ettim.
“Öyle mi....? Tamaki’nin ırzına geçmeme izin vermeni istiyorum. Buna msumiyetini ispat edecektir.”
“Y-yani...”
“O zaman ölmek istemiyorsan?”
Kılıcımın ucuyla omzunu deldim. Umahara başını salladı.
“Yapacağım, yapacağım! Lütfen, bunu yapmama izin ver...!”
Onun çaresizliği iğrençti. Hayatına karşılık, aşkını verecek.... kendini kurtarmak için her şeyi yapardı.
İyi, onu böyle görmek çok eğlenceli.
“....... O yardımcı olamaz. Tamam. Seni hayatta tutacağım.”
“Ç-çok teşekkürler…..”
Umahara hayatını garantiye aldıktan sonra rahatlamış bir ifade yaptı. İyice yaşam sevincini yansıtan.
“..... Hey, ayağa kalk.”
“..... E-evet.”
Kendi başına ayağa kalkman mümkün olacak gibi görünmüyordu Umahara’ya doğru elini uzattı. Elimi tuttu ve ayağa kalktı.
——Aynı anda kılıcımla karnından bıçaklandı.
// öldün çık :D
“……..Eh? Ah?”
Umahara henüz durumu anlamıyor gibi görünüyordu.
“N-neden….. B-ben seninle anlaşmıştım…...”
“Ah. Yalan söyledim.”
Bir gülümseme ile cevap verdim. Kılıcımı çıkardım ve Umahara’nın arkasına cup die ışık indi.
“Ya….yalan…. mı?”
“Evet. Ne yazık ki, zaten sahip olduğum özel bir kadın var. Tamaki benim için hiçbirşey ifade etmiyor...... ciddi olduğumu mu sandın?”
“Hayatta….. olmaz…..”
Tek seferde, umudu Yok oldu ve yerini umutsuzluk aldı.
Umahara’nın ifadesinde hayatının tüm anlamı kaybolur.
“Kahraman-sama. Burada işim bitti. Ah, ama, bayıldı.”
“Anladım. Onu buraya getirir misiniz? Onun yanına koy.”
“Nn. Anlaşıldı.”
Minamoto’nun boynunun altında yırtık bez kullanarak, Leadred Umahara’nın üstüne attı. Umahara uyandı ve Minamoto’nun iniltisini duyabiliyordu.
“Ya….yardım et….”
“Lü-lütfen…… dur…...”
Yakarışlarını yok sayarak, kılıcımı kullanmak için hazırladım.Bu heriflerin bedenleri bir parça güçle kolayca paramparça olacağından kılıcımı rüzgar tipi büyüyle sardım.
“Ah.Bununla birlikte rahat bir nefes alacağım—-”
“—–Öl.”
Kararımı verdim ve kılıcımı sapladım.
Koyu kırmızı kan ve iki kafa gökyüzünde dans etti.
// Ve bu dans çok çılgıncaydı :D
◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆
【Rigal’in Mağarasından】sonra, sınıfın yarısı ön saflardan çekildi. Şeytanlar onların zihinlerine aşırı korku yerleştirdi.
O zaman bize. Sağlıklı bir zihin ile üç gruba ayrıldık ve sürekli yeni zindan keşfetmek için ayarladık. Yuji adlı bir gardiyan tuttuk.
O Hayase’nin iç gücünü kabul eden garip bir adamdı, ve bariz tacizlememe güldü. İyi biriydi, ve şimdi tekrar ve tekrar onu taciz eden Umahara’ya yardım etti.
“Güvenli olduğunu merak ediyordum……? Herkes…….”
“Ga-gayet iyiler. Yuji-san ve herkes güçlü.”
“.......Hmmmm? Huh sadece Yuji-san’ın isminimi kullanıyor?”
“Özel bir sebebi yok.”
.....İnkar etti ama yüzü kıp kırmızı oldu.....
Hayase-san Yuji-san için mükemmel bir tutsaktı. Genelde muhtemelen tedavi için yardımcı olacağını düşünüyor, sanırım.
……. Ancak……
“Bu üçü, yavaşlar….”
Saatime bakıyorum, bir saat çoktan geçti. Peki, canavar evi temizlemek ne kadar zaman alır.
…… Ya da. En kötü durum senaryosu aklıma geliyor.
Birinin ölümünü izlemek çok hoş oldu.【Rigal’in Mağarasında】en iyi arkadaşlarımı kaybettim.
Onun adı Hamakaze Shuri-chan. Shuri-chan, Nanami ve ben sınıf maskotlarıydık sık sık sohbet ederdik.
Birbirimizi bu zor dünyada kahraman olmaya çalışmak için teşvik ediyoruz.
Ancak, o gün…. Shuri-chan kaçmak için çok geç kaldı. Samejima tarafından durduruldu çünkü Nanami olsa onu kurtarmaya çalışması, mümkün değildi.
Ancak, ben Samejima’yı suçlamıyorum. Ayrıca hayatına öncelik verdiğin için. Yardım etmeye çalışmadın bile.
“…………Tsu.”
Bir sarsıntı ile bu sıkıntılı düşünceler atlattım.
….. Beklediğimiz gibi, bu nemli ve rutubetli bir mağara oldukça kasvetli.
Etrafımdaki her şey aynı görünüyor. Kristaller yansımaları kendimi görebildiğim tek fark var.
Bunaltıcı…..
Sadece düşünüyordum.
“Ah, Yuji-san!”
Yakınlarda, Hayase-san’ın sesi geliyor.
Yuji geri geldi gibi görünüyor. Hızla içeriye koştum.
Hayase-san saçlarını hafifçe fırçalanmış gibi hafifçe gülümsüyordu. Ancak, daha önce aksine yaraları ve kan ile kaplı değildi.
Oldukça tehlikeli bir durum gibi görünüyor.
“Özür dilerim, sizi beklettim. Bazı beklenmedik zorluklarla karşılaştım. İyi misin? ”
“E-evet! Çünkü Tamaki-san nöbet tutuyordu.”
“Öyle mi? Tamaki, teşekkür ederim.”
Yavaşça başını okşadım.
İ-iyi. Bu.... Utanıyorum.
“Ba-bana çocukmuşum gibi davranma! Başımı okşamaya kes!”
Bunu söyledikten sonra utandım, o güldü.
“Ah, ama, Tamaki—bu gibi bir kaçış senin hakkında endişeli değilim.”
“Ne?”
Biraz sonra, Hayase-san’ın onun arkasında yere yığıldığını görüyorum.
Bekle, ne?
“H-Hayase-san!?”
Onun ellerinden sıyrılıp sınıf arkadaşımın yığıldığı yere gitmeye çalıştım.Ancak, koluyla kavradı ve bırakmadı.
“Yuji-san!? Neden–bırak gidiyim!!”
“Rahat olun. Hayase ölmedi, onu öldürmeye niyetim yok.”
“Huh? Ne-ne.... söylemeye çalışıyorsun?”
Yuji-san daha yakın koluyla beni kendine çekti ve beni kucakladı.
“Y-Yuji-san!? Şimdi şaka zamanı değil!!”
“Şaka yapmıyorum. Ciddiyim. İleriye doğru bak.”
Kulağıma yüzünü getirdi ve tatlı tatlı fısıldadı.
“Seni——öldüreceğim.”
Yine de, ölüm cezası verirken bile herhangi bir şefkat ya da düşüncelerini göstermedi.
“Ne-nede—!?”
Konuşmamı bitirmeden önce, büyük bir etki boynumla buluştu.
Benim...... gücüm..... kayboluyor......
Ve böylece, bilincim uçup gitti.

Yorum Yap "For 2-6 Öldürme"