Otto Von Bismark Günceli

USAW 7

Ekim 23, 2016




Çeviren: 8DeadTheKid8 Düzenleyen: bebebiskuvisi


Bölüm 7: Patlama?!

Bu defa Bai Yunfei elini uzattı ve tereddütsüz söyledi:“Onu bana ver.”
Yaşlı adamın ağzının kenarları seğirdi. Kafasından aşağı siyah dikey çizgiler varmış gibi görünüyordu…
ÇN( Televizyonlarda, bilgisayarda filan ekran bozulunca böyle çizgili gösterir ya ona benzetmiş. http://i.stack.imgur.com/edl0K.jpg şu tarz bir şey yani. Başka türlü anlatırsak beyni 404 not found Error vermiş. :D)

Bağrından siyah bir yüzük çıkartıp Bai Yunfei’ye verip açıkladı: “Bu içinde nesneleri depolamak için küçük bir yer bulunan uzaysal yüzük. Ruh gücün tamamen uyandığında, sadece ruh gücünün bir kısmını buna aktarıp içindeki ruh geliştirme tekniğini çıkartmalısın. Ruhunu bu tekniğe göre geliştir. Böylece gücünü arttırabilirsin.”
Yüzüğü bir süre inceledikten sonra, Bai Yunfei onu elinde sıkıca kavradı. Ardından bir şey söyleyecek gibi olan ama tereddütte kalmış yaşlı adama baktı.

“Sorun ne? Hâlâ sormak istediğin bir soru mu var?” Yaşlı adam gülümseyerek söyledi.
“Paran var mı? Bana biraz ver…”

“… … … …”

Yaşlı adam eline bir para torbası verdi. Bai Yunfei göz atmak için çantayı açtı. Beklenmedik bir şekilde çanta altın paralarla doluydu. Ama o sadece iki tanesini aldı ve yaşlı adama başıyla selam verdi.

“Bayım, eğer ileride şansım olursa kesinlikle bugünkü kibarlığınızın on katını size geri ödeyeceğim!”

Yaşlı adam Bai Yunfei’nin uzaklaşan siluetine baktığında, yüzündeki gülümseme kayboldu. Bir süre sessizliğini koruduktan sonra iç çekti.

“Ah… Bu çoktan dördüncü oldu… Benim Kader Okulumun başına gelecek felaketi engelleyecek kişi bu olabilir mi ki? Bu küçük genç adam aslında oldukça özel. Bu çocuğun gelişimine çok fazla katkı sağlayamam çok yazık olacak…”

“Beni hayal kırıklığına uğratmamalısın, evlat…”
… … … …

Şehre geri döndükten sonra, Bai Yunfei bir handa oda kiraladı. Yaşına rağmen, bu hayatındaki ilk ‘müsriflik’ idi.
“Henüz hiçbir şey başarmadım ama şimdiden iki şükran borcum var…” Yatakta uzanırken, Bai Yunfei koynundaki yüzüğe dokunup kendi kendine mırıldandı.

Bir yorgunluk hissi yavaş yavaş onu sardı. Sadece fiziksel yorgunluk değil, aynı zamanda zihinsel yorgunluk. Bu nedenle çok çabuk derin bir uykuya daldı. On sekiz yılını sıradan hatta aşağılık bir şekilde geçirmiş Bai Yunfei için, bugün tecrübe ettikleri ve bundan sonra hangi yolda yürüyeceğine karar vermesi çok ciddi şeylerdi. Ona bir geceliğine dinlenmesi için izin verelim…

Ertesi gün, Bai Yunfei karanlıkta saklanıp, Wu Amca’nın aile üyelerinin onu mezara gömmelerini uzaktan seyretti. Daha sonra şehrin güney köşesinde, yaşamak için küçük ücra bir sokakta derme çatma bir ev kiraladı.

Yaşlı adamdan iki altın para almıştı. Bir altın para yüz gümüş paraya, bir gümüş para da yüz bakır paraya eşitti. Bai Yunfei gibi daha önceden ücret olarak günde yirmi bakır para alan biri için bu iki altın para başlı başına büyük miktardı. Epeyce bir süre yaşamak için ona yeterdi.

Küçük evde, sadece pencerenin yanında bir yatak ve küçük bir dolap vardı. Bai Yunfei yatağın üstünde oturmuş, elinde özel tuğlayı tutuyordu.

------------------------------------------
“Eşya kalitesi: Normal”

“Yükseltme seviyesi: +10”

“Hasar: 9”

“Ek Hasar: 16”

“+10 Ek etki: Saldırılar rakibi %1 şansla en fazla 3 saniyeliğine sersemletir (kafaya saldırırken, sersemleme şansı %5 e çıkar.)”

“Yükseltme gereksinimi: 12 ruh gücü”

------------------------------------------


Yunfei bunun hakkında düşündü ve bir dizi bilgi anında zihninde belirdi. Yunfei kısa bir süre düşündü ve usulca söyledi: “Yükselt.”

Bir anda sanki vücudundan bir şey çekilmiş gibiydi. Neredeyse bilincini kaybedecekti.

“Gerçekten de, o gün çok fazla ‘ruh gücü’ harcadığım için bayıldım.”

“Yükseltme Başarısız.”

“Eşya yok oldu.”


İki parça bilgi Bai Yunfei’yi ürküterek zihninde belirdi: “Yok oldu? Acaba…”
Tam bu sırada elinin hafiflediğini hissetti. Bakmak için kafasını indirdi ve beklenmedik bir şekilde elindeki tuğlanın toz yığınına dönüştüğünü ve yere döküldüğünü gördü!
“Bu…” Bai Yunfei kısa bir süre ne yapacağını bilemedi. Ardından afallamış bir tavırla kendi kendine söylendi: “Yok oldu, yok oldu… Başarısız bir yükseltme sadece 1 seviye düşürmüyor muydu? Neden birdenbire yok oldu?”

Ancak ayağının dibindeki ince toz yığınına uzun süre şaşkınlık içinde baktıktan sonra sakinleşebildi.
“Bu Eşya Yükseltme Tekniği’ni hâlâ yeterince anlamıyorum…” Bai Yunfei bir süre düşündü, ardından ayağa kalktı ve evin dışına çıktı.

Bir saat sonra, hâlâ yatakta oturuyordu, elinde bir tuğla vardı. Ama o zamanki ile şu an arasındaki fark, şu anda küçük dolabın üstünde bir tarafta yarım ayak uzunluğunda birkaç hançer vardı. Buna ek olarak diğer tarafta bir düzine parlak kırmızı tuğla vardı…

Ve önünde, yerde çoktan küçük bir yığın kırmızı toz vardı.

“+8’e yükselttikten sonra, eğer bir yükseltme başarısız olursa, eşya yok oluyor. 3 tane tuğlayı yükselttim ama hiçbiri başarıyla +9’a ulaşamadı. Bundan yola çıkarsak, demek ki o gece +10’a yükselterek baya şanslıymışım.” Elinde bir tuğlanın daha kırmızı toz yığını haline geldiğini gören Bai Yunfei kendi kendine söylendi. Daha sonra eline bir hançer aldı: “O zaman, bir de bunu deneyelim.”

Uzun bir süre sonra…

“Yükseltme başarılı”


-------------------------------------
“Eşya kalitesi: Normal”

“Yükseltme seviyesi: +8”

“Hasar: 21”

“Ek Hasar: 18”

“Yükseltme gereksinimi: 10 ruh gücü”
-------------------------------------

Bai Yunfei hafifçe sersemleyen kafasını salladı: “Sınırıma ulaştım mı? O zaman varsayımımı test edelim…”

Bunu demesiyle, aniden hançerle parmağında bir yara açtı.
“Yükselt…”

Daha sonra, Bai Yunfei bilincini kaybederek, önceden hazırladığı yastığa düştü.

… … … …

Sonraki gün, sıcak güneş ışığı pencereden eve girdiğinde Bai Yunfei uyuşmuş belini gerdirdi ve yatakta doğruldu.

“Beklediğim gibi, ruh gücüm dibe vurduğunda bayılıyorum. Ama sonra ruh gücüm yenileniyor. Hatta yenilenme sürecinde vücudumdaki yaraları da iyileştiriyor. Bu aynı zamanda son seferinde Kolezyum’da uyandığım zaman önceki gün dövülmemden dolayı olan yaraların neden hepsinin gittiğini de açıklıyor.”

“Bunun yanında, daha güçlü olduğumu hissedebiliyorum! Bu benim bedenim değil. Bu tarif edilemez bir his. Eğer yanılmıyorsam, benim ‘ruh gücü’ dediğim şey yenilenme sürecinde aynı zamanda bir miktar artıyor olduğundan dolayı böyle olsa gerek.”

“Ruh gücü, ruh gücü, acaba…”


Bai Yunfei yatağın altındaki hançeri aldı.

---------------------------------
“Eşya kalitesi: Normal”

“Yükseltme seviyesi: +9”

“Hasar: 21”

“Ek Hasar: 23”

“Yükseltme gereksinimi: 12 ruh gücü”

---------------------------------


Bir süre düşündükten sonra, Bai Yunfei bir tuğla aldı ve hançeri havaya kaldırdı ve parçalamak üzere indirdi. Tuğlanın bir bölümünün yere düşmesiyle hafif bir tıkırtı duyuldu. Sağlam tuğla, beklenmedik bir biçimde bir tofu* gibi bir anda kesilmişti!
(ÇN*=Helva kıvamında yumuşak bir yiyecek)

Bai Yunfei ferahladı: “ +9’un gücü muhteşem!”
“Sersemletme gibi bir ek etkisi yok. Acaba ek etki sadece bir eşyayı +10’a yükselttiğimde ortaya çıkıyor olabilir mi?”
Başka bir tuğla ve başka bir hançer aldı ve sonra her birini ayrı ayrı +8’e yükseltti.

Bu sefer oldukça yavaş bir şekilde yapmıştı. Her yükseltmeden sonra, durup bir süre dikkatlice hissetmişti; Artık belli belirsiz ‘ruh gücü’ denilen şeyin varlığını hissedebiliyor gibiydi.

Bir dizi yükseltmeden sonra, Bai Yunfei biraz yorgun hissetti. Vücudundaki ‘ruh gücü’nün neredeyse tamamı harcanmıştı.

“Yükseltmeye devam edip incelemek için vücudumdaki ruh gücünü tekrar bitirmeli miyim?”

“Neyse, acele işe şeytan karışır. Ayrıca bayılmanın bana bir zararı var mı bilmiyorum. Bunu günde sadece bir defa denemek en iyisi. Hem böylesi daha güvenli.”


Bai Yunfei hançerleri ve tuğlaları bir kenara koydu ve önceki gece yaşlı adam tarafından ona verilen yüzüğü çıkarttı.

“Bu bir uzaysal yüzük? Neden bana çok tanıdık geliyor? Eminim daha önce bunun gibi bir şey duymadım… İçinde bir şeyler depolayabildiğin bir boşluk var? Bunu ruh gücüm tamamen uyandığında ve Başlangıç Ruh Çırağı seviyesine ulaştığımda kullanabileceğim… Ama bu ‘uyanış’ denen şeye ne zaman ulaşabileceğim? Bir ruh geliştiricisi nasıl bir varlık…?”

“Pekala…” Bu sırada, Eşya Yükseltme Tekniği hakkında düşünürken, Bai Yunfei elindeki yüzüğe dikkatini verdi.
------------------------------
“Eşya kalitesi: Olağanüstü”

“Yükseltme seviyesi: +9”

“Yükseltme gereksinimi: 5 ruh gücü”
------------------------------

Bai Yunfei şaşırdı: “Olağanüstü? Üstelik, hiç hasarı yok ve ilk yükseltme 5 ruh gücü gibi fazla bir miktar gerektiriyor.”

Biraz düşündükten sonra ne olacağını görmek için bir kere yükseltmeye karar verdi…

--------------------------------
“Yükseltme başarılı”

“Eşya kalitesi: Olağanüstü”

“Yükseltme seviyesi: +1”

“Ek Nitelik: Güç +1”

“Yükseltme gereksinimi: 6 ruh gücü”
--------------------------------

“Güç +1 mi? Bu demek ki kullanıcının fiziksel gücünü arttırabiliyor öyle değil mi? Ve +1 tam olarak ne kadar oluyor?”

Bai Yunfei yüzüğü sağ elinin işaret parmağına taktı ve yumruğunu sıktı. Ama herhangi özel bir şey hissetmedi. Hemen birkaç kez daha yükseltti. Ancak baş dönmesi çok yoğun olunca durdu.
---------------------------------
“Eşya kalitesi: Olağanüstü”

“Yükseltme seviyesi: +5”

“Ek Nitelik: Güç +15”

“Yükseltme gereksinimi: 10 ruh gücü”

---------------------------------


Yüzüğü tekrar taktığında, Bai Yunfei net bir şekilde vücuduna yayılan gücü hissetti. Hatta o anda, dikili taşları yarabilecek ve kayaları parçalayabilecek gibi hissetti.

Ama ne yazık ki, bütün gün pirinç çuvalları taşımışçasına zihinsel olarak yorgundu. Bu nedenle öncelikle yatağa uzanıp dinlenmekten başka şansı yoktu.

Sersem, uykulu bir durumda belirsiz bir süre uzandıktan sonra, Bai Yunfei sonunda tekrar doğruldu. Tamamen düzelmediğini hissetmesine rağmen, şu anda öncekinden çok daha iyiydi.

Parmağındaki yüzüğe baktı ve etkisini tekrar hissetti. Gücündeki artış hissi gerçekten de vardı.

Bir tuğla aldı ve iki ucundan tutup gücüyle büktü. Tuğla anında ikiye ayrıldı. Ardından +8 bir tuğla aldı ve birkaç sefer gücüyle bükmeye çalıştı ama hiçbir şey olmadı.

“Gerçekten de daha güçlü oldum. Bunun yanında, bir eşya yükseltildikten sonra, yapısı daha da sağlamlaşıyor…”

Pencereden gökyüzüne bir bakış atınca, Bai Yunfei çoktan akşam olduğunu fark etti; bütün bir gün bu şekilde geçmişti.

Daha sonra bir tür his zihnini kapladı: “Çok acıktım…”

… … … …

Akşam, Bai Yunfei bir sepet kurbanlık adaklarla ve bir çömlek şarapla Wu Amca’nın mezarına gitti.

Bunları yere koyup doğru dürüst düzenledikten sonra, saygıyla üç defa secde etti.

“Wu Amca, seni görmeye geldim. Lütfen gömülürken seni kişisel olarak uğurlayamadığım için beni affet…”

“Wu Amca, sen benim hayatımı kurtardın. Kesinlikle benim için boş yere ölmene izin vermeyeceğim. Senin ve torununun ölümü… Kesinlikle Zhang Yang’ın bize yaptığı her şeyin bedelini ödemesini sağlayacağım!”


Bai Yunfei, Wu Amca ile birlikte harcadığı küçük zaman dilimini düşündü. Onun kendisine ne kadar nazikçe ve sevgiyle baktığını düşündü. Kendisini nasıl kurtardığını, kendi kanının yüzüne nasıl sıçradığını ve tam ölmeden önce söylediklerini düşündü…

Göz yaşları şuursuzca gözlerinden boşaldı. Aşağı akmasını önlemek için kafasını gökyüzüne çevirdi. Kalbinde azgın, bastırılamayan bir öfke ve kin kabarıyordu.

Kenardaki şarap çömleğini alıp kararlılıkla büyük bir yudum aldı. Kavurucu bir his dosdoğru boğazından göğsüne doğru aktı.

Bai Yunfei kafasını salladı ve bir yudum daha aldı. Yüzü kıpkırmızıydı ve gözleri de sanki kan gözlerine hücum ediyormuş gibi yavaş yavaş kızarıyordu.

Ama kalbindeki öfke ve kin benzin dökülmüş alev gibi şiddetleniyordu. Sanki bedenini patlatmak üzereymiş gibilerdi.

“Wu Amca, kesinlikle Zhang Yang’ı öldüreceğim. Kesinlikle onu kendi ellerimle geberteceğim!”


Kafasını tekrar kaldırdı ve kalan şarabı tek yudumda içti.

“Ben, Bai Yunfei, kalbimin üzerine yemin ediyorum ki kimsenin benim yaşamımı tekrar kontrol etmesine izin vermeyeceğim! Asla aşağılanmalara katlanmayacağım! Beni aşağılayan herkesi ezip geçeceğim! Bana rahatsızlık veren herkes bedelini ödeyecek!”
(ÇN=Sonunda ezik ana karakterden kurtuluyoruz.)

Göz açıp kapayıncaya kadar vücudundaki bir şey parçalandı. Güç tüm bedenine yayıldı. Şarap çömleğini tutan sağ eli birden bire şişti. Kasları kabardı.“Çat!”

Şarap çömleği ellerinde parçalanmıştı. Avucunun içindeki kulptan çıtırdama sesleri geldi. Elini gevşettiğinde toz haline gelmiş küçük parçalar elinden aşağı süzüldü.

ÇN= Power Up da geldi. Bu bölüm biraz geç geldi kusura bakmayın geçen hafta çeviri yapamadım. Haftaya görüşürüz inşallah.



Yorum Yap "USAW 7"