Tank Tarihi Günceli

Tmw 57

Ekim 29, 2016


Çeviren: bebebiskuvisi Düzenleyen: bezald35

True Martial World 57 - Lian Chengyu’nun Kötücül Arzuları

Lian kabile reisinin yerleşkesi, şu an…


Zhao Tiezhu içeri koştu ve Lian Chengyu’ya, Yi Yun’un evinin durumunu bildirdi.


Genç efendi Lian’ın planları kesinlikle en iyisi. Yi Yun’un evi tamamen gübreyle kaplandı, hahaha!


Zhao Tiezhu güldü ve Lian Chengyu da elini sallayarak sessiz bir “ehm” ile cevapladı: “Bırakın, ara sıra Jiang Xiaorou’nun evini gözetleyip sürekli beni bilgilendirin.”


Evet, tabii ki. Küçük ben, emirlerinizi yerine getireceğim.” Zhao Tiezhu evden dışarı çıkarken, boyun eğip emirleri kabul etti.


Zhao Tiezhu iyi bir ruh hâlindeydi. Ona yapması için görevler verdiğinden Lian Chengyu’nun ona düşkünlüğünün artmaya başladığını hissediyordu.


Zhao Tiezhu gittikten sonra, Lian Chengyu sakince kendine bir fincan çay doldurdu. Sonra başka bir fincanı daha ağzına kadar doldurdu.


Arka odanın içinden sarı cübbeli bir yaşlı adam çıktı.


Lian Chengyu’nun doldurduğu çay fincanını alırken güldü ve bir yudum tattı.


Bu adam, Lian kabilesinin lideriydi.


Chengyu, bu meseleye dair iyi iş becerdin. Gerçekten yaşlandım.” Yaşlı adam kafasını salladı. Geçtiğimiz birkaç ay boyunca Lian kabilesinin her türlü işiyle Lian Chengyu ilgilenmişti.


Sarı cübbeli yaşlı adam metruk kemiklerin arıtılması nedeniyle ölümler olacağından  endişelendiğinden, Lian Chengyu metruk kemik arıtma işinde güçlü erkekleri kullanmıştı. Ve açlıktan ölmeler nedeniyle insanlar isyana başlamadan önce ölmeleri zaman meselesiydi.


Lian Chengyu, bu insanların potansiyel hayatlarını uzatmak ve durumlarını dengelemek için Kan İnceltme Hapı’nı kullansa bile, yaşam güçleri günden güne tükenirken bu, sürdürülemeyecek bir yöntemdi. Bu insanlar birkaç gün içinde tekrar hasta olacak ve öleceklerdi.


Bu konu ortaya çıktığında, Lian kabilesi eşi görülmemiş bir baskı altında kalacaktı!


Uygun şekilde idare edilmezse insanlar arasında bir isyana neden olurdu. Bu da can kaybına neden olurdu ve metruk kemiklerin arıtımını etkileyebilirdi. Sonuçları felaket olurdu kısacası.


Ama sarı cübbeli adam, hastalık patlak vermeden önce Lian Chengyu’nun tüm suçları ölü Yi Yun’a yıkmış olduğuna bir türlü inanamadı.


Metruk kemik arıtan güçlü adamlar ölse bile kimse şüphelenmezdi, tümü Yi Yun’un en başından garip bir hastalığa yakalanmış ve çarpılmış olduğunu düşünürlerdi.


Yi Yun, metruk kemik arıtan diğer insanlara da bu garip hastalığı yaydı. Bu hastalık daha sonra bir veba salgını olacaktı.


Yani Yi Yun’un durumu kabileye uğursuz bir alâmet hediye edecekti.


Bu noktada insanlar, Yi Yun’un herkesin ölümüne neden olduğunu inanacaklardı.


Bu nedenle insanlar Lian Chengyu’dan değil de sadece Yi Yun’dan nefret edeceklerdi. Ve metruk kemik arıtımının devam etmesi için yeni güçlü insanlar istekli olacak ve bununla beraber de her şey mükemmel olacaktı.


Bu, Lian Chengyu’nun bu meseleyi yönetmesi için ana nedendi. Bir taşla iki kuş vuracağı da söylenebilirdi. Sadece mutlak otoriteyle kabiledeki bir numaralı deha olarak kendini kabul ettirmeyecek ayrıca metruk kemik arıtımının da pürüzsüzce sürmesini garanti altına alacaktı.


Bunlar sadece bazı küçük hileler. Büyük babam çok ötesini düşünüyor.” Lian Chengyu gelişigüzel bir biçimde söyledi. “Metruk kemikleri arıtanlar, hem Donmuş Piton’un zehrinden hem de Kan İnceltme Hapı’nın etkilerinden dolayı üç beş gün içinde ölecekler. İnsanlar o zaman öfkeli olacaklar. İnsanlar o zaman Yi Yun’un evine sadece gübre atmakla yetinmeyecekler, muhtemelen doğrudan evi yakacaklar.


Lian Chengyu bunları söylerken çayından bir yudum aldı ve mendille nazikçe ağzını sildi. Hareketleri çok zarifti. Lian kabilesinde aristokrat tavrını sürekli koruyan tek kişiydi.


Bulut Çölü’nde doğmuştu; Bulut Çölü’ndeki genç ustaların itibarları yüksek olsa da onlardan hangisi asillerin tavırlarını izliyordu? Ama Lian Chengyu farklıydı, Yao Yuan’dan soyluların görgü kurallarını öğrenmişti ve protokolleri her zaman takip etmişti.


Çünkü bir gün kaderinde krallığın önde gelenlerinin arasında üst tabakadan biri olmak ve krallığın ziyafetlerine katılmak olduğunu düşünüyordu.


Üst tabakadaki insanların onunla, Bulut Çölü’nde doğmuş bir velet olarak dalga geçmesini istemiyordu.


Bulut Çölü’nde doğmuş olsa da diğer insanların yapabildiği her şeyi onun da yapabileceğini herkesin bilmesini istiyordu!


Yi Yun’un cesedini kendi gözlerimle görememem çok kötü…” Lian Chengyu aklı düşüncelerle doluyken konuştu.


Haha, Chengyu, çok fazla endişeleniyorsun. Çocuğun böyle bir durumdayken bile yaşayabileceğini mi düşünüyorsun? Donmuş Piton’un zehrine karşı bir tedavi bulunmamasının yanında onlarca metrelik bir uçurumdan düşen birinin bedeni de parçalanır. Ayrıca Doğu Nehri acayip hızlı akar. Üstelik bir şelale de aşağı akar, yani en iyi yüzücüler bile ya düşmekten ölür ya da boğulur.


Kabile lideri biraz bile endişeli değildi.


Lian Chengyu kafasını salladı: “Evet...büyük baba, haklısın. Yi Yun dövüş sanatları çalışmaya başlayalı çok olmadı, daha Valiant  lemi’ne bile ulaşmamıştır. Kurtulabilmesinin yolu yok.”


Lian Chengyu çay fincanını yerine koydu. Yi Yun ölmüş olabilir ama kız kardeşi hâlâ bu civarda. Bu felaketten ve evinin inek gübresiyle kaplanmasından ve hatta yakılmasından sonra bile gidecek bir yeri yoktu. Lian kabilesindeki herkes ondan nefret ediyordu, Lian Chengyu’dan başka kimin kanatları altında olmaya istekli olacaktı ki?


Bunun düşüncesi, Lian Chengyu’nun gülümsemesine yol açtı.


Bu kız er ya da geç onun ellerine düşecekti. Biraz öfkelenmesine izin vermek onu daha uysal hâle getirirdi. Ne olursa olsun, olacak olan buydu.


Yi Yun-ah, Yi Yun. Lord Zhang’ın önünde karizmamı çizdin, benim de, seni öldürmem ve kız kardeşinin zevkini çıkarmam yeterince adil sayılır.


Aslında ölümünle, kardeşini kurtarıyorum. Gelecekte itaatkârca beni dinleyecek. Cehennemde rahat edebilirsin. Ve ben görkemli yükselişimi yaparken onu bırakmayıp metreslerimden biri olmasına izin vereceğim.





Nihayet karanlık çöktü ama birkaç “cesur” çocuk hâlâ gübre atmaya kendini adıyordu. Karanlık tamamen çökse de tüm inek gübresi yığınını fırlatana kadar oradan ayrılmadılar. Sadece Jiang Xiaorou’nun kapısı ve duvarları kirlenmemişti, evin temelleri bile gübre yığınına gömülmüştü.


“Aferin!” Lian Cuihua alkışladı. Aslında cesaret vermek amacıyla çocukların başlarını okşamak istemişti ama kirli olduklarını fark edip elini geri çekti. “Yarın Cuihua Teyze’ye gelin, size şekerlemeler verecek.”


Bu şekerlemeler tabii ki Lian Chengyu’dan geliyordu. Lian kabilesinde tatlılar nadir şeylerdi.


Şekerlemeler olacağını duyan çocukların gözleri parladı.


Tamam, olur, yarın inek gübresi fırlatmaya devam edeceğiz, tatlılar ondan sonra olacak, değil mi?


Evet, elbette olacak.” Lian Cuihua güldü. “Sadece bu da değil, inek gübresi fırlatmanızdan dolayı kötü ruhları kovup herkesi kurtaracaksınız!


Evet, herkesi kurtardık!” Daha büyük bir çocuk gururla söyledi.


Bizler kahramanlarız!” Diğer çocuklar da tekrar etti. Bu yaştaki çocukların tümü kahraman olma hayalleri kurardı. Gökyüzünde uçan etkileyici savaşçılar olmak isterlerdi.


O anda, çimenlerin arasında tüm bunları izleyen bir çift koyu göz vardı.


Yi Yun’un gözleri!


Çocukların ve köylülerin konuşmalarından ne olup bittiğini ayrıntılarıyla anlamıştı. Bu nedenle de bunları Lian Chengyu’nun planladığını tahmin etmişti.



Yumruklarını kenetledi ve gözleri öldürme niyetiyle parladı!


Yorum Yap "Tmw 57"