Tankların Tarihi Günceli

Tmw 54

Ekim 23, 2016

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm

Çeviren: bebebiskuvisi Düzenleyen: bezald35

True Martial World 54 - Sıradan Kalmaya İsteksiz

Yi Yun kafatasını görünce birden göz bebekleri küçüldü. Bu kafa, kırmızı pullarla kaplıydı. Böyle güzel pulların nasıl karardığı ise  meçhuldü.

Kafada, kılıç kadar keskin üç boynuz vardı. Keskin köpek dişleri ve iki tane ince, uzun duyargası vardı. İğrenç görünmüyordu, hatta biraz asalet sahibiymiş gibi görünüyordu.

Çoktan ölmüş olsa da yeşil gözlerinin ikisi de, ürpertici bir his veren buz gibi öldürme niyetine sahipmiş gibiydi.

“Bu…”

Yi Yun, ölü bir azgın hayvanın gözlerinden gelen öldürme niyetinin yanı sıra, neden belli belirsiz bir savaşma duygusu hissettiğini bilmiyordu.

“Buna Chi Lin hayvanı denir!” Hafif bir ses geldi. Konuşan yaşlı adam değil, Lin Xintong idi.

Yi Yun için Lin Xintong’un sesi inci çalısı çiçeği gibi yumuşak ve nazikti.

Yi Yun, Lin Xintong’a göz atınca biraz şaşırdı. Lin Xintong ile karşılaştıklarından beri, mücadeleleri dışında kız epey sessiz olmuştu. Yaşlı adamla olan konuşmalarını ise hiç bölmemişti.

Lin Xintong söyledi: “Chi Lin, bir metruk hayvan. Metruk kemik kalitesi düşük olmasa da Chi Lin’in gücü diğer metruk hayvanlara göre epey düşüktür. Ama Chi Lin özeldir. Bunların küçük bir bölümü, hayatlarının baharında aniden ölür.”

“Oh?” Yi Yun bir an afalladı. İntihar mı?

Lin Xintong devam etti: “Efsanelere göre Chi Lin’in kanında Ateş Qi Lin’i var. Vücutlarındaki meridyenler yanarsa bu ateşin ortasında gerçek bir Ateş Qi Lin’ine dönüşebilirler.”

“Ama şimdiki Chi Lin hayvanları, nesillerdir bilinmeyen bir sayıda azalıyor. Gerçekten antik Ateş Qi Lin’inin soyundan olsalar da son derece nadirler. Yani normal Chi Lin hayvanlarının çoğu yaşlanıp ölmeden önce birkaç yüzyıl boyunca normal bir hayat sürüyor.”

“Ancak...bazı Chi Lin hayvanları benzer düşünceleri paylaşmıyor. Doğdukları andan itibaren her tür ateş elementi maddelerini arayıp yutuyorlar. Onlar ateşi de yutarlar ve daha fazlasını alamayıncaya kadar bedenlerinde ateş enerjisini büyük miktarlarda biriktirirler. Sonrasında Chi Lin alevler içerisinde patlar!”

“Bu Chi Lin hayvanları sonrasında ateşin vaftizine uğrar. O ateşte atalarının Ateş Qi Lin’i soyunu ararlar.”

“Ama...sadece tek sonuç mevcut, o da istisnasız, yanarak ölmek…”

“Bazen, atalarının soylarını uyandırmalarının olanaksız olduğunu içten içe açıkça bildiklerini düşünüyorum. Ama tereddüt etmeden bunu yapıyorlar, çünkü yüzlerce yıllık barışçıl hayatlar yaşayabilseler de bu hayatlar yerine içlerindeki Qi Lin alevlerini tutuşturmayı seçip, yanarak ölüyorlar.”

Lin Xintong’un sesi giderek zayıfladı. Chi Lin, onun çok uzun zamandır bildiği bir metruk hayvandı.

Kız, bir Chi Lin gibi hissediyordu. Yin Meridyeni ile doğmuş olan kız bu laneti kırmaktan acizdi. Kırık meridyenlerini bağlayabilmek için antik Ateş Qi Lin soyunu uyandırmaya çalışan Chi Lin hayvanları gibi olması gerekiyordu.

Bu, cennete yükselmek kadar zor ve kendi yıkımına neden olmaya eş değerdi.

Normal bir Chi Lin'in hayatını seçip ölmeden önce yüzlerce yıl sıradan bir hayat mı sürmeliydi yoksa Chi Lin hayvanlarının arasında cesur olanlar gibi olmayı seçerek hayatını feda etmek hakkında endişe duymadan kaderin ağlarını koparmayı mı denemeliydi?

Aslında Lin Xintong bu kararı kalbinin derinliklerinde çoktan vermişti…

Lin Xintong’un sözlerini duyan Yi Yun sessizleşti.

Alevleri aramak için doğmuş ve en sıcak ateş elementi maddelerini seçiyor. Bedenleri tutuşuncaya dek yemek olarak onları kullanıyor ve nihayetinde alevler içerisinde ölüyor.

Ateş Qi Lin’ine dönüşme şansları olmadığını bilseler bile hayatları pahasına bu parlak rüyayı kovalamaya istekliler.

Çünkü zayıflar arasında yaşamaya istekli değiller. Bu, bir ifadeyle özetlenebilir: “Sıradan Kalmaya İsteksiz!”

Evet, sıradan kalmaya isteksiz. Yi Yun da sıradan kalmaya isteksizdi. Ama o, önündeki nazik ve zayıf Lin Xintong’un da benzer düşünceleri paylaştığını bilmiyordu.

“Efendim, genç kuşağı teşvik etmek için mi yoksa kendi parmaklarını yakma noktasına kadar kendine güvenen genç kuşağa öğüt vermek için mi Chi Lin’i kullanıyorsunuz?” Yi Yun birden sordu.

Şişman, yaşlı adam homurdanarak cevapladı: “Çok fazla düşünüyorsun. Bünyen böyleyken seni teşvik etmemin ne anlamı var? En fazla kendine aşırı güvenmemeni söyleyebilirim. Bu dünyada dövüş sanatları çalışanlar çok fazla. Birçoğu kendi sonlarını kendileri getirdi. Daha çok kaynak kazanabilmek amacıyla kendilerini bilmeden vahşi doğaya gittiler ve yolları, vahşi hayvanların midelerinde son buldu!”

Şişman, yaşlı adamın rezil bir konuşma tarzı olsa da sözlerinde samimi tavsiyeler vardı. Yi Yun tevazuyla söyledi: “Eğitilmiş oldum.”

“Peki…” Yi Yun’un tutumunu gören yaşlı adam çok memnun oldu. “Xintong’un bıraktığı kitap senin için mükemmel. İyi oku. Kötü bir bünyen olduğunu düşünsem de algılama yeteneğin hedefi karşılar. Ejderha Kaburgası Kaplan Kemik Yumruğu’n ise ne iyi ne kötü. Xintong’un kitabını okuman ve gücünü arttırman gerek.”

Şişman, yaşlı adamın sözleri Yi Yun’a karşı kasten aşağılayıcıydı ama Yi Yun satır aralarına bakarak onların teşvik sözleri olduğunu söyleyebilirdi, bu yüzden tavsiyeleri alçak gönüllülükle kabul etti.

“Ai, çok yazık.” Şişman, yaşlı adam kafasını salladı ve konuyu değiştirdi. “Oh, evlat, bilmiyor olabilirsin ama antik bir klan bu kitabı almak ve Xintong’un notlarına sahip olduğunu söylemek isteseydi kaç genç usta bunun için yüksek bir teklif yapmaya istekli olurdu hiçbir fikrim yok. Bu genç ustalar için Xintong…”

“Usta!”

Lin Xintong, yaşlı adamın sözünü somurtkan bir şekilde kesti. Belirli bir nedenden dolayı antik bir klandaki büyük ailelerin birçok oğlu gerçekten onun peşindeydi. Ustası onu bir öğrenci olarak almasaydı çoktan nişanlanmış olurdu.

Sonuçta, Lin Xintong kusursuz yetenekte olsa da Yin Meridyeni yüzünden gücü kısıtlıydı, bu yüzden ömrü sadece birkaç yüzyıldı.

Büyük aileler çok çıkarcıydı. Her şey, ailenin çıkarına göre olurdu. Ailenin çıkarlarına daha uygun olursa başka bir ailenin desteğini almak için şüphesiz onu nişanlarlardı.

“Unut gitsin, boş ver.” Şişman, yaşlı adam elini salladı. Konuyu değiştirdi ve söyledi: “Hey çocuk. Bu Chi Lin kafası senin. Chi Lin biraz özeldir. Öldükten sonra bedenindeki Yuan Qi yavaşça sızar. On yıl boyunca bunu yapabilir. Yani bu kafayı uygun bir şekilde saklarsan onu arıtmadan da Yuan Qi özümseyebilirsin. Ne kadarını özümsemenin mümkün olacağı sana bağlı.”

Şişman, yaşlı adamın bakış açısından Yi Yun, metruk kemikleri arıtma yeteneğine sahip değildi. Ayrıca Yi Yun’un temeliyle Chi Lin kafasını sindirmesi pek olası değildi. Enerjinin dışarı sızmasına izin vermek ve onu yavaş yavaş özümsemek en iyi metottu.

Tabii ki bu yöntem çok yavaştı. Muazzam ailelerin oğulları on yıl nasıl bekleyebilir?

“Çocuk, sana söyledim gerçi. Deneyim kazanmak için hâlâ engin yabana çıkmak istediğini tahmin edebiliyorum. Mühim değil. Sana bir koruma tılsımı yazacağım. Qi Gatherer’ın zirvesine ulaştığında bu koruma tılsımı aktif hâle gelecektir. Bir sefere mahsus hayatını koruyabilir. Günün birinde tekrar karşılaşmak kaderimize yazılmışsa ve koruma tılsımını kullanmamışsan bana bir hediye olarak verebilirsin.”

“Eh? Neden bana bu şekilde bakıyorsun?” Şişman, yaşlı adam, Yi Yun’un gözlerinin şüpheyle dolu olduğunu fark eder etmez sordu.

Yi Yun, yaşlı adamın kendisine bazı faydalar sağlamayı teklif edeceğini düşünmüyordu. Güneş batıdan yükselmiş olmalı.

Bir şey vermeyi teklif ettiyse, bu şey güvenilir miydi?

Yorum Yap "Tmw 54"