Otto Von Bismark Günceli

Tmw 52

Ekim 15, 2016


Çevirmen : bebebuskivisi Düzenleyen : Kharsmi

True Martial World 52 - Kaybettim


Gökyüzünün yukarılarından bir rüzgar esti. Yi Yun şelaleden gelen ve yüzünde bir serinlik bırakan suyu hissetti. "Sahiden de bu kadar yukarı zıplayabiliyor muyum?"


Yi Yun’un savaş deneyimi olmadığından bahsetmeye dahi gerek yoktu. Beden Sertleşmesi’ni elde ettikten sonra formu, şaşırtıcı bir hızla yükselmişti. Ama Lin Xintong ve yaşlı adamla karşılaşmadan önce ne kadar gelişmiş olduğunu görmeye şans bulamamıştı.


O anda, Lin Xintong ayağını yere batırdı ve bir kırlangıç gibi göğe yükseldi!


Ona doğru atılan Lin Xintong’un karşısında Yi Yun çok sakindi. Belli belirsiz bir şekilde, kalbindeki Mor Kristal, tüm bedenine enerji göndermişti.


Yi Yun’un bakış açısından, her şey yavaşlamıştı. Esen rüzgar rakibi hakkında bilgi veriyormuş gibiydi.


Yumruklarını sıkarak yer çekiminin gücünü ödünç aldı ve aşağıya doğru hücum etti!


Yi Yun’un içinden muazzam bir güç dışarıya taştı! Yi Yun’un bedeni, meridyenlerinin açılmasıyla ve Beden Sertleştirmesi’yle kaynayan bir volkan gibi aniden patlamıştı.


Yukarıdan etkili, Vahşi Kaplanın Dağa İnişi!


Yi Yun insan sesine benzemeyen bir sesle kükredi. Kükremesi, tüm hayvanlar arasında korkuya neden olan bir kaplana benziyordu!


Yi Yun artık kaçınmadı, sonuçta havada kaçınacak bir yol yoktu. Birden kollarını uzatıp kaplan pençesi duruşu yaptı ve dümdüz aşağı giderek Lin Xintong’un avuç içiyle temas etti!


Yi Yun daha önce siyah demir taşa karşı Ejderha Kaburgası Kaplan Kemik Yumruğu’nun Vahşi Kaplanın Dağa İnişi’ni kullanmıştı ve bu vuruş kayaları parçalayabilirdi.


Ama bugün Lin Xintong’un ince parmaklarını yakaladı!


Tabii ki Lin Xintong’un elleri daha korkunçtu. Elleri, kayaları tofuymuş gibi parçalayacak kadar yetenekliydi.


Yi Yun’un aşağı doğru saldırdığını görünce Lin Xintong da epey şaşırdı, Yi Yun aslında onunla kafa kafaya karşılaşmaya cesaret edebiliyordu, değil mi? Yeni doğmuş buzağının kaplandan korkmadığı gerçekten de doğru!


“Hey, çömez, onu sakatlama!” Şişman, yaşlı adam bağırdı. “Aslında onu sakatlasan da olur ama çocuk, bize tedavi masraflarını ödetecektir!”


İkisi arasında çıkan sesler, yaşlı adamın sesini bastırmıştı bile. Gökyüzünde birbirlerine girmiştiler!


“Boom!”


Bir şok dalgası yayılırken vurma sesi çınladı. Yi Yun, ona doğru gelen ve iç organlarının bir o yana bir bu yana dönmesine sebep olan büyük bir güç hissetti!


Lin Xintong ise, bedeni hızlıca dönerken şok dalgasınca nefesi kesilmiş gibiydi.


Lin Xintong geriye doğru uçarken garip bir duygu hissetti. Avuçları karşılaştığı anda Yi Yun’un avuçlarından kızın bedenine doğru akan bir sıcaklık hissetti.


Bu sıcak akış belli belirsizdi ama yok olmadan önce sessizce kırık meridyenlerine girmişti.


Lin Xintong bunu dikkatle deneyimlerken meridyenlerinin biraz dönüşüm geçirdiğini sezdi ama henüz bu dönüşüm çok fazla gibi görünmüyordu. Ne oldu, bir yanılsama mıydı?


Kız dikkatlice düşünmeden önce, ağır darbesine maruz kalan Yi Yun'un sadece yaralanmamış olduğunu fark etti, dengesi de bozulmuştu ama Yi Yun geri çekilirken bedenini dengelemişti bile.


Yi Yun şelaleye doğru uçarken vücudu baş aşağıydı.

“Peng!”
Yi Yun suya düşen bir sazan gibiydi. Şelale boyunca düştü ve su perdesinin arkasındaki kaygan taşın üzerine adım attı!

Şelale, bin feet yukarıdan muazzam bir güçle aksa da Yi Yun kayanın üzerinde sıkıca durabildi. Sonrasında kayanın üzerine çömeldi ve kendini itti!

Işıltılı gözleri beyaz su duvarının içinden parlarken ve Lin Xintong’a bir çift kılıçmış gibi bakarken başını kaldırdı!

“Ha?” Lin Xintong şaşırdı. Zarar almadan darbesine direnebildi mi? Meridians Âlemi’ndeki bir çocuk gerçekten de böyle güçlü bir bedene sahip olabilir mi?

“Olamaz!” Şişman adam sendeledi. Öğrencisinden kendini tutmasını istemişti, yine de bu vuruşta pek merhametlilik yoktu. Kız o seviyeye bastırılmış olsa da çocuğun dayanabilmesi mümkün olmamalıydı!

Şişman, yaşlı adam bunu düşünmeden önce Yi Yun zaten kayadan ileri atlamıştı.

“Cup!”

Yi Yun şelale sularından geçti.

Su perdesinin gücü korkunçtu ama Yi Yun iyi yüzüyordu, bu yüzden boyun eğmez su akışına düşünmeden daldı ve şelalenin gücünü kullanarak saldırı gücünü yükseltti. Uzaktan Yi Yun’un giydiği keten giysiler, suların içinde dans eden bir su ejderhasına benziyordu!

“Boom!”

O anda Yi Yun’un bedeni gök gürültüsüne benzer bir ses üretti!

Dokuz Buluttaki Gök Gürültüsü!

Yi Yun havada kendini büktü ve kalçasını ayağına getirdi, sağ yumruğu kaburgalarına doğru büzülürken bir yay gibi eğildi, bir ok gibi olan yumruğunu acımasızca vurdu!

“Peng!”

Tam bir güçlü yay gibi, oradaki tüm kulakların içine şiddetli bir ses girdi!

Bu yumruk, Yi Yun’un tüm ivmesini ve gücünü birleştirmişti. İleri doğru kabaran bir okyanus izlenimi verirken etrafında sonsuz bir sis bulutu oluşturmuştu!

Lin Xintong şaşırdı, bu gençliğin gücü mü yani?

Bu gök gürültüsü gibi kemik çatırtısı ve tendonlarından gelen tıngırtı onun vücudu tarafından mı üretildi?

Lin Xintong’dan önce Yi Yun şoke oldu!

Lin Xintong, yumruğa eşlik eden muazzam rüzgarı hissetti. Bu yumruğun gücünün, Meridians Âlemi’nin ulaşabileceği nihai başarı olduğunu doğrudan doğruya söyleyebilirdi.

Göz açıp kapamanın onda biri sürede Lin Xintong vurmuştu. Yetişimi hâlâ üçüncü seviyedeydi, Yi Yun’dan daha azdı.

Ama bu vuruş Ejderha Kaburgası Kaplan Kemik Yumruğu değildi, onun asıl yetiştirme tekniği Peri Bakiresinin Bilgeliğinin Özü idi!

Nazikçe kol yenlerini ayarlaması onu bir peri gibi gösterirken elleri nilüfere benziyordu.

Bu vuruşun büyülü hafif bir gücü vardı ve Ejderha Kaburgası Kaplan Kemik Yumruğu’nun aşırı şiddetli gücünün tam tersiydi.

Sertlik ve yumuşaklık zıttı! Lin Xintong’un ve Yi Yun’un yumrukları yine karşılaştı!

Aslında bir parmak, yumruk ile çarpıştığında parmağın kırılmasına neden olurdu ama bu gerçeklikten uzaktı.

Uzaktan, bu güçlü Qi patlaması, yumuşak bir Qi duvarına çekiç gibi vuruyordu.

Qi duvarı epey deforme oldu ama muazzam Qi patlamasının saldırısını durdurmayı başarmıştı!

“Boom!”

Yüksek seli bir patlamayla Qi dalgası son anda patladı.

Lin Xintong üç adım geri çekilerek kaçındı!

Yi Yun ise on feetten daha fazla geriye uçtu. Giysileri yırtıldı ve yüzü kandan kızarırken göğsü kanla kabardı.

Boom!


Yi Yun bir kaya parçasının üzerine bastı. Tüm vücudu acıyordu ve tüm iç organlarının yeri değişmiş gibi görünüyordu. Bütün yıldızları görebiliyordu.

Çok güçlü…

Yi Yun etkilendi. Bu, gücü kendisinden bir seviye yukarıda olan onu bastıran bir uzmandı.

Ayrıca Yi Yun ivmesini ve gücünü harcayarak enerjisini saklı tutmuştu. Tüm hilelerini kullanmıştı, yine de karşı taraf sadece alelacele vurmuştu. İkisi arasındaki mesafe çok büyüktü.

Ve antrenman maçının sonuçları. Karşı taraf üç adım geri çekilmişti ve iyiydi. Ama onun vücudu kana bulanmıştı ve küçük yaralar almıştı.

Bu kız korkunçtu.

Yi Yun’un şaşkın olduğu anda Lin Xintong daha da şaşırmıştı. Şaşkınlıkla ve şüpheyle Yi Yun’a baktı ve nihayet konuştu. “Bu maçı ben kaybettim.”


Yorum Yap "Tmw 52"