Tankların Tarihi Günceli

Tmw 35

Ekim 01, 2016







Ordunun Temel Becerisi

Yi Yun sabahın geç vakitlerinde eğitim alanına geldi. Zhao Tiezhu ve savaşçı hazırlama kampı üyelerinin grubu sabırsızlıkla erkenden gelmişti. Büyük taş silindirleri ve ağırlıkları kenara çekmişlerdi.


Bu hödükler, bu nesnelerin güçlerini geliştireceğine inanıyordu. Bu, onlara göre savaşçılar için en iyi şeydi ve bununla iftihar ediyorlardı.

Zhang Yuxian gelmemiş olsa da savaşçı hazırlama kampından adamlar taş silindirleri kaldırmaya başlamışlardı.

Çevrede birçok köylü vardı. Böyle eğlendirici bir sahneyi izlemekten kendilerini alamadılar.

“Oh, bizim dövüş sanatlarımız harika! Ne dersiniz, sevişelim mi biraz?” Yi Yun’un kalabalığı yararak çıktığını gören Zhao Tiezhu gösteri yaptı.

“Peng!”

Zhao Tiezhu bir gürültüyle Yi Yun’un önüne 500 lbslik taş silindiri fırlatmıştı.

“Sevişmeye cesaretin var mı?” Zhao Tiezhu aşağılayıcı bir bakışla Yi Yun’a söyledi.

Bütün bu insanların önünde, Zhao Tiezhu, Yi Yun’un dövüş sanatları dahisi olarak kabul edilmesinin sadece iyi şansı sayesinde olduğunu kanıtlamayı istiyordu.

“Büyük kardeş Zhao, ona çok sert davranıyorsun. 500 poundluk taş silindiri nasıl kaldırsın? Gel küçük kardeş, neden daha hafif bir kayayı denemiyorsun?”

Başka bir adam Yi Yun’a 200 pound ağırlığında bir kaya fırlattı. Zhao Tiezhu’nun Yi Yun’u küçük düşürmesini destekledi.

Onlara göre Yi Yun, 200 poundu bırak 50 pound bile kaldırmakta zorlanırdı. Nasıl bir dövüş sanatları dahisi olabilir?

Yi Yun onlara, geri zekalılarmış gibi baktı. Onlarla canını sıkamazdı.

Zaten dövüş sanatları yeteneğini kanıtlamıştı. Onların inanıp inanmamaları umrunda değildi. Zihinlerine şüphe tohumları ekme hedefine ulaşmıştı.

Bunun yanı sıra, uygun bir şekilde gelişmek zorundaydı. Böylece krallık seçmelerinde olağanüstü gücünü sergilediği zaman durum anlaşılabilir olacaktı.

Yi Yun, Lian Chengyu ile doğrudan çekişme içinde olmayı planlamıyordu. Lian Chengyu’nun gelişimi kendisinden bir seviye daha yüksekti ve dövüş deneyimi daha fazlaydı. Ayrıca Lian Chengyu tek başına değildi, Yao Yuan, kabile reisi ve kabilenin yüksek kademelerinden pek çok insan Lian Chengyu’yu destekliyordu.

Bununla karşı karşıya kalırsa mevcut gücünün yetmeyeceğini hissetti. Ayrıca bir zayıflığı -Jiang Xiaorou- vardı.

“Lord Zhang burada!” Bir adam aniden kısık sesle uyardı. Savaşçı hazırlama kampının tüm üyeleri tavuklar gibi dağıldılar ve taş silindirleri kaldırmaya başladılar.

“Hey! Ha! Hey! Ha!”

Bu insanlar uyumlu bir ezgiyle yıllardır taş silindirleri kaldırmaktaydılar.

Bu sahne tüm hızıyla devam etti.

Lian Chengyu eşliğinde Zhang Yuxian meydanın ortasına yürüdü. Erkeklerin yüzleri heyecandan kızardı. Biraz itibar kazanmak umuduyla Zhang Yuxian’a güçlerini göstermeyi deniyorlardı.

Herkesin arasında en sıkı çalışan Zhao Tiezhu idi. Yüzündeki ifade “Bunu görüyor musun?” diyordu. Bu, onun gerçek gücüydü. 500 poundluk taş silindirle oyalanabilirdi. Nasıl küçük bir çocuk eşsiz olabilir? Lord Zhang, iyice bir bak, hata yapmış olabilir misin?

Zhang Yuxian bu sahneyi görünce kaşlarını çattı. Az miktardaki sabrının daha da azaldığını hissetti. Krallığın üst kademeleri yol yordam bilmiyordu ve yabanda krallık seçmelerinin yapılmasını istiyordu. Ve görevi kabul etmek zorunda kalmıştı. Bir çöp yığınını eğitiyor gibi hissetti.

“Çöp yığınları, benim için düzgün durun!” Zhang Yuxian aniden kükredi. Ses dalgaları bomba gibi ileriye patladı ve savaşçı hazırlama kampı üyelerini korkuttu. Hepsi tuttuklarını serbest bıraktı.

“Peng! Peng! Peng!”

Birçoğu taş silindirleri yere bırakırken neredeyse sırtlarını kırıyordu.

Zhao Tiezhu ve geri kalanı biraz şaşkındı. Onlar aslında görkemli ama aynı zamanda sıcakkanlı Zhang Yuxian’ın tamamen değişmesini beklemiyorlardı.

Aslında Jin Long Wei bir orduydu. Bir birimin eğitmeni olmak, insanları öldüresiye dövmeyi meşrulaştırırdı. Zhang Yuxian makuldü, çünkü çöp seviyelerin üstüne eğilip rahatsız olmazdı. Beyninde sorunlar olan çöpleri dövmek Jin Long Wei’nin itibarını lekelerdi.

“Aptallar grubu! Lian kabilesini ziyaretim sırasında size üç gün boyunca beceriler öğreteceğim! Aslında hareket becerileri veya yumruk becerileri öğretmek istemiştim ama sizin eylemlerinizden ve cehaletinizden, size tek bir beceri bile öğretmeyi bitirebileceğimden şüpheliyim.”

Zhang Yuxian keskin bakışları ile kalabalığı taradı. Bu, onlara yüzlerine sürtünen bir bıçak gibi hissettirip, yüz derilerini kaşındırdı.

Zhang Yuxian bedenini döndürdü ve eğitim alanının köşesine yürüdü. Orada uzun ve kalın bir ağaç vardı.

Bu, Zhao Tiezhu’nun Yi Yun ile alay ederken yemeye söz vermiş olduğu ‘Büyük Pagoda Ağacı’ idi.

Zhang Yuxian büyük pagoda ağacının önünde durdu. Başını kaldırdı ve aniden ağaca bir darbe vurdu.

“Ka-cha!”

Kırılma sesi duyuldu. Büyük pagoda ağacı, Zhang Yuxian’ın yumruk darbesiyle devrilmekteydi.

Wow-

Savaşçı hazırlama kampından olan erkeklerin, bu sahneyi görünce nefesleri kesildi. Çevredeki köylüler şok oldular ve sırıtmadan duramadılar. Asla böyle olağanüstü bir yetenek gösterisi görmemişlerdi.

Lian Chengyu’nun kaşları seğirdi. Tekme olsaydı aynı şeyi yapması mümkün olabilirdi. Ama çimleri biçiyormuş gibi büyük pagoda ağacına üstünkörü bir el vuruşu indirmek, şaşırtıcı bir güç gösterisiydi.

Zhang Yuxian, binlerce pound ağırlığındaki büyük pagoda ağacını ahşap bir çubukmuş gibi sürükledi. Savaşçı hazırlama kampı üyelerinin önüne büyük ağacı fırlattı.

İnsanlar ağaca bakınca Zhang Yuxian’ın sözlerini hatırladılar. Zhang Yuxian, onlara bir yetenek öğreteceğini söylemişti. Bu el vuruşu muydu yoksa?

Bu düşünceyi bir çoğu tahmin etmekten kendini alamadı. Bu hareket çok klastı. Zhang Yuxian ile karşılaştırılamasalar bile, onun gücünün onda birini becerebilseler bile yine de çok harika olurdu.

“Bugünkü gösterdiğim beceri ne bir teknik ne de savaş yeteneği. Bu gizemli bir tekniktir! Bu, Jin Long Wei’nin temel yeteneği, paha biçilemez! Eğer iyi öğrenebilirseniz dövüş sanatları yolu sizin için açık olacak ve beden gücünüz büyük ölçüde artacaktır. Aynı zamanda hayatta kalma kabiliyetiniz de artacaktır!”

Zhang Yuxian’ın sözleri insanların merakını uyandırdı. Sadece dövüş sanatlarına yardımcı olmayacak aynı zamanda güçlerini ve hatta hayatta kalma yeteneklerini yükseltecekti. Bu, Jin Long Wei’nin temel becerisiydi!

Bu gizemli tekniğin kulağa harika geldiği kesin, ne oldu?

“Sen!” Zhang Yuxian, Zhao Tiezhu’yu işaret etti: “İleri çık!”

Zhao Tiezhu akıllıca Zhang Yuxian’ın önüne yürüdü. Bir parçası gergin ve bir parçası da heyecanlıydı.

“Bu gizemli tekniği sen göstereceksin!” Zhao Tiezhu bu sözleri duyunca memnun oldu, iyi bir sonucun ellerinde olduğunu düşündü.

Hahaha.

Zhao Tiezhu üç defa içinden güldü. Zhang Yuxian, gizemli tekniği kendisine bizzat verecekti de iyi öğrenmeyecek miydi?

Lord Zhang bir şey söylemese de nihayetinde beni takdir etmişti. Bekliyordum, tüm savaşçı hazırlama kampı üyeleri arasında en güçlülerden biriyim.

Bugünkü çalışmada hedef büyük pagoda ağacı, hiç olmazsa bir vuruşla büyük bir parça ağaç kabuğu koparabileceğim.

Zhao Tiezhu denemeye istekliyken, Zhang Yuxian büyük pagoda ağacını iki vuruşla ayrı parçalara böldü.

Bunu takiben Zhang Yuxian büyük pagoda ağacını gösterdi ve Zhao Tiezhu’ya söyledi: “Sen! Büyük pagoda ağacını ye!”

Heyecanlı Zhao Tiezhu bu sözlerle neredeyse yere yığılıyordu, başını yere dikti.

Ne? Ne oluyor lan?

Büyük pagoda ağacını ye.

Büyük pagoda ağacını ye.

Ağacı ye.

Ye…

Bu sözler Zhao Tiezhu’nun kafasında çınladı. Zhang Yuxian’a inanamadı.

Yanlış duymuş olamam!

ÇN: Yarım saattir gülüyorum. Helal olsun sana Lord Zhang


Yorum Yap "Tmw 35"