Kilimanjaro Günceli

Tmw 28

Ekim 01, 2016




Numara


Kan inceltme hapının dağıtılmasıyla tüm erkekler ertesi güne kadar iyileşti.

İksir ve pastırma almış olmaları, onları doğal olarak fazlasıyla memnun etti ve metruk kemik arıtımında eskisinden bile daha sıkı çalıştılar.

Tabi ki Yi Yun’da onlardan biriydi. Onun iyileşmesi, yüzüne püskürttüğü sahte teri -su- basitçe silmek gerektirdiğinden dolayı hızlıydı.

Yi Yun ertesi sabah enerjiyle doluymuşçasına tahıl kurutma alanına yöneldi.

Hastalık nöbetinden sonra Yi Yun ve grup, gece vardiyasından gündüz vardiyasına geçti. Artık Yao Yuan’ın Ejder Kaburgası Kaplan Kemik Yumruğu’ndan çok daha fazlasını öğrenebileceğinden, bu, Yi Yun’un isteklerine uygundu. Yao Yuan kalan duruşları öğretmeyi planlamıyordu ama ilk birkaç duruş Yi Yun’un bir zaman dilimini doldurmak için yeterliydi.

Gün içinde metruk kemikleri arıtıp geceleri dağların arkasında gizlice pratik yapıyordu.

“Evlat Yun, bedenin daha iyi mi?” Kapı komşusu teyze sordu. Aşırı bir enerjisi varmış gibi yolda zıplayan Yi Yun’u görmüştü.

“Teyze Wang, tamamen iyiyim! Genç efendi Lian’ın iksiri sağolsun! Genç efendi Lian ne kadar da harika bir insan!” Yi Yun minnettarlık dolu bir bakışla gülümsedi. Yolda giderken, kan inceltme hapının etkileyiciliği hakkında diğerlerine böbürlendi.

“Bu harika, harika!” Teyze Wang, Yi Yun’un enerjisini görünce, tamamen iyileşmiş olduğunu anlayarak söyledi.

Yi Yun gibi bir yetişkin için yolda zıplayarak yürümek oldukça garipti ama nihayetinde diğerlerinin gözünde on iki yaşında bir çocuktu.

On iki yaş, çocukların en oyun düşkünü olduğu zamandı. Yi Yun, Lian Chengyu tarafından fark edilmişti çünkü bir çocuğun aksine oldukça olgun davranmıştı.

On iki yaşındaki biri on iki yaşında gibi davranmalıydı. Ara sıra öyle davranırsa olağan dışı hiçbir şey olmadığı hakkında insanlara güven verecekti.

“Evimin direği kemik çorbası zımbırtısını demlemek istedi ama mümkün olmaması çok kötü. Evlat Yun, çok şanslısın!” Teyze Wang, kıskançlıkla söyledi.

“Haha, teyze Wang, aldığım pastırmadan hala biraz kaldı. Bu gece sana bir parça vereceğim.” Yi Yun gelişigüzel söyledi. Tüm bu fakir halk tarafından imrenilecek bir parça pastırmaya değer vermiyordu.

Aslında Yi Yun, köpek beslemek için küçük bir parça pastırma kesmişti. Tabi ki fakir bir aile köpek besleyemeyeceği için, köpek Yi Yun’un ailesine ait değildi. Olsa bile köpek uzun süre önce kesilmiş ve yenmiş olurdu.

Tüm Lian kabilesi içinde sadece savaşçı hazırlama kampı birkaç köpek besliyordu. Tüm bu köpekler av köpekleriydi. Harikalar diyarının yakınlarında birkaç vahşi hayvan varken, av köpekleri olmadan tavşan aramak, samanlıkta iğne aramaktan farksızdı.

Yi Yun eti köpeklere yedirmişti çünkü Lian Chengyu’nun pastırmayı zehirlediğinden endişeleniyordu. Pek olası olmamasına rağmen, Yi Yun dikkatli davranmıştı.

Köpeklerin tamamen iyi olduğunu gördükten sonra Jiang Xiaorou’nun eti yemek yapmak için kullanmasına izin verdi.

Yi Yun uzun zamandır etin tadından zevk almamıştı. Ancak pastırmanın tadı iyi değildi, çok uzun süre kurutulmuş gibiydi. Et sertti ve tadı odun gibiydi. Tadı sadece tuzluydu ve et kokusundan yoksundu.

Ama Jiang Xiaorou böyle bir parça pastırmayı yememekte ve Yi Yun için ayırmakta ısrar etmişti. Yi Yun, Jiang Xiaorou’nun sürekli ikna çabalarına karşın bir ısırık aldı.

Yi Yun çok yemedi. Hatta kalan etleri duvarın üstüne astı.

ÇN: Bu seride yemek muhabbetlerini çok uzatıyorlar. Daha öncede turşu muhabbeti olmuştu. Gecenin üçünde canım çekti.Neyse ki dolapta biraz sucuk buldum Sizce de Jiang Xiaorou mükemmel bir hatun değil mi? Eggy’i, Jasmin’i falan bırakın, onlar size yaramaz:)

DN: Jasmin’ e laf söyletmem

Yi Yun iki ay içinde olacak olan Tai Ah Kutsal Krallığı’nın savaşçı seçimlerini hedeflemişti, bundan dolayı pastırma parçasının tatsızlığı hakkında endişelenemezdi. Yi Yun’un annesi öldükten sonra özellikle o yıllarda olmak üzere geçmişte onlarla ilgilenen kişinin kapı komşusu Wang teyze olduğunu Jiang Xiaorou’dan duymuştu. Jiang Xiaorou, istihkak dağıtımından önce her zaman gıdasız kalırdı, Wang teyze onlara biraz yemek vermeseydi uzun süre önce açlıktan ölürlerdi.

Bu büyük bir borçtu. Sonuçta bu dünyada yiyeceklerini başkalarına azıcık insan verirdi. Dünyadaki para olarak borç vermeye göre çok daha zordu.

Bu nedenle bir parça pastırmayı Wang teyzeye vermek uygun oluyordu.


Nasıl…nasıl yapabilirsin? Evlat Yun, sen ve kız kardeşin ergenlikten geçiyorsunuz, bu eti kazanman zor oldu. Teyzen bunu kabul edemez!” Kararlı bir şekilde söylerken Yi Yun’un duygularını karıştırdı.

Bu yoksul ve gelişmemiş kabilede birçok laftan anlamaz vatandaş ve aşağılık insanlar olmasına rağmen Wang teyze gibi açken bile başkalarını düşünenler de vardı.

Böyle bir yerde aslında her türden insan bulunabilirdi.

“Wang teyze, Xiaoke de büyüme aşamasında. Sen yemesen bile Xiaoke’nin çok ihtiyacı olacaktır.”Wang teyzenin kızı Zhou Xiaoke de Yi Yun ile aşağı yukarı aynı yaşlardaydı. Gençken, Yi Yun’u her yerde takip ederdi.

Xiaoke’nin büyüyüp hayat dolu olmasıyla ve Yi Yun’un dirilişiyle birlikte aralarındaki etkileşim azalmıştı.

“Teyze, artık tekrarlama. Kemik çorbası demlemeye gideceğim.” Yi Yun, Wang teyzenin cevap vermesini beklemeden önce kaçtı.

“Bu çocuk!” Teyze Wang başını salladı ama mutlu bir gülümseme yüzüne yerleşti.

Lian kabilesinin liderinin evinde, Lian Chengyu taş avlunun ortasında ayakta duruyor, yumruk atma antrenmanı yapıyordu.

Bol antrenman elbisesini giydi. Bu antrenman giysisi Lian kabilesinde nadiren bulunan ender bir ipek kumaştan yapılmıştı. Çok pahalıydı. Antrenman giysisi dokununca pürüzsüz ve yumuşaktı, giyildiğinde ise aşırı rahattı.

Lian Chengyu farklı hızlarla daire içinde yürüdü. Yavaşken, sabahları egzersiz yapan ihtiyarlara benziyordu ama hızlıyken kurbanını avlayan çitaya benziyordu.

Bunlar olurken Lian Chengyu’nun gözleri parmak uçlarının üzerine odaklandı. Kolları orman boyunca sürünen yılana benziyordu, saldırıyı nereden başlatacağını belirlemeyi zorlaştırıyordu.

Zhao Tiezhu yan tarafta ayakta durarak, Lian Chengyu’nun antrenmanını bitirmesini bekliyordu.

Yaklaşık yarım saat sonra nihayet bitirdi.

Ellerini beline attı ve bir nefes oku tükürdü. Bu ok dağılmadan epey uzağa uçtu.

Tükürdüğü nefes oku Vigor aleminin sembolüydü ama Lian Chengyu’nun nefesi, Vigor aleminin nefesi kadar basit değildi. Ölümlü kanın beşinci seviyesi Qi Gatherer’ın gücüydü. Lian Chengyu’nun çevredeki Yuan Qi’yi vücuduna toplaması mümkündü, bu sebeple tükürdüğü hava yalnızca havadan değil, Yuan Qi’den de oluşuyordu.

“Fevkalade! Kesinlikle fevkalade!” Zhao Tiezhu, Lian Chengyu’nun bitirdiğini görünce haykırdı. Kıçını yalamaya başlarken gözleri parladı.

“İki ay içindeki savaşçı seçiminde, genç efendi bu güç ve beceri ile kesinlikle Tai Ah Kutsal Krallığı’nın kraliyet savaşçısı olacak!” Zhao Tiezhu bir kez daha dalkavukluğa başladı. Doğrusu Lian Chengyu’nun gücü kötü değildi. Tutkuları için böyle araçlara sahip olmalıydı. Ölümlü kanın beşinci seviyesine geçen yıl ulaşmıştı, bu yüzden sergilediği birkaç yumruk, ustalığını anımsatıyordu.

“Zırvalamayı kes, metruk kemiklerin arıtımı nasıl?”

“Her şey normal seyrinde ilerliyor! Normal olmak zorunda!” Zhao Tiezhu göğsünü sıvazlarken söyledi: “Bu ucuz insanlar, genç efendinin pastırmasını ve ilacını aldıktan sonra son derece minnettar. Tüm gün kemikleri arıtabilmeyi istiyorlar.”

“Hmm…sonra onlara biraz bitkisel posa ver.” Lian Chengyu üstünkörü söyledi. Bitkisel posa artık onun için önemli değildi. Aniden Lian Chengyu sordu: “Doğru ya, Yi Yun’a ne oldu?”

“Yi Yun…” Zhao Tiezhu küçümseyen bir bakış attı: “O çocuk birkaç gün önce hastalandı, ishali vardı ve ter ile kaplıydı. Tüm evi iğrenç kokuyordu. Dilenciden farksızdı.”

“Genç efendinin merhameti olmasaydı, iksir olmadan uzun süre önce ölmüş olurdu! Aşağılık ben, genç efendinin talimatlarına uydum ve o çocuğun hapı yuttuğunu kendi gözlerimle gördüm. Ama neyse ki, çocukta hala biraz vicdan var. Birkaç gündür genç efendinin ilacı sayesinde iyileşebildiğini söyleyerek, genç efendiyi överek etrafta şakımakta.”

“Bu…” Zhao Tiezhu’nun hikayesini dinledikten sonra Lian Chengyu’nun ağzı yumuşak bir kavis aldı.

Bu kabilenin ucuz hayatlarının her biri öncekinden daha da aptaldı. Kabilede Yi Yun gibi zeki birkaç kişinin olduğunu düşünmüştü ama çok fazla endişelenmiş gibi görünüyordu.

Onların alık olmaları iyiydi, gelecekteki her hadiseyi örtbas etmesini sağlardı.

“Göz kulak olduğunuza emin olun! Sona bu kadar yakınken, metruk kemik arıtımında hiçbir şeyin yanlış gitmemesini sağlamamamız gerek. Başarıyla arıtılırsa, karşılığını fazlasıyla vereceğim. Yanlış bir şey olursa kafanızla ödeyeceksiniz.” Lian Chengyu son sözlerini büyük bir öldürme niyetiyle söyledi, Zhao Tiezhu ise korkuyla sürekli başını sallıyordu.

“Genç efendi, endişelenmeyin. Bu hizmetçiniz gece gündüz göz kulak olacak ve hiçbir şeyin yanlış gitmemesini sağlayacak!”


Zhao Tiezhu telaş içinde tahıl kurutma alanına geldi. Yi Yun hala her zamanki acelesiz tavrında odun kesiyordu. Zhao Tiezhu’yu gördüğünde gizlice gülümsedi, bu aptalın bayrak sallayanı hiçbir zarar veremezdi.

“Ne bakıyorsunuz, işinizin başına geçin! Ölümünüzü mü arıyorsunuz?” Zhao Tiezhu kükredi ve büyük bir çanta attı. Çantayı açtıklarında büyük bir yığın bitkisel posa göründü.

Bunlar, Lian Chengyu’nun bedeni özümsemeyi bitirdikten sonra kalan kalıntılardı.

“Bu bitkisel posa sizin ödülünüz. Gerekli ilave ilaçlar da var. Onları alın ve suda kaynatın. Hala sıcakken suyun içine girin, epey faydalı olacaktır. Hay sikeyim, gerçekten iyi şeylere sahip heriflersiniz!” Zhao Tiezhu, bu sözleri söylerken küfretti. Duyduktan sonra adamların gözleri parıldadı. Bitkisel tortuyu kapmak için atıldılar.

Tabi ki Yi Yun hiçbir şey alamadı. Ona verilse bile istemezdi gerçi. Nihayetinde Lian Chengyu’nun yıkandığı banyo suyundan kalanlarla niye yıkanmak istesin ki? Nasıl bir şaka bu?

Yi Yun yine de hamle yaparmış gibi yaptı. Hiçbir şey alamadığında sadece içini çekti.

Zhao Tiezhu, Yi Yun’un böyle yavaş bir tepki veren bir beyinsiz olduğunu görünce kendini gülmekten alamadı. Bu geri zekalı acele ettiğinde bile bir bok yiyemezdi, başka ne yapabilirdi ki? Açlıktan gebermeyi hak ediyordu.

Erkekler metruk kemik arıtmaya devam ederken Zhao Tiezhu ayrıldı. Arıtma sürecinde, metruk kemiklerin özü Li ateş suyunda demleniyordu, sonrasında tüm Li ateş suyu buharlaştı ve çözünmüş özün kristalleşmesini sağladı.

Li ateş suyunun kaynama noktası son derece yüksekti, bu yüzden onun buharlaşması kolay olmadı. Sayısız miktarda odun yanmaktaydı. Arıtmadan sorumlu olan adamların ciltleri yanıp kırmızıya dönmüştü.

Ama Yi Yun istisnaydı. Onun cildi hala bebek kıçı gibiydi ve yanakları da pembeydi. Bu pembelik ateşten kaynaklanmıyordu, metruk kemiklerin özünü emmesinin sonucuydu. Çünkü iyi beslenmişti, sağlıklı bir vücut sağlıklı pembe görünür.

Yi Yun, Zhao Tiezhu’nun arkasından bakarken o da büyük kazana göz attı. İştahı gene kesilmişti ve dağların arkasına gitmek için bekleyemeyecek kadar çığırından çıkmıştı.

Bedeni doluydu ve yumruğu da artık bekleyemezdi!



Yorum Yap "Tmw 28"