Tankların Tarihi Günceli

St 2.7

Ekim 02, 2016




2-7 GÖKYÜZÜNE SIÇRAMAK (1)



“Hiç bu kadar iyi, bu kadar zinde ve harika hissetmemiştim.” Qin Yu ağır bir şekilde gerinir ve taze ve temiz bir nefes alır. Aniden gözleri şiddetle parlar. "Tamam, ağır eğitime başlayalım. 5 yıl içinde kesinlikle Houtian seviyesinin zirvesine ulaşacağım."


Kalbi coşkuyla doldu. Hemen sabah eğitimine başladı.


Qin Yu vücudundaki 300 jin ağırlığı her zaman taşırdı. Nitekim Sisli Köşk'ten dışarı koştu ve doğrudan dağın eteklerine yöneldi. Dağın eteğinden, yukarı zirveye kadar koştu. Sonra zirveden aşağı, tekrar dağın eteğine koştu. Bu şekilde ileri geri koşmayı sürdürdü.


Qin Yu, her zamanki gibi,koşmaktan gücü kalmayıncaya kadar durmadan koşmak istiyordu. Sadece o zaman duracaktı.


"Phew!" Qin Yu sürekli nefes nefeseydi. Ter damlaları, birbiri ardına çenesinden aşağıya düşüyordu. Şu anda sınırına ulaşmıştı. Sınırlarını zaten önceden biliyordu çünkü her gün şekilde koşuyordu. Ama kim, onun beklenmedik bir şekilde bugün dünden 1 tur daha fazla koşacağını düşünebilirdi? Ayrıca... henüz tamamen tükenmiş değildi.


Şu anda son derece yorgun olsa da, çok heyecanlıydı: "Kondisyonum bugün gerçekten fena değil. Her gün bu şekilde gelişirsem, yakında 1 kolum ile 800 jin kaldırabilecek ve bedenimle silah saptırabilecek seviyeye ulaşmaktan çok uzak olmayacağım. Cennet bana yardım ediyor." Qin Yu hafifçe gülümsemekten kendini alamaz.


(ÇN:Saptırmak derken bedenine kılıç-bıçak işlememesinden bahsediyor sanırım.)


Qin Yu tüm vücut kaslarının tepkilerini açıkça hissedebiliyordu. Fiziksel sınırına ilk kez ulaştığını şu anda biliyordu da.


Aniden —


Son derece rahat saf bir enerji akımı, onun vücudundaki her yere akmaya başladı. Vücudunun, sınırlarına ulaşmış kaslarının hepsi, bu saf akımı absorbe ediyordu, Qin Yu, onların sanki çölde susuz kalmış bir gezginin aniden su içebilmesi gibi birbirleri ile yarıştıklarını hissediyordu...


Qin Yu tamamen şaşkına dönmüştü. Fiziksel sınırına ulaşmış bedeninin ve, yorgun ve ağrıyan kaslarının, aniden hızla kendine geldiğini açıkça hissedebiliyordu. Vücudunun bütün kaslarının gücünü yeniden kazandığını... ve hatta bir ölçüde gelişmiş olduğunu hissedebiliyordu.


"Neler oluyor?" Qin Yu aniden durdu. "Bu gizemli gücün saf akımı nereden geliyor? Gerçekten ne oluyor?"


Bu çok garipti. Qin Yu 8 yıldır eğitim yapıyorudu ama o böyle bir şey yaşadığı olmamıştı. Fiziksel sınırına ulaştığı her seferinde, onları aşmak için aşırı gayret etmek zorunda kalmıştı. Ama bugün, kim gizemli bir enerji akımının aniden ortaya çıkacağını düşünebilirdi? Qin Yu temelde kanallarının varlığını hissedemiyor olmasına rağmen o kanalları gözardı etmişti sanki. Bunun yerine, doğrudan onun vücuda yayılmıştı. Kasları bu saf akımı absorbe ettiği zaman, onlar da güçlendi.


(ÇN: ACABA İÇ ENERJİ EMSE YİNE BU ŞEKİLDE COŞAR MIYDI? ACAYİP MERAK ETTİM UMARIM BÖLÜMÜN DEVAMINDA DENER. :D)


Qin Yu bu saf akımın aniden ortaya çıkması hakkında kafa yorarken kaşlarını çattı. Ama uzun bir süre düşündükten sonra bile, hala bunun nasıl olduğunu anlayamamıştı.


''Eğitime devam. Hadi fiziksel sınırıma tekrar ulaştığımda ne olacağını görelim." Qin Yu hemen koşmaya devam etti. Bu sefer, az öncekinden bile daha uzun mesafe koştu. Qin Yu bugünün sabah antrenmanı sırasında, önceki herhangi bir eğitimde tüm gün boyunca yaptığının toplamından bile, daha uzun bir mesafe koştu.


"Sonunda ulaştım!" Qin Yu fiziksel sınırına tekrar ulaştığını hissetti. Bacakları hala çok hızlı koşuyor olsa da, zihni ve enerjisi çoğunlukla vücudunun iç kısmına yoğunlaşmıştı.


(ÇN: ŞİMDİ BİR AĞACA TOSLAYACAK… :D )


Bir enerji akımı oluşturulmaya başladı…


[Generated=Oluşturulmak (Bildiğin oluşturulmak diyor.)]


"Göğüste" Qin Yu'nun gözleri parladı. "O gizemli enerji kaynağı göğsün içinde." Qin Yu bu enerji akımı, vücuduna yayıldığında ne kadar rahatladığını açıkça hissediyordu. Bu duygu, kaplıcaya girdiğindeki duygudan daha rahat ve İhtiyar Dr. Weng Xian tarafından yapılan masajdan çok daha rahat hissettiriyordu.


Qin Yu göğsünü kapatan siyah altın fanilayı, aniden kaldırdı. Göğsüne baktı —


Göğsünde belli belirsiz bir iz vardı. Dikkatle bakmış olmasaydı, bu izi fark edemezdi. Bu şekil Meteorik Gözyaşı'ndan başkası değildi. Ama şimdiye kadar Qin Yu'nun göğsünün üzerinde herhangi bir iz yoktu. Dün kaplıcada dinlenirken bunu görmediğini çok iyi hatırlıyordu, ama şimdi buradaydı.


"Meteorik Gözyaşı, dün akşamki Meteorik Gözyaşı!"


Qin Yu'nun gözleri yuvalarından fırladı. O esasında dili tutulacak kadar şaşkına dönmüştü (çn: yok felç geçirdi amk :D). Dün Meteorik Gözyaşı'nın ani kayboluşu onu şok etmişti ve onu uzun bir süre için tedirgin etti. Ama şimdi, göğsünde Meteorik Gözyaşı şeklindeki izin ortaya çıkması ile, Qin Yu bir konu hakkında düşünmeden edemedi.


"Gizemli gücün saf akımının şimdi ortaya çıkan bu iz ile bir ilgisi olabilir mi? Bu iz, dünkü, gizemli Meteorik Gözyaşı ile ilişkili mi?" Neler olup bittiği hakkında her şeyi bilmesi için Qin Yu'nun sadece bir yolu vardı.


Ama o bir salak değildi. Doğu Fatihi Prensin oğlu olarak, dünyadaki bazı nadir hazinelerin vücut ile kaynaşabildiğini biliyordu. Nesneler dünyevi dereceli ve Xian dereceli silahlar için üstün ve Shangxian'ın vücut ile kaynaşabilen silahları için eşit değerdeydi.


Ama Qin Yu beden ile kaynaşabilen bir kristali hiç duymamıştı. Ancak, ne olduğu hakkında düşünür düşünmez, anlar...


Turnayı gözünden vurmuştu!


Sınır eğitimi ... ...


... ... başladıktan sonra vücudun sınırlarını zaman içinde kırmaktır. Ama bir sınır kırıp geçileceği her seferde, vücudun eti ve kemikleri büyük bir stres altına konmaya çalışılır ve daha sonra çeşitli iyileşme yöntemleri gerektirirdi. Qin Yu geçmişte, sınırlarını aşana kadar çalışmaya devam etti ve dayanması imkansız olduğunda, kaplıcada dinlenmek, tıbbi şarap uygulamak, çeşitli iyileştirme yöntemleri kullanmak ve benzerleri gerekti.


Ancak, Qin Yu artık o fantastik saf enerji akımına sahipti, iyileşme üzerine zaman harcamak zorunda kalmayacaktı. Sınırlarını kesintisiz aşabilecekti. Dahası, saf akım onun eti ile kaynaşıyordu, aynı zamanda etinin yeteneklerini geliştiriyor gibi görünüyordu.


"Cennet bana yardım ediyor. Cennet bana yardım ediyor!" Qin Yu yumruklarını sıktı. Gözleri aşırı şiddetli bir ışık yayıyordu. "Cennet bile bana yardım ediyor. İlk başta Zhao Yunxing Usta'mın seviyesine ulaşmamım 5-6 yılımı alacağını düşündüm, ancak bu Meteorik Gözyaşı ile, muhtemelen 2 yıl yeterli olacaktır!"


Qin Yu'nun gözleri heyecanla parlar.


Babasının gözünde, çocukluğundan yetişkinliğine kadar, o hep büyük abisi ve 2. abisinden aşağıdaydı. Büyük abisi sadece savaşta askerleri yönetebilmekle kalmıyordu, ayrıca bir Xiantian uzmandı da. Ve 2. abisi yönetim alanında uzmandı. Sadece o, iç enerji biriktiremeyen bir dantianla doğan 3. kardeş, en işe yaramazıydı.


Ancak... Meteorik Gözyaşı ona bir fırsat verdi.


Hayatını değiştirmek için bir fırsat.


“Baba, ben işe yaramaz değilim. Ben arkanda saklanmak ve utanmazca yaşamak istemiyorum. Büyük abim ve 2. abim kadar iyi olduğumu sana farkettireceğim.” Pek çok ses zihninde yankılanarak yükselir. Bu noktada, onun büyük hırsı yukarı gökyüzüne kadar yükselir.


"Pekala, hadi eğitim koyulalım!"


Qin Yu hemen eğitimine başladı.


O, deli gibi eğitim yapıyordu, geçmiştekinden çok daha çılgıncaydı. Hatta Zhao Yunxing buraya bizzat gelse, Qin Yu'nun yaptığı eğitim yöntemini görmesi üzerine korkudan kaskatı kesilirdi. Sebebi, Qin Yu'nun, mevcut eğitiminde bedeninin dayanıklılığını önemsemeyip, dikkate almamış olmasıydı. O kendine tamamen işkence ediyordu!


Bununla beraber, diğer insanlar Qin Yu'nun fiziksel bir sınırına ulaştığı her seferinde, bu gizemli saf akımın onun kaslarına tamamen nüfuz ettiğini ve onların yorgunluğunu giderdiğini açıkça bilemezdi. Ve ne zaman bir sınırını aşsa kasları güçleniyordu. Qin Yu sürekli sınırlarını aşarken, son derece hızlı gelişiyordu, o gökyüzünden geçen bir kuyruklu yıldız gibiydi.


Akşam saatlerinde, Qin Yu Sisli Köşk'e döndü. Yüzü güven doluydu. Ağırlığı geçmiştekinin 10 katının üzerinde olan antreman yükü ile, bir gün boyunca çılgın eğitimine devam etti, bununla beraber şu anda vücudunun tüm kasları beklenmedik bir şekilde hala canlılıkla doluydu.


Yorum Yap "St 2.7"