Tankların Tarihi Günceli

SA 2

Ekim 29, 2016

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm

Çeviri: Haşirwara Düzenleyen: DunklesPlatz

Bölüm 2: Antik Gotik Şaraphanesi

Skyfire Bulvarında çok fazla yaya yoktu. Bunun nedeni burayı sadece seçkin insan insanlar kullanıyordu. Bu sadece paraya alakalı değildi. Bu ayrıca zevk meselesiydi.

Sadece birbiriyle bağlantılı 17 değerlendirmeden geçen biri Skyfire Rozeti elde edebiliyordu. Ama tabiki de bir miktar para da alınıyordu. Bunun nedeni ise ‘Skyfire Bulvarı Kamu Bakım Fonu’ idi.

Lan Juer, Zeus’tan çıktı, yüzü normal haline dönmüştü, Sanki demin dükkanda olanlar onu hiç etkilememiş gibiydi.

O, Skyfire Bulvarının karşı tarafına doğru yürüdü. Orada Antik Fransız Gotik tarzı binalar vardı.

Uzun, sivri kuleler, kavisli kapılar, İncil’deki hikayelerden tasvir edilmiş cam resimler, ince kolonlar... onlar sanki biri gökyüzünde uçuyormuşçasına yüce bir his uyandıran bir ışık üretiyordu.

Lan Jue’nin Zeus’una oranla bu Gotik yapı canavar gibiydi. Doğrusu bu, tüm Skyfire Bulvarı içinde en göze çarpan görüntüydü.

Kapıyı iterek içeri girdi.Lan Jue yüzündeki sakalına elini attı. Yüzünde istemeden de olsa acı bir gülümseme oluştu. Biliyordu ki yine bu katı eleman tarafından eleştirilmek üzereydi.

“Mücevher Ustası, geldin.” Uzun, ince, güzel bir genç bayan altın saçlarıyla antik fransız uzun saray kıyafeti ile onu karşıladı. O, Lan Jue’ye tümüyle uygun bir fransız selamlaması verdi.

Lan Jue hafifçe başını salladı.”Eva, merhaba. Şarap Ustası burada mı?”

Eva hafifçe inci gibi dişleriyle gülümsedi,”O burada. Gurme ve Kahve Ustası da burada .”

“Oh?” Bu Lan Jue için hoş bir süpriz olmuştu.” Gurme de burada mı dedin ?”

Eva gülümsedi. “Sizi oraya götüreyim.”

Lüks, uzun fransız kraliyet masasına rahatça 20 kişi oturabilirdi. Bir çok insan oturuyor ve onların başında ise 50li ya da 60lı yaşlarında görünen yaşlı bir adam vardı. Kafasında peruk ile zarif bir fransız takım elbisesi giymişti. O dimdik ama ağırbaşlı bir şekilde oturmuş yüzünde resmi bir ifade vardı.

Onun her iki tarafında da insanlar vardı. Birisi 40lı yaşlarda kısa saçlı, yüzünde yumuşak bir gülümseme olan beyaz gömlek ve siyah bir yelek giymiş, uzun boylu ve zayıf biriydi.

Diğeri 35 yaşlarında ortalama boylu biriydi. O beyaz bir takım elbise giymiş ve onun uzun altın saçları çok güzel bir şekilde taranmış omuzlarına kadar uzanıyordu.Kaşları oldukça inceydi, gözleri büyüktü ama gözlerinin içinde açık bir gülümseme vardı. Bu ona ‘azgın’ izlenimi veriyordu.

Üç adam masanın diğer tarafında oturuyordu. Yaşlı bir adam, orta yaşlı bir adam ve bir genç.

Ev sahibinin oturduklarına oranla, bunlar hafifçe rahatsız olmuş görünüyorlardı.

“Hey bugün yine değerlendirme zamanı mı?” Genç bayan tarafından yönlendirilen Lan Jue uzun masaya vardı. O beyaz takım elbiseli adamın yanındaki sandalyeyi çekerek oturdu.

“Mücevher Ustası, saçlarını taramamış ve sakalını kesmemişsin.” Masanın başında oturan yaşlı adam kaşlarını çatarak dedi.

Lan Jue alnına vurarak. ”Bunu diyeceğini biliyordum. Tamam, Hatalıyım. Daha yeni gelsem bile değişiklik yaptığımı göstermek istiyorum ve ayrıca siz eski kafa yaşlılarla yaş farkını biraz da olsa kapatmak istedim.”

Şarap Ustası soğuk bir şekilde dedi. ”Eğer hatalıysan cezanı kabul edeceksin.Bizim kurallarımızı biliyorsun.”

Lan Jue’nin yanındaki beyaz takım elbiseli adam başını eğdi ve çok soğukkanlı bir şekilde dedi.”Destekliyorum.”

Lan Jue yan yan ona bakış attı, ardından Şarap Ustasına döndü. ”Bu yemek ne için?”

Beyaz takım elbiseli adamın dudakları titredi. Sonunda kendini gülmekten alıkoyamadı.

Şarap Ustası da güldü. ”Bunu yemeği yedikten sonra konuşalım. Bu arada lafı geçiştirme, sen hatalısın ve bunu önümüzde birkaç kişinin mülakatını hallederek ödeyeceksin. Sen bu konuda benden daha yeteneklisin.”

Lan Jue başını salladı. ”Hayır. Bu benim çok fazla beyin gücüme mâl olur.”

Skyfire Bulvarı içinde kabul edilmek için yapılması gereken 17 değerlendirmeden birisi : Şarap

Şarap Ustası dedi, ”Eğer mülakatın sonuçları beni tatmin ederse, bu akşamki şaraplar benden.”

“Tamamdır.” Lan Jue dedi.

Beyaz takım elbiseli adam dudağını büzdü.”Biraz daha duyarlı olamaz mısın?”

Lan Jue sakince dedi. ”O zaman içme.”

Beyaz takım elbiseli adamın diğer tarafındaki siyah yelekli genç ilk defa konuştu.”Destekliyorum.”

Beyaz takım elbiseli adam mutsuz bir şekilde dedi. ”Neden hep onun tarafını tutuyorsun?”

Gurme dedi. ”Çünkü o, senden daha lezzetli.”

Masanın başında oturan Şarap Ustası da başını salladı. ”Aynen, katılıyorum.”

Lan Jue bakışlarını önündekilere çevirdi. ”Üçünüz hadi başlayalım.” Onun için örnek iyi şarabı tatma olasılığı mümkün olduğu sürede ertelemek istemeyeceği birşeydi.

İlk pozisyonda olan yaşlı adamın yüzü resmi bir hâl aldı. ”Lütfen sorun.”

Lan Jue dedi. ”Bu Antik Gotik Şaraphanesi. Buraya gelen şarapların nereden geldiğini biliyor musun?”

Yaşlı adam buna hazırlıklıydı. O hemen cevap verdi. ”Eski Gotik Şaraphanesi, Skyfire Bulvarı gelişmeye başladığında açılan ilk işletmelerden biriydi. Önceki çağlarda çeşitli eski milletlerden saf şarabın satışı için anlaşıldı. Bu şaraplar normalde 2020 yılında üretilmişti ama özel teknolojiler ile muhafaza edildi ve bu zamana kadar geldi.Aslında onlar hakkında en değerli şey, şişe açıldığı anda bir daha muhafaza etme imkanı olmaması Ayrıca fiyatı da oldukça pahalı, mülakat için bu antik şarapların örnek olarak kullanılması gerçek bir asillik göstergesi.”

Lan Jue ne onayladı ne de reddetti. O mülakata devam etti, “Senin favori kırmızı şarap türün ne?”

Yaşlı adam çok akıcı bir şekilde konuştu.”Chateau Lafite. 1855 yapımı Antik bir Fransız şarabı, ”

Lan Jue sordu. “Eğer buradaki 7 kişi, bir şişe Lafite’yi paylaşsak ve sen de ev sahibi olsan ne ne yapardın?”

Yaşlı adam dedi.”Ben dikkatlice açar, az bir parça döker, rengine bakar, aromasını koklar ve ardından tadına bakardım. Bozulmadığını anladıktan sonra, burada bulunanlar arasında bölüştürürdüm. Biz de böylece bu güzel şarabın tadını çıkarırdık.”

“Şimdi gidebilirsin.” Lan Jue sandalyesine yaslanmış bir şekilde sakince dedi.

“Ben geçtim mi?” yaşlı adamın yüzünde hoş bir şaşkınlık görünümü vardı.

Lan Jue kafasını salladı. ”Hayır. Sen elendin.”

Yaşlı adam şaşkın bir şekilde dedi. ”Neden? Ben yanlış bir şey söylemedim?”

Lan Jue konuşurken kaşlarını çattı. ”Sen sadece mülakatı geçmek için hazırlanmışsın. Aslında sen şarabı sevmiyorsun ya da nasıl içildiğini bilmiyorsun. Eğer bir şişe antik Lafite senin tarif ettiğin gibi tadılsaydı, tam bir ziyan olurdu.”

“Lafite kaç yıllık olursa olsun yatay bir durumda depolanır.İçmeden önce, yapılacak ilk şey şişeyi dik bir şekilde koymak ve 3 gün boyunca şarap mahzeninde tutmaktır. Açtığımız zaman, evet ilk test edecek kişi sensin ama sadece iyi ya da kötü olduğunu değil, dikkatlice dökerken ne kadar süreye ihtiyacın olduğuna da bakacaksın. Şarap uzmanı için en önemli şeylerden biri, ne kadar sürede şarabı dikkatlice dökeceğini hesaplamasıdır. Normal bir Lafite şişeni dökmek en az 2 saat sürer.

Yoksa şarabın sirkeden farkı olmaz. Aromasının yayılması için zamana ihtiyacı vardır.Eğer sen bunu bile bilmiyorsan, açık bir şekilde söyleyebilirim ki sen şarap içmesini bilmiyorsun. Doğrusu, senin hiç iyi bir şarap içtiğini düşünmüyorum. Bu yüzden benim zamanımdan çalmayı kes.”

Gerçeği kabullenemeyen yaş adam dedi, ”Ama kitaplarda hep....”

Lan Jue iğneleyici bir şekilde, ”Senin Lafite hakkında okuduğun kitabı yazanlar, onu önceden hiç tatmamış.Onlar sadece duyduklarına dayanarak yazmışlar. Lafite şişesinin tıpasını çıkarıp hemen tatmak, ona saygısızlıktır. Bu şekilde içmek bildiğin bu güzelim şarabı çöpe atmak ile eş değerdir.

//Dn: Burda ne oluyor tam anlamış değilim ama adam güzel ayar verdi anlarız ilerki bölümlerde


Yorum Yap "SA 2"