Tankların Tarihi Günceli

Rİ - 2

Ekim 02, 2016

← Önceki Bölüm  Ι Tanıtım Ι Sonraki Bölüm →


Bölüm 2 – Özel Ders (2)

Ufacık seviyelerde vücudun bütün kasları kıvranmaya başladı.
Onlarca yıl eskisinden olmasından dolayı vücudu Hansoo'nun isteğine göre direk hareket etti.
Vücudunu hazırlayan hansoo yavaşça kendisine deli gibi Koşan goblinlere karşı yürümeye başladı.
Goblinler buraya gelmek için çok çaba sarf ediyorlardı, bu yüzden onun koşmasının anlamı neydi?
Bıçağı sallamak için en küçük enerji bile önemliydi.

Hansoo kılıcını sallarken bir goblinin elini savuşturdu
Keeik?
Sanki yürüyüşe çıkmış gibi, Hansoo’nun duran vücudu bir anda sert bir şekilde telaşa kapılan gobline doğru harekete geçti.
Sanki topladığı bütün gücü salmış gibi.

Bütün rünler gitmişti.
Bütün skillerde gitmişti.
Ama aynı güç, aynı enerji, ya da aynı kavramayışı nasıl kullanıldığına bağlı çok büyük farkı vardı.
Vücut temel olarak bir savaş aleti idi ve aleti kullanma şekline göre en son sonuç arasında dağ kadar fark olacaktır.

Hansoo öylece goblinlerin arasına daldı ve çılgın bir şekilde her tarafa Kılıç darbesi vurdu.
Kiiieeek!
Kaçan ve canavarca bağıran goblinler yere yuvarlandı.
Ve goblinlerin düştüğü yerde iki şey kalmıştı.
Ham ama bir Bıçak'tan çok daha tehlikeli bir Podao
Çok ufak bir rün.

Hansoo Sağ elini uzattı ve Podao’yu kaptı ve sol eliyle rünü kaparken tüm gücüyle podao’yu salladı.
O anda Hansoo'nın vücudunun bir kısmı hafifçe değişti.
Şansım iyi

<Kang Hansoo>
Güç: 11
Çeviklik: 10.1
Enerji: 9

Çevikliği 0.1 arttıran bir rün, Hansoo'nın stat menüsü değişti.
Çeviklik, gözükmemesi gereken şey açığa çıktı.
Bir bakıma, birini hızlandıran şey onun gücüdür, ama çeviklik biraz farklıydı.
Kullanıcının zamanı bükülür ve 0,1 kere zaman daha hızlı olur ve reaksiyon hızı da hızlanır. aynı zamanda hareket hızı biraz daha hızlanır.
Çeviklik arttıkça kullanıcı farklı bir boyutta yaşamaya başlardı.
Güç ve enerji haricindeki her stat, insanlarda daha önce bulunmadığı için 10 olarak başlar.

Hansoo Kendisine doğru Koşan goblinleri hiç tereddüt etmeden, daha hızlı vücuduyla kesmeye başladı.
Bazen hiçbir şey çıkmadı ve çıktığı zaman da Sadece küçük şeyler çıktı ama yine de numaralar numaralardı. Hansoo’nun rünleri yavaşça ama emin bir şekilde arttı.
Tabii ki de şimdiki haliyle goblinler ne kadar zayıf olursa olsun 200 tanesini tek başına öldürmesi biraz abartılıydı.

Podao o kadar kırılgandı ki, iki ya da üç sallayıştan sonra kırıldı ve hansoo goblinlerle savaşırken sürekli silahını değiştirdi
Yaralarda 1 ve 2 tane açılmaya başladı.
Ve Bunu gören insanlar durdu ve birbirlerine baktı.
Bu gidişle hepsi ölecek.
Goblinlerden değil ama insanların elinden.
Ve onlarda açgözlülük hissetmeye başladı.
Görünüşe göre rünler çok önemliydi.
Ama içlerinden sadece bir kişi hepsini yemeye başlayınca hepsi endişeli hissetmeye başladı.
Hansoo’yu gördükçe, cesaret kazandıkça, bir Kolej öğrencisinin bu kadar iyi dövüştüğünü görünce.
Uzaktan davranışları oldukça baştan savma gözüküyordu.
Hareketleri o kadar havada değildi ama aksine kendisini korumak için hareket ediyordu ama goblinlerin o darbelerden düştüklerinin gözüktükçe, goblinler zayıf gözüküyordu.

Lanet olsun…eyy siktir artık bir şey bilmiyorum!
Uwahhh!
İnsanlar dişlerini sıktı ama dikkatlice Hansoo'un arkasına yaklaştılar ve dövüşmeye başladılar.
Kiiiiek!
Goblinler panik halinde kendilerine doğru saldırıya geçen insanlara baktı ama sonra dövüşmeye kükreyerek devam ettiler.
Ve Kaos başladı.
ahhhhk!
Lanet olsun! yardım edin!
Bir bıçak tutuyorlardı
Dövüşmeleri gerektiklerini biliyorlardı.
Eğer dövüşürlerse güçleneceklerini biliyorlardı.
Rakip o kadar da güçlü değildi.
Ama yine de, onlar sadece sıradan insanlardı.
Ve Düşmanlar silaha bürünmüşler, zayıf gözükmelerine rağmen, büyük oranda öldürme isteği de duyuyorlardı.
Her taraftan bir sürü yaralanmalar oluyordu.

Ama bu durumda bile rünleri toplarken hansoo goblinleri öldürmeye devam etti ve yavaşça ileriye yürüdü.
Dürüst olursak, bir sürü yara alırken aceleyle ilerlemeye gerek yoktu.
Bir elmayı soyuyormuş gibi insanların arasına saklanabilir, yavaşça dövüşerek rahatça daha çok öldürebilirdi.
Ama yaralar almasına rağmen acele etmesinin bir sebebi vardı.

Aylaklık etmeye zaman yok.
Bu yer de dâhil olmak üzere sayısız miktarda insan vardı.
Muhtemelen 10000 tane var.
Buradaki 100 insan herkes değildi.
Sadece Kore içinden muhtemelen birkaç yüz kişi vardı.
Eğer dünyayı da hesaba katarsak daha da çok vardı.
Ama herkes yeni ve birinci senesindeydi.
Buraya çaylaklara yardım etmek için gelmemişlerdi muhtemelen.
Bu bölge üç ay boyunca özel ders alanı olarak korunacaktı.
Eğer böyle şeyler var olmasaydı önceki yıllardan olanlar buraya gelirler ve herkesi öldürüp rünlerini alırlardı.
Sadece bir yıllık tecrübe ile bir kişi, 100’ünü çok rahat öldürebilirdi.
Bir bakış açısına göre bu perilerin iyiliği gibiydi ama Hansoo’nun düşünceleri farklıydı.
Nasıl söylenir? Zayıfların arasındaki kaotik dövüşten eğlenmek için yaratıldı.
Böyle yapılmasının sebebi, eğer güçlü bir kişi gelip herkesi öldürseydi sıkıcı olurdu gibi gözüküyor.
Sebep her ne olursa olsun, bu bir şanstı.
Üç ay içinde, buralarda iki ya da üç yıl olan insanlarla çarpışmaları gerekecekti.
Bu da akıllarında iken çabucak güçlü olmaları gerekiyor.

Hansoo’nun önlerde uçup durmasından dolayı dövüş kısmen çabuk bitti.
Dövüş bitince gerilimde azaldı, insanlar yorgunluğa karşı koyamadı ve yere düştü.
Yaklaşık 16 kişi öldü.
Geçmiştekinden çok daha iyi bir kayıp.
Eğer Hansoo burada olmasaydı en az 30 kişi öldürdü.
100 kişi 200 e karşı dövüşürken hansoonun öldürdüğü sayı en az 70 ti.
Ve etraftaki insanlar ona yorgun bir şekilde baktı.
İnsanlar Hansoo’nun podao ve bıçağıyla çılgın bir şekilde her yöne darbe attığını düşündükçe yavaşça ondan uzağa hareket ettiler ve peri açığa çıktı.
Vay. Buradaki puan oldukça iyi. Evet, bundan sonra artık nasıl hayatta kalacağınızı biliyor olmalısınız.
Lanet olası sinek böceği.
İnsanlar dışarıdan küfür edemedi o yüzden içinlerinden etti.
Lanet duvarı Kimin koyduğunu farketmek oldukça kolaydı.
Şimdi duvardan kurtulacağım. Bundan sonra Aynen böyle yapın. Dövüşün.

Peri kaybolunca insanlar mırıldandı.
Hansoo kafasını salladı ve statlarını kontrol etti.

[Kang Hansoo]
Güç: 14.3
Çeviklik: 10.9
Enerji: 10.1
Kavrayış: 11.2

Fena değil
Hansoo kafasıyla onayladı.
Beklediği gibi çeviklik rünleri kolay çıkmıyordu.
Ve belki de özel ders olduğundan dolayı skiller çıkmadı.
Ama geçmişte üç tane goblin öldürdüğüne karşılık şimdiki hiç de fena değildi.
Ayrıca kavrayış rünleri aldı ki bunlar bütün kavrayışını arttırıyordu, başlangıç oldukça iyiydi.
Böyle bir şey bile aldım.
Hansoo elindeki Keskin uçlu kılıca bakarak güldü.
<Konsey'in kabulünden kazanılan Podao>
Başlangıçta alabileceğin eşyalar içinde bu Keskin Podao oldukça iyi idi.
O kadar da harika bir silah değildi ama bir iki tane vuruşla kırılanlardan çok daha iyiydi.
İç cebinde bıçak, göğsünde podao ile bütün vücudunda birçok yara vardı.
Çabuk bitirmek için acele ettiğinden dolayı.
Temel hazırlıklarını bitiren hansoo şu an yapması gereken şeyleri düşündü.
İlk önce... Onlarla karşılaşamayacağım.
O daha ilk yıl maceracısıydı.
Diğer taraftan, Keldian, Kangtae ve Ere 19 ve 20 yıllık Maceracılardı.
Onlar 20 yıl daha önceden başladığından, muhtemelen onun önünde hızla ilerliyorlardı.
O yüzden Hansoo sıradaki şeyi düşündü.
Evet, onlara Abyss hakkında bir şey söyleme fikri reddedildi.
Boyutsal Abyss korozyonu, korozyona uğrayan boyutun Abyss hakkında ne kadar güç, bilgi ve skill bilindiği miktar ile hızlanıyordu.
Tıpkı mürekkebin suda dağılması gibi.
Eğer Abyss hakkındaki bilgi yayılırsa Abyss’in istilası daha erken başlayacak.

İlk önce kendimi güçlendirmek en büyük öncelik.
Suyun akışını değiştirmek için buradaydı.
Ama güç, suyun akışını değiştirmek için başlangıç ve en önemli şeydi.
Ve bununla birlikte Hansoo arkadaşları hakkında düşündü.
Eres, Kangtae ve Keldian.
Hepsinin onunla birlikte dönmesi planlanmıştı.
İçgüdüleriyle çabalayarak güçlenen onun aksine, her bir hareketleri bir rehber kitabına yakındı.

Nasıl yaptıklarını nasıl söylemişlerdi?
Ona geçmişte söylemişlerdi.
Başlangıçtan nasıl güçlendiklerini.

Eres ona söyledi.
<Ben insanlar topladım ve hızlıca bir Klan kurdum o kadar da zor değildi Ben bir doktor olduğumdan.>
Reddedildi.’
Kişiliğine uymuyordu ve bunu yapabilmek için en azından Eres ile aynı levelde olmalıydı.

Sıradaki Keldian.
<O gün kafesin içindeki insanla beraber, gerçekten büyük bir kaos idi. İlk günden kısa bir süre sonra dövüştük ve birbirlerimizi öldürdük ve hepsi öldü. Tek hayatta kalan bendim.>
Ve Keldian çabucak hareket ettikçe bütün rünleri yedi.
Bana göre, Keldian onları biraz kışkırtmış olabilir.
Ama Hansoo kafasını salladı.
Eresin ve onun sözleri vardı, insanlığı Kurtarmak için geri gelmişti, böyle şeyler yapmasına imkan yoktu.
Ve eğer böyle bir şey olursa, uzun zaman içinde durumu iyiden çok kötü etkileyecekti.
Eğer birini öldürürsen bir rün açığa çıkacaktı, ama bu rünleri alan kişinin ölen kişi kadar güçlü olacağı anlamına gelmiyordu birleşimiyle.
Rünler büyük miktarlar halinde düşmediğinden dolayı.
Gerçekte,  önceden perinin öldürdüğü adamın güç ve enerji rünleri ile 20 den fazlası vardı, ama düşen tek şey bir tanecik güç rünü idi.
Eğer toplumun gözünden bakarsan, ortak yaşam cevaptı.
Bu yüzden Eres, herkeste dâhil en sonuna kadar lider olarak kalabilmişti.
Tüm bunların ötesinde eğer planlarını düşünürse, bir kişiyi rünleri için öldürmek, yasak.
Eğer onlar öldürmeye kalkarsa durum başka olurdu gerçi.

Kangtae Nasıl yaptığını söylemişti?
<Benim için, onları öldürdüğünde orada ve burada rünler düşmeye başlamıştı.  Birde kendini iyileştirme rünü bile düşmüştü.>
…bu da yardımcı olmuyor.
Onun şansı aşırı iyiydi.
Çeviklik başlangıçta en kullanışlı statlardan biriydi.
Reaksiyon hızının artışı diğerlerine baskınlık kurmaya izin veriyordu.
Birinin ne kadar şanslı olabileceğine dair bir limit olmalıydı, bir özel ders goblini öldürmek ve iyileştirme rünü almak.

Üçlü'nün metodu ona uymuyordu.
Onların standartlarını aşacak ve dominant olarak ilerleyecek bir yola ihtiyacı vardı.
Ve hansoo bunu biliyordu.
Böyle bir şey vardı.
Uzun zaman önce, son ekipteki bir yoldaşı ona söylemişti. 10,000 kişinin 3 ay boyunca kapana kısıldığı özel ders alanında.
Burada, gizli bir zindan vardı.

Bir çaylak için, zorluk söz konusu bile değildi. Yani oraya varmak imkânsızdı. Ama sadece o noktaya varmak bile kişiye diğerlerine karşın muazzam güzel bir başlangıç sağlayacaktı.
Uzun çabalarla yarı yoldan, yola çıkan hansoo, son ekipten biri olacak noktaya kadar güçlenmişti.
Son ekipten biri olmak demek insanlığın en güçlü 100 kişi arasında olmak demekti.
Ve bunun için, özel ders alanı için, orası en önemli yerlerden biriydi.
Bu dünya, insanlığın hayatta kalması için uygun değildi ama bir şey kesindi.
Daha zor olan bir şey, imkânsıza yakın olan bir şey, tamamlandığı zaman daha büyük ödül verilecek.
İlk önce onu elde etmeliyim.
Hansoo ilk hedefini belirledi.

← Önceki Bölüm  Ι Tanıtım Ι Sonraki Bölüm →

Yorum Yap "Rİ - 2"