Dünyanın Oluşumu Günceli

Rİ - 1

Ekim 02, 2016

← Önceki Bölüm  Ι Tanıtım Ι Sonraki Bölüm →


                                                        Bölüm 1 Özel Ders (1)

Işık tarafından hansoo'nun donan beş duyusu çabucak iyileşmeye başladı.
Başarılı oldu, ama kafamın bu kadar acıması mı gerekiyordu…
Içgüdüsel olarak biliyordu.
Geçmişe döndüğünü.
Baş ağrısını görmezden geldi ve etrafını kolaçan etti.
Hangi zamana geri geldim?
Geçmişin hangi zamanına geldiğini direk kontrol etmesi gerekiyordu.
Çünkü Eğer çok geçe geldiyse geçmişe dönmek boş yere idi.

Kaotik bir durum Hansoo'nın beş duyusuna doğru yansımaya başladı.
Bu da ne?” “Burası da neresi?
Lanet olsun! Bu nedir? gizli bir kamera mı?
100 ya da daha fazla insan etrafta bağırıyordu.

Etraftaki çevre Gangnam Tren istasyonuna benziyordu ama daha farklıydı.
Hyundae binası hala yüksekçe duruyordu ama bütün camları çatlamıştı ve etrafta garip dallar ve ağaçlar  büyümüşdü her  yerdee.
Sanki devasa bir nükleer saldırıdan sonraki 10 sene gibi bir manzaraydı.
Insanların paniğe düşmesi şaşırtıcı değildi.
Bazı insanlar öyle bir noktaya gelmişti ki birbirleriyle kavga etmeye ve yumruk atmaya başlamışlardı.
Oldukça karışık bir durumdu.
Hansoo ne zamana geri geldiğini biliyordu.
Öbür boyuta gelmemizin ilk anı.
Onun doğduğu yıl biraz tuhaftı.
İnsanların dünyanın her tarafından kaçırıldığı bir yıldı.
En başta tek seferde 100dü, daha sonra sayı giderek arttı.
Ve 20 yaşına döndüğünde, Kendisi de gerçek dünyada kayıplara karışmıştı.
Ancak o zaman hansoo kayıp insanları nereye gittiğini biliyordu.

<Diğer dünya>
Abyss diğer boyutları yuttukça yaratılmış olan ortayol bir alan.
Etrafı ve binalar gerçek gibiydi ama içerikler değildi.
Bu yerde bir sürü canavar vardı etrafta dolanan Abyss’in nüfuzundan dolayı. ve burada, onlar buraya gelmeden çok daha önce de güçleri olan insanlar vardı.

5 yıl sonra gerçek boyuttaki bütün insanlar diğer dünyaya aktarılmış olacaktı ve diğer dünya ile Abyss arasındaki yol açılınca onlar ve Abyssteki diğer canlılar arasında büyük savaş başlayacaktı.
Temel olarak, 25 yıl öncesi özel ders alanıydı.
Abyss’e girmeden önce insanların geçmesi gereken bir yer gibi bir şeydi.
Belli bir açıdan yarar gibi gözüküyordu, ama Hansoo’ya göre o kadar yumuşak kalpli gözükmüyordu.
Sanki onlara zaman verilmesinin sebebi çabucak ölürlerse sıkıcı  olacağındandı.

Her neyse en başa dönmem iyi oldu.
Abyss’in açılmasından önce 5 yıl kazandığından dolayı.
Eğer açıldığı an olsaydı hiçbir şey yapamayacağından problemli olacaktı ama şimdi bu çok iyiydi.
Hansoo durumunu anladıktan sonra vücudunu kontrol etti.
Periler gelmeden hareket edemeyeceğinden ve özel ders alması gerektiğinden dolayı.
O zamana kadar güzel bir ısınma yapmak iyiydi.
Beklediğim gibi
Tabula rasa.
Vücudunu dolduran bütün bildiği eşyalar ve rünler, hepsi gitmişti.
Evet onların hepsini toplayabilirim. Her neyse, şimdi burada olmalı.

Hansoo kararını verdiğinde gökten bir şey indi.
Burada.
Hansoo açığa çıkan varlığa baktı.
Bir avuç büyüklüğündeki Peri çevresindeki insanlara baktı ve tatlı bir sesle konuştu.
Herkese merhaba. Ben burada çabuk bir ilerleme kaydetmeniz için gelen bir yardımcıyım.
Tsk.
Şeytani cücenin ‘çabuk ilerleme’ ile ne kastettiğini çok iyi bilen hansoo, dilini ısırdı.
Anlıyorum Daha şimdiden bizim dövüşmemizi görmek istiyor.
Peri açığa çıkınca ve tuhaf bir aura yayılınca, kontrol edilemez gibi görülen durum yavaşça sakinleşti.
Peri böyle bir durumda bile oldukça göze çarpan bir varlıktı.
Etraf sessizleşirken gülümseyen peri etrafa baktı ve Ağzını açtı.
İlk önce diğer dünyaya girişinize hoşgeldiniz diyorum. Şimdi hepinize harika bir şans bahşedilecek.
Bekle! Bekle! Ne demek istiyorsun? Ne diğer Dünyası?
Peri, sürekli sorular soran adama biraz baktı ve sonra onu görmezden geldi ve hikayesini devam etti.

Burada hepinize sonsuz özgürlük veriliyor. Burada ne yaparsanız yapın kimse sizi cezalandırmayacak, takip ettiğiniz bütün kurallar burada artık yok.”
“...”
“Ve hepsi bu da değil. Sadece buna fırsat diyemeyiz. Şimdi, artık geçmişte sahip olduğumuz sınırlı fiziksel gücünüz yok.”
“Ne...?”
Artık hepiniz, yaptığınıza bağlı olarak sonsuz miktarda güçlü olabilirsiniz, Tıpkı filmlerdeki bir kahraman gibi.
Peri kafası karışmış insanlara bakarken, Gülümsemesi yok olmadı ve ağzını tekrar açtı.
Size hızlı bir gösteri yapacağım. İlerlemeyi hızlandırmaya Geldiğimden.
Peri en başta konuşan adama parmağını uzattı.
Ve onun narin ve kırılgan parmağından, bir ışık lazeri çıkıp adamın kalbini deldi.
Puuuk
Ku… Kuuuk!
Çok konuşan insanları sevmiyorum.

O an herkes fark etti.
Yeni ortamın onlar için iyi birşey olmadığını.

uuuph… uphuhp.
Çok iyi devam edelim mi?
Daha sonra Peri adamın cesedine doğru uçtu.
Sonra garip bir şey oldu.
Adamın vücudunun üstünde yarı saydam ve parlayan bir el büyüklüğünde Sembol ortaya çıktı.
Peri sembolü yakaladı ve konuştu.
Bu bir rün. Her yaşayan canlı veya başka bir şey, Eğer öldürürseniz bu şekilde ortaya çıkacak. Gerçi ne çıkacağı rastgeledir.
Böyle korkunç bir şeyi sanki hiçbirşeymiş gibi söyleyen Peri konuşmasına devam ederek etrafa baktı.
Bakalım… bu, kişinin kas gücünü artırıyor. kim… bunu kime vermeliyim?

Herkes tereddüt etti.
Çünkü eğer harekete geçerlerse aynı duruma düşebilirdiler.
O anda Hansoo elini kaldırdı.
Perileri ne kadar sevdiği ikinci meseleydi.
Başlangıçta bir rün bile muazzam miktarda yardım sağlıyordu.
Ve ayrıca hiçbir riski de yoktu.
Elini kaldırmamak için bir sebep yoktu.
Peri, Hansooya baktı ve memnun bir bakış attı.
Bu kararlı hareketin çok iyi. Bunu elinin üstüne koy.
Ve ondan sonra rün vücudunun içine absorbe oldu.
Dışarıdan bakıldığında çok bir fark yoktu.
Ama Peri, Hansoo’ya gülerek baktı.
İnanılmaz değil mi rünler yasaları kırıyor. Kasların sadece 117.2 kilo kaldırabiliyordu ama şimdi 122.7’ye yükseldi.
...
Hansoo, Peri ye düz bir suratla baktı, sanki tuhafına kaçmış gibi etrafında döndü ve konuşmaya devam etti.
Reaksiyonu oldukça ağırbaşlı. Her neyse, birinin arttırabileceği bir sürü yetenek var. Ve bunu takip eden rünler ve bunların arasında özel güçler var ki bunlar oynadığınız bilim ile açıklayamayacağınız. Bakalım, size bir daha göstermek güzel olurdu.
Sonra Peri etrafa baktı.
Herkes avcı'nın avını arama ifadesinden çok korktu ve çömelip kıvrandılar.
O ifade oldukça doğruydu.
Rün testi için başka birini öldürmek istiyordu.
Peri etrafa bakarken omuz silkti.
Hadi duralım. 100 sayısını sevdiğimden. Her neyse, bunu aklınızda tutun. Herhangi bir şeyi yükselten rünler için kötü hiçbirşey yok. Eğer bundan sonra güçlü olmak istiyorsanız bir sürü rün toplamalısınız. Ne kadar mekik çekerseniz çekin, kaslarınız güçlenmeyecek.

Bu sözlere karşılık herkese etrafa baktı ve yavaşça Geri çekildi.
Eğer öldürülürseler bir rün ortaya çıkacak Ve onu biri alırsa güçlenecekti.
Çünkü en kötü durumda ne olacağını hayal edebiliyorlardı.
Peri, tuhaf atmosfere karşı memnun olmuş bir şekilde gülümsedi ve Ağzını açtı.
Eğer sağ kulağınıza dokunursanız hangi rüne sahip olduğunuzu görebilirsiniz.
Insanlar numaraları seviyor gibi bu yüzden 15 yıl önce bunu kararlılıkla uyguladık. Sadece, averaj bir insanın 10 olduğunu bilmeniz gerekiyor.
Bu sözlere karşılık herkes kulağına dokunmaya başladı.

<Kang hansoo>
Güç 11
Enerji 9
Güç bir artmış.
Dandik ve basit bir yapılandırma.
Ama en başta herkes böyleydi.
Eğer insanın şimdiden manası olsaydı tuhaf olurdu.
Birisi avladıkça ve rün topladıkça manaları, büyüleri, fiziksel defansları ve büyü dirençleri eklenecek.
Avlananların insan ya da canavar olmaları önemli değil.
Hmm, muhtemelen 17 civarında olmalı.
Hansoo uzaktaki kaslı adamı görünce mırıldandı.
İyi antremanla yapılmış bir vücut.
O anda, onun seviyesi diğer insanlardan yüksekte.
11 ve 17 arasında sadece 1.5 kat fark var ama bu o kadarda basit değildi.
Yine de başlangıçta diğerlerinin üstünde olacaktı.
Bir kadın için 3 ya da 4 olması oldukça fazlaydı.
Peri, kalabalığa bakarken güldü ve konuştu.
“Başlangıç çizgisi haksız olabilir...  Ama Eskiden Yaşadığımız yerde öyleydi, değil mi? Pekâlâ, size bir Bonus vereceğim bu yüzden Üzülmeyin.
Peri konuşurken poposuna dokundu.
Ve sonra insanlar hiç düşünmeden popolarına dokundular.
Orada bir şey vardı.
Arka ceplerinden çıkanları gördüler ve yüzleri beyaza döndü.
Keskin bir bıçak, daha önce yokken, ceplerinden çıkıverdi.
Normalde bu çok Güven verici olurdu ama eşyalar için yalvarmak ve diğerlerinin de aynı bıçağa sahip olması hiç de hoş değildi.

Peri bakarken güldü.
Bir şey yapabilmek için en azından buna ihtiyacımız olacak. Geçmişi unutun ve Size verilen bu şansı alın. Sizin için hazırladığım özel ders birazdan başlayacak. Bu yüzden iyi şanslar.
Peri birden ortaya çıkan bir boşluğun içinde yok oldu.
Peri yok olunca insanlar mırıldanmaya başladı.
…Özel bir ders?

Herkes bu sözlere karşın gergin iken bir yerden bir ses duyuldu.
Herkes alanında iken sesin kaynağına baktılar.
kyaak!
Deforme olmuş görünüşleriyle küçük yeşil canavarlar.
…Goblin?
Bu özel bir dersti.
Basitti, ama birini öldüren o şey, o kadar da basitde değildi.
Ve onlardan 200 den fazla vardı.
Onların 100 kişi olmasına rağmen goblinler sadece yarı boyları kadardı. Sakin bir kafa ile dik durmak anormal olurdu.

Ama görünüşe göre goblinler de aynı düşünce içindelerdi ki onlarda onlara karşı Sertçe bakıyorlar ve yaklaşmıyorlardı.
Böyle gergin bir durumda birisi sessizce arkadan konuştu.
Onların kızdırmayın ve yavaşça geriye doğru gidin.
Herkes bu seslere karşı kafalarını salladı.
Hepsi Sessizlik içinde hemfikirdi.
Haberlerde görmüşlerdi.
Her ne yapabileceksen, Eğer rakibinin elinde Keskin bir cisim varsa her zaman kaç.
Onların da bıçakları vardı ama kim onlarla Kılıç kılıca dövüşmek isterdi.
Ama Hansoo başını salladı.
O şeyler gerçekten kötü kalpli, nasıl olurda o cüce periler bunlardan bir kaç tane atar ve buna özel ders derlerdi?

…Huh?
Geriye doğru yavaşça yürürlerken birisi durduğu ve inledi.
Ve sonra başka biri kızdı ve konuştu.
Ne yapıyorsun? yürümeye devam et. buradan gitmeliyiz.
Adam bu sözlere karşılık cevap verdi.
Hayır… bu tuhaf. burada bir şey var. havada duran.”
“Ne?
İsanlar bu sözlere karşılık acele ile yürümeye başladılar.
Ve sonra telaş içinde bağırdılar.
Lanet olsun! bu da ne? bloke edilmiş!”
“Burası da öyle!
İnsanlar bağırmaya devam ederken duvara vurmaya başladılar.
Ve hepsi gözlerini çattı.
Duvar onları yavaşça ileriye itiyordu.

Kiiiiiiiik!
Uzaktan Ağlama sesleri duyunca hepsi oraya baktı.
Orada da goblinler onlara doğru itiliyordu.
Bir şeyi sürekli onları iterken, kızmaya başladılar ve boşluğa doğru silahlarıyla vurdular ama hiçbir şey olmadı.
Kaaaaaak!
Lanet olsun…
Goblinlerin onlara baktıklarını görünce bıçaklarına daha sert tutundular.
Bu noktada artık ne olursa olsun dövüşmek zorundaydılar.

O anda birisi diğer tarafa düştü.
Huh?  Ne? Oraya nasıl gittin?
Uh...  Bilmiyorum Sadece bu yoldan yürüdüm?
Birisi şeffaf duvardan geçti.
Ve adamın geçtiği yerdeki havada bir numara belirdi.
<49>
…49
İnsanlar mırıldana dururken birisi çabucak oraya doğru koştu.
Ve numara değişti.
<48>
O an herkes fark etti.
Elli insan terk edebilirdi.
Ve geri kalan 50, o şeylerle savaşmak zorundaydı.
Ve daha sonra herkes ufak boşluğa doğru koşmaya başladı.
Lanet olsun yürü!”
“Ben çıkacağım!”
“kyaaa!

Hansoo bu manzara karşısına kafasını salladı.
Eğer yüz kişi ciddi bir şekilde dövüşürseler kazanabilirlerdi.
Muhtemelen öleceklerdi, ama en az 20 kişi yaşardı.
Ama bu olursa, hikaye değişirdi.
Gerçekte, goblinler insanların birbiriyle dövüştüğünü görünce,  gözleri parladı ve onlara doğru acımasızca koşmaya başladılar.
İlk Buraya geldiğinde, 40 kişi goblinler tarafından öldürülmüştü.
İlk önce durumu düzelt daha sonra diğer aşamaya geç.
Yapılacak çok şey vardı.
Kararını verirken bütün vücudu kıvranmaya başladı, tüm kasları gerildi.

← Önceki Bölüm  Ι Tanıtım Ι Sonraki Bölüm →

Yorum Yap "Rİ - 1"