Otto Von Bismark Günceli

Pmg 8: Cehennem Kurdu

Ekim 03, 2016




Çevirmen : IHATEPANDA,Overlord
Çeviri Kontrol : kel kurbağa

Bölüm 8 – Cehennem Kurdu
Lin Feng in sözleri Jing Yun ve diğer ikisini şaşkına çevirdi, şaşkınlık içerisinde Lin Feng e baktılar ve hemen sonra Lin Feng in tereddüt etmeden ileriye doğru gittiğini gördüler.

Jing Yun endişeli bir şekilde Lin Feng e seslenerek ona “Yeteneklerini göstermek için doğru bir zaman değil.” dedi. Onlar daha önce Lin Feng i savaşırken hiç görmemişlerdi, hepsi onu sadece bir çöp parçası olduğunu biliyorlardı. Ama bilmedikleri şey ise Lin Feng in bu zamana kadar çok zorlu eğitimler yapmış olmasıydı. Onun seviyesi onlar ile aynıydı ama o gücünün sekizinci seviye gaddar maymunla eşleşip eşleşmediğini görmek istedi ama bu nasıl mümkün olabilirdi?

Ama çok geç olmuştu kimsenin onu durdurmaya fırsatı olmadan o çoktan ileri atılmıştı. İlerideki vahşi maymuna bu şekilde saldırmak pervasızlık ve küstahlıktı. Öfkeli adımlarla ilerleyen gaddar maymun kalın ve kaslı bacakları ile zeminde titreşimler oluşturuyordu ve devasa gövdesiyle hızla Lin Feng e doğru ilerliyordu. Gaddar maymun vahşi gözleri ile kenetlenmiş bir şekilde hızını artırarak ilerliyordu, Dağ gibi görüntüsü, kalın kürkü ve kaslı vücudu ile depremler yaratarak saldırmak için Lin Feng e doğru ilerledi.

Öyle görünüyor ki Lin Feng in sekizinci seviye şeytani canavarın gücünü bilmiyor gibiydi Jing Yun un kalbi korkudan hızla atmaya başlamıştı.Jing Yun o kadar çok korkmuştu ki zar zor nefes alabiliyordu bu sırada gaddar maymun hızlıca Lin Feng e doğru koşturuyordu.

Jing Yun, Lin Feng in maymunun kalın kaslı bacakları altında ezileceğini düşündü. Çok korkmuştu ve gözlerini kapattı, bu korkunç sahneyi izlemek mümkün değildi.

“BOOM!” Devasa bir şok dalgası havayı titretti. Jing Yun kapalı gözlerine rağmen açıkça tüm sarsıntı ve titreşimleri hissetmişti. Daha sonra gaddar maymundan öfke dolu şiddetli bir kükreme duydu.

Gözlerini açtığında  gaddar maymunun üç metre geride sırt üstü durduğunu gördü. Lin Feng sessizce onun yanına döndü, mucizevi bir şekilde hiç yara almamıştı ve hiçbir sorun yoktu.

“Bu nasıl mümkün olabilir?” Jing Yun gözlerine inanamadı, Lin Feng gaddar maymunla çarpışması sırasında en ufak bir zarar bile görmemişti. Gözleri fal taşı gibi açıldı, ardından şaşkınlıklarını görmek için Qing Yi ve Han Man a baktı. Onlar kendi gözleriyle Lin Feng in gaddar maymunu kolayca yendigini görmüşlerdi, bu sahne onlarda büyük bir şok etkisi bıraktı.          
Ancak bu sekiz seviye bir canavardı, 8000 jin temel gücün olmadan onu yenmek imkansızdı.

Onların arkasında, Jing Feng de şaşırdı, konuşmamak için kendini durdurdu. Bir çöp parçası gaddar maymunu yenmişti? Akıl almaz bir durumdu.

Lin Feng fısıldadı “Seviye sekiz gaddar maymunun yüksek kaliteli derisi ve bolca eti olmalı.” dedi. O bugün yedinci seviye Qi katmanına ulaşmıştı ve uygulaması zor bir pratiği sağlam bir altyapı ile elde etmişti. Bunlara ek olarak Dokuz Ağır Dalga tekniğinde ustalaşmıştı ve bu ona 8500 jin temel güc kullanmasına izin veriyordu. Ayrıca Dokuz Ağır Dalga tekniğinin özünü kavramış ve dalgalarını birleştirerek orijinal in den daha güçlü şok dalgaları ve patlamalar elde etmişti. Bu nedenle dalgalar gaddar maymuna vururken tam olarak 9000 jin e yakın  patlayıcı bir güç e ulaşmış olmalıydı. Tam o anda tüyler ürpertici bir kükreme ile gaddar maymun tekrar ayağa kalktı
Lin Feng ileri fırladı ve kükreyen gaddar maymunun yanına geldi. O tekrardan Dokuz Ağır Dalgaları kullandı ve kolunu itmesiyle birlikte patlama sesleri etrafa yayıldı. Gaddar maymunun devasa vücuduyla bu saldırıdan zamanında sıyrılması imkansızdı.

Lin Feng “Yeteneklerimi üzerinde test etmeme izin ver.” diyerek sakince gaddar maymuna doğru yürüdü. Aniden sol yumruğunu ileri iterek dalgaları birleştirdi ve yüksek sesli patlama sesleri duyuldu.

“CRACK!”(Sanırım çatlama sesi)
Şiddetli kırılma sesleri sanki ince bir dalmış gibi çabucak art arda takip etti.

Jing Yun ve diğerleri bu sahne karşısında şaşırdılar. O anda Lin Feng vahşi hayvanlardan bile daha vahşi gözükmüştü. Durmak sızın Dokuz Ağır Dalgalar tekniğini kullandı ve gaddar maymunun vücudunda delikler gözükmeye başladı, havada oluşan titreşimler birkaç yüz kilometreyi kaplıyordu. Delicesine katman üzerine katman bırakan dalgalar gücünün tam olarak nasıl olduğunu herkese kanıtlıyordu.

Qing Yi kesinlikle Lin Feng in çöp olmadığını düşünmeye başladı ve ardından övercesine şu şekilde konuştu “Gerçekten Dokuz Ağır Dalgalar tekniğini tam olarak kavramak ve onu bu şekilde kullanmak. Onun gücü farklı bir seviyede. Bir çok kişi bu tekniğin bu seviyesine sahip olamaya çalışıp başaramamışken o bu noktaya getirdi.” dedi.

.Jing Yun düşüncelere dalmış şekilde konuştu “Yüksek seviyelerdeki Dokuz Ağır Dalgaları kavramak zor diye duymuştum ama hala havada dalgalar durmadan ilerliyor Lin Feng in doğal yeteneği inanılmaz.” Dedi.

Ardından Han Man yüzünü tırmalamamak için kendini zor tuttu ve kasvetli yüzü ile birlikte“Canavarca.” Dedi.

“Bzzzzz” sesi ile birlikte duygu seli durdu ve bölge tekrar sakinleşti. Ardından Lin Feng döndü ve arkasındaki üç diğerine baktı: “siz değerli eşyaları toplayın ben çok yoruldum “
(ÇN: Ses hakkında hiçbir fikrim yok😀 )

“Oh.“ dedi Han Man gaddar maymunun dayak yemiş bir ceset olduğunun farkına vardı ve değerli malzemelerin heyecanı ile birlikte dudağı titremeye başladı. Fakat değerli malzemeleri almak için büyük bir güce ihtiyaç vardı çünkü ölmüş olmasına rağmen derisi çok kalındı. Ardından Lin Feng gaddar maymunu doğradı.

Han Man öğeleri çantaya koydu ve neşeyle “Haha Lin Feng inanılmaz yeteneklisin ama umalım da seviye dokuz vahşi canavarlara denk gelmeyelim yoksa onları durdurmak kolay olmaz.” Dedi ve çantayı sırtına aldı.

Lin Feng güldü ve “ilerlemeye devam edelim belki biraz daha seviye sekiz canavara denk geliriz.”Dedi

“Bu sadece sansli bir vurustu. Canavar karsılık bile vermedi!” alayci bir tonla arkalarindan seslendi. Sonra Jing feng ilerledi ve önde yürümeye başladı.

“Jing Feng, sen…” Jing Yun ve diğer iki kişi kızgın görünüyorlardı. Bu adamın çok kindar bir ağzı vardı. Olayı bu şekilde çarpıtmak.

Takım yürümeye devam etti. Jing Feng önde yürüyordu ve üstün yeteneklerini göstermek için vahşi canavarlar ın görünmesini bekliyordu ama bir canavarın görünmesini gec, herhangi bir yönde hiçbir yaşam belirtisi yoktu. Jing Feng öfkelenmişti.

Lin Feng “bir seyler yanlış görünüyor.” dedi. Ormanın bu kısmı, diğer bölümlerine göre, aşırı sakin ve sessizdi.

“Bir şeyler gerçekten yanlış.” Önden hızlıca giden qing ve diğer ikisi biraz yavaşlayınca onları takip eden jing feng onlara yaklaşmaya başlamıştı.

Herkes Jing Feng izlerken, aniden bir cehennem Kurdu önlerinde belirdi. Kurdun iğrenç çarpık bir yüzü vardı.

Cehennem Kurdunun yüzünü gormek o kadar dayanılmazdı ki Yun Jing iki eliyle ağzını kapadı. Saf korkudan titremeye başladı.

Qing Yi titreyen bir sesle”Dokuz seviye cehennem kurdu, sıradan yaratıklar içinde bugüne kadarki en zalimlerinden biri, avını hemen öldürmeden yavaş yavaş yemeyi ve acı çekmesini seven bir canavar!”  Sadece siyah rüzgar dağı için en çok korkulan canavar haline gelmişti cehennem kurdu, şu an içinde bulundukları dönemde kurt en acımasız halinde oluyor ve ondan kaçmak neredeyse imkansız hale geliyordu.

Jing Feng diğerlerinin geriye doğru kaçması sırasında Lin Feng e seslendi “Çöp parçası onu beraber öldürücez dikkatini dağıtmak için Dokuz Ağır dalgaları kullan.” dedi

“Çöp parçası?” Sadece bu şekilde onun dikkatini dağıtıp kaçabiliriz.

Lin Feng sırıtarak konuştu “Beni ölüme göndermeye mi çalışıyorsun, sana güvenebilicegimi mi sandın?”

Jing Feng öfke ile geriye doğru kaçmaya devam ederken, “Başka çaren yok yoksa herkes ölecek.”dedi        

Lin Feng sırıtarak  “Ben bu şekilde düşünmüyorum tek bir parmağını bile oynatmadan yaşamayı istiyorsun, üzgünüm ama ücretsiz çöp beslemeye gönüllü değilim.” Dedi ve Jing Feng e sözlerini iade etti.

Konuşurken Lin Feng diğerlerine baktı ve onların güvenli mesafeye gidip gitmediğini kontrol etti.

Jing Yun ve diğer ikisi bir saniye bile düşünmeden geri çekilmişti. Cehennem kurdunun yüzüne bakmak bile direk bir ölüme sebep olabilirdi. Ayrıca Jing Feng in son davranışı ile birlikte acı ve büyük bir hayal kırıklığı vardı kimse ilerleyip ona yardım etmek istemiyordu.
Jing Feng onlara kızğınlıkla bakarken “ tamam.” dedi ve ardırdan keskin bir hava aniden Jing Feng in vücudunun  arkasından ortaya çıktı, bu keskin ve parlak muhteşem bir kılıçtı.

“Kılıç Ruhu.”  

Lin Feng hayretler içerisindeydi. Bu adamın neden bu kadar kibirli olduğunu merak ediyordu. Bunun sebebi kılıç ruhu olmalıydı çünkü varolan ruhlar arasında kılıç ruhu en güçlü ruhlardan biri olmuştu. Kılıç ruhuna sahip olan kişi güçlü kılıç saldırıları gerçekleştirebilir ve tek bir vuruşta bir insanı öldürebilirdi.

Çünkü kılıç ruhu oldukça güçlüydü, bir çok geliştirici bu ruh a sahip olamamıştı ve zorlu kılıç tekniklerini kullanamadılar. Bu ruha sahip olmak kılıç kullanmada hızlı ve yetenekli olmanı sağlıyordu örneğin Qin Yi ruzgar ruhuna sahipti ve son derece hızlıydı.

Uzun kılıç herkesi kör edecek bir ışıltı ile parladı.

Cehennem kurdu kükredi ve diğerlerine doğru saldırdı. Pençelerinden küçük ışıklar yayılıyordu.

Kılıç sanki bir gökkuşağı gibi görünüyordu ve kükreyerek gelen cehennem kurdununun pençeleri ile çarpıştı.

Lin Feng içinden düşünerek “Pençeleri çok keskin!” dedi. Cehennem kurdu beklendiği gibi sıradan bir canavar değildi. Cehennem kurdunun keskin pençeleri ve kılıç bir kez daha çarpıştı. Kurt gücünü arttırdı ve Jing Feng i on metre geriye doğru ittirdi. Bu güçlü saldırının ardından yerde büyük bir krater ortaya çıktı.
Cehennem kurdunun pençeleri yere değdiği anda bir yıldırım gibi tekrar zıpladı Jing Feng in rahatlamaya izni yoktu.

Jing Feng kılıcını hareket ettirdi, ne rüzgar, ne yağmur hiç bir şeyin geçmesine müsaade etmiyordu. Sonra geri çekilde ve cehennem kurdunun gözlerinden kaybolduğunu gördü.

“Yukarıda!”
Jing Feng dehşete düştü ve tereddütlü bir şekilde kılıcını havaya fırlattı, ve geriye doğru zıpladı.

Jing Feng cehennem kurduna karşı kazanamıyacağını anladı ve kılıcını fırlatıp kaçtı. Bunu gören Jing Yun ona lanetler ve küfürler yağdırmaya başladı.

“Ben ölürsem sizde ölürsünüz.” Dedi Jing Feng kaçarken.
Lin Fen “Siktir git!” dedi ve Dokuz Ağır Dalgaları kullanarak Jing Feng e doğru yumruğunu salladı.

Dalgalar Jing Feng e isabet etti ve onu geriye doğru itti, ardından kan donduran bir çığlık duyuldu çığlığın sahibi Jing Fengdi. Cehennem kurdu pençesini Jing Fengin sırtına geçirmişti, kan, kurdun pençelerine ve zemine yayıldı.

Lin Feng buz gibi soğuk olan ifadesiyle “ölmek mi istiyorsun.” dedi. Eger diğerlerini terk edersen onlarda seni terk ederdi. Lin Feng saldırı olması istimalina karşı geriye doğru çekildi.

“Owww woooo!” cehennem kurdu uludu. Jing Fengin vahşi çığlıkları kurdun ulumunasının altında kayboldu, kurdun pençeleri hala Jing Fengin cesedinin üzerindeydi, bu surada Lin Feng soğuk gözlerle cehennem kurduna bakıyordu ve onu öldürmek için hiç aceleci değildi.

Korkutucu bir his ile Qing Yi “Ne yapmalıyım?” kurt ona giderek daha fazla zarar veriyor ama kurt avını yavaş yavaş öldürmeyi seviyordu. Lin Feng e baktı ve onun artık savaşamayacak durumda olduğunu anladı. Bu görüntüler onu daha fazla korkutmuştu.

Lin Feng Aniden “Cehennem kurdunun zayıflığı ne?“ diye sordu sessizce.

Qing Yi şaşırmış şekilde Lin Feng e baktı.

Ardından Qing Yi alnındaki teri silerek konuşmaya başladı “ Cehennem kurdu çok hızlı saldırılara sahip, saldırıları çok güçlü ve güçlü saldırılardan kendini koruyabilir ve kendini korumak için keskin pençelerini kullanıyor, onun zayıf  bölgesi boynu ama boynuna ulaşmak istiyorsan pençelerini geçmek zorundasın.” Dedi. Lin Feng in Ağır dalga saldırısı çok geniş bir alana yayılabilen güçlü bir saldırıydı, ama cehennem kurdunun boynuna hızlı bir saldırı yapmak için Ağır dalgalar hiç uygun değildi ve keskin pençelerden kurtulup saldırmak imkansız bir görevi gibi görünüyordu.

Sıkışıp kalmışlardı. Cehennem kurdundan kaçmaya çalışsalar görecekleri tek sey teker teker yakalanıp yavaşça acı çekerek ölmek olurdu. Lin Feng ileriye doğru bir adım attı ve bu herkesi şaşırttı. Bu hareketten sonra cehennem kurdu kulaklarını dikti, pençelerinden akan kan ile birlikte kesin ve soğuk gözlerler ile karşısındaki gruba bakıyordu…
(ÇN: İlk çevirim olduğu için bazı hatalar olabilir lütfen yorumlarınızı esirgemeyin.)
(YÇN: İlk cevirisi olupta bu kadar saglam ceviren ilk seni gördüm.)

Yorum Yap "Pmg 8: Cehennem Kurdu"