Kilimanjaro Günceli

Pmg 35: Son Sekiz(3)

Ekim 03, 2016



Bölüm 35- Son Sekiz(3)

Lin Hen Lin Qi tabakasında olduğu için Lin Wu u tehdit etmedi normal karşılanıyordu. Ama Lin Feng in bu yaptığı karşısında çok şaşırdılar.

Lin Feng de şimdi aynı şeyi yapıyordu ve Lin Wu yu tehdit ediyordu. Bir önceki utanç ve aşağılanma zaten Lin Wu yu aşırı öfkeli hale getirmişti. Lin Hen in gücü yüzünden aşağılanmasını anlaya bilirdi ama bu çöp parçasının yaptığı dayanılmazdı. Öfkesi sanki onun kalbini kızıl bir bıçakla bıçaklıyormuş gibi hissetti.

Lin Wu kana susamış öfkesini serbest bıraktı ve “Ölmek mi istiyorsun?” dedi.

O anda kaotik bir enerji Lin Hen inki kadar güçlü olmasa da Lin Wu nun üzerine çöktü. Lin Wu bir kez daha kalbinde korkuyu hissetti. Bir kez daha bütün vücudunu bir enerji kaplamıştı.

Lin Feng alçak bir sesle “Bir.” dedi. Lin Wu nun vücudunu ezen güç zamanla git gide daha da büyümeye başladı. Neredeyse atmosferi dolduracak bu enerji çok bunaltıcıydı. Tüm duyduğu öfke, utanç, kızgınlık aniden ortadan kayboldu. Geriye kalan tek duyguları korku ve kendini koruma içgüdüsüydü.

Ona bakınca dokuzuncu Qi katmanında olduğunu düşündü, bu çöp parçası onu bastırmak için enerjisini kullanıyordu. Yoksa oda Lin Qi katmanına mı ulaştı?

Lin Wu nun panikleyip nefes nefese kaldığını görünce herkesin kafası karıştı. Lin Feng yavaş ve sakin bir şekilde Lin Wu ya doğru yürüdü. Eğer kalabalık Lin Feng in yaydığı enerjiyi hissedebilseydi, onun elementler ile nasıl uyumlu olduğunu anlayabilirlerdi.

Lin Feng artık Lin klanının içindekiler içinde çok daha farklı gözüküyordu. Sanki Lin Feng dünyadaki elementler ile mükemmel bir denge içinde gibi görünüyordu.

Lin Feng bir adım daha attı ve “İki.” dedi. Bu sözler bağırmadan söylenmesine rağmen Lin Wu nun göğsüne çekiç gibi inmişti. Li Wu nun kalbi hızla atmaya başladı. Şu an sadece bu durumdan kaçmak için yollar düşünüyordu ama zar zor hareket edebiliyordu.

Bu baskı ilk halinden daha güçlü bir hale gelmişti. Lin Wu geriye doğru kaçmaya çalışırken ezilmiş gibi hissediyordu. Artık bu bir savaş gibi görünmüyordu bile. Çok saçma görünüyordu Lin Feng sadece iki adım atmıştı ama Lin Wu nun tüm güveni ortadan kayboldu.

Onu izleyenler kendi aralarında “Neler oluyor? Lin Wu kaçmaya mı çalışıyor?”
“Benim düşünceme göre Lin Feng sakladığı gücünü ortaya çıkardı, ona artık bir çöp parçası denilemez sanırım. Sanki kılıcını kınından çıkarıp onu aşağılayan herkesin gurunu kesiyor gibi.”

Lin Feng Lin Wu ya gülümseyerek “Son bir sayı kaldı.” dedi ve onunla alay etti. Lin Wu bir korkak değildi ama kendisinden daha güçlü bir baskıya maruz kalıyordu ve savaşması mümkün değildi.

Lin Wu nun elindeki mızrak zemine düştü. Çok zayıf görünüyordu, Lin Hen ile savaşacak gücü olmadığını kendisi de biliyordu ve aşağılanmayı kabul etmişti. Ama Lin Feng ile savaşamayacağını hiç düşünmemişti ve bu onu Lin Hen den daha fazla aşağılamıştı. Kendinin güçlü olduğunu düşünüyordu ama bu güçü onun kibrinin oluşturduğu bir his olduğunu anladı. Bu korkunç aşağılanmayan insanın bilinç altına yerleşir ve onun gelişim yapmasını etkilerdi.
Lin Wu zorlukla dudaklarını ısırarak “Pes ediyorum.” dedi. O artık dünyada çok küçük bir güce sahip olduğunu düşünüyordu. Kibri yüzünden kendinin yenilmez ve güçlü olduğunu sanıyordu ama yanılmıştı. Artık eskisi gibi düşünemiyordu.

Lin Fen sırıtarak “Pes mi ediyorsun?” dedi ve “Kaybol gözümün önünden hemen. Seni göremeyeceğim kadar uzağa git yoksa bir dahaki sefere seni solucan gibi yerde sürüklerim.” dedi.

Tekrar tekrar onu aşağılıyordu. Onu aşağılamak öfkesi için yeterli miydi?

Eğer Lin Wu Lin Feng i yenebilmiş olsaydı onu sürekli aşağılar ve zorbalık yapardı. Lin Wu onun bu kadar kolay gitmesine izin vermezdi ama Lin Wu yenemedi ve pes etti. Neden bu kadar az kelime kullandı? Daha önceki korkunç şeyler hakkında neden bir şey söylemedi? Kolayca unutmuş olabilir mi?
Elbette mümkün değildi, Lin Feng bir bile değildi. O nefret, aşk, intikam, sevgi vb duygulara sahip bir genç adamdı.

Lin Wu öfkelendi ve tekrar bağırmaya başladı “Pes ettim yetmedi mi? Gerçekten yerde sürünmemi istiyorsun?”

Lin Feng “Pes etmek yeterli mi? Çöp parçası, nasıl senin gibi Lin klanının bir çöp parçası bana bağırabilir yaptıkların için seni cezalandırmam gerekiyor.” dedi ve soğuk soğuk gülerek devam etti “Benimle kendini bir tuttun ve bana hakaret ettin pes etmenin yeterli olduğunu sanmıyorum. Bu gün ölmek ister misin?” dedi.

Lin Wu son derece korktu.

Lin Fen yüzünde bir gülümseme ile “Zamanı geldi sanırım.” Dedi ve “Neyse sana son bir şans daha vereceğim,  eğer seni bir daha gözüm görürse yaptıklarının sonuçlarına katlanırsın.” dedi.

EN: Inanın bana ödeyecek hepsi ödeyecek.

Lin Feng bunu derken ileri çıktı ve Lin Wu yu yere yatırdı. Çok güçsüz ve utanç verici görünüyordu.

Lin Feng son derece korkunç bir öldürme isteği Lin Wu yu korkutmuştu. Utanç ve kızgınlık bir yana onu asıl korkutan şey Lin Feng in öldürme niyetiydi. Daha önce hiç böyle cani ve dehşet verici bir öldürme niyeti görmemişti.

Lin Wu zorlama bir gülümseme ile “Gözünün önünden kaybolacağım.” dedi. Lin Feng den uzağa sürüklenmişti ve siması utanç ve pişmanlık doluydu.

“Çöp parçası, klanın yüz karası.”

“Çöp parçası hala bir çöp parçası ne saçmalık ama.”

Lin Wu zorlukla sürünerek Lin Feng e ettiği hakaretleri hatırladı. Bir aptal gibi davranıyordu. Dokuzuncu Qi katmanındaydı, ama neden hala klanın yıldızları arasında değildi?

Kalabalıktaki herkes Lin Wu nun sürünüşüne bakıyordu. Herkes çok şaşırmıştı nasıl olurda Lin Feng Lin Wu nun yerde sürünmesini sağlaya bilirdi. Lin Wu asla böyle olacağını düşünmemişti.

Lin Zhen “Lin Wu.” dedi. Titriyordu, böyle bir olay nasıl vuku bulmuştu. Oğlunun her zaman klanda Lin Qian dan sonra geldiğini düşünürdü ama bu kibri onun rezil olmasına neden olmuştu. Çünkü kısa sürede Lin Wu iki kere yerde bir solucan gibi sürünmüştü.

Lin Zhen çok sinirlendi ve “Piç.” dedi. Lin Feng i oracıkta öldürmek istiyordu.
“Uugh.”
Lin Zhen in öfkeli olduğunu gören Lin Hai eğer bir şey yaparsa hemen onu oracıkta cezalandırıcaktı.
Lin Ba Dao Lin Zhen in öfkeli olduğunu görünce “Sakin ol, o çöp parçası daha fazla kibirli olamayacak merak etmeyin.” dedi.

Lin Zhen buna rağmen hala çok kızgındı. Lin Hai ye baktı ve dönüp oturdu. Lin Hai orada olduğu sürece herhangi bir şey yapamayacağını biliyordu.

Altıncı yaşlı Lin Feng e bakarak anons etti “Kazanan Lin Feng.”

Lin Feng diğer genç nesil klan üyeleri gibi değildi. Diğerlerine ateş veya buz ruhu varken ona sadece küçük bir yılan ruhu vardı. Ama bu yılan ruhu normal bir canavar ruhu gibi değildi. Nasıl kullanacağını bilmiyordu ve güçlü veya güçsüz olup olmadığını da bilmiyordu. Gücünü hissedemediği ve kullanamadığı için sanırım çöp bir ruh sayılabilirdi. Lin Feng e herkes tarafından çöp denmesinin asıl nedeni de buydu.
Lin Feng son derece yavaş bir şekilde olsa da ona yapılanları teker teker oda başkasına yapıyordu. Herkes onu hor görüyordu ama o Lin Yan ı ihtiyarlar toplantısında mağlup etmişti ve Lin Wu yuda yılsonu toplantısında bir solucan gibi süründürmüştü. Hala bir çöp parçası mıydı? Ruhu gerçekten işe yaramaz mıydı?

Altıncı büyük Lin Feng e bakarak “Babası ejderha olanın oğlu asla yılan olmazmış.” diye düşündü ve “Diğer savaşlar yarım saat sonra yapılacaktır.” dedi.

ÇN: O bir atasözü sakın ola yanlış düşünmeyin😀

EN: ilk defa çok güzel bir atasözü çıktı bu Çinliler den.
Lin Qian soğuk kanlı bir şekilde “Elder biz son dört e kalanlar yorgun değiliz, lütfen devam edelim.” dedi. Lin klanının diğer üyelerine karşı kibirli olsa bile elderlere karşı biraz daha kibardı. Lin klan elderlerine ukala olmayı umursamıyordu ama Chu Zhen Peng kibri sevmediğini ve ondan daha güçlü olanlara kibirli olmaması gerektiğini öğretmişti.

Lin Hong ekledi “Kardeşim haklı devam edelim.” dedi. İki kardeş yarı finale ulaştı. Bu gün Lin Ba Dao için harika bir gündü. Bu durumun onun klan lideri olması yolunda çok etkili olacağını düşünüyordu.
Altıncı elder Lin Feng e baktı “Ne düşünüyorsun?” dedi.

Oğlu olan Lin Hen in zaten durumunu biliyordu bu yüzden sadece Lin Feng e sordu.

Lin Feng başını salladı ve “sorun yok, devam edelim.” dedi. O ana kadar zaten gücünü kullanmamıştı.

“Eğer sende onayladıysan devam edelim.” dedi ve altıncı elder anonsu yaptı “Yarı finalin ilk maçı Lin Feng vs Lin Hong. İkinci maçı Lin Hen vs Lin Qian” dedi

“Altıncı elder beklenmedik bir şekilde Lin Hen ile Lin Qian ın karşılaşmasını istemişti. Sanırım oğlundan çok şey bekliyor du.”

Altıncı elder “Lin Hen Qi katmanına ulaştı ve Lin Qian ile aynı seviyeye geldi. Lin Hong da güçlü olmasına rağmen Lin Qian yada Lin Hen i yenme şansı yok keza bu Lin Feng içinde geçerli.” dedi.

En: Peki…
Herkes karşılaşmalar için yorum yapıyordu ama tam o sırada Lin Ba Dao ayağa kalktı ve “Altıncı elder bir şey söylememe müsaade eder misiniz.” dedi.

Altıncı elder başını salladı ve “Tamam.” dedi.

“Bu dört geç yılsonu toplantısının en üst sıralarında yer alıyorlar. Lin klanının geleceği için umut taşıyorlar. Pes etme olmaması gerektiğini düşünüyorum. Onlardan biri devam edemeyene kadar mücadele edilmeli, aynı Lin klanının gerçek bir savaşçısı gibi. Bu şekilde kendi potansiyellerini sonuna kadar kullanıp bizimde fikir sahibi olmamızı sağlarla diye düşünüyorum.” dedi ve bunları söylerken sanki Lin Hai yi tahrik etmek istermişçesine ona bakıyordu.

Kalabalıktan bazıları “Zalim, sanırım Lin Hong ve Lin Feng in sakat kalmasını istiyor.” dedi. Tüm herkes hemen hemen onun zalim planını anlamıştı.

Lin Ba Dao “Klan lideri siz söylediklerim hakkında ne düşünüyorsunuz.” dedi. Sürekli Klan lideri diyerek sanki Lin Hai nin rahatsız olmasını sağlıyormuş gibiydi. Lin Hai gülümsedi, eğer bunu kabul etmezse Lin Feng rezil olacak diye düşündü. Eğer kabul eder ve Lin Feng kaybederse bu seferde ailesi rezil olacaktı. Lin Ba Dao onu ezmek için bu fırsatı kullanmıştı.

Yorum Yap "Pmg 35: Son Sekiz(3)"