Otto Von Bismark Günceli

Pmg 33: Son Sekiz(1)

Ekim 03, 2016



Bölüm – 33
Son Sekiz(1)
İkinci elder Lin Hai nin yaklaştığını görünce korkudan titremeye başladı ve “Ne yapıcaksın?” dedi.

Kalabalık Lin Feng in savaşının şokundayken bir anda Lin Hai nin arenaya girip ikinci eldere doğru yürüdüğünü gördü.

Lin Hai soğukça gülümseyerek “Ne mi istiyorum? Biraz önceki anlaşmamızı unutmadın değil mi?” dedi.

“Kardeşim lütfen dinle, ikinci elder… hayır  Lin Ye bizim klanımızın bir üyesi ve klanımız için çok çalıştı. Bu seferlik onu affet.” Dedi Lin Ba Dao.

“Onu affet? Komik olmaya mı çalışıyorsun Lin Ba Dao? Biraz önce oğlumu rezil etti ve onu görmezden geldi. Hiç kendine sordun mu Lin klanı yararına ne yapmış? Herkesin önünde sözünden dönüp genç neslin üzerinde böyle bir izlenim mi bırakmak istiyorsun?” dedi Lin Hai.

Lin Hai nin Lin Ba Dao ya yaptığı azarlama son derece sertti. Olayları kendisine göre yorumlayıp, hala onu haklı çıkarmaya çalışıyordu. Ama eğer sözünde durmazsa kesinlikle itibarını kaybedicekti.

Lin Hai “Şimdi Çekil yolumdan. İkince elder yada Lin Ye artık her neyse, ona yaptıklarının hesabını sormak istiyorum ve ona bir ders vermek için gidiyorum.” Dedi ve Lin Ba Dao geçerek yürümeye devam etti.

Lin Ye hızla kaçmak isterken “İşler yolunda gitti diye beni küçümseme.” Dedi.

“Whoosh.”

Lin Hai buz gibi soğuk titreşimler yayarak eldere iki fiske vurdu. Lin Ye inledi. Kaçmaya çalışıyordu ama vücudu artık tamamen donmuştu. Kemikleri soğuk yüzünden kırılgan bir hale gelmişti. Buz tabakası tüm vücudunu kaplamıştı ve artık dersini hissetmiyordu.

“BOOM!”

Vucudunu kaplayan buz paramparça oldu ve korkunç bir etki bıraktı. Soğuk ve buz hala vücudunu nüfus ediyordu. Ağzının köşesinden kan gelmişti ama sıcaklık hissi çok kısa sürdü. Kendini ayakta tutamıyordu ve yere yığıldı. Vücudu bir top gibi görünüyordu ve yerde yuvarlanıyordu. Kendini sıcak tutmak için her şeyi deniyordu. Ama hala kötü niyetlerle Lin Hai ye bakıyordu. Her hareketi, tamamen donmuş derisinde inanılmaz bir acıya sebep oluyordu.

Lin Ye zayıf bir uygulayıcı değildi. Klan üyelerinin çoğu onu bu kadar kolay mağlup edemezdi. O Lin Hai ile savaşmaya cesaret edememişti. Lin Hai sanki yıkılmaz bir dağ gibiydi. Lin Hai nin ne kadar güçlü olduğunu anlatmak pek mümkün değildi.

Bir çok kişi şok yüzünden ağızları açık bir şekilde olanları izliyordu. Lin Hai nin bu kadar güçlü ve acımasız olduğunu tahmin edememişlerdi. Lin Ye klan liderini öfkelendirdi ve bunun cezasız kalmayacağı belliydi. Ayrıca klanın diğer elderleri ile anlaşıp bir plan kurmanın cezası şeklinde de bir uyarı gibiydi. Tüm bunlardan sonra ikinci elder Lin Ba Dao nun asistanı oldu.

“Şimdi yılsonu toplantısına devam edelim. İkinci elder başarısız olduğu için maçlara altıncı elder hakemlik edecek.” Dedi Lin Hai inanılmaz heybetli görünüyordu.

Lin Feng hayran olmuş şekilde babasına bakıyordu. Babası çok güçlüydü ve bu dünyada sadece güçlüler saygı görürdü. Lin Hai gücünü gereksiz yere belli etmediği için genelde güçsüz görünüyordu ama böyle durumlarda gücünü kullanıyordu.

Kimse Lin Hai nin elder e yaptıklarını sorgulamaya cesaret edemedi. Lin Ba Dao ve Lin Zhen öfkeli olsalar bile öfkelerini kontrol edip susmak zorunda kaldılar.

Savaşlar devam etti. Lin Feng dördüncü grubun en güçlüsü oldu. Sadece Lin Yu sekizinci Qi katmanındaydı, diğerleri yedinci Qi katmanındaydı. Altı savaş yapıldıktan sonra kimse çöp parçası Lin Feng e bir fiske vuramamıştı. Dördüncü grubun son maçında Lin Feng ve Lin Yu karşılaşıcaktı.

Diğer gruplara gelince, birinci grupta Lin Qian tek bir savaş yapmadan rakiplerinin hepsi pes etmişti. İkinci grupda Lin Hong ve üçüncü grupta Lin Wu yenilmemişti. Bu grupların kazananları beklendiği gibi olmuştu. Diğer bir grupta göze çarpan bir öğrenci vardı adı Lin Hen. Kimse onun gücü hakkında bir şey bilmiyordu ama bu kadar güçlü olmasını da beklemiyorlardı. Tüm savaşları kazanmıştı ve son savaşında Lin Wu ile mücadele edicekti. Bir çok klan üyesi mütevazi bir şekilde onun için iyi bir deneyim olacağını düşündüler.

Üçüncü ve dördüncü gruplarda son savaşlarını yaptıktan sonra, nihayet üçüncü tura geçmek için son sekizin karşılaşmaları belirlendi.
Altıncı yaşlı duyuruyu yaptı “Dördüncü grup Lin Feng ve Lin Yu, Üçüncü grup Lin Wu vs Lin Hen “ dedi Herkes bir anda ilgisini o yöne verdi çünkü bu dört öğrencide hiç yenilmemişti. Lin Hen in Lin Wu ya karşı ne kadar uzun dayanacağını görmek istediler. Kalabalığın çoğu Lin Feng in sekizinci Qi katmanında olan Lin Yu yu yenemeyeceğini düşündüğü için pek izlemek istemiyorlardı.

Kalabalık maçlar için tezahürata başladı. Lin Hen Lin klanının en iyi geçlerinden biri olan Lin Wu ile karşılaşıyordu. Bu savaş kesinlikle büyük ilgi ile izlenecekti.

Herkes Lin Feng e çok şaşırmıştı ama üç ay önce altıncı Qi katmanındaydı şimdi olsa olsa yedinci Qİ katmanındadır diye düşünüyorlardı. Lin Yu ise sekizinci Qi katmanındaydı Lin Feng in onu yenmesi imkansız gözüyle bakıyorlardı. Klanın bütün üyeleri hala Lin Feng i çöp parçası olarak görüyorlardı. Onlara göre bu Lin Feng in son maçıydı.

Dört uygulayıcı arenaya girdi. Lin Hen ileri çıktı ve bir saygı göstergesi olarak ellerini göğsüne götürdü ve “Üçüncü tur acıkmak yeterli, diğer klan üyeleri ile gereksiz bir savaş yapmanın lüzumu yok.” Dedi.
Lin Wu başını iki yana salladı ve ret ederek “Üçüncü tura çıkmış olabiliriz ama ben grubumuzun en güçlüsünün ben olduğumu herkese göstermek istiyorum.” Dedi.

Lin Hen Lin Wu nun isteğini görmezden gelerek “Teslim oluyorum.” Dedi.

“Kazanan Lin Wu.“ dedi altıncı elder ve oğluna doğru alaycı bir gülümseme gönderdi.
Lin Wu “Korkak.” dedi ve Lin Hen e hakaret etti ve sonra dönüp gitti. Sahnede ise Lin Feng ve Lin Yu kaldı.
Lin Ba Dao buz gibi bir ses sonuyla “Hehe, sonunda  Lin Yu bu çöp parçasıyla mücadele edecek. Lin Yu nun ona iyi bir ders vereceğini umuyorum.” Dedi Lin Feng in ikinci turda sakat kalacağını düşünüyordu ama Lin Feng in bu kadar güçleneceğini beklemiyordu. Dördüncü grupta hiç kaybetmemiş ve tek bir fiske bile yememesine rağmen hala onun zayıf olduğunu düşünüyorlardı.

Üçüncü elder “Merak etme, Lin Yu klanın gerçek bir üyesidir ve güçlü olmanın ne demek olduğunu çöp parçasına öğretecek.” Dedi. Oğlunun yetenekleri ve becerileri konusunda çok emindi. Lin Yu nun ilk üçte bitiremese bile ilk beşte bitirebileceğini düşünüyordu.
Lin Ba Dao başını sallayarak “İzleyelim ve gösterinin tadını çıkaralım.” Dedi.

Lin Yu nun kendinden emin ifadesi kaybolmuştu ama sakin kalmaya çalışıyordu. Lin Feng in onu tokatlamasını unutamamıştı. Acı veriyordu ama önünde duran canavarı görünce dehşete düşmemeye çalışıyordu. Lin Feng den nefret ediyordu ama o klanın genç efendisi ayrıca bir canavardı. Gu Song güçsüz değildi ama Lin Feng tarafından yaralanıp pencereden dışarı atılmıştı. Lin Yan kılıcını ustalıkla kullanan biriydi ama Lin Feng in karşısında çocuk oyuncağı gibi kalmıştı. Lin Yu da Lin Feng i yenecek özgüvenin küçük bir miktarı bile yoktu.

Ona bakarken inanılmaz bir baskı hissediyordu. Lin Yu kendini inanılmaz bir baskının altında hissediyordu. Sanki bir kayanın arasında sıkışıp kalmış gibiydi. Herkes ondan babası da dahil Lin Feng e bir ders vermesini bekliyordu ama onda bunu yapacak güç yoktu.

Lin Yu yumuşak bir sesle “Zaten diğer tura geçtiğimize göre, savaşmak zorunda mıyız?” dedi.

Lin Feng yüzünde sahte bir gülümseme ile bir şey demeden Lin Yu ya dik dik bakmaya devam etti.

Lin Yu içinden “Pislik.” dedi ve sonra derin bir nefes aldı ve “Pes ediyorum.” Dedi.

“Ha?”
Kalabalık ve üçüncü elder Lin Yu yu duyunca şaşırdılar.

“Pes mi etti?”
Herkes Lin Yu nun Lin Feng e ders vermesini bekliyorlardı ama şaşırtıcı bir şekilde Lin Hen gibi savaşmamayı seçti.
Lin Ba Dao son derece şaşkın bir şekilde “Neler oluyor?” dedi.

Üçüncü elder “Belki Lin Feng i finallerde rezil etmek istiyordur.” dedi ama kendi sözlerine bile inanmamıştı.

İkinci tur tamamlandı. Bir sonraki tura çıkan isimler; Lin Qian, Lin Hong, Lin Feng, Lin Yu, Lin Wu, Lin Heng, Lin Ying ve son olarak da Lin Li.”

Üçüncü turda savaşlar bir e bir şeklinde olucaktı ve kazanan yarı  finale yükselecek

Lin Ying ve Lin Li  can atan gözlerle Lin Feng e bakıyordu. Lin Feng e karşı mücadele etmek için dua ediyorlardı. Lin Feng ile herhangi bir kinleri yoktu sadece ilk dört ü garantilemek istiyorlardı.

Altıncı elder “İlk karşılaşma Lin Qian vs Lin Ying.” dedi. Anonsu duyan Lin Ying in yüzü bir saniye içinde bembeyaz oldu. Bu kadar şanssız olmayı beklemiyordu. Bütün o gençler arasında ona klanın en güçlüsü çıkmıştı.

“Lin Qian muhtemelen sana bir kez bile vuramayacağım ama hala mücadele etmek istiyorum. Aramızdaki mesafe ne kadar göster bana.”

Lin Qian a karşı savaşmaktan başka çaresi yoktu. Bu son savaşı olacaktı, herkes gibi o da kaybedeceğini biliyordu ama gururu pes etmesine müsaade etmedi.
Lin Qian soğuk ve kibirli bir ses tonuyla “Bence de” dedi.

Lin Ying Lin Qian a doğru ilerlerken “Hadi başlayalım!” diye bağırdı. O ruhunu serbest bırakmamıştı. Her durumda kaybedeceğini biliyordu ama bu bir gurur meselesi haline gelmişti. Sadece Lin Qian ın ne kadar güçlü olduğunu görmek ve bir gün o kadar güçlü olmak istiyordu.

Lin Qian “Buz.” diye bağırdı. Lin Ying in eli Lin Qian a dokunmamıştı bile ama şimdiden donmuştu. Çok ağırdı sanki bin Jin ağırlığında hissediyordu.

Bir anda Lin Qian ın küçük eli, Lin Ying in donmuş elini kavradı.

Lin Qian elini salladı ve “Kaybettin!” dedi Lin Ying zemine çökmüştü. Lin Ying soğuk yüzünden yerde titriyordu. İkinci eldere bitirmesi için bakıyordu.

“Ne kadar güçlü! Demek ki bu Lin Qian katmanında ki birinin gücü. Ne büyük bir güç! Lin Qian a karşı savaşmam çok iyi olmuş.” Diye düşündü Lin Qian a karşı pes edenler.

Altıncı elder duyuruyu yaptı “İlk savaş; Lin Qian kazandı. İkinci savaş; Lin Hong vs Lin Yu.”

Lin Yu “Pes ediyorum.” Dedi Lin Hong a karşı savaşmak istemiyordu. Peş peşe iki defa pes edeceğini düşünmemişti.
“İkinci savaş; Lin Hong kazandı. Üçüncü savaş; Lin Feng vs Lin Li”

Lin Li yüzünde kocaman bir gülümseme ile “Harika.” dedi. Lin Li sekizinci Qi katmanının zirvesindeydi. Ona göre diğerlerini yenmek zordu ama Lin Feng kolay bir zafer olucaktı.

Yorum Yap "Pmg 33: Son Sekiz(1)"