Kilimanjaro Günceli

Pmg 3: Ezici Şiddet

Ekim 02, 2016


Bölüm 3: Ezici Şiddet

Sabahın erken saatlerinde, Lin Ailesi özellikle canlıydı. Bunun nedeni yakında başlayacak olan aile buluşmasıydı ve herkes konağın orta yerindeki alana ilerliyordu.

“Duydun mu? Bu sefer, sadece yaşlı amca değil, üçüncü amca da geldi. Anlaşılan bu kez hepsi birden aile başı koltuğunu hedefliyorlar.”

“He He, aile reisi güçlü olsa bile, belki de şu işe yaramaz çocuğu çoktan ölmüştür. Hatta Yun Hai Tarikatındakiler tarafından kişisel olarak gönderildi, kesinlikle Lin Ailesinin onurunu kirletiyor. Ek olarak, yaşlı amca hep aile reisi için hoşnutsuz olmuştu. Kesinlikle bu şansı bir saldırı için kullanacak. Kim bilir, belki de bugün aile başı koltuğunun kullanıcı değişir.”

Yolculuk süresince, Lin Ailesindeki herkes hiç durmadan fısıldaşıyordu. Kalabalık bugünün aile buluşmasının kesinlikle alışılmışın dışında olacağını biliyordu.

Şu anda Lin Feng ve Lin Hai de yoldaydılar. Lin Feng’in güvende ve iyi olduğunu görünce, her türden renk sayısız insanın gözleri önünden geçti. Hatta bazıları bu çöp parçasının nasıl ölmediğini bile düşündü. Ama Lin Hai’nin gücü altında, çoğunluktan hiç kimse aklındakiler söylemeye cürret edemedi.

“Bu çöp hala hayatta olduğu için belli ki çok şanslı.” Aniden tiz bir ses çıktı. Bu çoğunluğun başlarını kaldırmasına neden oldu ve gördükleri şeyse onlara doğru yürüyen sıra dışı bir aura sahip gelen geçenlerden biriydi.

Konuşan kişi gencin biriydi. Lin Ailesinin, üçüncü amcası olan Lin Hao Ran’ın oğluydu. Her ikisi de, hem Lin Yun hem Lin Feng 15 yaşındaydılar. Fakat, Lin Yun altıncı Qi katmanındaydı.

“Demek sensin Lin Yun. Böyle bir şey deme cürretinde bulunduğuna hiç şüphe yok.” Herkes üçüncü amcayı gördüğünde, Lin Hao Ran ve yaşlı amca Lin Ba Dao beraber yürüyorlardı. Herkes onların kötücül niyetlerle geldiğini biliyordu.

“Bir daha söyle.” Lin Yun’u süzerken Lin Hai’nin gözlerinden soğuk bir ışık parıltısı geçti. Bu Lin Yun’un suratının korkuyla titremesine sebep oldu ve Lin Hai’ye doğrudan bakmaya cesaret edemedi.

“İkinci kardeş, aile başı olarak gittikçe daha hiddetli bir hale bürünüyorsun. Eski jenerasyonun yeni jenerasyonu tartakladığını düşününce.” Lin Ba Dao bunu soğuk ve alay eder bir tonlar dile getirdi.

“Haa. Ben, Lin Hai, hala aile başıyım. Lin Yun’un bu denli eğitimsiz olduğunu düşününce, ne kadar da uygunsuz.” Lin Hai ondan farksız şekilde cevap verdi.

“İkinci kardeş çok etkileyici. Ama ne kadar daha aile başı taklidi yapacağını görmek isterim.” Lin Hao Ran sert bir tonla konuştu. “Senin çöp oğlun Yun Hai Tarikatından atıldı ve eve taşınarak getirildi. Lin Ailesinin yüzünü tamamen kara çıkardı. İnsanlar nasıl olur da bunun hakkında dedikodu etmez?”

“Ne kadar böyle etkileyici mi kalırım? Lin Hao Ran sözü getirmeye çalıştığın yer aile başı koltuğunu kaybedeceğim mi? Bu koltuğu alabileceğini mi düşünüyorsun? Buna uygun musun ki?” Lin Hai ileri bir adım attı ve soğuk ürpertiler yaymaya başladı. Lin Yun sadece kaçabildi ve bedenini buz gibi soğuk hissettiği için Lin Hao Ran’ın arkasına saklandı.

“Uygunum veya değilim, son sözü yalnızca kıdemliler söyler. Aynı senin sıranda olduğu gibi, Lin Hai.” Lin Hao Ran’ın yüzü karardı. Lin Hai’nin bugün normal halinden farklı olarak bu denli ezici olmasını beklememişti.

“Demek kabul ettin. Ben, Lin Hai şu anda hala aile başıyım. Oğlunun önümde benim oğlumu ölümüne lanetlemesi, nasıl bir cezayı hak etti sence?”

Lin Hai geri çekilmedi ve etraftaki soğuk hava daha da ağırlaştı. Sıcaklık gittikçe düştü ve beyaz buz şekil almaya başladı.

“Aile başı hiç şüphesiz aile başıdır. Vakar dolu bir aura hissettiriyor. Üçüncü amcaya ilk saldıranın o olduğunu düşününce.” Kalabalık şöyle bir baktı ve kalplerinde Lin Hai’ye karşı hayranlık ve saygı izleri taşıyorlardı. Bugün üçüncü amcadan ve yaşlı amcadan gelecek saldırıları Lin Hai’nin pasif bir şekilde karşılayacağını sanmışlardı.

“Lin Hai, senden korktuğumu düşünüyorsun.” Lin Hao Ran hazırlıklı gelmişti. Bunu söyledikten sonra, aşırı güçlü bir sıcak dalgası ortaya çıktı ve soğuk hissiyle savaştı.

“Babam buz ruhuna sahip ve dahası, onun asıl yöntemleri buz tekniklerinden oluşuyor. Fakat, Lin Hao Ran ateş ruhuna sahip aynı zamanda asıl yöntemleri ateş tekniklerinde. Su ateşin karşıtıdır. Lin Hao Ran ne kadar sert savaşırsa savaşsın, babamın karşısında yenemez. Bu sefer asıl lider kesinlikle o değil.”

Yan tarafta duran Lin Feng bakışlarını Lin Ba Dao’ya çevirmişti ve konuşmadan önce ağzının kenarlarında ortaya çıkan bir gülümsemeyi gördü, “İkinci kardeş, aile buluşması yakında başlayacak. Aile başı olarak bu senin yaptığın şey kıdemlileri dikkatine değer görmemek olmuyor mu?”

Lin Ailesinde, kıdemliler en yüksek yetkiyi tutuyorlardı. Sadece bir sonraki aile başını atamak için bulunurlardı. Dahası, Lin Ba Dao, Lin Hai’nin baskısını engellemek amacıyla kıdemlilerin oradaki varlığını kullanmıştı ve geri adım atmasını sağlamıştı. 

“Tsk.” Lin Hai, Lin Hao Ran’a karşı hor gören bir bakış attı ve Lin Feng ile ayrılmadan önce Qi’sini geri çekti.

Lin Hao Ran doğal olarak Lin Hai’den gelen küçümseme dolu bakıştan haberdardı ve gözlerinden soğuk bir ürperti geçti: Bu sefer, senin çöp oğlun hayatta kalmak için şanslıymış. Ama bir dahaki sefere, bu kadar şanslı olmayacak.

Lin Hao Ran’ın en büyük oğlu, Lin Heng Nai, Yun Hai Dış Tarikatı’nın seçkin öğrencilerindendi ve bu sadece iç saray öğrencilerinden biri olarak terfi edilmesine kadar böyle sürecekti. Sadece bir iç saray çocuğu olsaydı, oğlunun statüsünün artmasıyla, babanınki de artacaktı. O sırada, ailedeki pozisyonu da elbette ki artacaktı. Bu nokta aile başının kendi kendine ulaşamayacağı bir yerdi.

Öteki taraftaysa, Lin Ba Dao’nun kızı çok daha yetenekliydi. Çoktan Hao Yue Tarikatının iç sarayına girmişti ve geleceği parlak aynı zamanda limitsizdi. Üç erkek kardeş içerisinde, yalnızca Lin Hai’nin oğlu zayıf bir yeteneğe sahipti ve çöp olarak tanınıyordu. İşte bu Lin Ba Dao ve Lin Hao Ran’ın dayanak olarak kullandığı şeydi. Şu anda kıdemlilerin onlara karşı izlenimleri çok daha iyi olmalıydı ve bu Lin Hai’nin etki edemeyeceği bir şeydi.

Lin Ailesinden dört yüz ila beş yüz arasındaki kişi orada toplanmıştı ve ortada yeşil taştan bir platform bulunuyordu. O sırada, platformun üzerinde Lin Ailesinin karar verenleri duruyordu.

“Kıdemliler, birkaç gün önce, Yun Hai Tarikatındakilerin evimize gelmesi bir onurdur. Fakat, bu aslında yarı ölü bir çöpü getirmek içindi, ve Lin Ailesinin yüzünü tamamen kara çıkardı. Dahası, Lin Feng’i aileden azletmeyi önerdim. Lin Ailesinin bir parçası olmak için gerekli nitelikleri taşımıyor.”

Lin Hao Ran ayağa kalktı ve saldırıda bulunurken saygıyla kıdemlileri karşıladı.

“Bu noktaya gelecek kadar anlayışsızsın. Ama, ben Aile Başı henüz hiçbir şey söylemedim. Ne zaman senin konuşma sıran geldi? Olduğun yere geri dön.” Lin Hai, Lin Hao Ran’ın hedeflerini oldukça net bir şekilde biliyordu. Diğer grubun oğlunu nasıl aileden azlettiğini görmek ve Aile Başı pozisyonuna el koymayı ne de çok isterdi.

“İkinci kardeş, söylediklerin doğru değil. Aile Başı olabilirsin elbette, lakin üçüncü kardeş de aile üyelerinden biri. O sadece ailemizi düşünüyor. Senin çöp oğlun gerçekten ailemizin tüm itibarını yerle bir etti ve azledilmesi lazım.” Lin Ba Dao’nun ezici sesi yankılandı ve doğrudan Lin Hai’ye saldırdı.

“Benim oğlum, onu kendim eğittim. Klanın bir parçasıdır ve bu kesinlikle sana bağlı değildir. Lin Bao Dao, benim koltuğuma göz diktiğini biliyorum. Buna ne dersin? Bugün, sen ve ben çarpışacağız. Eğer kazanırsan, aileyi oğlumla birlikte terk ederim. Fakat, kaybedersen… çeneni kapasan iyi olur.”

Lin Hai ayaklandı ve doğrudan platformun ortasına yürüdü. Güçlü bir Qi, Lin Ba Dao’ya karşı yayılmaya başladı. Savaşmak istemiyorsan bile, savaşmak zorundasın.

Lin Feng değişmiş bir ifadeyle babasına baktı. İnsanları korkutan agresiflik, sadece güçlü saygı görürdü. Yalnızca güçlünün konuşmaya hakkı vardı. Lin Hai aynı zamanda gücüyle diğer grubun çenesini kapatmasını istiyordu.

“Sadece noksan olmandan korkuyorum.” Lin Hai’nin sözlerine beş para etmez dediğini duyunca Lin Ba Dao’nun içi öfkeyle doldu. Platforma doğru yürüdü ve Lin Hai’nin karşısında durdu.

Tüm kıdemliler suspus olmuştu. Aslında, durumun böyle geliştiği için mutluydular. Lin Hai, Lin Ba Dao’ya karşı bile kazanamıyorsa, oğlunun çöp olduğu gerçeğiyle beraber, Aile Başı koltuğu bugün doğal olarak değişecekti.

“Neye dayanarak bu kadar kibirli olduğunu görmek isterim.” Lin Hai’nin onu görmezden geldiğini görünce Lin Ba Dao sırıttı. Soğuk ürpertiler sahneyi çevrelemeye başladı. Seyirci olarak yerleşmiş yüzlerce insan delici ürpertinin aynı zamanda hem bedenlerine hem kemiklerine işlediğini hissetti.

Bu bir ruhun gücüydü. Lin Hai’nin ruhu buzdu. Bir kere saldığında, etraf tamamen değişip buz ile aşınıyordu.

“Müthiş Mesafe buz-sınırı” Lin Ba Dao daha yeni kendi ruhunu salmıştı ki, Lin Hai’nin sesini duyunca, bir çatlak sesi anında merkezinde Lin Hai ile birlikte etrafa yayıldı. Platformun tamamı kar beyazındaki buzla kaplanmıştı o sırada, Lin Ba Dao buz içerisinde donmuş ve bir kardan adama dönmüştü.

“Boom!” bir patlama sesi duyuldu ve buz çatladı. Lin Ba Dao platformdan uçtu ve ağır bir şekilde yere yıkılmadan ağzındaki kanı tükürdü.

Tüm kıdemliler ayaktaydı ve gözlerinin önündeki sahne karşısında şaşırmışlardı. Lin Ba Dao tek bir darbeyle beklenmedik şekilde yıkılmıştı.

“Müthiş mesafe buz-sınırı, Lin Hai’nin buz-sınırı tekniği aslında sekizinci aşamaya ulaşmıştı. Güçlü olmasına hiç şüphe yok.” Büyük kıdemlinin gözleri parladı. Lin Hai buz ruhu taşıyordu, güçlü buz-sınırı tekniği ile birleşince, Lin Ba Dao’yu birden dondurmuştu ve tek nefeste ölümcül bir darbe vurmuştu. Eğer tepki süresi yarısından az olsaydı, bu düellonun o kadar çabuk sonlanacağından korkuyorum.

Lin Ailesindeki herkes afallamıştı. Lin Hai’yi böyle hükmedici bir şekilde ilk görüşleriydi. Lin Ba Dao’yla karşılaştırınca ondan bile hükmediciydi.

Lin Ba Dao başka bir ağız dolusu kanı tükürdü ve Lin Hai’ye bulanık gözlerle baktı. Fakat, Lin Hai umursamadı. Lin Feng’ın yaralanışının hiç kuşkusuz iki kardeşiyle ilgisi olduğunu tahmin edebilirdi. Oğlunu öldürmek istedikleri için, Lin Hai’nin kardeşliklerini hesaba katmasına gerek yoktu.

“Kıdemliler, rica ederim aile buluşmasını devam ettiriniz.” Lin Hai hiçbir şey olmamış gibi koltuğuna geri dönmeden önce kıdemlilere saygısını gösterdi.

“He, He. Lin Hai, aile başı olarak, gelişimin artmış ve güzel bir örnek sergiledin. Lin Ailesindekiler artık daha da sıkı çalışacağına inanıyorum. Bu buluşma amacına ulaşmıştır. Herkes gitmekte serbest.” Büyük kıdemli küçük bir gülümseme attı. Artık aile buluşmasını sürdürmenin bir anlamı yoktu.

“Büyük kıdemli, durum buysa eğer, ilk giden ben olacağım.” Lin Hai büyük kıdemliye saygısını gösterdi ve Lin Feng’le birlikte ayağa kalktı.

“Lin Hai, bu çöpü ne kadar daha koruyacağını merak ediyorum.” Diye soğukça söyledi Lin Hao Ran hedefine ulaşamamıştı.

“Bu doğru. Çöp, Lin Ailemi rezil ediyor.” Lin Yun tekrar tekrar etti. Fakat, Lin Hai’nin gözlerinin geçtiğini görünce, çabucak ağzını kapattı.

“Xiao Feng, gidelim.” Lin Hai onlarla rahatsız olmak istemiyordu. Fakat, Lin Feng gitmedi. Bunun yerine, döndü ve Lin Yun’a doğru yürümeye başladı. Bu sahne Lin Feng ne yapacağını bilmedikleri için herkesin kafasını karıştırdı.

Lin Hai oğluna şaşkınlıkla baktı, sadece Lin Feng’in Lin Yun’un önüne gelmeden önce söylediğini gördü: “Lin Yun, benim bir çöp olduğumuz zırvalayıp duruyorsun. Sormak isterim, bir gün benden kötü olduğunu keşfedersen, ne kadar rezil olacaksın?”

“Hayal görüyorsun. Nasıl senin gibi bir çöp benimle kıyaslanabilir?” Lin Yun, çöp olan Lin Feng’in ona bu sözleri etmesini beklememişti ve alaycı bir ses çıkarmaktan kendini alamadı.

Lin Feng’in gözleri parladı ve ondan farksız olarak konuşmadan önce kıkırdadı: “Lin Yun, ben, Lin Feng sana meydan okuyorum.” 

Yorum Yap "Pmg 3: Ezici Şiddet"