Dünyanın Oluşumu Günceli

Pmg 29: Alay

Ekim 03, 2016



Bölüm – 29
Alay
Lin Feng in yüzünde soğuk bir gülümseme vardı. Yavaşça masaya doğru eğildi ve şarap dolu bir bardağı alıp doğruca Gu Song un kafasından aşağıya boşalttı.

Herkesin konuşması bir anda kesildi. Hiçbiri Lin Feng in bir şarap dolusu bardağı alıp Gu Song un başından aşağıya döküp onu rezil edeceğini düşünmemişti.

Tüm kalabalık şok oldu, özellikle Lin Yu parlak gözlerle olanları izliyordu. Gu Song un bir çöp parçası tarafından rezil edilgini görmeyi beklemiyordu. Gu Song un rezil olduğunu görmek harika bir sahneydi, mutlu olmamak elde değildi.

Gu Song da Lin Feng de böyle bir şey beklemiyordu. Gözleri kapalıydı çünkü biraz alkol gözüne kaçmıştı ve acıtıyordu. Sonra çıplak elleriyle yüzündeki şarabı sildi.
Gözlerini açtı, öfkeden göz bebekleri daralmıştı. O kadar daralmıştı ki sanki ölümcül bir engerek yılanı gibi bakıyordu.
Gu Song buz gibi bir ifadeyle “Bu çöp parçasının son şansıydı. Onu öldürmeyeceğim, ölmekten betere edeceğim.” Dedi. Bu olanlardan sonra sanırım gelecekte uzun bir süre daha Gu klanı ve Lin klanının düşmanlığı devam edecekti.
Gu Song “Kafamdan aşağıya cüret edersin ha?” dedi sakince ama sesi giderek daha öfkeli olmuştu. Gu Song şu anda çok kızgındı.

Lin Feng “Gözlerin kapalı olduğu için göremedin sanırım? Hemen biri bana bir bardak şarap getirsin.” Dedi.

Gu Song alay eden bir ses tonuyla “Gerçekten anlamıyorum, böyle bir çöp parçası bunu yapacak cesareti nerden buldu. Yoksa Lin Yu nun onu koruyacağını mı düşündü? Ne şaka ama.” Dedi.

Lin Feng hemen cevap vermedi. Masanın üstünde duran şarap şişesini açtı ve Gu Song un başından aşağıya döktü. Gu Song elbiselerinin de şaraptan ısladığını görünce şok oldu.
“Ayrıca bana neden o kadar çok çöp parçası dediğinizi anlamıyorum. Beni korkutmaya mı çalışıyorsun? Yoksa içinde olan korkuyu örtbas etmek için mi? Şimdide tereddüt ediyorsun? Gu klanı piçi hiç cesaretin yok mu?”

Gu Song klanın hizmetçisi liderinin oğluydu. Normal şartlarda klanında daha düşük rütbeli olmalıydı ama şans eseri genç efendi oldu. Gu Song pişman olmuştu bu söz onun kalbine hançer gibi saplanmıştı. Lin Feng kelimelerini dikkatlice seçmiş ve hassas bir noktaya dokunmuştu.

Gu Song un ifadesi değişti öncekinden daha kötü görünüyordu ve “Ölmek mi istiyorsun.” Dedi.

Gu Song Lin Feng e saldırmak için tereddüt etmedi ve yumruğunu salladı.
Masada oturan herkes yumruğun gücünü görünce korkudan titremişti. Gu Song gerçekten sinirlenmişti. Bu yumruğun gücü Lin Feng in boynunu rahatça kırabilecek güçteydi. Çıplak elleriyle Lin Feng in boynuna doğru saldırmıştı.

Lin Yu diğerlerinden farklı olarak, gülümsüyordu. Yüzündeki gülümseme oldukça büyüktü. O gerçekten Gu Song un yumruğunun Lin Feng in boynunu kırmasını umut ediyordu.

Ama işler istediği şekilde olmadı. Gu Song un yumruğu Lin Feng e ulaşmadan durmuştu. Bu Gu Song un merhameti değildi, bir avuç içiydi. Bir avuç içi bu güçteki bir yumruğu durdurmuştu. Hiçbir hasar belirtisi yoktu. Gu Song un yüzü kızardı, hareket etmeye çalıştı ama başaramadı çünkü avuç içi hala yumruğunu tutuyordu. Bu güçteki bir yumruğu durduran kişi Lin Feng di. Yüzünde mücadele izi yoktu ve oldukça rahat görünüyordu.

Herkes şok oldu, böyle bir şey nasıl mümkün olabilirdi? Lin Feng böylesine güçlü bir saldırı nasıl bu kadar kolay engelleye bilmişti? Ayrıca Lin Feng in yüz ifadesi yumruğu engellediğinde hiç değişmemişti.

“Aslında bende anlamıyorum. Gu klanından değersiz herifin tekisin ve benimle dalga geçme hakkına sahip olduğunu sanıyorsun.”

“Çatırt”

Gu Song acı verici bir çığlık attı. Keskin bir acı yumruğunu işgal etmişti. Acı yüzünün deforme olmasına neden oldu. Lin Fen yalnızca el gücüyle yumruğunu kırmıştı.

“Kaybol! Hayatını bağışlamaya karar verdim” dedi ve Gu Song u tek eliyle sallayarak pencereden aşağıya attı. Herkes Gu Song un yere çarptıktan sonra çıkardığı acı sesi duymuştu.

Masada oturan herkes çok şaşırmıştı. Gu Song sekizinci Qi katmanındaydı ve göz açık kapayıncaya kadar yaralanıp bir çöp parçası gibi pencereden aşağı atılmıştı.

Herkes derin bir nefes verdi. Bu gerçekten Lin klanının çöp parçasımıydı?

Lin Feng hızlıca herkese baktı ve hemen sonra Lin Yu ya baktı. Lin Yu Lin Feng in kendisine baktığını görünce çok korkmuştu. Lin Yu Lin Feng i bir çöp parçası olarak çağırıyordu ama şimdi karşısında ayakta duran bir canavar var gibiydi.

Lin Feng tamamen değişmiş gibi görünüyordu. Sanki insan formundan bir canavara dönüşmüştü. Artık Lin Feng tamamen farklı biriydi. Lin Feng eskiden ürkek ve zayıf biri olarak biliniyordu ama şimdi karşılarında bir canavar duruyordu. Mizacı vahşi ve güçlü görünüyordu, bu gerçekten çöp parçası mıydı?
Lin Feng “Bana daha demin ne olarak seslenmiştin?” dedi Lin Yun a

Lin Yun un dudakları kıpırdadı ama bir şey söyleyemedi. Aslında ne cevap vereceğini bilmiyordu çünkü önünde duran kişiden çok korkuyordu.

Lin Feng soğukça gülümsedi ve “ Çöp parçası mı?” dedi. Hemen sonra ses rüzgar gibi havada yankılandı ve Lin Yu nün yüzünde basınçtan dolayı yanma hissetmişti. Son derece acı vericiydi.

Lin Feng onun yüzüne bir tokat attı.

Lin Yu yüzünü tuttu. Yüz kasları ateş gibi yanıyordu. Lin Feng herkesin huzurunda ona tokat atmıştı. Lin Feng hala ona sakince bakıyordu. Lin Yu tam konuşmak üzereydi Lin Feng bir tokat daha attı.

“Bir dahaki sefere söylediklerine dikkat et. Kendi statünü ve benim statümü bir tutma.” Dedi Lin Fen. Bundan sonra Lin Yun la ilgilenmedi arkasına döndü ve Wen Shan a doğru gitti.
Wen Shan endişeli bir şekilde Lin Feng e bakarak “Ne yapmayı düşünüyorsun?” dedi. Karşısındaki adam Gu Song u pencereden dışarı atmıştı sadece çok güçlü değil aynı zamanda cesurdu da.

Lin Feng alaycı bir ses tonuyla “Korktun mu?” dedi.

“Ben…”

Wen Shan tam konuşacakken durdu. Aniden buz gibi soğuk bir öldürme niyeti Lin Feng in vücudundan yayıldı. Korkudan yutkundu ve yere baktı. Sadece biraz önce Lin Yu nun yüzü kıpkırmızı olmuştu ve karşılık vermeye cesaret edememişti.

“… Çöp parçası değilsin.”

Buz gibi bir öldürme niyeti beraber Lin Feng in vücudunda kayboldu. Sonra döndü ve dışarı doğru yöneldi. Kimse dönüp ona bakmaya cesaret edemedi.

Wen Shan utançla inledi. Elindeki şarap bardağı kırılana kadar sıktı. Lin Feng ona dokunmamıştı bile, inanılmaz derece utanmış ve aşağılanmış hissediyordu. Lin Feng ona bir fiske bile vurmamıştı bu onun onurunu paramparça etmişti.

(ÇN: Adama bak la dayak arsızı çıktı.)

O anda Lin Yu da Wen Shan kadar kötü hissediyordu. Lin Feng in tokat izini hala yüzünde hissedebiliyordu. Hiç bu kadar aşağılanmış hissetmemişti. Lin Feng önünde duruyordu ama yüzüne yediği bir tokatla tüm cesaretini kaybetmişti.
Masada oturan herkes sessiz kaldı. Hepsi Lin Klanının çöp parçasını küçük düşürmek istemişti. Ama hiç biri kendilerinin küçük düşürüleceğini tahmin etmemişti. Genç nesil arasındaki en güçlü uygulayıcı o olabilirdi. O anda herkes öyle hissetmişti çünkü pencereden dışarı atılmış bir yaralı, yüzüne tokat yemiş bir Lin Yu ve kendisini çöp parçası hisseden Wen Shan vardı. Cidden Lin Feng in onlarla oturmaya hakkı yoktu.

Qiu Lan ı n gözleri parladı. Grubun içindeki en güçlü uygulayıcı oydu, Lin Qi katmanına ulaşmıştı. Lin Feng oradayken ondan insanları utandırıp aşağılayacak hale getiren bir aura hissetmişti.

Ona göre Lin Feng in restoran da yaptığı şey insanların onun hakkında daha fazla bir çöp parçası olarak düşünmesini istemediği içindi. Güçlü klanların öğrencilerine bir ders vermişti. Onların çirkin yüzlerine bakmaya dayanamayıp onlara bir insanlık dersi vermişti.

Qian Li Xue yavaşça ıslık çalan rüzgar restoranına doğru yürüdü. Gu Song da uzak bir mesafeden Lin Feng i izliyordu. Ne pahasına olursa olsun Lin Klanının çöp parçasından intikam almak için plan yapıyordu.

Yorum Yap "Pmg 29: Alay"