Dünyanın Oluşumu Günceli

Pmg 26: Gene mi sen!

Ekim 03, 2016



Bölüm 26 – Gene mi sen!

Lin Feng sadece sekizinci Qi katmanında olmasına rağmen pek fazla Lu Lian ı bir tehdit olarak görmüyordu. Lin Feng dokuzuncu seviyeye ulaşmış olsaydı çok daha rahat bir karşılaşma olabilirdi.

Lin Feng Dokuz Ağır Dalgaları kullandı. Dalgalar Lin Feng in yumruğundan çıkarak tüm atmosfere yayılmaya başladı. Daha sonra muazzam şok dalgaları Lu Lian a doğru yöneldi.

Kırık Pençeler!” Lu Lian elini havaya kaldırdı, parmakları bir kancaya benziyordu ve jilet gibi keskin hale gelmişti. Aniden güçlü bir Qi patlaması vücudundan dışarı çıktı ve Ağır Dalgalar hiçbir direniş gösteremeden ortadan kayboldu.

Lin Feng Lu Lain a doğru kılıcını salladı ve “Kükreyen Gök Gürültüsü!” tekniğini kullandı.  Bu saldırı atmosferde titreşimler oluşturdu. Lin Feng in kılıcı ile pençeler tekrar çarpıştı, bu sefer kılıç pençelerin arasında duruyordu. Lin Feng bunun sorun olacağını düşündü ama Lu Lian elinin uyuştuğunu hissedince kılıcı bıraktı.

Lu Lian kılıcı bıraktığı anda pençeleri ile Lin Feng e vurdu. Lin Feng bu vuruşun etkisiyle acı içinde geriye doğru uçtu.

Lu Lian kartal ruhuna sahipti. Fiziksel saldırılar onun için ikinci planda olmasına rağmen, şuan ki gücü insan üstüydü yaklaşık olarak 10000 jin gücündeydi.

Lin Feng bunu görünce bu savaşı kazana bileceğinden artık emin değildi. Qi katmanı ve Lin Qİ katmanı arasındaki güç farkı çok fazlaydı. Qi katmanında yapılan teknik ile Lin Qi katmanında yapılan tekniklerin arasında çok fazla güç farkı vardı. Lin Feng gerçekten Lu Lian ı yenmek istiyordu ama bu biraz zor olacaktı.

Kükreyen Gök Gürültüsü!” Lin Feng tekrar saldırmak için kılıcını savurdu.

Woosh

Swish

Lin Feng in yaptığı kılıç saldırısı havada birbiri ardına vuruş gerçekleştirdi.  Sanki gökyüzünde sonsuz gök gürültüsü çarpması gibi sesler yankılanıyordu. Sanki  Gök Gürültüsü tanrısı katliam yapmak için bu dağa gelmişti.

Lin Feng kısa süre içerisinde bir den fazla saldırı gerçekleştirdi. Lin Feng in vücudunun etrafı Qi ile çevriliydi. Aynı zamanda kılıcının etrafında da Qi vardı ve sanki bir balonu andırıyordu.

Lu Lian  gülerek “Savunma? Kendini koruyabileceğini mi düşünüyorsun? Şimdi sana o gülünç savunmanın Lin Qi katmanından gelen bir saldırı karşısında ne kadar işe yaramaz olduğunu göstereceğim.” Dedi Kartal ruhu kanatlarını çıktı ve Lin Feng e doğru yönelip Qi ile kaplı olan kılıçla çarpıştı.

BOOM!

Lin Feng çarpışmadan sonra sanki büyük bir okyanusun ortasındaki küçük bir tekne gibi hissetti. Rakibin saldırıları öfkeli bir okyanus gibi ona saldırıyordu. Her saldırısında Lin Feng in Qİ zırhına nüfus ediyordu. Lin Feng biraz yaralanmıştı ama hala sakin bir şekilde duruyordu.

Yükselen Kartal!

Lu Lian  pençelerini kullanarak Lin Feng e saldırdı, ama bu saldırı neredeyse hiç etki etmemişti. Lian ın pençelerindeki Qi miktarı yükseldi, yere çömeldi ve ellerini havaya kaldırdı, daha sonra aşağıdan yukarıya doğru Lin Feng e saldırdı. Lu Lian ın pençelerindeki Qi miktarı yükseldi.

BOOM!
Bu saldırı Lin Feng in kılıcının etrafındaki Qi nin sallanmasına neden oldu. Tamamen etkisiz hale getirmeden önce Lin Feng in vücudu da biraz sallandı. Qi zırhı tekrar eski haline geldi ve Lin Feng hareketsiz konumuna geri döndü.

Lu Lian Lin Qi tabasında olmayan birine etkili bir saldırı yapamadığını görünce deliye döndü. Tüm vücudu kartala dönüştü ve Lin Feng e saldırmaya başladı.

Lin Feng güçlü ve giderek daha da güçlenen saldırılara maruz kalıyordu.  Vahşi öfkesi Lu Lianın daha güçlü saldırılar yapmasını sağlamıştı. Tüm mağara Gök gürlemeleri gibi bir sesle yankılanıyordu. Mağaranın tavanından birkaç parça kaya düştü ve çatlaklar oluştu, mağara her an çökecekmiş gibi duruyordu.

Lin Feng in ağzının kenarından kan geldi. Lu Lian ın saldırılarının gücü 12,000 jin gücüne ulaşmıştı. Saldırıları çok belirsizdi ve bu sıyrılması zor bir hale geliyordu. Lin Feng in vücudu acımasız saldırılara maruz kalırken, giderek daha fazla zarar görüyordu.

Bunu bitirme zamanı geldi.

Lin Feng in gözleri buz gibiydi. Kılıcını yavaşça hareket ettirdi ve havada görünmez bir baskı oluştu. Atmosferdeki Qİ kılıcına doğru hareket etti. İnanılmaz Gök Gürültüleri kılıcının ufacık bir hareketinde serbest kalıyordu.

Kılıç enerjisi, doğal bir şekilde onun kılıcını kapladı. Bu Kükreyen Gök Gürültüsünün gerçek gücüydü.

Lin Feng in kılıcından atmosferi yok edecek kadar güçlü bir enerji yayılıyordu. Lu Lian inanılmaz bir güçlü bir saldırının gelmek üzere olduğunu anlamıştı. Kartal ruhu kılıç enerjisini görünce titremeye başladı ve hemen geri çekildi.
Lin Feng durmadan daha fazla Kılıç enerjisi çekiyordu. Bunu gören Lu Lian geri çekildi ama Lin Feng ona yaklaşmak için hemen Ay Işığı Tüy çevikliği tekniğini kullandı. Lin Feng in kılıcından gelen korkunç Gök Gürültüsü Lu Lian ı bombardımana tuttu.

Lu Lian bağırdı “Yükselen Kartal” elleri gene pençeye dönüştü ve Qi sini serbest bıraktı.

BOOOM!” Korkunç bir patlama gerçekleşti. Tüm mağara patlama yüzünden sallandı.

“Ay Işığı Tüy Çevikliği.”

Lin Feng in tüm bedeni sanki ay ışığına dönüşmüş gibiydi. Mağaranın çıkışına doğru hareket etti ve kılıcı parladı.

AHHHHHHH” Korkunç bir çığlık duyuldu.

Lu Lian Öfkeli bir şekilde “Pislik!” diye bağırdı kolları kan içerisindeydi. Lin Feng in saldırısını alarak yaralanmıştı, eğer zamanında karşılık vermeseydi hayatını kaybetmiş olurdu.

Lu Lian savaşırken onun sekizinci Qi katmanında olduğuna inanamıyordu. Tam o anda Lin Feng gözlerinin önünde kardeşini öldürdü.

Lu Lian kardeşinin ölü bedenine sarıldı. Vahşi bir yüz ifadesi vardı, tamamen keder ve öfkeyle kaplanmıştı. O anda gerçekten bir şeytan gibi görünüyordu. Lu Fei nin boğazı kesilmişti ve son nefesini verdi.

Lin Feng mağaradan çıktıktan sonra onun boğazını kesip, intikamını almıştı.
// noluyo lan ??

Lu Lian “ Ben bu dünyada yaşadığım sürece, asla huzur bulamayacaksın!” diye bağırdı. Xue Huan çok korkmuştu ve korkudan titriyordu. Ayakta duracak gücü kalmamıştı, ve mağara duvarına doğru yaslandı. Ayrıca Lin Feng in bu kadar güçlü olup Lu Lian ı bile bu duruma sokacağını düşünmemişti.

Lin Feng Lu Lian on bağırışını duydu ve alaycı bir gülümseme yaptı. Eğer Lu Lian onu sonsuza kadar takip ederse oda kardeşiyle aynı kaderi paylaşacak diye düşündü.

Lin Feng Lu Fei nin ikinci kez gitmesine izin verecek kadar aptal değildi. O zaten bir kere gitmesine izin vermişti.

Lin Feng kötü biri değildi. O hiçbir zaman gidip başkasını kışkırtmamıştı. O sadece ona saldırmak ve onu öldürmek isteyen insanlara karşı kendini savundu. Gerekmediği sürece de kimseyi öldürmemişti.

Lin Feng yarım saat boyunca koştu ve giderek yavaşlamaya başladı. Savaş sırasında yaralanmıştı ve ciğerlerinden kan geliyordu. Eğer kavgaya devam etseydi büyük ihtimal hayatını kaybedebilirdi. Zarar görmemiş gibi davranıyordu ve bu yüzden mağaradan hızlıca uzaklaşmıştı. Sonuçta rakibi ve onun arasında büyük bir seviye farkı vardı, sadece sekizinci Qi katmanındaydı ve Lin Qi katmanında biriyle savaşmıştı kendiyle gurur duyuyordu.

Şifalı kaynak haplarıyla dolu kavanozu çıkardı. Şifalı bir hap çıkardı ağzına koydu ve hemen yuttu. Ferahlatıcı bir his hemen vücuduna yayılmaya başladı. Açıkça tekrar düşünebilir hale gelmişti. Bir anda tüm yaraları iyileşmeye başlamıştı.

Ne kadar etkili bir kaynak hapı!

Lin Feng in gözlerinden memnun olduğu görülebiliyordu. Koruyucu Kong Han Man için bir hap yeterli olur demişti. Ama Lin Feng kolayca geçtiği bir sınavdan bir kavanoz dolusu hap almıştı ve biraz şüphe duyuyordu. Han Man e üç hap vermişti, iyileşmemesi durumunda Jing Yun a da üç hap bırakmıştı. Ama şimdi Han Man in iyileşeceğine emindi çünkü bu haplar çok etkiliydi.

Lin Feng in yaraları iyileşmişti, sadece bununla kalmayıp gücünün de arttığını hisseti.

Uygulayıcıların kaynak hapı kullanmak istemelerine şaşmamalı, şifalı kaynak hapı bile gelişimimde  büyük bir yarar sağladı.

Dokuz bulut kıtasında bir çok uygulayıcı kaynak hapları ve çeşitli el yapımı silahlar kullanıyordu. Eğer birisi kaynak hapı yada silah yapabiliyorsa o inanılmaz saygı görüyordu. Bu ustaların birini bulmak çok zordu ve bu insanlar halk arasında yüksek bir statüye sahipti. Yun Hai tarikatının içinde de etkisi düşük şifalı haplar yapan insanlar vardı. Ama bu insanlar hala ustaların gözüne girememişti.

Savaşlar haricinde kaynak hapı kullanmak gelişim yapmakta çok etkiliydi. Bu şifalı kaynak hapları savaş dışında kullanılması gerekiyordu. Lin Feng bir çok sıkıntı çekmesine rağmen gelişimini biraz güçlendire bilmişti. Şimdi pratik yapıp bu savaş deneyimini kullanmak için bir yer bulması gerekiyordu. Bu savaş onun Dokuzuncu Qİ katmanına geçmesinde çok yardımcı olacağını düşünüyordu. Dokuzuncu Qi tabakasını kırdıktan sonra Yangzhou şehrine gidip ihtiyarlar toplantısına katılmak istiyordu.

Lin Feng döndü ve manzaraya baktı, şaşırtıcı derecede tanıdık geliyordu.

Lin Feng parlayan gözlerle “Ben aslında burada bulundum.” Dedi ve gülümsedi

Uzakta kılıçla yarılmış gibi iki dağ görüyordu. Bu dağın içinden geçen güneş ışığını görebiliyordu… ama o dağlarda acımasız bir kız vardı ve ondan kaçmıştı.

Pratik yapmak için güzel bir mağara buldum, bulamayacağımı düşünüyordum.” Dedi Lin Feng bu sefer saldırılarının onun saçına ulaşıp ulaşamayacağına bakmaya gidiyordu. Tabi ki o kızın onu iki kere öldürmeye çalıştığını da unutmamıştı.

Lin Feng hızlı adımlarla yürüdü ve sonunda mağaraya ulaştı. Hiç tereddüt etmeden mağaraya girdi.

(ÇN: Rahatsız bu bizim eleman bazende kendisi kaşınıyor. Ulan geç bir köşeye çalış işte :D)
EN: Kanka aydınlanma için değişik mekanlar lazım.
// bence o başkalarını aydınlatmaya gidiyor😀

Lin Feng in mağaraya girdiğini dışardan birkaç kişi gördü ve şaşırmadan edemediler. Dışarıda Lin Feng in zorla mağaradan atılmasını izlemek için beklediler. Öğrenci, Liu Fei nin bölgesine izinsiz girdi. Gerçekten pervasız davranıyor diye düşündü. İçeri girdikten sonra dayak yiyeceğini ve zorla dışarı atılacağını düşünüyorlardı.

Kısa bir süre sonra Lin Feng dağın içindeki açık alana ulaşmıştı. Kaplıcanın önünde duruyordu. Orada bir çok mağara vardı ve kimse rahatsız etmediği sürece pratik yapmak için mükemmel olduğunu düşünüyordu.

O anda tıpkı geçen seferki gibi gözleri kapalı bir şekilde suyun içinde pratik yapan Liu Fei yi gördü. Gözleri kapalı bir şekilde nefes eğitimi yapıyordu. Nefes eğitimi yay kullanıcıları için çok önemliydi.

Lin Feng bu sefer pervasızca suya atlamadı ve suyun dışında onu beklemeye başladı.

Güzel yüzü su üstüne çıktığında Lin Feng orada öylece duruyordu. Onu görünce şaşırdı, ama hemen öfke ile gözlerini kıstı ve “Gene mi sen!” dedi

Lin Feng soğuk bir ses tonuyla “Gerçekten de yine ben.” Dedi  Lin Qi katmanındaki bir uygulayıcı ile savaşmıştı ve yeterli gücü yoktu. Ama Liu Fei sıradan bir öğrenciydi ve kendini güvende hissediyordu. Lin Feng Liu Fe inin Jing Hao ve Lu Lian kadar güçlü olduğunu düşünmüyordu. Sadece dövüş stilleri farklı olduğu için dikkat etmesi gerekiyordu.

Yorum Yap "Pmg 26: Gene mi sen!"