Tankların Tarihi Günceli

Pmg 23: Korkutucu Gölge

Ekim 03, 2016



Çevirmen : IHATEPANDA,Overlord
Düzenleyici :DooDLez213

BÖLÜM 23- KORKUTUCU GÖLGE

Hao Qing in kolunun olması gereken yerde kocaman bir yara vardı. Elleriyle birlikte yarayı kapamaya çalışıyordu ama kan parmaklarının arasından sızarak yere akıyordu. Çok korkmuştu nasıl olduğunu anlamadan bir anda kolunu kaybetmişti. Kimse gördüğü bu sahneye inanamıyordu, herkes şok içinde arenaya bakıyordu.

Hao Qing uğursuz bir şekilde Lin Feng e bakarken ”Sen çok şanslı olmalısın! Bu kadar şanslı olmasaydın eğer…” Dedi Lin Feng in gücünün bu kadar düşük olmasına rağmen hala ona kaybettiğine inanamıyordu. Rasgele kılıcını salladı ve şans eseri kolumu kesti diye düşünüyordu. Ona göre Lin Feng çok şanslıydı ve kolunu kesmişti. Bu şekilde duşunun tek o değildi kalabalıktan bir çok insanda aynı şeyi düşünüyordu. Kimse bu kadar hızlı hareket eden Hao Qing i görüp, basit bir şekilde kolunu kestiğine inanamıyordu.

Lin Feng gülümsedi ve “Gerçekten çok şanslıyım.” dedi. Gerçekten Hao Qing  e bir çentik aşağıya vurmak için bu fırsatı bulduğu için çok şanslı olduğunu düşünüyordu.

Güçlükle yürüyen Hao Qing “Bir dahaki sefere insaflı davranmayacağım. Sana saldırmak için küçük bir fırsat bile vermeyeceğim.” Dedi Lin Feng den uzağa doğru yürüdü ve kalabalığın arasına karıştı. Kolu temiz şekilde kesildiği için tıbbi yardım almadan yürüyebiliyordu. Ama kolundaki yaraya tıbbi müdahale gerekliydi, yoksa yara yüzünden ölebilirdi. Çok fazla kan kaybetmişt, ayakta durmak giderek zorlaşıyordu onun için.

Lin Feng kafasını sallayarak “Bir dahaki sefere, bana meydan okuyacak kadar aptal olduğunu sanmıyorum.” Dedi Hao Qing yenilgiyi kabul edememişti, Lin Feng in çok şanslı olduğunu düşünüyordu ve kolunu kaybettiğine inanamıyordu. O intikam için geri dönecekti, onun böyle bir mizacı vardı.

Mo Xie bir kez daha Lin Feng i suçlamaya başladı “Tarikat kurallarına saygılı değilsin, adalet için uğraşan bir öğrenciyi yaraladın, tarikatın senin için hiçbir şey ifade etmiyor demek ki.” Dedi Kendini kurtara bilmek için Lin Feng e yüklenmeye devam ediyordu.

Lin Feng gülümseyerek ”Bir köpeğe kötü bir isim ver ki daha sonra asması kolay olsun. Eğer ne demek isteğimi gerçekten anladıysanız hemen kolumu kesip tarikattan ayrılırım. Tarikatı kalbimden seviyorum ama tarikatın bir öğrencisi olmama rağmen siz hiçbir kanıt olmadan beni suçluyorsunuz. Bu sizce de biraz gülünç değil mi yaşlı usta?” dedi.

Lin Feng Mo Xie yi provoke ediyordu. Herkes onun kolunu kesip tarikattan atmaya çalışıyordu ve bu kadar olan şeye rağmen tarikata saygı duymasını da bekliyorlardı.
Lin Feng Mo Xie görmezden gelerek “Büyük usta söylediklerime birkaç şey daha ekleyebilir miyim?” diye sordu. Bu durumda karar verme gücü olan tek kişi Nan Gong Lin di.

Nan Gong Lin in yüzünde ilgilenmeyen bir ifade vardı ve genç adama yardım etmeyecek gibiydi. Ama aslında Lin Feng in yaptıklarına büyük ilgi duymuştu. Lin Feng ne zorba, ne itaatkar, ne kibirli, nede mütevaziydi. Böyle bir felaketin içinde tamamen sakin duruyordu. Lin Feng de büyük işler başarabilecek bir mizaca sahipti. Nan Gong Lin “Konuş.” Dedi.

“Büyük usta, buraya beni yaşlı usta seninle tanışmak istiyor diye çağırdılar. Ama yaşlı usta bana tarikatın yüz karası, utanç kaynağı ve rezil ettiğimi söyleme başladı. Bana tarikatın çöp parçası bile dedi. Kendimi savunmaya çalıştığımda ise hemen bir kılıf buldu ve beni suçlamaya devam etti. Suçsuz olduğumu söylemeye çalışmama rağmen benim kolumu koparmak istediler. Yaşlı usta Mo Xie kurallardan sorunlu büyüğümüz ama sormak istiyorum neden hiçbir kanıt olmadan beni suçluyor? Şu anda yaptığı şey ön yargılı davranarak, beni dinlemeden adaleti savunmaya çalışıyor. Şuanda bu sorun olmasa bile ileride bu büyük bir sorun haline gelmez mi?” diye konuştu.

Lin Feng in bu kesin konuşmasından sonra, kalabalık onun deli olduğuna tamamen inandı.

Mo Xio nefretle Lin Feng e bakıyordu ve “Cüretkar!” dedi ve Lin Feng i  güçlü bir Qi ile çevreledi. Daha fazla rezil olmadan onu öldürmek istiyordu.

“Ben cüretkar değilim. Tarikat asılsız suçlamalara inanıp beni sakat bırakıp tarikattan kovmak istiyor. Bana bu suçlamaları onlar yaptı ve sizde hemen kabul ettiniz öylemi? Sizce bu yanlış değil mi? Yaşlı usta Mo Xie.” Dedi yaşlı usta ile karşı karşıya olmasına rağmen hiç korkmuyordu ve tamamen sakindi.
Lin Qian soğuk bir ses tonuyla “Seni çöp parçası! Kendi aile üyeni sakatladın ve büyüklerini küçük düşürdün, birde kabul etmemekte inat ediyorsun.”

Lin Feng gülümseyerek “Yaşlı usta Mo Xie nin neden beni suçladığını şimdi daha iyi anlıyorum.”Dedi.

Mo Xie “Evet ne olmuş?” dedi. Kalplerinde Lin Feng i öldürme isteği giderek artıyordu. Chu Zhan Peng olmasa bile artık yaşlı usta Mo Xie onu daha çok öldürmek istiyordu.

“He he anladım yaşlı usta Mo Xie. Büyük ustanın huzurunda bir soru sormak istiyorum. Beni dinlemeden çeşitli suçlarla beni suçladınız. Acaba siz Hao Yue tarikatının yaşlı ustası mı, yoksa Yun Hai tarikatının yaşlı ustası mısınız?”

“Beni küçük düşürmeye nasıl cüret edersin. Ben Tarikatın saygı değer bir yaşlı ustasıyım. Şimdi gelişimini sakat bırakacağım. Çekilin yolumdan.” Dedi Mo Xie nin sabrı kalmamıştı. Lin Feng onu birden fazla kez utandırıp rencide etmişti.

“Herkes neyin doğru neyin yanlış olduğunu biliyor. Elit bir öğrenci olmadığım için bana kendimi savunma şansı bile tanımıyorsunuz. Sadece güçlü olana saygı gösteriyorsunuz ve benim gelişimimi sakat bırakacaksınız, sonuç olarak asılsız suçlamalar yüzünden sakat bırakılacağım.”Dedi ve Nan Gong Lin e bakmaya devam etti.

Nan Gong Lin yaşlı usta Mo Xie nin saldırısnı engelledi. Lin Feng bu suçları işlemiş olsa bile o hal Yun Hai tarikatı öğrencisiydi. Eğer Nan Gong Lin saldırıyı durdurmasaydı Lin Feng Zhangu uçurum sınavını anlatacaktı. Ama o zamanda karışıklık çıkar ve tarikat onun için çok tehlikeli bir yer haline gelebilirdi. Eğer tarikat onu istemezse o neden tarikatı isteyecekti ki? Lin Feng in kalbinde hiç korku yoktu o yaşadığı sürece asla kölelik yapmaz ve birinin adamı olmayacaktı.

Nan Gong Lin dikkatlice her şeyi düşünüyordu. O sırada yaşlı Mo Xie de saldırmak için hazırlanıyor ve Lin Feng e doğru yaklaşıyordu.
Nan Gong Lin dikkatlice Lin Feng in gözlerine bakıyordu. Lin Feng tamamen sakindi ama gözlerinde bir entrika döndüğü anlaşılıyordu.

“İrade ve kararlılığı son derece güçlü. Tehlike karşısında sakin kalabiliyor. Ayrıca doğal yetenekleri de iyi. Birkaç yıl içinde Elit öğrenci olabilir. Bu yetenek ilerde tarikat adına çok büyük işler başarabilir.”

“Mo Xie değerli bir yaşlı usta. Uygulama yolundaki başarıları göz ardı edilemez ve yetenekleri ve sıkı çalışması onun gelişiminde büyük rol oynadı. Gelecekte tarikatta iyi yerlere gelebilir. Bugün yaşananlar Mo Xie nin suçu olsa bile, o bir yaşlı usta ve Mo Cang Lan ın oğlu.”

Nan Gong Lin son derece hızlı bir şekilde durumu analiz ederek vereceği kararı düşünüyordu. Tarikatın büyük ustası olduğu için, her şeyi detaylıca düşünüp, ayırt edip, avantajını ve  dezavantajını düşünmesi gerekiyordu.

Mo Xie nin şuanda hata yaptığını biliyordu. Mo Xie nin oyunculuğu çok berbattı, kararı ona bırakırsa yüzünü kaybedeceğini düşünüyordu. Eğer Mo Xie nin saldırmasına izin verseydi kalbinde tarikat adına büyük bir üzüntü oluşacaktı. Ayrıca Mo Cang Lan a dikkat etmesi gerekiyordu, ona karşı mahcup duruma düşmemek için iyi düşünmeliydi. Çünkü Mo Cang Lan ın tarikat adına bir çok kahramanlık yapmış iyi bir ustaydı.
Lin Feng in iyi bir potansiyeli vardı ama bir karşılaştırma yapılırsa yaşlı ustalar kadar değeri yoktu, çünkü o sadece sıradan bir öğrenciydi.

Nan Gong Lin in tereddüde düşmesi Lin Feng i gülümsetti. Aslında kendi cahilliğine güldü. İlk on sıralamanın içinde olan Hao Qing i herkesin önünde yenmişti ama buna rağmen hala herkes ona sıradan öğrenci gözüyle bakıyordu. Mo Xie de tarikatın değerli bir yaşlı ustasıydı. Nan Gong Lin ona karşı çıkıp yüz kaybederim diye mi düşünüyordu? Lin Feng çok güçlü değildi ve kendisini tehlikeli durumlara sokmaması gerekiyordu. Zihninde yeterince güçlenmediği ve kendini koruyamadığı için pişmanlık duyuyordu.

Mo Xie Lin Feng e yaklaşırken “Cahil çocuk.” dedi. Bu sözler Lin Feng in kulak zarlarını parçalamış gibiydi sanki. Mo Xie gülümsemesinde öldürme niyetini belli etti. Lin Feng i öldürmek istediği çok açıktı. O sıradan bir öğrenciydi sonuçta. Aslında Mo Xie karşı çıkmakta çok büyük dikkatsizlikti.

Kalabalıktaki öğrenciler “Lin Feng öldü!” diye bağırdı. Ama Lin Feng sadece kendini güçsüz olduğu için suçluyordu.

Lin Qian oldukça soğuk bir gülümsemeyle “Onun gelişimini kendim parçalayamam kötü oldu.”Dedi Bu onun için beklenmedik bir durumda ama sonuç gene de aynı olacaktı.

Çok güçlü bir enerji Lin Feng i felç etti. Saçları dimdik olmuştu, ağzını açmak üzereydi, tam o anda vücudunu ezen kuvvetli baskı iz bırakmadan yok oldu.

Lin Feng şaşırdı. Bu beklenmedik bir şeydi. Nasıl bir anda yok olmuştu? Nasıl iz bırakmadan bu şekilde yok olabilirdi?

Mo Xie Lin Feng den çok uzakta değildi, ama Lin Feng e yürümeyi durdurmuştu. Mo Xie ve öğrenciler sanki inanılmaz bir şey görmüş gibi gözleri büyümüştü. Ayrıca sanki tanrısal bir güç Mo Xie in bedenine baskı uyguluyordu.

Bir çok kişi Mo Xie nin neden durduğunu anlamamıştı. Nan Gong Ling gibi Mo Cang Lan da olanlar karşısında şaşırmıştı.

Lin Feng de herkes gibi şok olmuştu ve Mo Xie in ifadesine bakıyordu. Ama daha sonra zorla da olsa bir vücut gördü.

“Yanılmıyorsam…” Lin Feng in gözleri şok dan tamamen açılmıştı. Mo Xie nin bedeninin üstünde insan vücuduna benzeyen bir gölge vardı ve bu gölge Mo Xie felç etmiş gibi hareket etmesini engelliyordu.

Bu gölge tam bir insanın gölgesi gibi gözüküyordu.

Lin Feng bu korkutucu gölgeyi görebiliyordu ama kime ait olduğunu bilmiyordu.

Şu anda Lin Feng kimsenin umurunda değildi. Büyük ustada dahil herkes Mo Xie yi saran gölgeye bakıyordu.
“Defol, seni çöp!” diye bir ses duyuldu. Sesin nerden geldiğini kimse göremedi ama herkesi sarsan muazzam bir güç içeriyordu.

Sesi duyan insanlar korkudan titremeye başladı. Kimileri dizlerinin üzerine düştü. Bir gölge boşluktan çıkarak gelmişti ve herkesi çok korkutmuştu. Bu ilkel varlığı görenler içten içe kaçmak istiyordu.

Yorum Yap "Pmg 23: Korkutucu Gölge"