Otto Von Bismark Günceli

Pmg 2: Devam Eden Yenilik

Ekim 02, 2016


Bölüm 2: Devam Eden Yenilik

“Xiao Feng.” Ses avluda duran orta-yaşlı bir adamdan geldi. Bu güçlü görünen vücuda sahip biriydi ve her nedense doğası Lin Feng’e benziyordu.

“Baba.” Elbette Lin Klanı’nın başıydı aynı zamanda Lin Feng’in babası. Ruh kaynaşması yüzünden, Lin Feng şu anda eski Lin Feng’in hem düşüncelerini hem duygularını taşıyordu.

“Xiao Feng, sen… iyisin!” Lin Hai’nin suratı buruştu. Lin Feng, Lin Klanına hayatı pamuk ipliğine bağlı şekilde gönderilmişti ve tüm bu süre boyunca komadaydı. Lin Hai çoktan tüm umudunu kaybetmiş ve Lin Feng’in cenaze hazırlıklarına yardıma girişmişti. Ama o sırada, oğlunun hayatta olduğunu görünce şaşırmıştı. Nasıl olur da sevinmezdi?

“Evet, baba. Tamamen iyileştim.” Lin Feng, Lin Hai’nin ne kadar mutlu olduğunu görünce gülümsedi. Bu ona gerçekten sımsıcak bir his verdi. Önceki hayatında dedi öldüğü zaman, insan doğasının soğukluğuyla tek başına yüzleşmek zorunda kalmıştı ve öncesinde böyle sıcak duygunun keyfini çıkarmamıştı.

“Güzel, güzel.” Lin Hai ağır aksak Lin Feng’in omzuna vurdu. Toza dönmüş taş sütuna bakarken gözlerinin önünden bir ışık parıltısı geçti. Kendi kardeşleri şu an onu süzüyordu ve onun düşmesi için bekliyorlardı böylece Aile Başı koltuğunu kendilerine alabileceklerdi. Lin Feng bu kadar kısa sürede iyileştiği için şimdi o piçler hayal kırıklığına uğramış olmalıydı.

İşte o sırada Lin Hai aniden korkutucu bir his yaydı, bu da Lin Feng’in donmuş gibi hissetmesine sebep oldu.

“Babam kesinlikle ruh katmanında güçlü bir dövüşçü. Sadece aurasını göndererek, kendisinden daha güçsüz birini dondurabilir.” Lin Feng bunu içinden söyledi. Dövüş Sanatları yolunda, ilk katman Qi olmalıydı. Yalnızca kişi yavaşça yer ile göğün esansını bedenine yönlendirerek, arıtarak ve ruhunu eğiterek kişi Qi oluşturabilirdi. Sonrasında, kişi Ruh Katmanına adım atabilirdi. Ruh Katmanında, kişi nihayet dövüş sanatları yasalarını çalışabilirdi. Yasalardaki ustalık kişinin herkesten daha güçlü olduğu anlamına gelirdi ve tek adımla, bir insan öldürülebilirdi. İşte Lin Hai bu Ruh Katmanındaki uzmanlardan biriydi.

“Xiao Feng. Kim yaptı bunu?” Lin Hai’nin suratı kasvetliydi. Lin Feng geri gönderildiğinde, çoktan yarı ölü bir haldeydi. Bu düşmanların Lin Feng’in hayatını istediğini kanıtlar nitelikteydi. Ve gerçek buydu. Düşman “Lin Feng”in hayatını almıştı.

“Baba, lütfen çocuğunun bu meseleyi tek başına halletmesine müsaade et.” Lin Feng, Lin Hai’ye üçüncü amcanın çocuğu tarafından yaralandığını söylemedi. Lin Ailesinde, üçüncü amcası ile en yaşlı amcası iş birliği içerisindeydiler, ve her zaman aile başı koltuğuna gıpta etmişlerdi. Aslında, güç ve itibar yönünden, Lin Hai ile kıyas edince hiç de zayıf değillerdi. Lin Heng’in doğal yeteneğinin iyi olduğu gerçeğini ve Yun Hai Tarikatının seçkin öğrencilerinden olduğunu ekleyince, bu yüzden Lin Heng Lin Feng’i acımasızca yaralama cürretinde bulunmuştu.

Bu nefret, Lin Feng ona bunu kendi elleriyle geri ödetmeliydi. Dövüş sanatları yolu pişmanlıklara izin vermezdi diğer türlü bu, zamanla savaşçının eğitimine bir bariyer olabilirdi.

Lin Hai her nedense oğluna şaşkınlıkla baktı ve o sırada, Lin Feng’in tutumunun değiştiğini gördü ayrıca gözleri sert aynı zamanda kararlıydı. Artık zayıf ve şevksiz olduğu hissini etrafa yaymıyordu. Anlaşılan bu kaza gizli bir kutsamaydı. Lin Hai içinden rahatladı ve kafa salladı. “Yarın aile buluşmasına benimle gel. Beni pozisyonumdan nasıl edeceklerini görmek isterim.”

Gece vakti, Lin Ailesi mor bambu ormanında.

Lin Feng bağdaş kurmuş bir şekilde yerde oturuyordu ve arkasında siyah gölgelerden peydahlanmış bir küme vardı. Bu neredeyse tamamen karanlıkla harmanlanmış gölge kesinlikle karanlık ruhtu.

Çalışırken, Lin Feng karanlık ruhu kullandığı zamanlarda, pratik hızının beşte bir kadar indiğini keşfetti. Dahası, kendini zorlamalı ve eğitimi sırasında karanlık ruhu kullanırken ilave toplanan mental yorgunluğu görmezden gelmeliydi. Tanrı ona ikinci bir şans verdiği için, doğal olarak güzelce yaşamalıydı. Bu kıtada, sadece güçlü saygı görürdü ve insan tarafından kabul görerek kafasına eseni yapardı.

Lin Feng’i çevreleyen şey ise karanlığın içerisinde parıldayan belirsiz uysal bir ışıktı. Bu ışık sadece yer ile göğün esansı belli bir varlık tarafından yoğunlaştırıldığında belirirdi.

Yetenekli olanlar vücutları etrafında yer ile göğün esansını toplarken daha hızlı pratik yapmalılardı ve o sırada, Lin Feng bu durumdaydı.

Tam şu anda, Lin Feng sağlamca nefes alıyor ayrıca huzurlu ve sakin görünüyordu. Yer ile göğün esansı bedeninde akıyordu aynı zamanda damarlarında eriyordu, kemiklerini ve fiziğini güçlendiriyordu.

Uzun bir süre sonunda, ışık parıldadı ve Lin Feng’in bedeni aniden siyah bir delik gibi oldu aynı zamanda bir anda, bütün uysal beyazdan yer ile göğün esansını bedeninin içine yuttu.

Gözlerini açınca, uçup giden ışık gözlerinde parladı. Lin Feng ayağa kalktı ve bir gülümsemenin izi belirdi. Tek gecede bir sonraki katmana ilerlemişti. O sırada, altıncı Qi katmanına ulaşmıştı.

Fakat, Lin Feng tatmin olmamıştı. Anılarına göre, dokuz Qi katmanının dövüş sanatlarının daha başlangıç noktasına eş olduğunu biliyordu. Nasıl kaygısız ve mutlu olabilirdi? Bir önceki hayatında, bu bir Tanrı olarak görülebilirdi.

Bunun hakkında düşününce, Lin Feng yumruğunu sallamaya başladı ve bir ıslık sesi dışarı çıktı. Bir anlığına gelen enerji patlaması etraftaki bambuların patlamasına neden oldu.

Qi dokuz katmana ayrılıyordu. Her katman artışında, gücü 1000jin değerinde artıyordu. Şu anda, altıncı Qi katmanındaydı ve 6000jin güç taşıyordu. Ve altıncı dalgaya kadar çalıştığı dövüş tekniği “Dokuz Ağır Dalga”yı kullanırsa, 6500jin gönderebilecekti. Fakat, bu hala Lin Feng için yeterli değildi. Ola ki, yedinci dalgaya kadar çalışabilirse, tek bir şiddet dolu dalgayla birlikte başka bir tanesi patlak verecekti. Bu noktada yedinci Qi katmanındaki bir savaşçının saf gücüne eş değer olan 7000jin’i gönderebilecekti.

6000jin’in üzerindeki azgın güç altında, hassas bambular birbiri ardına patladı. Bütün alan okyanusa benzedi, geriye sadece yumruğun ulumaları ve gölgesi kaldı.

İşte o sırada, bambulardan bir tanesi patlamak yerine geri tepti. Lin Feng bunu gördüğünde, yumruğunun hızı yavaşladı.

“Dokuz Ağır Dalga” tekniği okyanus dalgaları baz alınarak oluşturulmuştur. Her dalga bir öncekşnden çok daha güçlüdür ve hükmeder. Fakat, ne kadar hükmeden olsa da, aynı zamanda nazik bir tarafı da vardır. Sadece sertlik ve nezaket bir bütün haline geldiğinde emsalsiz olur.”

Aydınlandı, Lin Feng artık durmaksızın hükmetmiyordu. Bunun yerine, zaman zaman sert değil ama nazikti.

“Ha!”

Lin Feng yumruk atarken bağırdı.

“Hong, Hong, Hong….”

Patlamanın sesleri gürledi. Altı patlama, yedi patlama..... sekiz patlama.

Qi dalgalarının dokunduğu tüm bumbular tamamen toza dönüşmüştü.

“Sekiz dalga, güçlüymüş…” Lin Feng yumruğunu geri çekti ve artık tamamen boş olan önündeki alana baktı. “Dokuz Ağır Dalga” tekniğini kavramak, iki kademeyi açmış ve sekiz dalgaya ulaşmıştı. Sonraki kademelere ulaşınca dövüş tekniklerine çalışmanın daha zor olduğu bilinegelirdi. Beşinci Qi katmanındaki kişiler için, beş dalgaya kadar olanı kavramak kolay olurdu. Ancak, sekizinci Qi katmanındakiler için sekiz dalgaya değin kavramak gerekli olmayabilirdi. Ama Lin Feng bunu başarmıştı.

“Artık 7500jin güce sahip olmam gerek ayrıca sertliğin ve nezaketin bir bütün hale gelmesi düşüncesini tam anlamıyla kavradığım sürece, “Dokuz Ağır Dalga” tekniği tamamlanmış olacak.” Lin Feng içinden rahatladı. Dövüş teknikleri sonraki kademelerde birkaç kat daha zor oluyordu ama tekniklerin güçleri de birkaç kat daha güçlü oluyordu. Şu anda 7500jin değerinde güç taşıyordu. Yedinci Qi katmanındaki biriyle yüzleşse dahi, onunla davaşabilirdi.

Geçmişteki Lin Feng’ herkes yukarıdan bakıyordu çünkü normal bir beşinci Qi katmanındaki dövüşçüyü dahi yenemiyordu. Ama şimdiki Lin Feng, bu dünyaya sadece bir gün önce gelmişti, gelişmişti ve şu anda yedinci Qi katmanındaki bir savaşçının azmini taşıyordu.

Yorum Yap "Pmg 2: Devam Eden Yenilik"