Tank Tarihi Günceli

Pmg 17: Zhangu uçurumu

Ekim 03, 2016



Çevirmen : IHATEPANDA,Overlord
Çeviri Kontrol : kel kurbağa
Bölüm 17- Zhangu uçurumu
Lin Feng ve Jing Yun, Han Man in odasında endişeli bir şekilde Han Man in yaralarıyla ilğileniyorlardı.
Lin Feng Han Man in yaralarını kontrol ederken “ bu yaralar çok ciddi.” Dedi Uygulayıcıların diğer insanlara göre daha hızlı iyileşme yetenekleri vardı ama bu yaralar çok ciddiydi. Vücudundaki kemiklerin bir çoğu kırılmıştı ve iç organları da hasar görmüştü. Herhangi bir yardım olmadan onu kurtarmak imkansız gibi duruyordu.
İyimsen bir gülümseme ile Han Man “ Sorun değil hayatım her zaman zor olmuştu, bu kadar kolay ölmem.” Dedi
Lin Feng ona bakarak “ Gelişimin ne durumda?” diye sordu. Han Man Lin Feng in bakışlarından kaçtı onun gözlerine bakamıyordu. Onun gelişimi zarar görmüştü ve yardım almadan düzelmesi mümkün değildi. Eğer gelişimini kaybederse sıradan bir insan gibi yaşamak yerine ölmeyi tercih ederim diye düşünüyordu.
Jing Yun” Lin Feng Siyah Rüzgar Dağına gidip birkaç vahşi yaratık öldür ve malzemelerini sağlık hapı ile değiştir.” Dedi Han Man tarikatın sıradan bir öğrencisiydi ve onun gibi bir sürü kişi vardı. Tarikat bu tür durumlarda sıradan öğrencileri kaderlerine terk ediyordu. Eğer Elit bir öğrenci olsaydınız o zaman bir konakta kalır ve Tarikatın kaynaklarından sınırsız yararlana bilirdiniz.
Lin Feng başını sallayarak “ Bu işe yaramaz yaraları çok ciddi. Sıradan bir hap kullanması ona daha kötü yapar.” Dedi
“ O zaman ne yapmalıyız? Başka bir çözüm yolu var mı ?” diye sordu Jing Yun
Lin Feng aniden ayağa kalktı arkasını döndü ve kapıya doğru yürüdü.
Lin Feng sakince “ Dipsiz uçuruma gideceğim, yakında geri dönerim beni bekleyin.” Dedi
Tüm odayı sessizlik kapladı. Jing Yun endişeden yumruklarını sıkıyordu.
Han Man gülümsüyordu. Mutluluktan gözleri yaşarmaya başladı.
Dipsiz uçurum…
Sadece Lin Feng gibi birisi böyle bir fikir düşünebilirdi.
Sadece Lin Feng gibi bir adam bu gelişim seviyesi ile oraya gitmeye cesaret edebilirdi…
Dipsiz  Uçurum, Yun Hai tarikatının gizemli ve kutsal yerlerinden biriydi. Uçurum, Yaşam yada Ölüm arenasından daha ünlüydü.
Arenadaki savaşlarda çok insan ölmüyordu. Dipsiz uçurum için durum farklıydı. Oraya gidenler ya aydınlanma yaşamış olmalıydı yada ölümü arıyorlardı. Yun Hai tarikatında bir çok öğrenci uçurumun adını biliyorlardı ama hiç biri gitmeye cesaret edememişlerdi. Uçurumu hiç görmemişlerdi yada hakkında hikaye dinlememişlerdi çünkü hiç geri dönen olmamıştı.
Herkes eğer isterse tarikatın uçurum testine girebilirlerdi ve testi geçerlerse paha biçilemez bir hazine aldıklarını duymuştu. Ama eğer testi geçemezlerse sonuçları felaket olurdu.
Yun Hai dağının tepesinde ulaşılması çok zor olan bir mağara vardı. Bu mağara uçuruma giden yoldu.
Tam o anda Lin Feng mağaranın girişine geldi.
Lin Feng mağaranın önüne gelerek “ Yun Hai tarikatının cesaret testi için Dipsiz  uçurumuna meydan okuyorum!” dedi
Ses mağaranın içinde yankı yaptı. Mağara sanki sonsuz gibi görünüyordu, kısa süre sonra cevap geldi. Bu ses yankı yapmamıştı ve mağaranın derinliklerinden geliyordu.
“İçeri gel”
“Tamam” diye yanıtladı Lin Feng ve hemen mağaranın içine doğru yürümeye başladı.
Mağaranın içi karanlıktı ve hiç ışık yoktu. Zar zorda olsa biraz etrafı görmek mümkündü. Mağaranın her iki tarafında da duvarlara çizilmiş resimler ve semboller vardı. İlerde küçük bir ışık gördü ve hemen ona doğru yöneldi.
Mağaranın içerisinde ışığın olduğu yerde masanın üstünde bir mum, sandalye ve yatak vardı çok sade bir odaydı. Yatağın üzerinde siyah pelerin giyen yaşlı bir adam oturuyordu. Gözleri kapalıydı, hiç hareket etmiyordu, nefes belirtisi bile yoktu. Uzun bir süre sonra yaşlı adam konuştu.
Yaşlı adam gözleri kapalı bir şekilde “ Uçuruma girmek mi istiyorsun?” dedi
“Evet” diye yanıtladı Lin Feng
“Neden oraya gitmek istiyorsun?”
Lin Feng soğuk kanlılıkla cevapladı “ Arkadaşım yaralandı. Kemikleri kırıldı, iç organları hasar gördü. Yan etkisi olmayan bir ilaca ihtiyacımız var. Onun sakat kalmaktan kurtarmak için tarikatın desteğine ihtiyacımız var.” dedi
Yaşlı adam gözlerini açtı. Lin Feng in konuşmaları sanki onun ruhuna işlemiş gibiydi.
“İlaç almak kolay olsaydı bunu tüm öğrenciler başarabilirdi.  Görebildiğim kadarıyla sekizinci seviye Qİ katmanındasın. Uçurumun sınavı senin için çok zor olucak… Görebilmem için ruhunu serbest bırak.” Dedi yaşlı adam
Lin Feng başıyla onayladı ve küçük bir yılan ortaya çıktı, ama karanlık ruhu çağrılır çağrılmaz kendini sakladı ve kimse bunu fark etmedi.
Yaşlı adam “ Ne gerçekten mi?” dedi. Geniş bir bilgiye sahip olan yaşlı adam bu ruhu daha önce görmemişti. Yılan havada uçuyordu, ince ve zayıf bir görüntüsü vardı. Vahşi bir hayvan gibi görünmüyordu ve evcil bir hayvandan daha zayıf gibiydi.
Yaşlı adam “ Uçuruma bu yoldan gidebilirsin.” Dedi mağarada farklı sınavlar için farklı yollar mevcuttu.
Lin Feng başını sallayarak “ Teşekkür ederim, kıdemlim” dedi ve hiç tereddüt etmeden geçitten girdi.
Yaşlı adam Lin Feng in geçitten girdiğini görünce başını salladı. Sekizinci seviye Qi katmanındaydı ve ruhu çok zayıftı uçurum sınavını geçmek onun için imkansız diye düşündü. Yaşlı adam sadece Lin Feng için Zhangu Uçurumunu açmıştı. Dipsiz uçurum testinde çok tehlikeli sınavlar vardı ama bunların en zor olanı Zhangu uçurum sınavıydı.
(ÇN: Zhangu: Çincede savaş davulu demekmiş.)
Lin Feng arkadaşım için dediği zaman yaşlı adam onu en zor sınava yönlendirmişti. Eğer başarısız olsa bile pişman olmayacağı bir yere.
Yüz yıldır Zhangu sınavını geçen kimse olmamıştı. Tam yüz yıldır davul hiç çalmamıştı.
Lin Feng geçit e girdi. İçerisi zifiri karanlıktı, geçit aşağıya doğru inen oyulmuş sayısız basamakla doluydu. Bin adım inmişti ve sonunda basit ama büyük kare bir odaya ulaştı. Odanın tek girişi büyük bir taş kapıydı. Lin Feng kapıya doğru yaklaşırken kapı birden açıldı.
Geçit aniden açılınca Lin Feng “ Ne kadar  gizemli bir yer.” Dedi
Saf ve temiz bir hava Lin Feng in burun deliklerinden içeri girdi. Oda bulut ve sisle kaplıydı. Odanın tehlikeli ve gizemli bir havası vardı.
Oda da sekiz tane büyük savaş davulu vardı. Kendi dünyasında savaş zamanı askerlerin çaldığı davullarla aynıydı.
“Booom” sesiyle birlikte taştan yapılmış kapı kapandı. Lin Feng arkasını döndü ve büyük harflerle yazılmış kelimeler gördü.
“ Eğer tek bir ses çıkarabilirsen başarılı olursun” yazıyı okuyan Lin Feng ne anlama geldiğini anlamıştı. Daha sonra alanın ortasına ilerledi ve etrafına bakındı.
Bu davulları bu kadar gizemli yapan şeyin ne olduğunu bilmiyordu. Sadece bir davuldan ses çıkarıp sınavı geçicekti.
Lin Feng Qi sini avucunun içinde yoğunlaştırdı ve rastgele bir davura yumruk attı.
“Donnng” davul boğuk bir ses çıkardı. Görünmez ses dalgaları ölçülemez bir ses çıkardı ve şokun etkisiyle Lin Feng geriye doğru adım attı.
“Huh?” Lin Feng kaşlarını çattı. Yeniden öne fırladı ve yumruğunu 5000jin e ayarladı ve doğrudan davula vurdu.
“Donnngggg” güçlü titreşimler oda boyunca dalğalandı. Titreşimler güçlü bir dalga şeklinde birleşmeye başladı. Tüm dalgalar birleştiğinde doğrudan Lin Feng e yöneldi.
“Booom” Dalganın çarpmasıyla Lin Feng geriye doğru uçtu ve dizlerinin üzerine düştü.
Lin Feng yere düştüğünde iki kez öksürdü ve ağzından kan geldiğini görünce şaşırdı.
Bu Dokuz Ağır Dalgalar değil miydi ?
Lin Feng boş boş davullara bakıyordu. Sadece Ağır Dalgalar tekniğiyle saldırıya uğramamıştı, bu onun tekniğinden daha güçlüydü. Bu davullar saldırıları geri gönderiyordu ve geri gönderiler saldırıların gücünü de arttırıyordu.
Ne kadar ilginç. Bu davul nasıl oluyordu da benim saldırılarımı geri gönderiyordu.
Lin Feng oturuyordu ve durum hakkında derince düşünmeye başlamıştı. İlk ve ikinci saldırısında sadece boğuk bir ses çıkartmayı başarmıştı. Davulun çıkardığı ses gerçek davul sesine yakın değildi. İşin kötü yanı güçlü saldırılar yaparsa daha güçlü şekilde ona geri dönecekti. Gerçekten çözülmesi imkansız gibi görünüyordu.
“ Ben bir şeyleri yanlış yapıyorum. Bu eski bir tarikat sınavı olduğu için geçmek için bir yol olmalı, ama o yolu ben bilmiyorum. Yaşlı adam sekizinci Qi katmanında olduğumu, ruhumun da zayıf olduğunu ve benim bu sınavı geçmemin çok zor olacağını söyledi. Ben bu sınavı geçebilir miyim? Eğer geçersem o zaman Han Man a yardım etmek için tarikat dan yardım isteyebilirim”diye düşündü Lin Feng
Lin Feng düşünürken aniden ayağa fırladı. O anda tam olarak neyi yanlış yaptığını anlamıştı. Pekte kolay bir sınav değildi, aslında en zor olanıydı. Mağaradaki yaşlı adam Lin Feng in geri sürünerek geleceğini düşünüyordu. Bu sınav ölümsüz olma yolunda ne kadar inatçı olduğunu test ediyordu.
Lin Feng düşündü ve “ Karanlık Ruh dışarı çık “ dedi. Lin Feng karanlık ruhu serbest bıraktı. Onun yeteneği dünyanın sırlarını yenmek olabilirdi. Karanlık ruhu kullandı, tüm yetenek ve becerileri güçlendi.
Kılıcı metalik bir ses çıkardı. Kükreyen Gök Gürültüsü tekniği oda boyunca yayıldı ve bir davulu bombaladı.
Saldırısı davula vurdu ama saldırı güçlenerek geri geldi. Kılıcını salladı ve bir karşı saldırı ile durdurmak istedi.
Lin Feng in elbiseleri param parça oldu. Vücudunda yaralar oluştu ve kan akıyordu. Tam olarak Lin Feng in tahmin ettiği şey oldu. Saldırısı ona iki kat güçlü olarak geri döndü, kendini korumaya çalıştı ama pek fazla işe yaramadı.
Lin Feng geriye doğru bir adım attı ve “ Sadece yeteneklerimi geliştirmem gerek” dedi. Gök Gürültüsü tekniğini tekrar kullandı, ama bu sefer tüm gücüyle sekiz davula birden saldırmıştı.

Yorum Yap "Pmg 17: Zhangu uçurumu"