Tankların Tarihi Günceli

Pmg 16: Dünyanın yolu

Ekim 03, 2016


Çevirmen : IHATEPANDA,Overlord
Çeviri Kontrol : kel kurbağa

Bölüm 16- Dünyanın yolu
Lin Feng maske takıyordu, bu sayede tarikattaki elitler yada diğer öğrenciler onu tanıyamıyorlardı. Korkunç bir yetenek olduğunu kanıtladı ve çok fazla dikkat çekiyordu. Çünkü Dokuz Ağır Dalga ve Kükreyen Gök Gürültüsü tekniklerini ustaca kullanıyordu.
Jing Hao öğrenci sıralamasında altıncı sırada yer alıyordu ve Dokuzuncu seviye Qi katmanındaydı, Lin Feng ise sadece Sekizinci Qi katmanında yer alıyordu. Söylene göre bir seferinde Jing Hao bir savaşta üç tane Dokuzuncu seviye Qİ katmanındaki öğrencileri yenmişti.
Gelişim seviyesi olarak Lin Feng Jing Hao dan bir seviye aşağıdaydı. Ama herkes Lin Feng in Jing Hao yu geri ittiğini görmüş ve Jing Hao nun en yakın takipçilerinden biri olan Jiang Huai Lin Feng tarafından öldürülmüştü. Jing Hao rezil olmuştu, Sekizinci seviye Qi katmanında biri tarafından geri itilmişti ve takipçisi gözlerinin önünde öldürülmüştü. Şu anda herkes Jing Hao nun rezil öfkesini seyrediyordu. Lin Feng arenaya ayak basmıştı ve Jing Hao yu bekliyordu.
Kalabalıktan biri “ O zaten kaderini yazdı ve savaşta ölmeyi tercih etti. Sekizinci seviye Qİ katmanındaki gücüyle Jing Hao ya rakip olamaz.” dedi
Jing Hao Yun Hai tarikatına katıldığından beri hiç bu kadar rezil olmamıştı, ve aşağılanmış hissediyordu.
Jing Hao öfkeli bir şekilde “Seni öldürmemi istiyorsun, seni benden daha iyi kim öldürebilir ki.”Dedi Lin Feng in Gök Gürültüsünü tekniğini kullandığından beri bir konu hakkında emin olmuştu, kardeşi Jing Feng i öldürün kesinlikle Lin Feng di.
O küçük kardeşini öldürmüştü ve onu kalabalığın önünde rezil etmişti. Bu asla kabul edilebilir bir durum değildi.
Jing Hao arenaya çıktı. Güçlü bir kuvvet kılıcından yükselmeye başladı ve onun arkasında göklere doğru bakan hayali bir kılıç vardı. Bu Jing Hao nun Kılıç Ruhuydu.
Jing Hao hiç vakit kaybetmeden Kılıç Ruhunu kullanmıştı. O Lin Feng e güçleri arasında ki farkı göstermek istiyordu.
Jing Hao nun yapmak istediğini herkes tahmin edebiliyordu. O herkesin önünde ne kadar güçlü olduğunu gösterecekti.
Jing Hao aşağılarcasına “Kılıcını kınından çıkar, senin üç kılıç saldırısı yapmana müsaade edeceğim, daha sonra ben saldıracağım. Üç saldırıda ne kadar güçsüz olduğumu görmeme izin ver” dedi Lin Feng e
(ÇN: Artiste bak la )
Lin Feng sırıttı. Hemen Ay Işığı Tüy Çevikliğini kullandı. Bir Ay ışığı gibi Jing Hao nun önünde belirip kayboldu. Daha sonra bir çok hayali kılıç Lin Feng in avuç içinden çıkıp Jing Hao ya doğru yöneldi. Hayali Kılıçlar Jing Haonun önüne geldiklerinde birleştiler ve Jing Hao ya çarptılar. Çarpışmadan sonra kulakları sağır eden bir kükreme tüm arenayı kapladı.
Kalabalıktan biri “ Ne kadar güçlü! O Kükreyen Gök Gürültüsü tekniğinde ustalaşmış!” dedi Saldırının çıkardığı sesler havada yırtılma, aydınlanma ve patlamalar oluşturmuştu. Bu saldırının çıkardığı ses olağan üstüydü hatta belirli bir mesafeden izleyen öğrencileri bile korkutmuş olabilirdi.
Saldırıyı görünce Jing Hao nun ifadesi birden değişti. Rakibini hafife almaması gerekiyordu ve gardını indirmemeliydi.
Jing Haonun Kılıç ruhu ona kalkan oldu. Tüm geçit Gök Gürültüsü ve Kükreme ile kaplanmıştı.
Jing Hao alay ederek “ İlk saldırı.” dedi
Lin Feng konsantrasyonunu kaybetmedi. O gücüne ve yeteneklerine güveniyordu. Lin Feng hemen ikinci saldırıya hazırlandı ve sayısız Gök Gürültüsü duyuldu. Bu ilk saldırıdan daha güçlüydü.
Jing Hao hala sadece savunma yapıyordu ve saldırmamıştı. Gelişim gücünü ve kılış ruhunu kalkan olarak kullanıyordu, bu şekilde herhangi bir saldırıyı karşılayabilirdi.
Bir sonraki saldırı için Lin Feng gücünü şarj etmeye başladı. Aniden kılıcını gevşetti ve bıraktı, kılıç yörünge boyunca hareket etti ve Jing Hao ya doğru uçtu.
“ Ne yapıyor bu?”
Kalabalık Lin Feng in yaptığı karşısında şaşırmıştı. Lin Feng Jing Hao ya doğru Qi kaplı kılıcını fırlatmıştı. Saldırının etkisi küçümsenecek gibi değildi, eğer Jing Hao bu saldırıyı da diğeri gibi karşılamaya çalışırsa kılıç ruhunu geçip ona zarar verebilirdi.
Jing Hao bir anlığına da olsa şaşırdı, ve daha sonra gülümsedi. Lin Feng cidden bu saldırının işe yarayacağını mı düşünüyordu?
Jing Hao geriye doğru hareket etti ve zarif bir şekilde kılıcını yukarı kaldırdı ve saldırıyı karşılayıp uçarak gelen kılıcı havaya gönderdi.
Daha sonra Lin Feng hemen Ay Işığı Tüy Çevikliği yeteneğini kullandı ve kimse görmeden havadaki kılıcını kapıp tekrar zemine indi.
Jing Hao Lin Feng in inanılmaz hızını izlerken küstahça “ İkinci saldırı” dedi. Lin Feng i tehdit etmiyordu sadece onunla dalga geçiyordu.   Lin Feng kılıcını kaptığı gibi Jing Hao nun önünde belirdi.
Jing Hao “ Ölmek mi istiyorsun?” dedi. Lin Feng bu sefer kılıcı ile değil yumruklarıyla vurmaya başladı. Lin Feng kılıçla saldırmanın mantıksız olduğunu anlamış ve yumruklarını kullanmıştı. Jing Hao gene rezil olmuştu, o sadece Lin Feng ile arasındaki güç farkını göstermek istemişti ama şuan açıkça Lin Feng tarafından zorlanıyordu.
Jing Hao Lin Feng in söylediği bir şeyi duydu ve şok oldu “ Bu kadar oyun yeter!” dedi
Lin Feng gözlerinde öldürme niyeti ile birlikte Jing Hao nun önünde duruyordu. Aniden Gök Gürültüsü duyuldu. Parlak ve kör edici bir ışık havada kaybolmadan önce ikisinin arasında daha da parladı.
Jing Hao şaşkın ve dehşete düşmüş şekilde baktı. Lin Feng in ne yapmaya çalıştığını anlamıştı. Jing Hao nun mücadelesi yeterli değildi ve Lin Feng onunla oynuyordu. Eğer Lin Feng e küstahça bir şekilde üç vuruş vermese sonuç daha farklımı olurdu? Jing Hao son nefesini vermiş gibiydi ve yaptıklarına pişman olucak fırsatı yoktu.
Lin Feng in sesi arenayı kapladı ve “ Üçüncü saldırı.” Dedi
Jing Hao zarar görmemiş gibi arenanın ortasında duruyordu. Lin Feng onun yanından yürüyerek geçti ve yere düşen kılıcı aldı. Tüm arenayı sessizdi. Herkes Lin Feng in sözlerini duymuştu. Lin Feng in sözleri kanyon boyunca yankılandı, ve birden başka bir ses duyuldu. Jing Hao nun bedeni yere düşmüştü ve boynundan kan akıyordu.
Herkes şaşkın gözlerle izliyordu. Jing Hao kaybetmişti?
Lin Feng nasıl bir saldırı yaptı?
Kalabalığın içinde bir çok elit öğrenci vardı “ Kılıç Çekme Tekniği” dediler. Gök Gürültüsü tekniğinden sonra orada başka bir ışık daha görmüşlerdi. Kılıç çok hızlı olduğundan ışığı kaybolmadan önce bir meteoru andırmıştı.
(ÇN : Öyle dalga geçersen böyle kılıcı yersin boynuna.)
Aniden savaşı izleyen herkes tartışmaya başladı.
Altıncı sıradaki öğrenci mağlup edilmişti ve savaşın sonucu ölüm olmuştu.
“O kim ?”
Herkes tarikattan iki kişiyi arka arkaya öldüren kişiyi merak ediyordu. Nasıl Dokuzuncu Qi katmanında olan ve tarikatın en iyi öğrencilerinden biri olan Jing Hao yu yenmişti. Lin Feng gerçek bir dâhiydi, kimse bu sahneyi gördükten sonra Lin Feng in yeteneğinden şüphe duymadılar. Jing Hao nun mağlup olduğu haberi Yun Hai tarikatının içinde hızlıca yayılacaktı.
O anda geçitteki insanlar Lin Feng in son kılıç darbesini tartışıyolardı.
Uzak olmayan bir yerde köşkün içinde oturan ihtiyar boş boş uzaklara bakıyordu ve “ Genç adam şimdiden Kılıç Çekme tekniğinde ustalaşmış. Gerçekten inanılmaz bir yeteneği var.” Dedi
Yaşlı adam Lin Feng in son derece güçlü olarak düşündüğü kişiydi. O Xing Chen köşkünde tanıştığı ihtiyardı. Yaşlı adam arenada hiç bu kadar yetenekli birini  göreceğini düşünmemişti. O bunları gördükten sonra Lin Feng in yeteneklerini kabul etti.
Fırtınalı Geçit Yun Hai tarikatının öğrencilerinin gidip yeteneklerini geliştirdiği yerdi. Tarikatın bir çok öğrencisi, seçkin öğrencilerde dahil olmak üzere Fırtınalı Geçit e geliyorlardı. Başka tarikatın öğrencileri bu savaşı izledikten sonra Yun Hai tarikatının olağan üstü olduğunu düşündüler.
Yaşlı adam hariç arenada Lin Feng in kimliğini bilen bir kişi daha vardı. Guo Hai o Lin Feng den dayak yiyen genç adamdı. Jing Hao onu kaçma ihtimallerine karşı takip ettirip onları fırtınalı geçit in çıkışında öldürmeyi planlıyordu.
Guo Hai beklenmedik bir şekilde Jing Hao nun Lin Feng tarafından öldürülüşünü izlemişti. Sıra ona geleceğini düşünerek dehşete düşmüş bir şekilde kaçmaya başladı.
Lin Feng buz gibi soğuk bir sesle “ Şimdi gitmek mi istiyorsun… Ama gitmen için çok erken tuzak bu kadar başarılı olduğuna göre şimdi bırakmak olmaz değil mi?” dedi. Lin Feng çok dikkatliydi, daha savaş başlamadan önce Guo Hai yi Jing Haonun kulağına fısıldarken görmüştü.
Guo Hai durdu ve omurgalarında Lin Feng in buz gibi bakışlarını hissetti.
Guo Hai Lin Feng i duydu ve arkasını döndü. Yüzünde bir gülümseme vardı, o kadar çok korkuyordu ki belli etmemek için gülümsemeyi tercih etmişti.
Guo Hai saygılı bir ses tonuyla “ Kıdemli kardeş bir yanlışın olmasın buradaki olaylarla bir ilgim yok.” Dedi Lin Feng i tanımıyormuş gibi davranıyordu.
Lin Feng “ Ah demek yalan söyleyip beni tanımıyormuş gibi davranıyorsun.” Dedi
Lin Feng öldürmek niyetiyle yaklaştığında “ Arenanın içerisinde değilsin, düşünmeden bir hareket yapma.” Diye kısık bir ses duydu.
Lin Feng kayıtsız bir şekilde “ Biliyorum” dedi
“BOOM!”
Güçlü Ağır Dalgalar aniden Guo Hai ye çarptı ve onu fırlattı. Guo Hai nin direnmek gibi bir şansı yoktu Jing Hao yu öldüren birine karşı ne yapabilirdi ki.
Lin Feng tek elini kullanarak Guo Hai yi arenanın içine fırlattı. Lin Feng arenaya girdikten sonra kılıcını aldı ve Guo Hai ye doğru yaklaştı.
“Şimdi arenanın içindesin, herhangi bir sorun kalmadı.” Dedi Lin Feng
Kalabalık şaşırmış şekilde Lin Feng e baktı. Bir kişi daha ne kadar cesur olabilirdi ki ?
Guo Hai tepeden tırnağa korku içinde titrerken “ Bu benim kararım değildi, buna ben karar vermedim. Bana bunu yaparak tarikat kurallarını ihlal ediyorsun. Ne cüretle kuralları bu kadar kolay ihlal edersin.“ dedi
Aniden bir ışık parladı ve Guo Hai nin kafası havaya doğru uçtu.
“Tarikatta gerçekten böyle bir kural var mı? Eğer varsa sadece görmezden geleceğim.”
Lin Feng öfkeyle söyledi ve kılıcını kınına soktu.
Eğer tarikatta gerçekten kurallar olsaydı, Liu Fei onu öldürmeyi bu kadar kolay cesaret edemezdi.
Eğer tarikatta gerçekten kurallar olsaydı elit öğrenciler onu bu kadar kolay ölümle tehdit edemezdi.
Bu kurallar belli ki tüm öğrenciler için geçerli değildi. Eğer yeterince güçlü iseniz, eğer yeterince başarılı iseniz, eğer tarikatta sıralamanız iyiyse o zaman hiçbir kural yoktu. Eğer birini öldürmek yada öldürmeyi denemek istiyorsanız yeterince cesur olmalısınız.
Lin Feng insanları öldürmekten zevk almıyordu. Önceki hayatında bir insan öldürseydi ölüme mahkum edilirdi. Ancak bu dünyada bazı insanlar aralarında hiçbir problem olmamasına rağmen onu öldürmeye çalıştı. Bu dünyada güçlü olan hayatta kalırdı, Lin Feng bunu biliyordu ve ona göre aile, akraba, kadın veya erkek cinsiyeti her ne olursa olsun onu öldürmeye çalışanın boğazını kesecekti.
Lin Feng gülümseyerek arenanın kenarındaki Han Man in yanına gitti. Han Man “ Lin Feng onları öldüreceğinden asla şüphe duymadım.” Dedi
Lin Feng sırıtarak “ Kural veya kuralsız onlar çoktan öldüler.” Dedi

Yorum Yap "Pmg 16: Dünyanın yolu"