Dünyanın Oluşumu Günceli

Pmg 13: Yaşam yada Ölüm arenasındaki savaş (1)

Ekim 03, 2016


Çevirmen : IHATEPANDA,Overlord
Çeviri Kontrol : kel kurbağa

Bölüm 13: Yaşam yada Ölüm arenasındaki savaş (1)
Lin Feng Fırtınalı Geçit de eğitimine devam etmemeye karar verdi. Ayrılmadan önce Lin Feng uçurumun tepesinde durup aşağıdaki geçit e baktı.
ÇN: Dullerimde dul duleeee, dulmedim duleee duleee.
Geçitten aşağıya bakarken göz alabildiğince uçsuz bucaksız bir kanyon olduğunu görebiliyordu. Eğitim için burada olan binlerce insan vardı. Burası sonsuz savaşlar ve uygulayıcıların olduğu bir yerdi. Yun Hai tarikatının kültürü güçlü uygulayıcılar yetiştirmekti. Bu yüzden burada sadece güçlü olanların sözü geçiyordu, zayıf olanlar güçlü olanlara gelişmesi için gübre niyeti görüyordu.
Lin Feng Fırtınalı Geçit in dışında kanyonun etrafında yürürken şans eseri arkadaşlarıyla karşı karşıya geldi. Bu kadar çabuk tekrardan Han Man ve Jing Yun u gördüğü için sevinmişti.
Jing Yun “Lin Feng.” diye bağırdı. Lin Feng i tekrardan gördüğü için heyecanına hakim olamamıştı.
Lin Feng mahcup bir şekilde gülerek “Nasıl olur son gördüğümden bu yana daha da güzelleşmişsin.” Dedi
Lin Feng güzellik haplarının hiç bu kadar etkili olabileceği düşünmemişti, çünkü Jing Yun birkaç gün öncesine oranla çok daha güzel ve saf hale gelmişti.
Jing Yun Lin Feng i duydu ve kızarmasına engel olamadı. Ardından kısık bir sesle “Neden bu konuyu açtın?” dedi.
Han Man “Haha. Lin Feng bu konularda daha az cesur olmalısın. Jing Yun her zamanki gibi çok utangaç. Lin Feng seni hiç bu kadar erken göreceğimizi düşünmemiştim, bizde sana bakmaya geliyorduk.” Dedi
Lin Feng sordu “Bana bakmaya mı geliyordun? Neden? Neler oluyor?” dedi.
Han Man yedinci Qi katmanındayken Cehennem kurdu öldüren Lin Feng e bakıyordu ve “Kaynak haplarını yedikten sonra sekizinci Qi katmanına ulaşabildin mi?” diye sordu. Lin Feng sırıtarak“Evet son zamanlarda büyük bir gelişim yaşadım. Peki ya siz çocuklar?” Dedi.
Han Man sırıtarak “Eğer benim gibi bir cahil bu kadar hızlı sekizinci Qi katmanına ulaşmış olsaydı, o zaman senin gibi bir canavar olurdum. Jing Yun unda ilerlemesi için biraz zamana ihtiyacı var, Qing Yi  in ilerlesi durdu sanırım darboğazdan kaynaklı olmalı.” Dedi.
Lin Feng başını salladı. Han Man biraz umursamaz davransa da onun gelişimi Jing Yun ve Qing Yi den biraz daha ilerdeydi. O diğerlerinden biraz daha önce sekizinci Qi katmanına ulaşacaktı.
“Han Man hala neden beni aradığını söylemedin.”
Han Man başını kaşıdı ve Lin Feng e bakarken biraz mahcup hissetti.
Han Man “Lin Feng ben aslında sekizinci seviye Qi katmanına ulaştım ve Fırtınalı Geçit e gelip yeteneklerimi tek etmek istiyordum fakat burada bir çok zalim uygulayıcı var, senden bize eşlik etmeni isteyecektim.  Sadece çok güçlü ve zalim biriyle karşılaşırsak müdahale edeceksin yoksa bir iki dayak benim için sorun değil.” dedi.
Han Man Lin Feng den yardım isterken sırıtıyordu. Lin Feng Han Man in ne demek istediğini anlamıştı o sadece hayati tehlike durumunda müdahale edecekti. İyi bir arkadaşın teklifini reddetmekte olmazdı tabi ki.
“Ne zaman gitmek istiyorsun?”
“Yarın yola çıkabiliriz. İlk olarak bazı Maskeleri hazırlamak istiyorum.” Han Man, Lin Feng’in cevap verdiği zaman hiç tereddüt etmediğini görmüştü. O gerçek bir dost olarak Lin Feng için daha fazla hayranlık hissetti. o anormal derecede güçlü olsada hiç de kibirli degildi. Hiçbir şey icin tartışmaz ve aralarında her zaman adil bir tutum sergilemisti. Siyah Rüzgar Dağında neredeyse tüm vahşi canavarları öldüren oydu, ama yinede malzemeleri herkes ile esit paylaşmak için ısrar etmişti.
Lin Feng “Sorun değil ne zaman gitmek için hazır olursan bana haber ver” dedi
Lin Feng Fırtınalı Geçit e giren insanların neden maske seçtiklerini aslında bilmiyordu.  Bir çok kişinin maskeyi tercih etmesinin nedeni diğer öğrencilerle savaşmak içindi. Çünkü eğer kaybetmek utanç olmaktan çıkacaktı ve kazanmakta kan davasına sebebiyet vermeyecekti. Maske takmak tüm bunları aşmak için bir yoldu.
Jing Yun şirin ve masum bir sesle “Bende sizinle gelmek istiyorum. Lin Feng in yanında olduğum sürece o beni her zaman korur ve ben onun yanında güvende olabileceğime inanıyorum.” Dedi Bunu duyan Lin Feng şaşırdı. Han Man ve Lin Feng geniş gözlü Jing Yun a bakıyordu. Bu kız cidden utangaçmıydı?
Jing Yun onlara bakarak “Neden bana öyle bakıyorsunuz.” dedi
Lin Feng bir şey olmamış gibi gülümseyerek “Bir şey yok merak etme.” dedi
Lin Feng ve Han Man sevimli ve masum bir çocuk gibi davranan Jing Yun  a bakıyorlardı. Han Man Jing Yun daki değişiklik karşısında şaşırmıştı. Onu koruması için Lin Feng den yardım istemişti, nasıl bu kadar korkusuz ve doğrudan konuştuğunu merak ediyordu.
Lin Feng Jing Yun un isteğini çabucak kabul etmeden önce iyice analiz etti ve “İyi sende bizimle gelebilirsin ama dikkatli olmamız gerekiyor.” Dedi Fırtınalı Geçit bir çok seçkin uygulayıcın uğrak yerlerinden biriydi. Geçitte bir çok seçkin ve yetenekli elit öğrenci bulunuyordu ve diğerlerini onları provoke etmemesi için uyardı çünkü elit öğrenciler aşırı güçlü ve tarikattaki elit olmayan öğrencileri diledikleri gibi öldürebilirlerdi.
Lin Feng in şansı cidden kötüydü o neredeyse sıralamadaki iki elit öğrenci tarafından avlanıcaktı.
Daha sonra herkes farklı yönlere dağıldı. Lin Feng doğrudan odasına gidip uyumadan ve dinlenmeden eğitimine devam etti. Diğerlerine göre ne kadar zayıf olduğunu gördü, güçlenmek zorundaydı eğer güçlenmezse başına gelebilecek durumları biliyordu.
Ertesi sabah Han Man ve Jing Yun Lin Feng i almak için gelmişti.
Yun Hai tarikatının yüz ölçümü çok büyüktü. Sıradan öğrencilerin odalarının olduğu bölge bir ilçedeki kasaba gibiydi.
Lin Feng ve Han Man Jing Yun ile buluşmayı planladıkları yere geldiler. Jing Yun un yüzünün solgun ve endişeli olduğunu gördüler. Jing Yun ün önünde şeytani bir yüzle konuşan genç bir çocuk vardı.
Lin Feng hızlı adımlarla yaklaştı ve “ Jing Yun, sorun nedir?” diye sordu.
“Kaybol seni çöp parçası! Jing Yun ile konuştuğumu görmüyor musun? Beni rahatsız etme hakkına sahip olduğunu düşündüren nedir!“ dedi. Lin Feng onu tanıyordu geçmişte oda sık sık Lin Feng e zorbalık edenlerden biriydi.
Jing Yun gülümseyerek “Lin Feng nihayet buradasın.” dedi.
Lin Feng “Gidelim mi?” dedi ve sanki alay edermiş gibi çocuğu görmezden geldiler ve Han Man ve Jing Yun ile birlikte arkasını dönüp gitmeye başladılar.
Genç adam “bekle, bekle Han Man Jing Yun.“ dedi ve burada kalması için Jing Yun un kolundan tuttu.
Lin Feng “Kaybol! Yapacak işlerimiz var görmüyor musun, ayrıca beni rahatsız etme hakkına sahip olduğunu nerden çıkardın.” dedi ve Jing Yun dan uzaklaşması için çocuğu ittirdi.
Lin Feng avuç içinden güçlü dalğalar göndererek çocuğa saldırdı. Bu küçük eylem içerisindeki güç yedinci seviye Qi katmanın zirvesindeki genç adamı zeminden birkaç metre ileriye gönderdi ve ağız dolusu kan tükürmesine neden oldu. Genç adam şaşkınlık içerisinde Lin Feng e baktı.
Han Man, Jing Yun’a “Bu ögrenci düşünmeden davranıyor. Kim bu?” diye sordu.
Soruyu duyunca Jing Yun un yüzü asıldı. “Siyah Rüzgar dağında kılıç ile öldürülmüş bir şekilde Jing Feng in cesedini bulmuşlar. Jing Feng in abisi Jing Hao bizi arıyormuş. Oda bunu duyunca beni tehdit etmeye gelmişti.” dedi.
Han Man şaşırdı. Jing Yun yüzündeki rengi kaybetmişti bile.
Lin Feng oldukça sakin bir şekilde “Eğer gelmek istiyorsa gelsin küçük sorunları dert etmeyin.”Dedi
“Tarikatın içindeki elit öğrencilerden olmadığını düşünürsek, tarikat topraklarında bize saldırmaya cesaret edemez. Gereksiz çatışmaları önlemek içinde Fırtınalı geçitte de dikkatli olmalıyız.” dedi Han Man bunu başıyla onayladı.
Üç kişilik grubun fırtınalı geçit e varması uzun sürmedi. Lin Feng hızını saklamıştı, diğerleri onun hızını görseler şok olurlardı.
Geçit e geldiklerinde orda topraktan yapılma çok sağlam bir kale buldular. Toprak kale büyük bir alanı kaplamaktaydı. Sıradan insanlar sık sık buraya gelir burada yemekler yer ve sohbet ederlerdi. Topraktan yapılmış olmasına rağmen çok sağlam görünüyordu, sanki bir fırtına bile bu kaleye zarar veremezdi. Fırtınalı Geçit e bu kaleyi yaptırmak için elit bir öğrencinin ortak olduğu söylentisi de etrafta dolanıyordu.
Han Man kaleye dokundu. Yağmur yağmasına rağmen kale duvarlarında hiçbir yapışkanlık ve bozulma görmemişti. Onların burada bir kale yapıldığından haberleri bile yoktu.
Tam o anda bir kişi kalenin içerisinden çıktı ve o kişi maske takıyordu. Maske takan kişi kalesinden pek fazla dışarı çıkmıyordu. Maske takan kişi Lin Feng ve diğer ikisine baktı sanki panik içerisindeymiş gibiydi.
Lin Feng ve diğerleri ne olduğunu anladı ve gülümsedi. Fırtınalı geçitteki insanlar zayıf değildi en azından yedinci veya sekizinci seviye Qi katmanına ulaşmış olmalıydılar belki de daha fazla. Fırtınalı Geçit de birlerce öğrenci pek çok farklı yetenek kullanıyordu ve daha önce karşılaşılmamış becerileri bulmak için ortak bile oluyorlardı. Bu şartlar altında üç kişilik bir grubu kim görse geri çekilirdi.
Grub oluşturan öğrencilerin zayıf olanlara karşı zalimce davranması Fırtınalı Geçitte sıradan bir durumdu.
Lin Feng “Sanırım ayrılmak zorundayız. Üç kişilik bir grup insanları korkutuyor.” dedi.  Şu anda en önemli şey Han Man için savaş deneyimi kazanmaktı. Lin Feng geriye çekilerek beklenmedik tehlikeler olup olmadığından emin olmak istedi.

Yorum Yap "Pmg 13: Yaşam yada Ölüm arenasındaki savaş (1)"