Tankların Tarihi Günceli

Magi 9

Ekim 01, 2016
Şok edici bir gerçeği öğrenmiştim.

Büyükbaba ve büyük anne önceden evli bir çift miş.

Bekle, ikisinin de birbirine karşı herhangi bir kısıtlaması yoktu bu yüzden bir ilişkileri olduğunu düşünmüştüm. Ama ikisinin gerçek bir çift olduğunu bilmek...

Buna ek olarak, acaba 'eskiden' ne olduğunu merak ettim, bunu sormak istedim ancak yapamadım ve biraz depresif hissettim.

Zamanı geldiğinde, onlar bana söyleyecektir. O zamana kadar bekleyeceğim

Bunları düşünürken, taşınma işimiz vardı. 'çok boyutlu depolama alanı' varken işimiz çok uzun sürmedi. Bu dünyada taşıma işlerini büyücülerin tekelinde yönetiliyor olmalı.

Paketleme işlemi çabucak bitmişti, ve kraliyet başkentine olan yolculuğum başlayacaktı. başkentteki beni bekleyen hayat için sabırsızlanıyorum.

Büyük babam beni aldığı günden beridir, bu evde 10 yıldan fazla yaşadım. Bu yüzden biraz bağlanmıştım.

Bu arada, bu evde olduğu gibi kalacak, çünkü bu evi haydutlardan ve diğer her türlü şeyden koruyacak olan bir bariyer var. Eskimeyi bile başaramayacak gibi görünüyor. Sihirle yaşa (Ç. N. =) [hurray for magic] sihirle yaşa ilerde bak fenomen olur bu cümle.

Bu arada, Bu sihirli araziyi hazırlayan kişi büyük anne Melinda.

Bizimle her zaman ilgilenen büyük anne

Bu nedenle, bu öneri göstermeye çalıştım.

"Büyükbaba, Kraliyet başkentindeki ev ne kadar büyük?"

“Bana verildiğinden beri bunu düşünmedim. Ancak pek çok oda var”

Ciddi misin?

"Ah, bu dede... Oda sayısı 20 olup, büyük bir resepsiyon odasına ve ek olarak, küçük bir akşam partisi vermek için bir salonu bulunuyor. Büyük bir şömine ve 10 kişinin oturabileceği kanepeleri olan bir dinlenme odası bulunuyor. 20 kişilik yemek masası ve bir de banyo bulunuyor. Ayrıca, bir mutfak ve kadırgası var."

Cidden o kadar büyük mü!?

"Huh, Büyükanne bu konuda gercekten bilgili."

"Elbette, ben Büyükbabanla birlikteyken, o evde beraber yaşadık. Bu yüzden biliyorum."

"Öyle mi? Um, şey, büyükanne?"

“Hmm? Ne oldu?”

"Sende bizimle birlikte yaşayacak mısın, büyükanne?"

“Buffon!!” [Yutkunma sesi. ]

"Ne! Sen ne diyorsun! "

Büyükanne, bagırdı ve kızardı. Büyük babam ise çay içerken tıkandı.

"Sonuçta siz birlikteyken ev işlerini yapan Büyükanne değil miydi. Konağı bilen Büyük anne orada olursa daha iyi olmaz mı? "

Bakışlar...

"Dedem ile birlikte bu kadar büyük bir evde yaşıyacak olmak beni biraz tedirgin etti"

Bakışlar...

"Sadece büyükanne'nin bize yardım etmesini istiyorum"

Bakışlar...

"Ah~ah, güzel! Tamam çocuk, buna engel olamam, sizinle yaşamak zorundayım. "

"Gerçekten mi!? Sonunda!!"

"Shin... Gerçekten benimle yaşamak konusunda endişeli... "

“Üzgünüm Büyükbaba. Gerçekten öyle değil ben yalnızca büyükanne'nimde bizimle yaşamasını istedim.”

Şimdiye kadar, büyükbabaya karşı düşünceli olmaya çalışıyordum ve bana hiçbir şey söylemedi, fakat şimdi durumun ne olduğunu biliyorum, muhtelemen doğru. düşünceli büyükbabam ve büyükannem benim gerçek büyüklerim(?) . ben sadece ikisiyle birlikte yaşamak istiyorum.

Bu nedenle, Büyükanne de bizimle birlikte yaşayacak, üçümüz Kraliyet başkenti doğru yöneldik.

* *

Oraya bir at arabası ile seyehat ettik. "gate" büyüsüyle gidemiyorduk çünkü sadece daha önce bulunduğum yerlere gidebiliyorum. At arabası Tom amca tarafından ayarlanmıştı ve arabada, altında istirahat edebileceğimiz bir gölgelik vardı

Sadece kraliyet başkentine ulaşmamız 1 gün sürücektir. Ehh ihtiyacımız olmuyacak tir.

Ya da daha doğrusu, bütün bir ulusun Kralı sık sık ev ziyaretine geldiğinden dolayı fazla kalamadı. Emekli olduğu için "uzak bir yerlere gitmek" istemişte olabilir.

Amca Dis... ??????

Peki o zaman, ben kraliyet başkentine yolculuk atlayarak olacak.

Özellikle, sonuçta hiç bir şey olmadı.

//Burada konu bütünlüğü yok gibi sanki tam anlamadım ama elden bişey gelmez :D



Yolculuğun en zor yanı güzel güneş ışığında, arabanın sallantısı nedeniyle uykumu kaçırmamaya çalışmaktı.

Sonunda, kraliyet şehrinin görüntüsü önümüzdeydi.

Sarayın kapısında başlayan up uzun bir sıra vardı, nihayet sıra bize gelmişti.

"Kimlik belgeleriniz varmı? "

Başkent girişinde ziyaretcilerden sorumlu asker sordu.

Kimlik belgeleri mi?

"hoho, ne yapacak bunu acaba? "

"Al bakalım. "

Büyükbaba ve Büyükanne bu sözleri söylediğinde, Kimlik belgelerini vermişlerdi. Hey! Ben ne olacağım?

“Hmm!!?”

Büyükbaba ve Büyükanne'nin kimliğimi gören asker, gözlerini genişçe açtı ve dona kaldı. Kimlik belgelerinde herhangi bir sorun yok değil mi?

“Um, umm! Siz ‘Magi Merlin!’ ve ‘Guru Melinda!' mısınız?"

Asker yüksek sesle sordu.

Daha doğrusu, Magi... Ve Guru... derken.

Bunu düşünürken, şu ikisine baktım.

"Benim gençlik budalalıklarım"

“Onlar, bunlar onlar. ?????”

Ben onların adları yüzünden şaşkın iken, etraftakiler sesler çıkarmaya başlamıştı.

"Yani o Magi-sama mı!?"

"bu, gerçekmi!?"

Guru-sama nın da burada olduğunu duydum!!

"Magi-sama! Guru-sama!"

Uwah! Çevrede bir karmaşa başladı.

"Üzgünüm ama çevredeki bu karmaşa daha da büyüyecek gibi, lütfen çabuk olur musun?"

"Ah! B-Ben gerçekten çok üzgünüm! Pa-pardon... bu genç efendi ?"(????)

Genç efendi!! ilk kez böyle adlandırılıyorum. Nedense içim garip bir hisle doldu

"Hoho, bu çocuğun adı Shin. Shin Walford. O benim torunum. "

"Huh! Yani torununuz öylemi, Lütfen önden buyurun!"

"Oh, teşekkür ederim. Sıkı çalışmanız için teşekkür ederim. "

“Hick! Ço-çok teşekkür ederim!”

Asker gözyaşlarına boğulmuştu. Büyükbabam ve Büyükannem in hala bu ülkede kahraman olarak kabul edilmeleri harikaydı. Benimle ilgili olmasa bile, yine de gurur duyuyordum.

Dikkatle çevreyi süzerken, başkentte ki eve doğru yöneldik. Kraliyet şehrinden de beklendiği gibi, insanların çokluğu şaşırtıcıydı. Tokyo'daki büyük kalabalıkları bir eski bir Japon olsamda, bu dünyaya geldiğimden beri aslında insanları bu kadar çok gördüğüm ilk kez oldu.

Ben kabaca 14 yıldan sonra, bir sürü insanı görünce Huzursuzlan mışken, biz şehir manzarasıyla birlikte ilerledik.

Yine de, ne güzel bir şehir manzarası. Tüm yollar taş döşeli ve taştan yapılmış binalardan çok vardı. Yakından bakınca da yapımında betonun kullanıldığını fark ettim. Önceki dünyamda da, betonun Antik Roma'da kullanıldığını bildiğim için,artık hiçbir şey olağan dışı gelmiyordu. Ayrıca etrafta hiç çöp yoktu; Bir Avrupa tarzı şehir manzarası vardı, tabiri caizse. Modern bir şehir gibiydi.

**

İlerleme sürerken 30 dakika sonra...

Çok büyük! Sadece buradan, kraliyet sarayı'nın ne kadar büyük olduğunu görebilirsiniz.

Kraliyet Kalesi hala bu mesafeden görülebilir.

Merkezinde kraliyet sarayı, soylular ve zengin tüccarların yaşaması için konutlar vardı. Ve ayrıca, şehrin etrafı işe halkın yaşam alanlarıyla doluydu.

Eve doğru gidiyorduk, şimdilik halkın yaşadığı bölgeye halk bölgesi. Ve soyluların yaşadığı bölgeye de soyluların bölgesi diyeceğim. Evimiz o iki bölge sınırı arasında yer alıyor gibi.

Halk ve soylular arasında bir ayrım olmamasına rağmen, soylular, kraliyet ailesine yakın olmak için kale yakınına ve halkta, iş olanakları için dış bölgeye ayrılmış tı. Bu yüzden şehrin görüntüsü bu şekildeydi.

Sanunda malikaneye varmıştık. Konak boyutlarını görünce, saşkınlıktan gözlerim ve ağzım sonuna kadar açılmışlardı. Bu bizim mi? önceki dünyamda kötü işler yapmadan böyle bir konak ta yaşayamazdınız.

Köşkün kapısındayken, böyle şeyler düşünmemeliyim

"Merlin-sama, Melinda-sama tekrar hoş geldiniz, ve ayrıca sizinle tanışmak bir zevk Shin-sama"

Vücudu muhteşem bir zırh ile kaplamış olan bir asker, kapının yanında belirdi.

"Shin-sama demenize gerek yok... "

"Size 'shin-sama' demekten onur duyarız, kahraman torunu. Bu bizim için doğal bir şey.”

Cidden mi? Bu konuda ısrar edecek gibi görünüyor.

“bu çocuk bu tür bir ilgi görmeye alışkın değil. Ona karşı bu kadar resmiyeti bırakır mısın?”

“E-Evet, istediğiniz gibi olacak. ”

Evet, bu yüzden, bence, çok sert olma.

Sonra, bekçi bize bir kapı açtı, ve araba konağa önce girdi.

Yine eve baktım, gerçekten çok büyüktü. Bu ev 2 katlı ve simetrik inşa edilmişti; muhtemelen sağda beş oda ve solda beş oda bulunuyordu. İki katlı olmak üzere toplam 20 oda vardı. Sonra, başka bir büyük kapı açıldığı zaman ...

” ” ” ” ” “üstad, tekrar hoş geldiniz. ” ” ” ” ” ”

düzgün sıralar halinde dizilmiş Uşaklar ve hizmetçiler geldi ve bizi selamladılar.

"Eh? Ne? Bunun anlamı nedir?"

"Hoho, Diseum bizim için bu insanları göndermiş gibi görünüyor. "

"haa ~ işte bu tür şeyler yüzünden buradan nefret ettim. "

Ciddi misin?

* * *

Yorum Yap "Magi 9"