Tankların Tarihi Günceli

Magi 12

Ekim 01, 2016


Magi’nin Torunu 12

~~Öğrenci Temsilci Konuşması~~



Gus  Dis Amca ile birlikte eve geldi.

İlk Kez Büyük Baba ile bir araya gelen Gus duyguları derinden taştı ve gözleri sulandı.Büyük ihtimal gerçek gibi görünüyordu  gerçek olmasa bile büyükbaba çok inanılmazdı.

Gus’un kuçuk kız kardeşi eve gelmek istediğini için büyük bir yaygara koparmış gibi görünüyor. Ama oyun oynamak için buraya gelmemiştir yoksa Kraliyet kalesine bırakılırdı .Gus yüzünde umutsuzluk olan kişileri izlerken eğlenceli olduğunu söyledi. Şaşırtıcı bir şekilde, kötü bir kişiliği vardı.

Bu arada o 10 yaşındaydı ve Büyükanne Melinda ya bakıyordu.

Buraya oynamak için gelmedilerse gelme nedenleri konuşmak için...

‘’Gitme Zamanımız Geldi.’’

Giriş sınavlarından bu yana birkaç gün oldu ve bugun sınav sonuçlarını açıklanacağını duyurdular.Gus’u gitmek için davet ettim .Bu yüzden bugün eve geldiler.Haberci Dis Amca. Kral…

ÇN//Haberci ona onla gitmek istediğini söyleyen kişi. Anlamayan olursa diye yazdım.

Ancak, sadece ikimiz gidiyorduk. Eğer Büyükbaba ile gitseydim panik olurdu ve kral ile tamamen başka birşey olurdu.Yani Büyükbabam, Dis amca ve küçük kız ev bakıcıları oldu.

Dis amca buraya niçin geldi ?

Ayrıca Gus istediği için şehrin etrafında dolaştık, Akademi yakındı yürüyerek kolayca gidiliyordu.

Bugun Gus’un eskortu yoktu.Bana ’’Yanımda Olduğun Sürece Eskorta İhtiyacım yok’’ dedi.Güvenilir olduğum için mutluyum,ama bu Kraliyet Ailesi için iyi mi ?

ÇN//Eskort= Koruma ,Kişisel şovalye.

Gus Şehirde eskort’u olmadan ilk defa yürüyordu,belkide serbest olma hissi’ni sevdiği için orada burada oyalanarak yürüdü.Bu nedenle Akademiye 15 dakikalık yürüme mesafesindeyken 30 dakika sürdü.

Akademiye geldiğimizde,elimizde 2 ızgara şiş tutuyorduk.

‘’Ah,Herkes toplanmış gözüküyor’’ Prens elindeki şiş eti yerken mırıldandı.

Kahramanın torunu parmağındaki sosu yalarken.  ‘’Öyle görünüyor,değil mi~’’dedi.

Un,Beni azarladığın için gidiyorum.Kesinlikle.

Başarılı adayların sonuçları ilan edilmişti , ekstra boyutlu uzay alanının içinde bitmiş şişimi koydum ve duyuru panosuna gittik.İnsan dolu kalabağı ite ite duyuru panosunun önüne geldik ve kendi numaramızı aradık.

“Ah. işte orada.”

“Benim de öyle.”

Görünüşe göre ikimizde başarıyla geçtik.Gus’a bir beşlik çaktıktan sonra sadece sınavları geçenlerin gelebileceği bir resepsiyonun önüne geldik. Burada üniformalarımızı ve ders kitaplarımızı alacağız ve sınıflar burada ilan edilecekti.

Sıra sorunsuz ilerlemişti ve çok geçmeden sıra bana geldi. Gus benim hemen yanımdaki çizgideydi.

ÇN//Burada 2-3 resepsiyon var galiba o başka o başka resepsiyon sırasında galiba.

“Evet, Sıradaki kişi.”

Sıra bana gelmişti resepsiyonist ablaya vatandaşlık kartımı verdim.

“Evet.Bu doğrulandımı...Hmm?Sen…. Sen Shin Walford-kun musun?”

“Evet.”

“Hmm ‘Magi’nin Torunu’nun bu Akademiye geleceğini sadece söylendi sanıyordum, neyse bu sizin ders kitaplarınız. Bu listeden kontrol ediniz eğer eksik bir şey olursa hemen bana haber verin.Ayrıca bu üniforma sizin içindir.Vatandaşlık kartına kayıt edilen boy ve fiziksel veriler ile yapıldı büyük ihtimal size tam uyacaktır. Ancak size uymazsa hemen bana bildirin.Hepsine ek olarak üniformanın üzerinde uygulanmış olan bir savunma efsunu var. Lütfen denemeyin ve yırtılırsa kendi başınıza tamir etmeye çalışmayın."

Onee-san’ın açıklamalarını dinledikten sonra kitaplarımı ve üniformamı aldım.

“Büyükannem bu üniformayı tamir edebilir mi acaba?”

“Senin Büyükannen ki...Ah~~Melinda-sama’ydı. Eğer Melinda-sama ise sorun olmaz.”

Eğer benim için sorun olmazsa,bende merak ediyorum ? Sihrinde yeni bir model oluşturabilirmiyiz acaba.

Bu arada ‘S-Sınıf’ a atanmışım gibi görünüyor.

Giriş töreninin yapıldığı yere zamanında gitmek için beklemeye başladım ve bazı şeylerin listesini aldım.Eve giderken onee-san bana seslenerek beni durdurdu.

“Ah. Walford-kun giriş sınavında en iyi seçildi sen birinci sınıf temsilcisi oldun ve giriş seromonisi konuşmanı senin yapmanı istiyoruz. Lütfen konuşmana hazırlanıp gel, tamam mı ?”

Kulaklarımdan bir an şüphe duydum.

“Birinci Sınıf Temsilcisi …. konuşma!?"

“Evet” Dedi ve göz kamaştırıcı bir gülümseme oluşturdu.

Hayır,hayır bekle bir dakika.

“Umm. bu yıl birinci sınıf temsilci konuşmasını yapmak için Gus… Majesteleri, Prens Augusto var. Majesteleri varken konuşmayı benim yapmam doğru olmaz.”

Bu dünyayı bırak önceki hayatımda bile hiç konuşmacı deneyimim yok.. Gus için üzülüyorum ama benim yerime kurban o olmalı.

“Hey,hey konuşmana dikkat et ‘Sınavda birinci olmuş öğrenci-kun’ şimdiye kadar bu akademinin gelenekleri eskilerden beri Earlshide Gelişmiş Büyü Akademisinde vardır. Bu konuşma Sınav birincisi için bir ödüldür. Eğer temsilci bencillik edip konuşmazsa o büyük bir utanç kaynağı olur. Hayır Kraliyet ailesi kıyametin sonuna kadar ona kin besler.”

ÇN// Bu cümlede çok hata vardı birkaç ekleme ve çıkarma yapıp düzeltmeye çalıştım.

Gus diğer resepsiyonda duruyordu ve sinsice kötü kötü gülüyordu.

Hala Sırıtıyor

Hey!O bunu kesinlikle komik buluyor! Onun kesinlikle kötü bir kişiliği var!

“Se-Sen.”

“Majestereleri,Prens Augusto söylemişti,Bu akademide,rütbe diye birşey yoktur; tam bir meritokrasi. Kraliyet Ailesi buna istisna değildir. Hiç birzaman Kral olacak kişi burada bir Birinci sınıf temsilcisi konuşmasını yapmadı."

Kaçış yolu tamamen kapandı.

“De, konuşmada sana iyi şanslar, umarım konuşma hakkında düşünürsün.”

En iyi gülümsemesi ile beni uzaklaşana kadar izledi.

Cidden… keder ile giriş töreninde Temsilci Konuşması vermek zorunda olduğum şok edici gerçeğn üzerine atıldım ,ve bu yüzden,Bir kez daha Maria ve Sicily’i aramayı unuttum ve. Ben bunu eve geldikten sonra farkettim.



...Ben çok unutkanım,ben...

* * *

Shin Birinci sınıf Temsilcisi Konuşması yapmak zorunda olduğu için bunalıma girdi ve duvarın kenarından ilerlerken sıraya yeni insanlar giriyordu.

Hem Maria ve Sicily de sıraya girdiler.

“Ahh ~ ah,Benim Giriş Sınavları En iyi  Öğrenci olmam mümkün değildi sanırım."

‘’O inanılmaz, dövüş sanatlarında iyi olmasına rağmen, aynı zamanda büyü ile de iyi olduğunu düşünüyorum.’’

Gözleri ile Shin’in bedenini takip ederken Sicily gülümsüyordu.

ÇN//Sapık var ayol.

‘’Sicily,Shin’i aramak iyi olmaz mı ?’’

‘’Ah,nn… Sorun değil.Eğer onu arasam bile ne diyeceğimi bilmiyorum ‘’

‘’Ne söylüyorsun sen ? Sınavı geçtiniz bunun hakkında konuşsana.’’

Maria’nın sözlerinden sonra,Sicily gözlerini genişçe açtı.

‘’Şimdi Anlıyorum …’’

Oda öyle söyledi.

‘’Ah! Bu şimdi çok iyi bir fırsat değil mi ?’’

‘’Bu iyi bir şans’’

‘’Böyle bir şey… neler yapıyorum ben …’’

‘’Ne yapıyordun …’’

Krallığın önde gelen prestijli okul’unagiren herkesin yüzlerinde çiçekler açıyor ve etraflarındaki atmosfer ışıl ışıldı ama Sicily’nin etrafındaki atmosfer çok ağırdı.

‘’Gerçekten, ne yaptığını....’’

* * *

Depresif göründüğüm hal yüzünden eve vardığımda,Endişeli sözlerle sordular’sen başarısız mı oldun !?’, Ama en iyisi olmuştum çünkü Birinci Sınıf Temsilcisi konuşması yapmak zorunda olduğumu söyledim. Bunun benim için iç karartıcı olduğunu söyledikten sonra,bu kez sevindiler ve en iyisi olmanın harika olduğunu söylediler.

‘’Hoho,Birinci Sınıf Temsilcisi , diyorsunuz.Shin, çok sert çalıştık.’’

ÇN//Burda Çok fazla anlamına da geliyor da ilk bölümlerde yükseltilmiş eğitim çok gördü ya ondan sert olarak  bırakmayı daha mantıklı buldum.

“Bu yana çeşitli şeyler öğrendi bu çok doğaldır.  Ama iyi iş çıkardın.”

İkiside gülümserken beni övüyolardı

“Shin-sama’dan beklendiği gibi.”

“Bu Shin-sama’nın doğal gücü.”

“Benim için bile o Şovalye askeri eğitim Akademisi’nin en iyisi olabilirdi.”

Marika-san, Steve-san ve Alex-san beni övdü. Alex-san’ın söyledikleri biraz garip olsa bile.

“Baba, Çok üzgünüm en iyi öğrenci olamadım.”

“Shin e karşı olduğunuz için bu kaçınılmazdı o standartların çok dışında ama yinede Sen S-sınıf aldın bu yüzden ben başım dik bir şekilde yürüyebilirim.”

Benim hakkımda hassas bir şekilde konuştuklarını hissettim.

“Bu bir yana Shin-kun Birinci sınıf temsilci konuşması için bu kadar depresif olmana gerek yok.”

“Yanlızca bir konuşma temsilcisi olarak depresif değil farklı bir konu kendi babası hakkında düşünüyor.”

“Farklı bir konu mu?”

“Tüm tanıdıklarını aramayı unutmuş gibi görünüyor.”

“Tanıdık…. Ho~~ Bir kız ~~ değil mi.”

“Sanırım öyle.”

2x Sırıtma

Bu baba ve oğul sinir bozucu!

Kendi kendine mi söylüyor ? Hayır kendisi doğru olduğunu söyledi

“Ve sonra ? o nasıl bir kız ?”

“Ah~~ah. O kızın uzun çok güzel açık mavi saçları, ufak bir yüzü ve kocaman bir çift düşen siyah gözleri vardı. Boyu ise 155 cm civarında bir şeydi.”

“Hayır… Ben o kadar detaylı sormadım…”

“Tch. normal cevap verdi. Ne kadar sıkıcı.”

Oi! Lanet olası Gus! Kişiliği çok kötü!

“Hohho. Biz zaten Kraliyet başkentine geldiğimizden beri birçok şey yaşadık. Çok iyi Çok iyi.”

“Shin eve küçük kızı getireceksen. Ona iyi bakacağımıza emin olabilirsin.”

Toplumla tanışmak için Kraliyet başkentine geldiğimizden büyükbabam pekçok şey yaşadı onun adına mutluyum.

ÇN// Biraz karışık bir cümleydi mantılı bu çıktı.

Diğer taraftan büyükanne çok korkunç.

Ve ondan sonra hergün temsilci konuşması için düşündüm. Hiç boş vaktim olmadı.

* * *

Başka bir Soylu konağında.

Koşkün bir odasında . Gelişmiş Büyü akademisi sınav sonucu açıklanan bir öğrenci vardı.

“ Ben A Sınıf…? S değil A sınıf mı…? Bu imkansız….Beni rezil eden adam Birinci sınıf temsilcisi olduu…? Bu şakayı durdurun…. Bu şakayı durdurun...Hile yapmış olduğuna eminim...Eğer değilse nasıl yapabilir…. Nasıl….Affedilemez…. Affedilemez…. AFFEDİLEMEZ…”

Kin ve nefret karanlık odada yankılanıyordu.

* * *

Şimdi, Nihayet geldi, Giriş Seremonisi.

Dün sinirli olmama rağmen…. yinede uyuyamadım. Eğer mücadele etmek işe yaramıyorsa bende kabul ettim  ve konuşmayı düşündüm. Bundan ne olacağı umrumda bile değil.

Bugün at arabası ile akademiye gidiyoruz. Bunun nedeni büyükbaba ve büyükanne ile okula gidiyoruz çünkü bu gün veliler ile gitmeliydik.Bu nedenle at arabası Kraliyet sarayına geldi. Önceki hayatımda müzede çok lüks bir araba görmüştüm. Bu yolculuk çok rahat olmuştu ama ben rahatsız hissetmiştim.

Bugün  apaçık ortada olsa bile, bu üniformayı giyiyorum. Siyah pantolon, mavi bir ceket ve birinci sınıf öğrencilerine verilen, kravatlar’ı giyiyorduk birinci sınıflar kırmızı bir kravat giyordu. Birinci sınıf öğrencilerinin önümüzdeki yıl yeşil bir kravat takacak. Kızlar bunun yerine bir kravat siyah pileli etek ve bir kurdele takıyordu.

Aslında bu şehirde 2 tane daha gelişmiş akedemi vardı. Bunlar ‘ Şovalye askeri eğitim Akademisi’ ve ‘ Gelişmiş Hukuk enstitüsü.

Şovalye askeri eğitim akademisi Krallığı savunmak için asker eğitiyordu. Kızlar ve erkekler aynı güçte oluyordu aynı Michel-san ve Chris-neechan gibi. Onların kıyafetleri bizimkine benziyordu ama onlarda kırmızı daha çoktu.

Gelişmiş Hukuk enstüdüsü, ekonomi ve hukuk öğrenmek üzerine bir yermiş.Tüccarları ve memurları teşvik eder. Orası Krallığın beyin gücü olarak bilinir hiç savaş yetenekleri olmasa bile, eğer orda olmazlarsa krallığın işleyişi durur. Tom amca ordan mezun olmuş gibi görünüyor.Üniforma tasarımı tabiki bizimkine benziyor ama yeşil daha çok kullanılmış.

Sakin ‘Mavi.’

Sıcak kanlı ‘ Kırmızı.’

Bilgi gibi ‘ Yeşil.’

Ve Earlshide deki 3 gelişmiş Akademi.

Diğer okullarda olmasına rağmen soylular tarafından görmezden gelinir.

Bugün Büyükbabam üstüne çok lüks bir manto giymişti. Bu Kraliyet tarafından verilen ‘ Birinci derece madalya’ ile birlikte geliyordu. Bu altın iplik ve beyazla çevrelenen manto ilk bakışta harika olarak anlatabilirsiniz. Bu üniforma askerler’in giydiği en iyisiydi.

Büyükannem’de aynı manto yu giyiyordu. Parlak mavi elbisesi’nin üstüne. O aslında çokgüzel bir kadın bu tarz ona çok yakıştı.Büyükannem hizmetçileri bu görüntüsü ile büyülüyordu.

Ayrıca gümüş çerçeveli uzun gözlüklerini yerine onun elbisesi ile eşleşen bir şık mavi çerçeveli gözlük giymişti.

Yürüyüş ile 15 dakika olan yola araba ile 5 dakika da gelmiştik. Arabadan inecekken  bizi izleyen kalabalık.... yada daha doğrusu Büyükanne ve Büyükbaba için bir kargaşa başladı. Ve sonra torununun Akademide okuyacağı söylentisi yayıldı.  Meraklı gözler yavaş yavaş bana doğru döndü.

Gerçekten rahatsız edici bakışlara katlanırken akademiden bir personel geldi ve bizi seremoni nin olacağı alana götürdü. Vay be… Kurtulduk. Büyükanne bunu söylüyor gibiydi.

“Gerçekten. bunlar sonuncusu! Ben gösteri aleti değilim!”

Tersledi.

“Böyle korkunç bir kargaşaya sebeb olduğum için özür dilerim Shin..”

“Bu doğru Eğer Shin sinir olurda Temsilci konuşmasını düzgün yapamazsa ne olacak!”

Nn.. Bunlar aynı frekansta. Sadece eskisi kadar geri gitmek gerekir.

Ya da daha doğrusu Benim gibi bir başarısız bayrağı yükseltmek zorunda değilsin büyükanne.

Bu şekilde birinci sınıf temsilcisi ve iki velisi giriş töreni alanına girdi.

“Hey, Shin. Gergin değilsin, Dimi ?”

“Ah, Gus. Hayır, ben iyiyim.”

Buluşma yerine varır varmaz Gus bana seslendi.

Birbirimizle son karşılaşmamızda toplantı yaptık  ve birbirimize aşina olduk.

“Bugün,sadece birinci sınıf öğrencileri ve geçerli olmayacak olsa bile,ama aynı zamanda bir Baba, Kral, Krallığın asaleti,ve bulunması isteyen liderler,hiç gergin olmaman için sorun yok, biliyor musun?”

“Hayır, o yüzden dedim…”

“Birinci sınıf temsilcisi öğrenci Shin, harika bir konuşma yapacak. Sabırsızlıkla bekliyorum.”

Bu-Bu cocuk…. Bunu bilerek yapıyor. Benim tedirgin olmamı sağlamaya çalışıyor.

“Gus! Seni Piç Kurusu!”

“Ohya, yanlış olan ne Shin? Neden bu kadar tedirginsin ?”

“Bilerek değil, değil mi ? Kesinlikle bunu bilerek yapıyorsun!”

“Hahahaha sen neyden bahsediyorsun?”

“Bu Piç Kurusu!”

“Sen oradaki! Serenomi başlamak üzere! Ne hakkında bağırıyorsun!”

“ “ Üzgünüm.” “

“Gerçekten.Bak, başlamak üzere, sırada bekle .”

Öğretmeni tarafından azarlandı.

“Gus...Senin yüzünden yeni kabul edilmişken azarlandık.”

“Kukuku. Peki, böyle söyleme, Sinirli olman benim yüzümden değil mi ?”

Aklıma geldi… Kalbim, büyükannem başarız bir bayrağı yükseltme konusundaki tavrı beni biraz sakinleştirdi.

“Gus, sen…”

“Pekala belki sadece bir tesadüftür!”

“Gus, neden!”

“Tamam! Kes şunu!

“ “ Evet! Özür dilerim. “ “

Gus hala gülüyordu. Tanıştığımız ilk zamandan beri, hiç aklıma gelmemişti, ama bu adamın gerçekten kötü bir kişiliği vardır...Aslında, İyi bir karakteri var demek daha doğru olur. Alay edici kelimeler söyledi,sanki kelime etiketi oynuyormuşuz gibi.O ilk defa kendi yaşlarından biriyle arkadaşlık yapmayı başardı … ya da daha doğrusu, kuzen oldukları için, benimle uğraşmanın eğlenceli bulduğu için faydası yok gibi görünüyor.

Bilgin olsun, ikimiz de normaliz ! Onunla hiç tanışmadım,ancak Gus zaten bir nişanlım var ve sık sık onun hakkında konuştuğunu duymuş oldum. Ve mümkünse, Sicily ile arkadaş olmak istiyorum.

Birden bir ses arkamdan geldi.

ÇN// Geldi Kalbimin Sahibi.

ÇK// O Senin Değil! Benimmmmm Sadece Benim olacakkkkk !

“U-um… Shin-kun U-uzun zamandır görüşmedik.”

Bu Sicily ‘i di

“Merhaba Sicily görünüşe göre geçmiş gibi görünüyorsun. Ve Maria da.”

“Benim sonradan geçtiğimi söyleme!”

“Üzgünüm, üzgünüm. Giriş  sınavının ilan edildiği yerde siz kızları görmek mümkün olmadı o yüzden sizin hakkınızda endişelenmeye başlamıştım.”

“Biz seni fark ettik… Ama hiç konuşacak bir ruh halinde değil gibiydin…”

“Eh? Ah, ~~ öyle mi ?"

Benim Birinci sınıf temsilcisi-kun olduğum zamandı. Cart-kun’un benle uğraşmasından sonraki zaman.

Biraz kargaşa vardı.

“Bu bir yana, Burada olman şu anlama mı geliyor…”

“Bu doğru. ‘ S-sınıf’ oldum En iyi öğrenci-san”

“Evet, Aynı Sınıftayız.”

Sicily Mutlu bir şekilde gülüyordu. Bilinçsizce ona hayran kaldım

“Shin. Bu bahsettiğin kız mı ?”

Uo~oi! Ne diyorsun , sence ?

“Ohya~ yanlış hatırlamıyorsam siz çocuklar…”

“ Prens Augusto ile tanıştımızdan beri uzun zaman oldu. Ben Kont Meshia’ların 2. kızı Maria.”

“ Prens Augusto ile tanıştımızdan beri uzun zaman oldu. Ben Vikont Claude’nin üçüncü kızı Sicily.”

Kont ve Vikont!? Siz soylusunuz!

“Eh? Sicily’i kenara koyarsak, Maria da mı soylu?”

“Bir dakika! Bu çok kaba değil mi !?”

“Fufufufu.”

Ah. Sicily gülmen lazım.

“Peki. neden birşey söylemediniz?”

“Bize karşı tavırların değişebilir diye. Çünkü birçok insan soylu kızı olduğumuzu öğrendiği zaman bize saygılı davranmaya başlıyor."

“Bu doğru. Çok resmi oluyorlar ve bizden uzaklaşıyorlar... bu yüzden söylemedik.”

“Hmmm, Öyle mi?”

“Sen özel birisin.Makam veya otorite siz ikiniz üzerinde işe yaramıyor. Size yakın kişiler sizden rezervasyon istiyecekler.”

“Eh? Ekselansları Tam olarak ne demek isted--”

“Çocuklar! Bu kadar yeter! Gidelim!”

Maria birşey sormak üzerkeyken öğretmenin sesi’ni işittik.

Bu yüzden mekana girdiğimizde öğrenciler, öğretmenler, öğretim üyeleri veliler ve diğerleri bizi alkışlarla karşıladılar.

Sahnede misafir konuşmacılar, öğretmenler ve müdürün konuşmaları bir kulağımdan girip diğerinden çıktı.

Kafam kendi konuşmamla doluydu.

Ve sonra… sıra bana gelmişti.

“Ve şimdi birinci sınıf temsilci konuşması ile devam edelim. Bu yılın giriş sınavındaki en iyi öğrencisi Shin Walford-kun.”

“Evet!”

“Eh…?”

“Walford?”

“Bu doğru. Shin Walford. Kahramanın torunu.”

“ “ !!” “

Gus, Sicily ve Maria ya birşey açıkmıyor gibi görünüyor. Huh? Onlara söylemedim mi ?

Bu bir yana, Temsilci konuşmasının zamanı gelmişti. Gergin bir şekilde sahneye çıktım.

Salon çok gürültülüydü. Yalvarırım biraz sessiz olun.

“Kendimi Tanıtmama izin verin. Ben Birinci Sınıf temsilcisi Shin Walford. Bu güzel günde burada bulunan velilere, öğrencilere ve sayın konularımız tarafından izlenmesine sevindim Earlshide Gelişmiş Büyü Akademisi ne kayıt edebilmek için…”

Bu standart ifadelerin iyi olup olmadığını merak ediyorum?

“Çocukluğumdan beri, benim büyüklerimden ve tanıdıklarımdan çeşitli şeyler öğrendim. Ancak, ne yazık ki, büyükbabam emekli olduğu zmzn ormanın arkasında yaşıyorduk, bu yana bir yana dünya hakkında bilmeden büyüdüm. Bu vesileyle, belirli bir kişi Akademisine gir ve sağduyu Öğren dedi:‘.'”

“Kraliyet Başkenti geldikten sonra, çevrem dramatik bir şekilde değişti.  Arkadaş yapmak mümkün bile değildi. Muhtemelen daha karşılaşır Akademiye girdiğimde böyle olmak zorunda. Ben yardım edemem ama dört gözle bekliyorum. Ne okuyor? Benim için değerli ve önemli olan bazılarınız beni isteyebilir büyük ihtimalle öyle, ama insanlar ile karşılaşır. Muhtemelen daha sonra çalışmaya söylemiş olurum sanırım bu yüzden. Tabii ki, çalışmalarımı ihmal etmeye hiç niyetim yok. Sabit birlikte çalışabiliriz noktaya tanıştığım insanlarla ilişki kurmak mümkün olmak istiyorum.”

“Bu dünya hakkında cahil olabilirim. Lütfen beni bırakmayın olur mu ? Eğer bırakırsanız ağlayacak tek kişi ben olurum.”

“Veliler, değerli Konuklar, lütfen nazikçe bizi izleyin, ve bazen de bize karşı katı olmalısınız . Öğretmenler ve öğrenciler, arsız öğrenciler veya gençler olsak bile, sizden rica ediyorum, lütfen bize zorbalık etmeyin. Bizden yana, birinci sınıf, daha olgun büyümeye ve kanatlar elde edebilmek için çok çalışacak. Sonraki üç yıl sonra yani, bize rehberlik ve destek verin lütfen. Birinci Sınıf Temsilcisi, Shin Walford."

Ve sonra başımı aşşağıya indirerek başımı eğdim.

Aniden büyük bir alkış koptu

Çok şükür bu yük omuzlarımdan kalktı. Koltuğuma döndüğümde, Gus gülerken sesini bastırmaya çalışıyordu.

“Fukukuku, ahahaha, haha hahaha!”

Artık o sesini bastıramadı.

“Ne oldu? Neden gülüyorsun?”

“Fuuwahaha, çünkü sen, sana temsili bir konuşma sırasında  şaka yapmak için duyulmamış bir şey olduğunu bilmiyordun. Başkalarının konuşmasını duymadın mı?”

“Eeeh!? öyle mi?”

“Evet… Aynen öyle daha önce hiç duymamıştım."

“Daha önce söyleyen ‘ yerine’ bunu ilk kez duydum"

Maria’da gülüyordu.

Ciddi Misin!? Ah, öğrenciler gülmüşlerdi, veliler ve misafirlerin yüzünde acı bir gülümseme vardı.

Berbat Mı ettim?



ÇN// Arkadaşlar son yerler baya bir aceleye geldi telefonun internetinden çevirdim hata olabilir özür dilerim şimdiden.


Yorum Yap "Magi 12"