Tankların Tarihi Günceli

Lms 3.3 - Enstrüman ve Entrika

Ekim 02, 2016

ÇEVIRI IÇIN RATEL,DÜZENLEME,KONTROL VE EDIT IÇIN WERTYUL’A TEŞEKKÜRLER.KEYIFLI OKUMALAR…



Uyarı:
Siz enstrüman seven cücenin yattığı mağaraya giren ilk maceracılarsınız.
Kazançlar:
Şöhret 200 arttı..
-Çifte Deneyim puanı, Çifte item düşürme şansı.
– Her türden öldürdüğün ilk yaratık yüksek kalitede item düşürecek

//90’LARIN ONE DIRECTIONI OLAN BACKSTREET BOYS 

//Klibi çok hojdur özellikle Mina’yı oynayan kıza bayılıyorum.
“Wow!”
“Müthiş.”
“Biz burayı ilk bulanlarız!”
Dörtlü zindana girdiğinde heycanla bağırdı. Seviyeleri ortalamadan daha yüksek görünübilirdi ama bu yükselişin çoğu avlanmaktan değil oyuncu katletmekten geliyordu. Bu nedenle bu onların ilk zindan keşfiydi.
“Gel! Bu noktadan sonra ancak birbirimize güvenebiliriz.”
Dörtlü cesaretle öne geçti. Aslında kanyona geliş sebepleri keşifti, hedeflerine ulaştıktan sonra neşeleri de tavan yapmıştı.
“Ben keçileri kaçırdım! Di mi, Weed-nim?”
Mapan mutluydu.(kafasında) Tüccarlığın normalleri bir maceranın içinde olmaya karşı sessiz bir direniş gösteriyordu.
Weed sadece sessizce kafasını salladı.
‘Bu adamların hedefi bizi buraya getirmekti o zaman.’
Şimdi dörtlünün hareketlerini anlayabiliyordu. Bu neden garip bir şekilde nazik olduklarını açıklıyordu, neden kanyondan aşağı inmek istediklerini de.
‘Bu adamlar Bar Khu Dağlarını geçmeye uğraşmıyorlardı, ilk ve ilk önce buraya varmaya çalışıyorlardı. Bir şeyin peşindelerdi: Hazine.’
Yani bizi buraya bir amaç için getirdiler, diye düşündü Weed. Eğer öyle değilse. İkisinin dörtlüyle beraber buraya kadar gelmesinin arkasında hiçbir açıklanabilir neden kalmıyordu. Weed bunu çok açık olduğunu düşündü.
“Bu harika bir deneyim, ve bu tamamen sizin sayenizde Mr. Gran. Oymacılar böyle deneyimleri kolay edinemezler…”
“Evet, ben şuna inanıyorum: Royal Road’daki eğlence diğerleriyle avlanmaktan geçer.”
Dörtlü girdiklerinde derinlere doğru bir yol açtılar. Weed ve Mapan Yavaşça onları takip ediyorlardı.
“Keeek! Düşman.”
“Düşmanlar gözüktü!”
“Şu insanlar bizim yuvamıza girdi.”
Kurtadam İz sürücüleri!
Sesin geldiği yer mezarın biraz içlerindeki kurtadamların dinlendiği kamp ateşiydi. Yüksek sayıda Kurtadam bu zindanda yaşıyordu.
Kurtadamlar Bar Khu Dağlarında genişçe bir yayılım gösteriyorlardı. Mağaradaki Kurtadamalar kurtlara dönüşüp saldırıya geçtiler.
“Ne… sadece Kurtadamlar mı?
“Ne kadar büyük bir hayal kırıklığı!”
Kılıçlarını çekerken dörtlü ayrıldı ve kurtadamlarla zarifçe ilgilendi. Alandaki Kurtadamlar 130. seviyeden birazcık daha yüksekti. Gran ve Levi endişelenmiyorlardı.
‘Bu dördü gerçekten güçlü.’ Weed değerlendiriyordu.
Sadece seviyeleri değildi. İyi refleksleri ve karar verme yetenekleri de vardı. Nerede duracaklarını biliyorlardı ve düşmanın neresine saldırmanın daha iyi olduğuna dair hisleri güçlüydü. Savaşta yetenekliydiler!
//Weed diyorsa doğrudur.
4 oyuncu… Dwichigi dörtlüsü olabilirler mi?
Bir web sitesinde izlediği bir video Weed’in zihninde tekrar belirdi. Video intikam umuduyla yüklenmişti. Şimdiye kadar yüzlerinin niye bu kadar tanıdık geldiğini bir türlü çıkartamamıştı, şimdi nasıl savaştıklarını görünce fark etmişti. Weed iç çekti.
Bir grup yeni başlayan macera.. evet, tabi!
İlk öldürdükleri canavar yüksek kalite bir item düşürecekti, bu bir zindanı ilk keşfetmenin yarattığı bir durumdu. Bu nedenle iyi item düşürmek için fazla zayıf kalan Kurtadamları kovalamak daha tercih edilesiydi, ve boss-sınıfı güçlü bir canavar aramaya koyuldular. Fakat dörtlü kurtları avlamayı önemsiyor gibi değildi, mağarada daha derinlere indiler. Weed’in gözünde bu yaptıkları zindanı ilk buma avantajlarının boşuna kullanılmasıydı.
“Sadece birbirimize güvenebiliriz.”
“Öyleyse kanser ol.” (İngilizceden direk çeviri…)
Dörtlü kurtadamarı katlederken anlamsızca gülüyorlardı.
Her türlü, kimse onların dövüş yeteneklerinin kalitesini görmezden gelemezlerdi. Bir oyuncu katilinin yetenek gelişimindeki ustalığı benzer seviyelerdeki normal oyunculara göre çok yüksekti.Hem insanlarla hem canavarlarla savaştığınız zaman deneyim kazanmak için çok zamanınız oluyordu, kendinizi daha çok zorluyordunuz. Yetenekleri harikulâdeydi, saldırıları tek bir fırsatı kaçırmıyordu.
Weed değerlendirme için biraz zaman ayırdı: Parayı su gibi harcıyorlardı, can ve manaları düştüğünde yenileme  iksirini tepeye dikiyorlardı, tanesi 4 altın ediyordu. Su içiyormuşçasına mağarada durmaksızın ilerliyorlardı. Öldürdükleri kişilerin itemlerini satarak para kazanıyorlardı, keseleri pek boş kalmıyor olmalıydı.
Kendi başına canavar öldürmek kârlı olmaktan çok uzaktı: bir kuruş kazanabilirdiniz ve eğer iki kuruş kazanırsanız kendinizi şanslı hissederdiniz. Ama dörtlü bakır sikkeleri yerden toplama zahmetine bile girmiyordu! Dükkanda bir gümüşe satabilecekleri itemleri israf etmeleri Weed’in kanına dokunuyordu. Tamamen farklı dünyaların çarpışmasıydı bu.
Bir Pk mı olmalıyım? Tüm bu para, fakat ….şöhretim düşebilir!’
Weed’in savaş alanından bakırları toplamasını izlerken, Mapan kendini bir krizin içinde buldu. Dörtlü Kurtadamların yaklaşan dalgalarıyla ayrılmıştı.
“Oh lanet! Bir Kurtadam…”
Weed’e baktı ve kurtarılmayı bekledi ama Weed de Mapan gibi bir şoktaydı. Weed’in etrafı çok sayıda Kurtadamla sarılmıştı.
Çok ama çok fazla Kurtadam!
Onlar ortaya çıktıktan kısa süre sonra, Weed onları lime lime parçalardı.
“Kuhaha ha ha!”
Kurtadamlar onun ellerinde acımasızca bir püreye dönüşürdü. Kılıcı tamire ihtiyaç duyduğunda ve kullanılamadığında, tekmeleyerek ve kafa atarak yolunu açardı. Weed’in dövüşememesinin imkansızdı. Bir tüccardan böylesi kendine güvenen bir davranış görmek garip olabilirdi, ama Weed etraftayken Kurtadamlardan korkmazdınız bile. Mapan’ın Weed’in onu koruyacağına dair sarsılmaz bir inancı vardı. O cebindeki kozdu.
Ama…nasıl olabilirdi?
Weed Kurtadamların hak ettiğinden çok daha fazla korku gösteriyordu. Yüzü koyu mavi bir tona dönmüştü; vücudu korkuyla titriyordu, dümdüz bir perişanlık içerisindeydi.
“Um…Weed?”
Weed onu duymuyordu bile.
“Biz ölecek miyiz?”
“……”
Bu seferlik, Mapan cevapsız kalmıştı. Weed’in ne düşündüğü hakkında hiç bir fikri yoktu.
Kurtadam saldırdı!
“Kuwoeo!”
Kurtadam ona hücum etti ama Mapan yerde yuvarlanarak salise farkıyla sıyrıldı. Öyle olsa bile inanılmaz şanslıydı. Kurtadam dikkatinin çoğunu Weed’e verdi. Düz bir çizgide saldırıyordu çençeleri ve dişleri yakın mesafe dövüşünü tehlikeli yapıyordu. Bu nedenle Mapan ucu ucuna kaçmayı başarabiliyordu. Kurtadamın hararetli ataklarından kaçınmak için Weed de yerde yuvarlanmak zorunda kaldı. Elbiselerine çamur bulaşmıştı.
Kurtadam Weed’i kovaladı.
Weed çevik vücudu sayesinde kaçabiliyordu. Şanslarına dörtlünün üçü kısa bir süre sonra geri döndü. Margaux kalan kurtadamla ilgilendi.
Savaştan sonra dörtlü Mapn ve Weed’den özür diledi.
“Bunun için üzgünüz. Bir anlığına sizi unuttuk, bu büyük bir hataydı.”
“Hayır hayır sorun değil;  nasılsa hayattayız, Bizi kurtardığınız için teşekkürler.…”

//ÇOK KEDERLIYIM BEYLER

//.******Spoiler****** Spoiler******Spoiler******Spoiler******Şu anda Kiralık aşkta 12. bölümü yeni izliyorum. Sinan artık Defne’ye aşık oldu, ama salak kız Ömer’e kafayı takmış vaziyette. Sinan üzülecek diye çok üzülüyorum. İşte öyle yani…
Weed’in sözlerini duyan Halman sırıttı.
  • ‘Bu oğlan gibiler genellikle savaşmaktan korkar.’
  • ‘Gerildiği zaman herhangi bir silah onun ellerinde işe yaramaz olur.’
  • ‘Şey, canavarlarla savaşmayan sınıflar silah kuşanmamaya meyilli oluyorlar. En fazla 100. seviyelerdir. Büyük ihtimalle bir silahı nasıl tutacağını bile bilmiyordur.’
  • ‘Hepsi nazik küçük insancıklar!’
//Bundan sonra fısıldamalar ve sadece parti elemanlarının arasında geçen iletişiler yukardaki biçimde olacak.
Böyle düşünceler akıllarından geçerken dörtlü sonunda onlara karşı gardlarını düşürdü. Aslında mağaraya girdiklerinden beri dikkatsizlerdi, Weed onların karanlık niyetleri olduğunun farkındaydı ve bu anı bekliyodu
Kurtadamlar, ha!
Weed sadece bir tanesinin dörtlünün katliyamından kaçtığını izlemişti.
Bir tanesinin dörtlüyü geçip Mapan ve Weed’i tehdit etmesinin tesadüf gibi görünmesi lazımdı fakat  apaçıktı ki en başından beri bunun planlanmıştı, dörtlünün dövüş kabiliyetleri hepsini durdurmaya yeter artardı bile. Weed’in düşünce oyunlarının mantıksal sonucu onlar Weed’in ve Mapan’ın yeteneklerini ve davranışlarını görmek istemişlerdi. Ve Weed’in numarası onları aldatmıştı.
Kwadang! Crack!
Wareureureu!
“Aaaaahhhh!”
Takımda bir hırsız olmadan, tuzakların riski yok edilemiyordu.
Şimdiye kadar 10 kadar tuzağa yakalanmışlardı, kumda yürümeye çalışırken çelikten engeller fırlamış ve onları ezmeye çalışmıştı. Heryerde tuzaklar vardı, bazen dörtlü yakalandıktan sonra kaçmaya çalışırken başka bir tuzağa düşüyorlardı. Weed’e göre bu tuzaklar çok çok açıktı, tuzak çukurlarını uzak mesafeden görebiliyordu.
“Gah, bu oluyor olamaz.”
Halman kendi kanını gördüğünde ve can barı havaya karıştığında çığlık attı.
Cücenin yeraltı mezarının 2 katı vardı. Aşağı inen merdivenleri bulduktan sonra, Gran en ufak bir tereddüt göstermeden dimdik yürüdü.
“Haha, şans bize güldü.”
Gran böbürlendi.
Weed onu ciddiye almadı, gülümsemesi dahil.
İkinci kata geldiler.
Bu mekan daha da tehlikeliydi, her yere bubi tuzakları kurulmuştu. Bazen Kurtadamlar beliriyordu ama tuzaklar yüzünden gerçekten acınası hale gelen zindan-yürüşüyle karşılaştırıldığında, onlar düşük seviye kötüydüler.
Hwareureuk!
Tavandan yağ püskürdü ve tutuşarak alev aldı. Ciddi miktarda hasar görmüş olan Halman ateş yağmurunun altındayken hızla öldü ve gri bir aleve dönüştü.
Arkadan yavaşça takip eden Weed ve Mapan hala güvendeydiler.
“Bu…biraz aşırı bir tuzak değil miydi?”
Dörtlünün diğer üyeleri döşen yoldaşları için gözyaşı dökmediler. Olaylara farklı bir açıdan yaklaşıyorlardı: Bir kişinin eksilmesi onların hazinen aldığı payı arttırıyordu.
‘Bir tanesini daha öldürmeyi denemeliyim, iki kişinin hayatta kalması yeterli…ben ve biri daha’
‘İyi,biri daha ölürse, ben…’
‘Hayatta kalan tek kişi kalmak istiyorum.’
Sadakati önemsemiyorlardı.
Halman’ın ölümünden sonra kalanlar sessizce diğerlerinin de ölmesini diledi. Şimdiden Mapan’ı ve Weed’i ve Mapan’ı çoktan öldürmeye niyetlilerdi, bir yada iki kişiyi daha öldürseler hiç bir şeycik olmazdı.
“Fakat…” Gran aniden konuştu.
“Tek risk altında olanın biz olmanız biraz adaletsiz.”
Margaux ve Levi, Gran’ın sözleriyle şaşırdı
  • Gran, ne halt yiyordun?
  • Yıldırımlara kurban etmek için birisine ihtiyacımız var. Onlarla şimdi ilgilenmemizi planlıyor olamazsın değil mi?
  • Sadece izle. Bir fikrim var.
“Hiç kusura bakmayın.” Mapan beceriksizce yalvardı, ama Gran buna karşılık güldü.
“Büyük bir şey değil. Benim istediğim sadece riski bölüşmek. Benim dostlarımdan birisi hayatını kaybetti, siz çocuklar kendinizi sorumlu hissetmiyor musunuz?”
“Yani bizden ne istiyorsun?”
“Sizden birisinin en öne geçmesini. Biz merkezde kalacağız ve diğeriniz de kenardan gelecek. Hepimiz Aynı riski paylaşacağız.”
Mapan açıkça kararsızdı. Onun zihninde nasıl açıklanırsa açıklansın sonuç aynıydı. Ama bir şekilde atmosfer konuşmak için kötü bir zaman olduğunu söylüyordu. Asla böyle bir yere gelmemeleri gerektiğine dair bir izlenimi vardı!
Ama ne olursa olsun Weed’e hala borçluyum…
O anda Mapan önden gitmeye karar verdi.
“Önden gitmek istiyorum.”
Weed öne çıktı ve ilk olarak gönüllü oldu.
“Bir oymacı olarak saldırım düşük olabilir ama harcayabileceğim Can puanlarım var, lütfen önden gitmeme izin verin.”
“Oh, öyleyse sana müteşekkirim.”
Bu andan sonra, Weed önden gitti. Onlara parti diyemezdiniz çünkü ne Weed ne de dörtlü bunu teklif etmişti!
Onları EXP’yi paylaşmamak için partiye davet etmemişlerdi. Sadece istemedikleri ucuz ganimetleri almalarına izin vermişlerdi.
Oyuncu Katilleri(PK) genellikle çoğu kasabaya giremezlerdi. Ciddi durumlarda ise köy korucuları PK’lara saldırabilirdi. Ayrıca onlara kin besleyen birilerinin onları bulma ihtimali vardı, yani kasabaları ziyaret etmekten kaçınmak en iyisiydi. Her türlü onların tek istediği ganimeti bölüşmekti düşünceleri değersizdi.
Burası ilginç bir mekan.’
Weed canavarlı pek çok zindan ve mekan keşfetmişti. Kana susamış yaratıklar sürüler halinde hareket ederdi, tehlikeli av sahaları dolaşan Ölü Şövalyelerce işgal edilmişti. O kadar zindan içerisinde bu tuzaklı olan ilk zindandı.
‘Tetikte olmam lazım yada hızlı bir ölümle karşılaşabilirim.’
Sadece azıcık ötesinde mavi ve kırmızı karolar bir pano gibi dizilmişti. Bir tuzak-bulma yeteneği yapılmış olmalıydı ancak aralarında bunu kullanıcak bir hırsız yada kolcu yoktu.
“Hey Weed, devam etmemiz lazım.” Gran onu arkadan cesaretlendirdi.
Weed zemine hafifçe basarken inanılmaz yavaştı, herhangi bir tuzağa anında tepki verebilmek için yapıyordu bunu.
Hadi ilk mavi karoyu deneyelim.’
Hiçbir şey olmadı.
Ne kadar rahatlatıcı.’
Bir dahaki sefere kırmızı karoya basacağım.’
Yine hiçbir şey olmadı.
Bu bir patikaydı ama Weed hala sonuna yaklaşamamıştı, 50 metreden biraz daha fazlası vardı.
Bir tuzağın tetiklendiğiyle ilgili hiçbir işaret yoktu.
Mavi karo. Kırmızı karo. Mavi karo. Kırmızı karo. Farklı adımlar ve hiçbir şey olmadı. Eğer bu tuzağı atlatmanın yoluysa fazla kolaydı. Eğer böyleyse…?
Weed’in bir fikri vardı: farklı renklere basmayı bıraktı. Mavi karolara iki sefer üst üste bastı. Hala hiçbir şey olmuyordu.
Bu onu daha da dikkatli yaptı.
Bu renkli patika bir aldatmacaydı. Hiçbir manası yoktu, sadece dikkat dağıtmaya yarıyordu. Eğer durum buysa..’
Weed’in gözleri keskinleşti.
Bu…
Hemen ilerde neredeyse görünmez bilek seviyesinde bir ip olduğunu gördü. Mavi ve Kırmızı karolar arasına yerleştirilmişti. Çok çok konsantre değilseniz bu tuzağı bulmanız çok zordu.
Bu tuzağa düşen iyice boka batacak.’
Weed tetik mekanizmasının üstünden normal bir şekilde geçti. Garn onun hemen arkasından geliyordu, arkasına yapışmaktansa biraz mesafe bırakmayı tercih etmişti. Gran tuzağa düşerse Weed’in onu kurtarmak gibi bir niyeti yoktu! On adım sonra Gran güvenle tuzağı geçti. Margaux Levi ve Mapan kalmıştı; güvende tutmak istediği kişi en arkadaydı yani olabileceği en güveli yerdeydi.
Gran da tehdidi görmüştü. Beli belirsiz ve ince olduğunu düşünmüştü, Weed’in atlatma hareketi sayesinde farkına varabilmişti. Weed çok şanslı olmalıydı, neredeyse kendisi bile göremeyecekti.
‘Hmm, bu tuzak…Onun sessizce kaçınması bir tesadüf mü? Yoksa….’
Gran tetik mekanizmasını hafifçe geçti. Fakat ne durdu ne de arkadakileri uyardı. Eğer hala fark edemedilerse, birkaç adım sonra fark edeceklerdi..
Tuduk🙂
Levi tetiğe doğru umursamazca yürümüştü, geçerken ipi koparttığı aşikardı. O anda sağdaki ve soldaki duvarlar açıldı ve müthiş bir ok yağmuru başladı.
“Keuahak!”
Levi vücudunu delip geçen okların şokuyla yere yığıldı! Oklar zırhını delerken tek yapabildiği çaresizce bağırmaktı.
“Birisi, yardım etsin!”

//ŞU ANDA WEED :D***********:D BU DA OLUR!

Levi yalvarırken, Gran ve hatta Margaux kıllarını bile kıpırdatmadı. Eninde sonunda sayısız ok yarasından sonra Levi öldü, ve br an önce durduğu yerde tek bir tane göğüs zırhı duruyordu.
“Ahmak.”
“Böyle bir yerde ölmek ne kadar da acınası.”
Margaux zırhı kendisi için aldı. Gran ve Margaux birbirlerine bakarak sırıttılar. Levi ölürken kıllarını kıpırdatmadıkları için birbirlerini suç ortağı olarak görüyorlardı.
Herşeyden öte Dwichigi’nin dört üyesi birbirleriyle en başında katiller olarak tanışmışlardı. Grup katıksız bir şekilde birilerini öldürme zevkine ve onların eşyalarını yağmalamaya dayanıyordu. Arkadaşlık ve sadakat bu işin bir parçası olmamıştı asla.
Kureureung!
Boom! Boom! Kwaang!
Koridorun görünüşü değişti.
Tek ve dikine giden bir tünelle karşı karşıyalardı, bu tünel bir yeraltı mağarasına doğru gidiyordu
Şimşekler yolun üstüne çarpıyordu. Beyaz şimşekler önlerindeki yola rastgele bir şekilde çarpıyordu. Harika bir görüntüsü olsa da sonsuz bir tehlike içeriyordu.
Şimşekler.
Üç halkalı büyünün kendi aklı vardı, bir düzen olmadan saldırıyordu.
Weed arkaya baktı..
“Oraya yürümem mi gerekiyor?”
Gran küçük bir taş çıkardı.
“Şanslıyız. Bu taş şimşekleri çekiyor. Bununla karşıya güvenle geçebiliriz.”
“Anlıyorum.”
Weed taşı aldığı gibi tanımladı, sadece kendini güvenceye almak için.
Şimşek Taşı:
Dayanıklılık 100/100.
Bu taş yüksek demir içerdiğinden dolayı özel olarak  değerlendirilebilir.
Elektriği çekme ve ona karşı koyma gücü var. Eğer rafine ederseniz yüksek kaliteli demir elde edersiniz.
Özellikler: Elektrik Direnci %99
Weed taşın açıklamasını okuduğu gibi Gran ve Margaux soğukça güldü.
O şimşekleri yerse biz karşıya geçebiliriz.’
‘Son engeli de geçtiğimizde bizi hazine dağları bekliyor.’
Yolu geçmek için bir kurban yeterliydi. Bu şimşek-toplayan-taş sayesinde bir ihtimal hayatta kalırdınız.
“Hey Weed sadece dümdüz git. Sen ölebilirsin ama biz güvenle karşıya geçeriz, sence de riske değmez mi?”
Gran dişlerini göstererek sırıttı.
İşte o anda sonunda gerçek renklerini belli etmişlerdi!
Weed buna boyun eğdi.
“Sadece ben öleceksem ve siz güvenle geçecekseniz bu güzel bir şey.”
“Tabi ki”
“Peki geri dönüş yolunda ne yapacaksınız?”
“….!”
Gran ve Margaux birbirlerine şaşkın şaşkın baktılar.
Sadece hazineyi almayı düşünmüşlerdi. Geri dönmeleri gerektiğini bile düşünmemişlerdi.Zihinleri bu konuyu tamamen atlamıştı.
“Bu….”
“Benimle alay ediyor olmalısın.”
Sadce bir tane şimşek taşları vardı! Geri dönerken ölecek olmaları reddedilemezdi.
Gran kılıcını çekti.
“Sizi hayatta bırakmak çocuklar, hiçbir işe yaramadığınızı biliyorum artık. Geber.” Gran saldırı duruşuna geçerek bağırdı. Sabrı taşmak üzereydi.
“Seni lanet p*ç….”
Mapan durumun gerçeğini kavrayınca tersledi. Mapanın hala cebinde bir kozu vardı. Weed.
Weed onlarla ilgilenebilirdi. Şu ana kadar gözlemleyen Mapan onlarla savaşmaya yetip artacağını biliyordu.Ancak hala Weed’in yüzünde kormuş bir bakış vardı. Bu durumda hiçbir şey yapamaz gibiydi. Kılıcını bile çekmesi imkansız duruyordu.
Neden… neden korkuyor? Weed onlarla baş edebilir…’
Gran’ın saldırısının başlamasıyla, Mapan Granla ilgili bir şeyin ters gittiğini anladı. Gran Mapan’a yada Weed’e saldırmaya çalışmıyordu, Gran Margaux’u hedefliyordu, en fazla Mapan şaşırmıştı.
“Geber!”
“Gran, bunun olacağını biliyordum!”
Gran ve Margaux ölümüne savaşmaya başladı.
Gran istediği zaman Weed’i yada Mapan’ı öldürebileceğini düşünüyordu.  Bir profesyonel olan Margaux’un ilk ölmesi lazımdı. Birbirlerine başından beri güvenmiyorlardı, yani Margaux’da hazırlıklıydı.
“Alevlerin Kılıcı!”
“Buz Kılıcı!”
Ateş ve Buz elementleri
Gran ikinci işi ateş bükücülüğüydü. Margaux’un bir katil olarak uzmanlığı karanlığı manüpüle etmekti. Gizli kalırken hasar vermeye çalışıyordu. Yetenekler coşarken alevler ve kan damlaları fışkırıyordu. İkisi de saldırı temelli katillerdi, savunmaktansa saldırmayı gönülden tercih ederlerdi.Yetenekleri neredeyse eş olsa da eninde sonunda Gran galip geldi. Belki de suikastçiliğe odaklanmış birisi olmasa böyle kafa kafaya bir mücadeleyi kazanamazdı.*
// Ember Spirit vs Riki gibi oldu sanki.
“Elveda, Margaux.”
“Lanet girsin, çok yaklaşmıştım, hazineye sadece birkaç adım kalmıştı….”
Margaux ihanete uğramış olsa bile, ölmek üzereyken aralarında hiçbir gücenme belirtisi yoktu.
Adalet, arkadaşlık, hiçbir şey! Eşit biriyle tüzleşirken alınan zevk işe yaramaz bir konuydu Margaux ölmek üzereydi. Gran kılıcını Margaux’un boğazına sapladı.
“Keuhahaha! Şimdi hazine benim.”
Gran’ın gülümsemesi bir sırıtmaya dönüştü, Margaux’un öldüğü yerde bir kalkan duruyordu.
“Weed, Mapan. İkimiz aranızdan birisi taşı tutarken içeri gireceğiz. Dönerken taşı ben alacağım ve ben de bu kalkanı benle gelene vereceğim. Kalkanın gereksinimi 200 seviye yada üstündedir, ölmeme ihtimalinizle birleştiğinde tatmin edici bir sonuç sayılır. Redddtmemeniz daha iyi olur. Kalan kişiyi ise şimdi öldüreceğim sadece bir kişiye ihtiyacım var.”
// Taşın %99 elektrik direncini hesaba katıyor.
Gran kafasında denklemi kurmuştu.
Girdiğinizde bir kişiyi kurban ederdiniz ve hazineye ulaşırdınız.
Öldüğünüzde hazineyi kaybetmeniz ihtimali çok düşüktü. Eğer hazineyi düşürüyorsanız cidden çok kötü bir şansınız var demektir. Her ihtimalde öldüğünüzde o zindendan elde ettiğiniz bir eşyayı düşürme ihtimaliniz gerçekten düşüktü.. Ek olarak hazine karşılığında kendi etemlerinden birini düşürmek kabul edilebilirdi.
//Gran’ın hakkını vermek lazım. Adam en az Weed kadar pratik ve zeki. İleride tekrar karşılaşmak isterim. Şukular şelale…
Gran hazineyi şimdiden elde etmiş kadar sarhoş olmuştu. Ta ki Weed kılıcını çekene kadar.
Seureureung.
Kil kılıç kınından yavaşça sıyrıldı. Weed ona kılıç doğrultmaya cüret ettiğinde Gran’ın ruh hali anında değişti.
“Whoa, beni yenmeyi mi planlıyorsun? Öyleyse burada öl, Mapan sen bana eşlik edeceksin. Ciddi miktarda hasar almış olabilirim ama bu çok eğlenceli, saldırmayı biliyorsan iyi olur. Tamam sana bana saldırabilmen için üç saniye veriyorum, istediğini dene.”
“Sana şükranlarımı sunuyorum.”
Şövalyelik romanlarından fırlamış üç saniyelik bir imtiyaz. Weed bunu reddetmedi.
“Sen bilirsin, senin yolunla yapalım. Oyma Bıçağı!”
Kılıcın parlamasıyla, Gran’ın gözlerinde güvensiz bir duygu belirdi.
‘Vazgeçmek için çok mu geç? Evet, şövalyevari davranmadan önce bunu sezmen lazımdı!’
Kafası sallandı, Gran Weed’in kılıç kuşanabileceğini yada boynuna doğru savurabileceğini aklına bile getirmemişti.
“Oymacı…..”
Ölmeden önceki anda bir inanmazlık maskesi tüm yüzünü kaplamıştı
Weed saldırısını karşılık verilebilecek biçbir yol bırakmadan uyguladı, mükemmel tek bir saldırıyla Gran’ın azalmış canını tamamen yok etti. Mapan bir ohlama koyverdi. Beklediği gibi olmuştu. Bu dörtlünün planlarına bir son vermişti, en azından bir süreliğine.
“ Şimdi ne yapacağız? Geri dönmemiz gerekmiyor mu?”
“Buraya kadar geldik yani ben hazineye bakacağım. Gerçi bunu şüpheli buluyorum.”
“Nasıl? Bir kere girdin mi bir daha çıkamazsın… bu dördü tarafından buraya  kurban olmamız için getirildik.”
“Bu gerekli değil yani ölmen gerekmiyor.  Bu adamlar konu maceraya geldiğinde çok tecrübesizler; doğru yolu seçmekte başarısız oldular, o kadar. Bu mekan çok iyi hazırlanmış olsa da bu yolun kendisi öyle değil, anlıyorsun değil mi?”
“Aydınlat beni”
“Uçmak.”
Weed yetenek kullandı ve sırtından bembeyaz kanatlar çıktı. Başından beri Bar Khu dağlarından uçarak geçmek konusunda kendine güveniyordu. Özgüveni ise kanatlarında yatıyordu.
Laviastaki Mirkan Kulesinden 10 altın sikkeye alınmışlardı ve bir ay süresince uçmaya yarıyorlardı.
Düşen şimşeklerden kaçınarak karşıya uçtu. Küçük borular ve müzik aleti benzeyen birşey gözüküyordu, bir arp.
‘Hazine bu mu?’
Weed müzik aletini.
“Tanımla!”
Cüce Vino’nun Arpı:
Dayanıklılık 20/20.
Gösteri.
Vino şişko ve kısa bir cüceydi.
Ama bir insan kadına aşıktı..
Irkı yüzünden, bu aşk asla karşılık bulamazdı!
İnsan Kadın cüceleri hor görüyordu, bu nedenle Vino umutsuzdu.
Bu nedenle o kendini müziğe verdi
Müziği gerçekten bir kadının kalbini çalabilecek kadar sanatsal bir güzellik taşıyor,
Yetenek: Kadın NPC’ler arasında popülerliği %30 arttırır.
Weed arpa baktı, şok olmuştu. Sonunda ağzı bir kahkahayla açıldı.
“Puhahaha!”
Halman, Margaux, Levi, Gran.
Tüm komploları için kendi kurguları içinde ölmüşlerdi! Ve hazine basit büyülü bir arptı. Güçlü silahlar, daha iyi zırhlar olabilirdi, ama hayır sadece kadının şerefine yapılmış bir enstrümandı. Ve harita zaten bunu işaret ediyordu.

// LA LUNA

// Bu bölüm toplunun son parçası olabilir. Ama 4. bölümü de yetiştirmek için elimden geleni yapacağım.
// İngilizce güncele 234 bölüm kaldı.
// Japoncaya ağırlık vereceğim bu aralar birlikte çalışalım diyen varsa yada ben sana öğretirim diyen varsa bana ulaşsın: ratelgame@gmail.com
// Bu son mu? Tabii ki değil🙂

Yorum Yap "Lms 3.3 - Enstrüman ve Entrika"