Tankların Tarihi Günceli

Kumo 14

Ekim 25, 2016


Çeviri: Kharsmi

Kumo 14: Daha İyi Bir Ev Örmek

Kardeşimin saldırısının üzeriden biraz zaman geçti.

“Uzmanlık gereksinimi sağlandı. Yeteneğin, [Örümcek İpliği (SV 5)]’ten seviye 6’ya yükseldi.”

Çok fazla oynamam sağ olsun…. ahem, ipliğimle pratik yapmam sağ olsun, yeteneğimin seviyesini birkaç kez yükseltmiştim. Ahhh, ama çok yavaş gelişiyor. Uğraşırken evim tamamen bembeyaz ipliklerle kaplanmıştı. 

Yuvam ilk ördüğüm halinden tamamıyla farklıydı. İlk haline göre ağlarım artık daha uzaklara uzanıyor. Eski ağımı şimdi de içinde olduğum T kavşağa aceleyle örmüştüm. Üst ve alt yarım ağlardan oluşan basit bir şeydi. Şimdiyse sonraki kavşağa kadar her bir yolu ağımla kaplamış ve bir sürü ayarlama yapmıştım. Mesela ölen sevgili kardeşim gibi başka canavarlarında ağlarımdan kolayca geçebildiklerini fark ettiğimden dolayı bazı önlemler aldım. Onların yoluna çıkıp bana zaman kazandıracak bazı önlemler aldım. Bunlarla evim daha güvenli oldu.
\\ Ben o kadar güvenmezdim. Dünya hali bu ne olacağı belli olmaz. :)

Tüm bunlar yeteneğimin seviyesini yükseltmeye yetmeyince bende duvarlara yeni bir soluk getirdim. Yeterince iplikle sararsan duvarlar beyaza boyanmış gibi oluyor. Bunu normal bir duvar kağıdı düşünmeyin, aksine! Onlar ağımın bir parçası, eğer bir şey ağıma yakalanırsa duvar kağıdı serbest kalıp avımı sarıyordu. Sayısız deneme sonunda muazzam tuzağımı mükemmelleştirdim!
\\ Fikir efsane yalnız. :D

Duvar kağıdını kaplamaya başladıktan kısa süre sonra, yeteneğimin seviyesi bir seviye yükselmişti. Duvarları kapladıktan sonra, son bir dokunuşun zamanı geldi: görünmez iplikleri tüm evime dikkatle germek. Bu iplikler yapışmaları için değil. Bunlar havadaki en ufak bir değişimde bile kopacak kadar hassas iplikler ve uçları duvarlara zararsız bir şekilde bağlanmış durumda. Daha önce böyle bir iplik yapamazdım ama görünüşe göre Örümcek İpliğim seviye 5’e yükselince üzerindeki kontrolüm artmış.

Bu ağların ana amacı beni gelen düşmanlara karşı uyarmak. Kendimi onlara bağladığımda, verilen nefesin titreşimini bile hissedebilirim. Bu düşman-tespit sistemini kurmamın en büyük sebebi arkamı göremememin beni inanılmaz derecede rahatsız etmesi oldu. Bu sistem sayesinde artık arkamdan gelebilecek sürpriz saldırılar hakkında endişelenmem gerekmeyecek. Bunu nasıl uzaktan kumandalı hale getireceğimi öğrenebilirsem evimin dışına  da aynısından kurabilirim

Elbette, bunlar bittiğinde yapacak bir şeyim kalmamıştı. Bende aklımda özel bir şey olmadan iplik üretmeye başladım. Bu sırada yetenek uzmanlığım sınırını kırarak seviye 6’ya yükseldi. Artık inanılmaz yüksek kalitede iplik üretebiliyorum. Sonrasında boş zamanımı iplik topları üreterek geçirdim. Kim bilir belki ileride işime yararlar. İnsanlara satabilsem çok para etmezler miydi? Haha, gerçi daha nasıl bir tekstil endüstrileri var onu bile bilmiyorum.
\\ Örümcek ipliği işinde iyi para var. :D

Bu arada, tüm bu iplik işleri beni acıktırdı. Ağıma çaresizce dolaşan tüm o acınası avları mideme indirdim. Görünüşe göre bu canavarların vücutları zehirliydi. Zehirli dişlerimle bile onları öldürmek hiçte kolay olmadı. Bir kere ağıma düştüklerinde zafer benimdi ama şurası kesinki eğer ağım olmasaydı bu elemanlara karşı kazanmam mümkün olmazdı. Ben etkisiz ısırıkları tekrar tekrar atmakla meşgul iken, serbest bir düşmanın bana saldırmak için pek çok şansı olurdu.

Bu zehir sayesinde, Zehir Direncim seviye 5’e yükseldi, ve Zehirli Dişte seviye 4’e yükselmişti. Zehir Direncimin yükselmesi sayesinde mi bilmiyorum, ama canavar etinin acı tadına alışmaya başlıyorum.

Bir bakalım, şimdiye kadar üç tane “Elro Randanel”, bir tane “Elro Pekatot”, bir tane “Elro Basilisk”, ve bir, uh, “Finjegoat”. Ağıma yakalanan her birini zehirli dişlerimle hallettim. Üç  Randaneli aynı anda ortaya çıktı ve beni biraz hazırlıksız yakaladılar, ama ağ-dokuma yeteneğim sağ olsun oldukça kolay bir şekilde onları yakalayıp öldürdüm. Pekatot sanki bir penguenle bir pelikanın bebeği olmuş gibi görünüyordu, ve bu bebeğin maymunumsu elleri vardı. Finjegoat bir tür arı gibi gözüküyordu, ama aşırı büyüktü, neredeyse üç metre boyunda! Tüm yolun yarısını kaplıyordu neredeyse. Bu yüzden kolayca ağıma yakalanmıştı.

Aralarında en tehlikelisi Basiliskti. İsmine layık bir şekilde devasa, kertenkelemsi bir canavardı. Taşlaştırma saldırısı yapabiliyordu. Aynı masallarındaki gibi, bakışlarıyla ön bacaklarımdan birini taşa çevirmişti. Neyse ki taşlaşmanın yayılış hızı yavaştı da çok büyük bir probleme dönüşmeden önce onu öldürebildim. Ama yine de şimdiye kadar yakaladığım en zorlu düşman oydu. Seviyemi yükseltip derimi değiştirene kadar taşlaşmış bir bacakla yaşadım. Elbette Taşlaşma Direnci kazanmak gerçek bir artı ama bu o kurbağadan bile çok daha tehlikeliydi!

Ah, belki şimdiye kadar gizledim, ama aslında seviye yükselmeyi başardım. Hemde üç kere! Şuan seviye 5’im. Bildiğim yeteneklerim şöyle: [Örümcek İpliği (SV 6)], [Zehirli Diş (SV 4)], [Değerlendirme (SV 2)], [Tabu (SV 1)], [Sapkın Büyü (SV 1)], [Zehir Direnci (SV 5)], [Asit Direnci (SV 2)], [Çürüme Direnci (SV 1)], [Taşlaşma Direnci (SV 1)]. Seviyem üç yükseldikten sonra bile, yeteneklerim zar zor yükselmişti! Değerlendirme o kadar şeyden sonra bile seviye 3’e yükselmemişti. Görünüşe göre seviyemin yükselmesi için çok az miktarda uzmanlık puanı getiriyor.

İlk seviyem yükseldiğinde kaçırmışım, ama görünüşe göre seviyem her yükseldiğinde yetenek puanı kazanıyorum. Ama anlaşılan çokta fazla değil. "Cennetin Sesi" yetenek puanı kazandığımı söylediğinde gerçekten heyecanlanmıştım ama bunları harcamaya çalıştığımda yerini hayal kırıklığına bıraktı. Aklıma gelen tüm RYO yeteneklerini denedim. Daha çok "Envanter" ya da "Otomatik Rejenerasyon" gibi işime yarayacak şeyleri denedim ama hiç birini seçemedim. Eğer gerçekten varlarsa olup olmadıklarını bile bilemiyorum! Her sorduğumda "Cennetin Sesi"nden sadece tek bir yanıt alıyordum: "Yetersiz Yetenek Puanı"

 Görünüşe göre "her yeteneği al ve yenilmez ol" planımı başarmak sandığım kadar kolay olmayacak. 



Yorum Yap "Kumo 14"