Tankların Tarihi Günceli

Kumo 11

Ekim 25, 2016

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm

Çeviri: Kharsmi

Kumo 11: Ah, Ne Güzel Şey İpliğimle Oynamak! ♪

Biraz ipliği ön bacaklarımın etrafına sardım. Ayırdığım zaman geriliyor, serbest bıraktığım zamansa gevşiyordu. Harika. Neredeyse bir lastik kadar esnek, en azından öyle umuyorum.

Ne mi yapıyorum? Sormana sevindim. Örümcek ipliğimin bir yetenek olduğunu bulduğumdan beri uzmanlığımı yükseltmek için değişik deneyler yapıyorum. Şimdiye kadar ağ örmek ve avlarımı sarmak dışında pek bir şey yapamadım, doğrusu başka neler yapabileceğim hakkında bir fikrim yok.

Hmm? Evden ayrılıp seviye atlamak mı, diyorsun? İmkansız. Her ne kadar seviyem yükseldiğinde bende çok heyecanlanmış olsam da sonrasında sakinleşip bunun ne kadar aptalca olduğunu fark ettim. Şunu hatırla: Ben sadece video oyunlarında iyi olan bir kızım. Cidden benim gerçek bir dövüşte iyi dövüşeceğimi mi düşünüyorsun? Bir canavarın bedenine sahip olabilirim, ama daha hareket etmeyi bile zar zor becerebiliyorum.

Oyunlarda vücudunu hareket ettirmekle gerçek dünyada hareket ettirmek arasında yer ile gök kadar fark var. İlk olarak oyun karakterleri, gerçek bedenler aksine çok fazla hareket ederlerse yorulmazlar. Mesela ben dünyadayken çok çelimsiz bir kızdım okula kadar yürümek bile beni yorardı. Eğer doğuştan canavar içgüdülerine sahip olan bir canavara karşı savaşmam gerekirse benim için kazanmak çok zor olmaz mıydı?

Bu nedenle, şimdiki planım olan ağımla avlarımı yakalamak daha yüksek başarı şansına sahip.
Amaçsızca zindanda dolaşmakla karşılaştırıldığında sadece daha güvenli değil çok daha etkili.
Eminim evimi terk edeceğim zamanda gelecek ama risk bu kadar yüksekken öncelikle biraz daha seviyemi yükseltmek istiyorum. Ben online oyunlarda absürt derecede özelleşmiş bir karakterle oynuyor olabilirim, ama diğer rol yapma oyunlarında genellikle erkenden bol bol kasarak seviyemi yükseltmeyi tercih ederim. Bu yüzden, tüm zorlu bossları ıslık çalarak geçebilecek hale gelene kadar kasacağım. Bu benim değerli hayatım, herkesi rahatça yenecek hale gelene kadar kendimi güçlendirmeliyim.

Seviyemi güvenli bir şekilde yükseltmeyi planlıyorsam, Örümcek İpliğimin seviyesini yükseltmeye çalışmalıyım. İpliğim benim can simidim, değil mi? Eğer ev kuramasaydım, hala  zindanda kaybolmuş bir şekilde dolaşıyor olurdum. Bu düşünce, kemiklerime kadar titrememe yol açtı. O şekilde hayatta kalmam mümkün olmazdı, yoksa olur muydu? Ne güvenle dinlenecek ne de rahatça av yakalayabileceğim bir ağım olmadan. Bu rahat hayat tarzımı, tamamıyla olağanüstü ipliğime borçluyum.

Dolayısıyla ipliğimin seviyesini yükseltmek, yapılacak en iyi şey gibi görünüyor. Ne yaparsam seviyesini daha fazla yükseltebilirim bilmiyorum ama sıkıntı olacağını sanmam. Sadece daha fazla iplik üreterek seviyesini yükseltmek mümkün değil galiba, öyleyse ne çeşit iplikler üretebildiğime bir bakalım. İpliğimin incelik, akışkanlık, güç ve esneklik gibi özelliklerini kontrol etmek için denemeler yapmaya başladım.

İpliğimin inceliğini kontrol etmek çok kolaydı: eğer ince bir iplik yapmayı düşünürsem, ince iplik çıkıyordu. Görülemeyecek kadar inceltemesem de bir insan saçı kalınlığına indirebiliyorum.
Zindanın loş ışığında bu ince ipliği görmek neredeyse imkansızdı. Gücünü biraz test ettim, beklediğim gibi inceldikçe gücü azalıyor. Ah, bu pek yardımcı olmadı. Doğal olarak ince iplik kalın olan iplikten daha zayıf oluyor. Umarım seviyesi yükseldikçe ipliğim giderek güçlenir.

İpliğimi kalınlaştırdığımdaysa beklendiği gibi gücü artıyordu. Yapabildiğim en kalın ipliğin çapı neredeyse 2 santimetreydi. Neredeyse halat sayılır, değil mi? İki santimetre normal şartlarda üretebildiğimin sınırıydı, ama eğer istersem bunlardan bir sürüsünü araya getirerek çok daha kalın bir kordonda yapabilirim. Ama baya zaman alır herhalde.

Yapışkanlık deneyi ise …zavallıcaydı. Örümceklerin hem yapışkan hem de yapışkan olmayan iplikleri vardır. Gerçekte örümceklerin kendi ağlarına düşmemelerinin tek sebebi içgüdüsel bir şekilde nasıl hareket etmeleri gerektiğini bilmeleriydi. Bende ağlarımda içgüdüm sayesinde hiç sorun olmadan dolaşabiliyorum ama denemeler yaparken her nasılsa bütün bedenimi ipliğime dolamayı başarmıştım. Doğal olarak farklı türlerdeki ağları nasıl kullanacağımı öğrenmeye çalışırken etraf karmakarışık olmuştu ama onlara kendimi dolamak tamamen benim aptallığımdı.

Ahh, çok sabırsızdım. İpliğimin yapışkanlığını değiştirmeye çalışırken dikkatsizliğimden kendi ağıma yakalandım ve neredeyse kendi tuzağıma düştüğümden dolayı ölüyordum. Bu ölüp gitmenin inanılmaz aptalca bir yolu olurdu. Bir ilhamla, şunu fark ettim. İplik vücuduma hala bağlıysa özelliğini bir miktar değiştirebiliyorum. Kendimi kurtarmak için ipliğimi kesebileceğim hale getirmeye çalıştım, ama sadece biraz yapışkanlığını azaltmam mümkün oldu.

Sonra vücudumu bir araya toplayıp ipliği zorlamaya başladım. Daha öncede doğruladığım gibi kalın iplikler ince ipliklerden daha güçlü. Bu ipliklerin maksimum gücü hakkında gerçekten hiçbir fikrim yok. Ne demek mi istiyorum? Eğer bu iplikler maksimum güçte olsalardı tüm gücümü kullansam bile kurtulamam mümkün olmazdı. Daha korkuncu kesmek ya da ısırmakta mümkün değil. Bu ipliklere yakalanan bir şey muhtemelen sonsuza kadar orada yapışıp kalırdı.
Gerçi çokta kendine güvenmemek lazım, eğer yeterince güçlü bir canavar gelirse ağı yırtıp geçebilir.
\\ Kızım biraz dikkatli ol sana bir şey olursa ne yaparız biz.

Ve son olarak esneklik deneyi: Bacaklarıma sardığım esnek iplik kesinlikle oldukça iyi. Bu esnek iplik süper kullanışlı olacak. Uygun taşlar bulursam kendime bir sapan yapabilirim. Başka bir çok kullanımı olacağına da eminim.

Denemelerimin sonucu beni oldukça tatmin etmişti. Ancak tüm bunlardan sonra bile ipliğimin seviyesi yükselmemişti. Artı, iplik üretmenin görmezden gelemeyeceğim kadar büyük bir sorunu var: iplik üretmek deli gibi enerjimi harcıyor. Daha kurbağayı yiyeli çok olmamıştı ama şimdiden fazlasıyla acıkmıştım. Her ne kadar harcadığı enerji sıkıntı olmasa da bir daha bu kadar çok ağ üretmem gerekirse önce kesinlikle iyi bir yemek yiyeceğim.

Yorum Yap "Kumo 11"