Otto Von Bismark Günceli

Btth 55

Ekim 04, 2016


Çeviriyi yapan AlexiaAideen, Ozntyr Çeviri Kontrolünü yapan Ozntyr Son Kontrol için Aoi Shuu arkadaşlarımıza teşekkürler




Herhangi biri Primer Müzayede Evi’nin bilgiyi yayma gücüne baktığında, çok çok etkili olduğunu kabul etmekten başka bir şey yapamaz. Xiao Yan’ın Müzayede Evi’ne Temel İksirleri teslim etmesinden beri ancak bir gün geçmişti ve neredeyse Wu Tan şehrindeki her önemli klanda büyük bir rahatsızlığa sebep olan haberler çoktan duyulmuştu.

Bu müzayede ile en sonuncusunun arasında olan tek fark gösterinin yıldızıydı. Önceki müzayede bir parçasının herhangi bir günde ateş pahasına satılacağı Yüksek Seviye Xuan Dou Tekniği’ni gösterdi; bu yüzden sadece başlıca güçler onu elde edilecek niteliklere sahipti, daha az seviyelerde olanlarsa sadece özlemle izleyebilirdi.

Ama çoğu insan için Temel İksir daha gerçekçi bir hedefti. Çocuklarının en çabuk şekilde bir Dou Zhe olmasını isteyen çeşitli klanlardan çoğu kıdemli, Temel İksirler gibi biraz daha avantajlı eşyalara para harcamaya hevesliydiler.

Temel İksirlerin lafının geçmesi Wu Tan şehrini heyecanla hareketlendirmeye yetecek kadar yayılmıştı, hatta ciddi şekilde klanına kapanmış olan Xiao Yan bile haberleri duydu. Alt tarafı yedi tane düşük kalite Temel İksir şişesinin yarattığı yaygarayı hatta şok etkisini görünce Xiao Yan hapların bu kıtada sahip olduğu eşsiz cazibeyi teyit edebildiği için minnettardı.

İkinci günde, Xiao Klanı da Primer Müzayede Evi’nden bir davetiye aldı. Büyük ihtimalle bu Xiao Zhan daha önce bir Temel İksir’i aldığından oldu. Klanın bir kaç kıdemlisi Temel İksir’in olayıyla ilgiliydi, özellikle şu hala Dou Zhelerin seviyesine ulaşamamış çocukları olanlar.

Aslında Xiao Yan öğlenleyin kaçmayı planlamıştı ama planını yürürlüğe koymadan önce Xiao Zhan’ın yolladığı bir haberci tarafından durduruldu. Xiao Yan’ın haberciyi takip etmekten ve klanın girişine doğru yürümekten başka seçeneği yoktu.  

Girişte Xiao Yan sadece Xiao Zhan’ı değil, ayrıca orada bir araya gelen hepsi de heyecanla acele eden birkaç Elder buldu.

Kafasını kaldırıp sakince yaklaşan Xiao Yan’ı bulacak olan Xiao Zhan bir sırıtmayla Xiao Yan’a öne çıkması için bir el hareketi yaptı.

Babasının işaretini gören Xiao Yan nefes verdi. İleriye doğru yürürken, bakışları Xiao Zhan’ı yanında duran iki figüre kaydı ve onları görünce kaşlarını kırıştırdı.

“Kadın gibi sallanma..” diye Xiao Yu, kaşları çatık Xiao Yan’ı azarladı. Bütün günü “prensesi” bekleyerek geçirmiş olduğundan biraz kızgındı.

“Cenazen için gerçekten bir telaş içerisinde misin?” diye Xiao Yan duygusuz bir şekilde yanıtladı.. Xiao Yu dişlerini sinirle gıcırdattı, neredeyse bir dişine kıyacaktı.

“Puffff” Kalabalığın içinden genç bir kızın alaylı kahkahası gümüş bir çan tınısI gibi duyuldu.

Xiao Yan kafasını sallayarak kalabalığın ortasında duran Xun Er’e baktı.Ona omuz silkip gülümsedi. “Sen de mi Müzayede Evi’ne gidiyorsun?”

“Klan sınırları içerisinde kalmak çok sıkıcı. Hazır gezinme fırsatı bulmuşken gezineyim dedim…”  Xun Er kalabalıkta sıkışarak Xiao Yan’ın yanına doğru geldi; yürüdükçe de kahkahası ardında yankılanarak onu takip etti.

“Orada senin için ne var ki, şey hariç, ee… gerçekten, taş çatlasa birkaç tane Temel İksiri’nden başka orada ihtiyacına yarayan bir şey olmayacak.” Xiao Yan suratında memnun bir gülümsemeyle sordu.

“Hah, hala konuşuyor musun sen? O Temel İksirleri olmasaydı benim seviyemin kıyısından geçebilecek miydin acaba?” Xiao Ning sertçe tersledi, daha yakın zamanlarda tamamen iyileşmesinden dolayı ayağı hafiften titriyordu. İki ay önce Xiao Yan ile tutuştuğu kavgasından sonra yeni iyileşmişti, ama yan yana durmuş alay edilen ikiliye bakarken yanakları kıskançlıkla kızardı. Bunca acıdan sonra Xiao Yan’ın ona öğrettiği dersi unutmuş gibiydi.

“Sen hala kaşınıyor musun?” Ona bakmak için kafasını kaldırdığında Xiao Yan’ın ifadesi tehlikeli denecek derecede belirsizdi, gülüyor mu gülmüyor mu kimse söyleyemezdi.

“Sen…” Xiao Ning yumruklarını sıkarken hiddeti arttı ama yavaşça yumruklarını gevşetti ve normal haline geri çevirdi. Sırıttı ve devam etti: “O zaman beni yaralamayı becerebilmiş olsan da kendinle bu kadar gurur duyma, sana yine de tecrübe için teşekkür etmem gerekli. Eğer o iyileşme süreci olmasa, 9 Duan Qi olmaya asla yaklaşamayacaktım. En fazla 7 güne 9 Duan’a yükseleceğim! Ondan sonra kim tekrar kavga etmek istiyor ve kazanacak göreceğiz!”

Xiao Ning’i duyan etraftaki yaşlı klan üyeleri onun söyledikleri karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Yakındaki Birinci Elder gururun suratında oluşturduğu memnun ifadeyi saklayamadı. Hakikatten bu torunu onu şaşırtmayı asla bırakmıyordu.

Birinci Elder’a baktığında Xiao Zhan’ın kaşları rahatsızlıkla çatıldı. Herkese, ayrılması için işaret vermek üzereyken Xiao Yan’ın Xiao Ning’e gülümseyen ifadesini gördü ve bir an duraksayarak söyleyeceği sözleri yuttu.

Suratında hala kibirli ifadesiyle duran Xiao Ning’e bakan Xiao Yan sustuktan bir süre sonra esnedi. Sonra kafasını sallayıp normal bir tonla konuştu. “Peki… bu oldukça utanç verici. Sadece bir kaç gün önce, Yanlışlıkla… 9 Duan Qi’ye girdim. Korkarım ki hala bir adım geridesin.”

ÇN-AlexiaAideen: yalnız çok güzel kapak yapmadı mı ya coolluğuna bakın hahah

ÇN-Ozntyr: Sağ cool? Sol Cool?

“Eh…”

“Ha…”

Xiao Yan’ı duyduktan sonra çevredeki tüm klan üyeleri sessizleşti. Xiao Yan’ın ifadesiz suratını izlerken herkesin yüzünde şok ve şaşkınlık göründü. Xiao Yan “yanlışlıkla”… seviye atladığını söylemişti!

Ağlasalar mı gülseler mi bilmeyerek herkesin kafasında aynı soru oluştu. Bu çocuk Xiao Ning’i en hassas yerinden vurmuştu, zavallıcık, zavallı Xiao Ning...

Xiao Ning’in kibirli sırıtışı Xiao Yan’ı duyunca sertleşti. Ağzı yavaşça kapanıp açılmaya başladı ve boğazı düğümlendi. Xiao Ning, Xiao Yan’a sabit bir ifade bir süre baktıktan sonra sonunda morali bozuk bir bakışla arkaya çekildi. Beklediği seviye atlamayla biraz onur kazanabileceğini düşünüyordu ama bundan daha şok edici bir durumla karşılaşacağını kim tahmin edebilirdi.

Xiao Yu sinirle içinde delik açacakmışçasına Xiao Yan’a dikdik bakarken pamuk gibi eller nispeten ezilmiş Xiao Ning’i destekledi. Şaşırtıcı bir şekilde, onunla alay edecek bir şey söylemedi sadece kendi kendine “Bu küçük piç tam olarak nasıl antrenman yapıyor? Sadece iki ay oldu… nasıl dokuzuncu Duan’a erişebildi ki?”

Aralarındaki düşmanlığa rağmen Xiao Yu’nun Xiao Yan’ın hızlı gelişimi yüzünden aklı karışmıştı.

“Haha……” Xiao Zhan’dan bir seri gülümseme duyuldu, klan üyelerin suratlarını gördüğünde önceki rahatsız hali silinip gitmişti. Birinci Elder’e doğru bir bakış atarak gülümsedi ve “Hadi gidelim, müzayede başlamak üzere, biraz daha oyalanırsak şansımızı kaçıracağız.” dedi.

Elder’lerin ana kapıdan gidişlerini izlerken Xiao Zhan, arkasını dönüp sevinçle oğlunun saçlarını karıştırmadan edemedi. Mutlu bir tonla Xiao Yan’ı övdü: “Hiç kötü değil, babanı bir kez daha gururlandırdın. Şu yaşlı eski kafalı, birinci Elder torununun ne kadar yetenekli olduğundan bahsedip bahsedip duruyor neredeyse sinirden kendimi öldürecek kıvama geliyorum; kesinlikle klanın torunu için bir şişe Temel İksir’e para yatırmasını istiyor. Bu şekilde dolambaçlı sözler yöntemler kullanıyor, ne kadar da son derecede sinir bozucu bir yaşlı cimri.”

Saçları darmadağın olmuş Xiao Yan zorla gülümsedi. Ana kapıdan dışarıya adımını atarken kollarını iki yana masumca açarak isteksizce cevapladı: “Aslında, açığa vurmak istemedim ama beni buna zorladı… ”

Kapıdan uzakta Xiao Yan’ın sözlerini duyan Xiao Ning’in ağzı, kalbi sıkıntı ve depresyonla ağırlaşırken kapı açılıp kapandı.



Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm


Yorum Yap "Btth 55"