Tankların Tarihi Günceli

Btth 48

Ekim 04, 2016


Qi Metodu Köşkü


Grup içerisinde duran Xiao Yan, önündeki görkemli köşke bakmak için kafasını kaldırdı ve karşısındaki harika manzaraya şaşarak iç çekti.

Binanın önündeki tabela üzerine kazınmış üç kelime vardı – “Qi Metodu Köşkü” – ortaya çıkmış tarihi güzellik. Öndeki tabelada üstünü kapatan hafif sarı leke yanında girinti ve çıkıntılar birleşerek etrafını kaplamıştı, buranın  zamanın kollarında yaşlandığı o kadar belliydi ki.

Burası bütün Xiao klanı için en önemli yerdi: Qi Metodu Köşkü!

Xiao klanının yüzyıllardır topladığı her Qi Metodu burada saklanıyordu. Bu teknikler Xiao Klanı’nın temelini oluşturan ve onun statüsünü günümüze kadar titizlikle koruyan tekniklerdi.

Klanın en önemli yeri olan bu köşkteki güvenlik, son derece sıkıydı. İki günde bir, tam anlamı ile yasaklı bölge oluyordu hatta Xiao klanı üyesi olsalar bile girilmesi yasak olan bir yerdi. Sadece Erişkinlik Töreni’nden sonra geçici olarak klanın kullanımına açılıyordu.

Xiao Yan gözlerini kısarak köşkün gölgelerin içerisinde gizlenmiş bir kaç köşesine kısaca bakış attı. Ruh algısı burada attığı her adımın kendilerini gizleyen görevliler tarafından izlendiği konusunda onu uyardı.

Xiao Yan köşkün içerisindeki birkaç gizli mekanda görülmeyen gizlenmiş güçlü ruhların olduğunu fark etti. Öyle görünüyordu ki klan gerçekten Qi Metot Köşkü’ne büyük saygı gösteriyordu.

Başını hafifçe çevirmesiyle Xun Er’le kısa süreliğine göz göze geldi. İkisi de bir diğerinin gözündeki gülümsemenin manasını anladı/sırrını fark etti. Görünen o ki, çevrili alandaki gizlenmiş bekçiler ikisi tarafından da fark edilmişlerdi.

……

“Qi Metodu Köşkü’ne girişe ilişkin kuralları daha önce çoğu kez açıkladım, detaylı olarak onları tekrarlamayacağım. Kısaca, Qi Metodu Köşkü’ne girdikten sonra hepiniz iki saat içerisinde geri dönüyorsunuz. Ek olarak, her bir kişi özelliğine uygun olan sadece bir adet Qi Metodu ile sınırlandırılmıştır. Birden fazlasını alamazsınız. Eğer herhangi biriniz fazlasıyla sıvışmaya kalkarksa, o kişi hakkı olan bir Qi Metodunu ceza olarak kaybeder. Bu nedenle, söylediklerimi dikkate alırsanız iyi olur!” Resmi bir tonda bunları söylerken, merdivenlerin en tepesinde duran Xiao Zhan’ın emir veren bakışları aşağıdaki gençlerin üzerinde gezindi.

Grup “Evet!” diye bağırarak heyecanla cevapladı. Herkes devasa köşke coşku dolu gözlerle baktı. İyi bir Qi Metodu edinmek akranları arasında daha iyi bir başlangıca sahip olmaya, kendilerini direk olarak lider olarak görmelerine eş değerdi. Bu her klan üyesinin en derin arzusu olmuştur.

“Hepiniz kuralları iyice anladığınıza göre başlayalım.”

Xiao Zhan memnuniyetle başını salladı. Bir adım geriledi ve köşkün kapılarının önünde duran taştan bir sütunu ortaya çıkardı. Sütün bir metre uzunluğundaydı ve tepesinde kristal bir küre yer alıyordu.

Bir el hareketiyle arkadaki iki bekçi kocaman siyah kapıyı ittirmeye başladı, kapılar yavaşça açılırken hafif bir gıcırdama sesi çıkardı.

“Özelliğinizi belirledikten sonra köşke girebilirsiniz. Girişte özelliğinize uyumlu olarak işaretlenmiş geçişi takip etmeyi unutmayın. Kazara yanlış yolda dolaşmayın!” Kafası ile kalabalığa doğru onaylayan Xiao Zhan testin başlaması için işaret verdi.

Xiao Zhan’ın işaretiyle öndeki gençlerden birisi heyecanla merdivenlere atıldı. İki elini kristal kürenin üzerine koyduğunda, yeşil cılız bir parıltı görüldü.

“Rüzgar özelliği. Tamam, girebilirsin.” Xiao Zhan kristal küreye yandan bir bakış attı ve gülümseyerek kafasıyla onayladı.

Biri çoktan liderliği aldığından, aşağıdaki herkes daha fazla hareketsiz kalamıyordu. Tek tek telaşla merdivenleri tırmandılar ve özelliklerini belirlediler, Qi Metodu Köşkü’ne topluca doluştular.

Etrafındaki kalabalığın azalmasıyla Xiao Yan burnuna dokundu ve Xun Er’e gülümsedi, “Hadi gidip ellerimize ne tür bir teknik geçeceğini görelim.”

Xun Er tatlı bir şekilde ellerini açığa çıkardı. Klanın Qi Metotları onun biraz olsun ilgisini çekmiyordu. Ama yine de, Xiao Yan ilgilendiğinden, ona eşlik edeceği için mutluydu.

İkili hızlı olmadığı için, diğer herkes içeri girene kadar merdivenlere doğru yavaşça yürümeye başladılar. Bunu gören Xiao Zhan onlara sadece umutsuz bir bakış attı.

Xiao Yan, Xiao Zhan’a dişlerini göstererek gülümsedi ve avucuyla kristal küreye dokundu. Coşkulu, kırmızı bir ışık, ateş özelliğini işaret ederek öncekilerden biraz daha parlak bir şekilde parladı.

Xiao Zhan kendi oğlunun özelliğini önceden biliyordu, bu yüzden ifadesini korudu. Kısa bir baş işareti ile gözleri çevrili alanı gösterdi ve sonra göze çarpmadan ileri doğru adımladı. Xiao Zhan bir öksürükle öne eğildi ve “Ateş Geçidi, 3. Yol, oda 43!” diye yumuşak bir sesle buyurdu.

Xiao Zhan’ın dediğini duymasının üzerine Xiao Yan öncelikle şok oldu, ama aslında babasının oğlu için otoritesini suistimal ediyor olduğunu fark ettiğinde, bir anda bunu gülünç buldu. Xiao Yan neredeyse fark edilmeyen bir baş işareti verdikten sonra gözlemlemek için kenara çekildi. Şimdi Xun Er’ın sınanma zamanıydı.

Xun Er parlayan kristal topa baktı ve bir an için tereddüt etti. Sonrasında isteksiz bir bakışla ellerini sallarken, ince parmaklarıyla kristal topu hafifçe dürttü.

Xun Er’in dokunuşuyla beraber, henüz durulmuş kristal top aniden yine kırmızı ışıkla parladı. Kısa bir zaman için, top göz kamaştırıcı bir alev topuna dönüştü.

Şimdi ateş topuna dönmüş kristal topun karşısında hayretler içerisinde kalan Xiao Zhan istemsiz olarak keskin bir nefes aldığında ağzı açık kaldı.

Ateş topu sadece kısa bir süreliğine var oldu ve Xun Er’in parmaklarını geri çekmesiyle ateşler yavaş yavaş kaybolmaya başladı. Işık söndükten sonra kristal topun etrafını ufak çatlaklar kapladığını görülebiliyordu.

Kırılmanın eşiğinde olan kristal küreye acıyla bakan Xiao Zhan sadece iç çekebildi. Xun Er’e içinde derin bir anlam gizlermişçesine bakarak kolunu salladı ve “Çabuk ol, içeri gir.” dedi.

“Tsk, ne kadarda ateşten, saf bir vücut. Doğuştan Orman özelliği olmaması ne acı. Aksi halde doğuştan bir simyacı olurdu.” Xiao Yan onun önünde gelişen hadiseler karşısında şok içerisindeyken, Yao Lao’nun şaşkınlık dolu sesini duydu.

İçten içe onaylayan Xiao Yan, ona doğru gelen Xun Er’e baktı. Omuz silkerek arkasına döndü ve Qi Metodu Köşkü’ne girdi.

Xiao Zhan’ın gözleri, Qi Metodu Köşkü’ne yan yana giren iki kişi üzerine takıldı ve dönüp kristal küreye baktı. Küre sonunda “ka cha” diye bir sesle parçalara ayrıldı. Çenesini sıvazladı ve kendi kendine homurdandı. “Ah, bu gerçekten…gerçekten de çok dikkat çekiciydi. Bu kız, Xun Er, sadece iyi bir huya sahip değil, aynı zamanda gerçek bir güzelliği de var. Ama kızın arkasındakiler de oldukça ürkütücü. Karşılaştırılamayacak bir şekilde Nalan Yanran’dan daha iyi. Yan Er’in böyle bir gelini olsaydı, ne de güzel olurdu…”

Düşüncelerini yüksek sesle söyledikten sonra, Xiao Zhan kafasını salladı ve kahkahalara boğularak kendi kendisine alay etti. Böyle saçma sapan bir hayal ile kendisini eğlendirdiği  için kendisine inanamıyordu.

Xiao Zhan kendi kendisine kahkaha atıyorken, köşke girmekte olan Xun Er’in o narin kulaklarının, tıpkı az önceki kristal top gibi alev kırmızısı ve çekici bir renge dönerken kaskatı kesildiğini fark etmedi.


Yorum Yap "Btth 48"