Kilimanjaro Günceli

Btth 44

Ekim 04, 2016


Beni Test Etmek Mi İstiyorsun?


İzleyiciler bir kez daha sessizliğe büründü.

Bütün izleyicilerin bakışları hala ayakta durmakta olan genç adamı izliyordu, sanki bir şeytanın ta kendisiymiş gibi. Az önce neler olduğu ile ilgili kimsenin tam bir fikri yoktu; tek gördükleri Xiao Ning’in birden güçlendiği ve ardından hemen yenildiğiydi. Xiao Ning’in, gücündeki o artıştan sonra, tek bir yumruk ile ağır yaralanıp öncekinden daha utanç verici bir şekilde yenileceğini tahmin etmemişlerdi.

Misafir platformundan sahneyi izleyen Ya Fei’nin incimsi beyaz elleri kırmızı dudaklarını örtüyordu, dolgun göğüsleri hareket ediyordu bütün vücudu heyecandan sallandıkça.

“Ne kadar da güçlü bir Dou Tekniği… Hangi seviye olabilir? Xuan seviyesi? Bu nasıl mümkün olabilir ki?” Diye iç çekti Ya Fei, bu ihtimali düşündükçe kalbi titriyordu. Xuan seviyesi Dou Teknikleri sadece nadir değillerdi aynı zamanda öğrenilmeleri de zordu.

Bir süre sonra, Ya Fei yavaşça gerçekliğe geri döndü. Düşüncelerini bir kez daha Xiao Yan’ın Dou Tekniğinden öncesine çevirdi, bir şey hakkından düşünürken kaşları çatıldı: “Eğer doğru hatırlıyorsam, Xiao Klanı’nın en güçlü Dou Tekniği Xuan Seviyesi Qi Metodu “Azgın Aslanın Öfkesi” ile birlikte kullanılan Xuan Seviyesi Teknik: ‘Aslan Pençesi’ olmalı, değil mi?’

“Gördüğüm kadarı ile bu Dou Tekniği kesinlikle ‘Aslan Pençesi’ değil. Hmmm…” zambak kadar beyaz ellerinde nazikçe tuttuğu çay fincanına bakarken Ya Fei’nin uzun kirpikleri kırpıştı. Birden aklına bir düşünce geldi: “Acaba… o Dou Tekniği, Xiao Zhan tarafından öğretilmemiş olabilir mi?”

ÇN: Burada altı çizili olan yerde bi sıkıntı var gibi çevirmen kafasına göre yazmış sanki çince ile tutmuyor gibi geldi bana “修長的睫毛微微眨了眨,雅妃端著茶杯的玉手忽然一緊,心頭低聲道”. bende kendi kafama göre yazdım😀

Güzel gözleri miskin-miskin geziniyordu, belli belirsiz bir şekilde kafasını eğmiş Xiao Yan’ı izlerken. Etrafa bakınırken, tekniğin klana ait bir teknik olmadığını fark ettiği anda Xiao Zhan’ın yüzündeki anlık şoku tesadüfen yakalayabildi.

“Eger Xiao Zhan ona öğretmediyse…” Ya Fei derin düşüncelere daldı, dolgun göğüsleri nazikçe aşağı doğru baskı yaparken zümrüdümsü tırnakları çay fincanını sarmalıyordu. Xiao Yan’ın o Dou Teknikleri ile göstermiş olduğu maharetleri hatırladıkça içten içe düşünmekten kendisini alamıyordu: ‘Öyleyse bu veledin… ona klandan habersiz bir şeyler öğreten esrarengiz bir öğretmeni var? Aksi takdirde Xuan seviyesi bir Dou Tekniği sadece deneme ve yanılma yolu ile bu kadar hızlı öğrenilemez.’

“Xuan seviyesi Dou Teknikleri öğretebilmek için… o esrarengiz adamın en azından Dou Ling seviyesinde olması lazım! Bu konuyu araştırmamız gerek!” diye düşündü Ya Fei, çay fincanını bırakırken yanağından akan soğuk bir ter damlasını silerek. Xiao Yan’ı yakından incelerken düşündü: “Bu velet.. her geçen gün daha da esrarengizleşiyor. Merak etmekten kendimi alamıyorum.”

……

“Aman yarabbi… gittikçe bu Yan-Er’in sırlarını görmek zorlaşıyor.” Ya Fei’nin yanında oturan Xiao Zhan sessizce iç geçirmekten kendisini alamadı. Oğlunun az önce sergilemiş olduğu Dou Tekniği ile olan kabiliyeti o kadar güzeldi ki gördüğünde sessizce sevindi. Verdiği hasar açısından bakılacak olursa o Dou Teknigi Xiao Klanı’nın Xuan seviyesi Dou Tekniği: ‘Aslan Pençesi’ ile aynı seviyedeydi!

Yavaşça kafasını sallayan Xiao Zhan derin bir nefes verdi. Üzgün bir ifade ile düşündü: ‘korkarım ki benim haberim olmadan Xiao Yan’a ders veren birisi var.

“Fakat kim olabilir ki?” diye cevapladı Xiao Zhan çenesini kaşırken. Uzakta oturan Xun Er’e bakmaktan kendisini alamadı. Şu anda o küçük kız yanaklarını ellerinin üzerine dayamış, yüzünde belirsiz bir gülümseme ile ilgi odağı haline gelen Xiao Yan’ı izliyordu.

‘O olabilir mi?’ aklında merak tohumları filizlenmeye başladı. Xun Er ile Xiao Yan’ın ne kadar yakın olduklarını düşününce, Xiao Zhan istemeden bu sonuca ulaştı.

……

Sahnede, Xiao Yan, taş kadar sert kolları eski hallerine geri dönerken, nefes verdi. Elbisesinin kolları bile eski haline, o ipeksi kumaşa geri döndü.

ÇN: Bu paragraf çok sinir bozucuydu la çincesi de ingilizcesi de türkçeye geçiş için çok sıkıntılı, daha doğrusu bize göre çok saçma bir cümle oluyor. özetle aslında ‘nefes verdi’ yerine verdiği nefesin ‘kirli hava’(濁氣) olduğunu da vurguluyor. ama gerek yok ona yani verilen nefes kirli zaten CO2 var falan filan her neyse sinirim bozuldu yazayım dedim😀 bir bu birde Ya Fei’nin sarkan memeleri sinirimi bozdu bu bölümde😀

Kafasını yana çeviren Xiao Yan, kendisine doğru gelmekte olan ve yerde baygın yatan Xiao Ning’i kaldırmaya çalışan Xiao Yu ile yüz yüze geldi. Xiao hiçbir şey olmamış gibi izliyordu ve en ufak bir acıma bile hissetmiyordu. eğer iki Xuan seviyesi Dou Tekniği öğrenmemiş olsaydı, o zaman da onun sağ kolu Xiao Ning’in saldırısı tarafından kırılacaktı. Karşı taraf ona merhamet göstermediğine göre onun da iyilik delisi birisi gibi davranmasına gerek yoktu.

Xiao Yan ellerini tekrardan cebine sokarak şaşkına dönmüş olan İkinci Elderin yanından geçerken sordu: “Dövüş sona erdi, değil mi?”

İkinci Elder, yutkunarak kendine geldi ve kafası ile bir kere onayladı. Tam da dövüşün bittiğini duyurmak üzereyken konuşması bölündü.

“Durun!” platformun altında, Xiao Yu kan ile kaplı Xiao Ning’i taşımak ile meşguldü. Sesi nefret doluydu.

İkinci Elder kaşlarını çattı: “Xiao Yu, ne istiyorsun?”

Baygın haldeki Xiao Ning’i başka bir klan üyesine emanet eden Xiao Yu bir hışımla platforma atladı. Xiao Yan’a karşı duyduğu nefret açıkça hissediliyordu: “Xiao Ning senin kuzenin, nasıl olur da onu bu kadar acımasızca dövebilirsin?”

Xiao Yu’nun sorusunu duyunca Xiao Yan alay eder gibi dudak büktü ve yüzünde hırçın bir gülümseme belirdi: “Bu aslında sadece bir düello olmasına rağmen, kuralları ihlal etti. Bir kere kaybettikten sonra, Qi Arttırıcı Toz kullandı ve o gizlenmiş hali ile bana saldırdı. Gerçekten onun bana merhamet gösterdiğini düşünüyor musun? Eğer karşılık vermeseydim aynı şekilde ben yaralandığımda bu kadar öfkelenecek miydin? Xiao Ning insan da ben, Xiao Yan insan değil miyim? Xiao Yu, bana karşı taraf olmak dışından ne işe yararsın sen?”

İpe dizilmiş kestane fişekleri gibi soru bombardımanına tutulunca Xiao Yu’nun beyni uyuşmaya başladı. Güzelim kırmızı yanakları önce beyaza sonra öfkeden tekrardan kırmızıya döndü. Kibirli tavrı ile kimse onu daha önce bu şekilde kalabalığın içerisinde küçük düşürmemişti. Sinirini yatıştırmak için nefes verdi, sert bir şekilde bakarak: “Ne söylediğin umurumda değil, tek bildiğim küçük kardeşimi yaraladığın. Dolayısıyla sana meydan okuyorum! Eğer yeteri kadar yetenekli isen meydan okumamı kabul et!”

“Xiao Yu, meydan okumanı geri çek, burası senin yerin değil! Bu Dou Zhe seviyesinin altındakiler için düzenlenen bir karşılaşma, katılman mümkün değil!” diye azarladı İkinci Elder yan taraftan.

Xiao Yu geri adım atmayı reddetti. Xaio Yan’a gözlerini dikerken öfke ile dudağını ısırdı: “Kabul etmeye cüret edemediğini söyleme bana!”

Gerü zühalı garu.

DN-Aoi: aslında bu cümleyi düzeltirdim ama gerek yok daha iyi oturdu… Ne yazıyor zaten anlamışsınızdır… Geri zekalı kadın diyır, Aptal kadın diyır, Salak kız diyır. İstediginizi seçin.

ÇN-Ozntyr: hahaha ben onu düzeltirsin diye düşünmüştüm la😀


Yorum Yap "Btth 44"