Tankların Tarihi Günceli

Btth 42

Ekim 04, 2016


Sen Kaybettin!


Duyurunun yapılması ile birlikte herkesin bakışları merakları platformun üzerindeki iki gence döndü. Üç yıldan sonra başka bir mucize ile geri dönen bu genci merak ediyorlardı. Dou Qi gelişiminde sahip olduğu yeteneğe Dou Tekniklerinde de sahip miydi? Aynı korkutucu öğrenme hızına o konuda da sahip miydi?

Misafir Platformunun üzerinde, Xiao Zhan yüzünde rahatsız bir ifade ile kaşlarını çatarak Xiao Yan’a doğru baktı. Xia Yan’ın Dou Qi gelişimi Xiao Zhan’ın beklentilerinin çok daha üzerinde olsa da daha önce Xiao Yan’ı Dou Tekniği Salonu’na gittiğini ve Dou Tekniklerini araştırdığını hiç görmemişti. Veya onu hiçbir zaman Dou Tekniği çalışırken görmemişti.

Herkesin bildiği gibi Dou Tekniği eğitimi Dou Qi eğitiminden farklıdır. Eğer birisi düşük seviye bir Huang seviyesi Dou Tekniği öğrenmek istiyorsa gerekli olan tek şey o kişinin büyük bir azim ile çalışması – deneme ve yanılma yolu ile kavramasıdır. Orta ve üst seviye teknikleri ise bundan daha fazlasını gerektirir; klanın Teknik Eğitmeni tarafından kişisel olarak eğitilmek gerekir. Geçtiğimiz bir yıl içerisinde Xiao Zhan Xiao Yan’ın klanın herhangi bir eğitmenine gidip Dou Tekniği öğrenmek istediğini duymamıştı. Buna karşın Xiao Ning teknik öğrenmek için sürekli olarak onların misafiri olmuştu.

Xiao Zhan’ın bildiği kadarı ile 8 Duan olan Xiao Ning çoktan iki orta bir de üst seviye Huang seviyesi Dou Tekniğinde ustalaşmıştı bile. O tekliklerden herhangi birisi bile onu aynı seviyedeki rakiplerinden bir adım öne götürmeye yeterliydi.  Görünüşe bakılırsa bu dövüşte Xiao Yan dezavantajda olacaktı.

“Haha. Xiao Klanı Lideri, siz ne diyorsunuz? Genç efendi Xiao Yan’ın kazanma ihtimali var mı?” diye yumuşak bir gülümseme ile sordu, Xiao Zhan’ın yanında oturan, Ya Fei, gözleri sahneye sabitlenmiş bir şekilde.

Xiao Zhan, Xiao Ning’e olan öfkesini bastırdı ve sakince cevapladı: “Yan-er Dou Tekniklerinde şimdilik o kadar da usta değil. Dahası Xiao Ning o seviyeye ulaşalı bir yıldan fazla olmuşken o 8 Duan’a daha yeni ulaştı. Maalesef üzgünüm ki oğlumun kazanma ihtimali o kadar da yüksek olmayabilir.”

“Oh, germekten mi?” Ya Fei yavaşça uzun kirpiklerini kırpıştırdı, sahnedeki siyah elbiseli sakin gence bakarken çekici gözleri etrafta gezindi. Karşılık verirken durakları yüzüne olgun bir güzellik veren ufak bir gülümseme ile kıvrıldı: “Neden bilmiyorum ama ben genç efendi Xiao Yan’a güveniyorum. Bence bu dövüşte galibiyeti ele geçirme ihtimali var.”

Xiao Zhan’ın kafası karışmıştı daha doğrusu güvenine şaşırmıştı. Gülümseyerek kafasını sallamadan önce kısa bir sre duraksadı: “Umalım da Bayan Ya Fei’nin sözleri gerçek olsun.”

……

Hala ayakta durmakta olan Xiao Yan’ın karşısına geçen Xiao Ning sırıttı ve iki yumruğunu da sıkarak saldırı pozisyonu aldı. İleri doğru atılırken zayıf Dou Qi’si vücudunda dolandı, ona biraz daha tehditkar bir hava verdi.

Daha hiçbir söz söylenmeden; Xiao Ning’in ayağı patlar gibi yerden kesilerek onu Xiao Yan’a doğru yaklaştırdı. Ve bir an bile çekinmeden, Xiao Ning iki yumruğunu bir araya getirdi, tırnaklarının her biri birer metalmiş gibi parlıyordu.

Öylece durdu, Xiao Yan’dan bir buçuk metre uzakta, Xaio Ning duraksadı. Sağ eli pençe şeklini aldı ve Xiao Yan’ın boynuna doğru yönünü değiştirdi. “Orta Huang Seviyesi Dou Tekniği: Parlayan Pençeler!”

Xiao Yan yaklaşmakta olan pençelere hiçbir şey olmamış gibi baktı. İçine doğru kavisle bir avucunu ileri doğru getirdi ve bir anda düzleştirerek devasa bir itme kuvveti oluşturdu…

Dou Qi’nin o korkutucu baskısını hisseden Xiao Ning’in suratı düştü sanki fiziksel olarak da darbe almış gibi. Ardından kendisini durdurmayı başarmak için on adım geri sendeledi.

Üst taraftaki terastan izleyen Xiao Zhan aşağı doğru hayretler içerisinde baktı. Yan tarafında Ya Fei tatlı-tatlı güldü. Dikkatle izliyordu, kırmızı dudakları yumuşakça beyaz yeşimden çay fincanına dokunuyordu yavaşça çayını yudumlarken.

“Bu çocuk… gerçekten de gizli bir hazine…” Diye düşündü Ya Fei, etkileyici dudakları fincandan bir yudum daha alırken.

“Hangi… Hangi Dou Tekniği bu böyle?” dedi Xiao Ning göğsündeki ağrıyan noktayı ovalarken. Soru sorarken yüzü soluyordu.

Xiao Yan soğuk bir ifade ile ona baktı kafasını eğmeden önce. “Ateş Avcu” ismi çok da havalı değildi ama teknik gayet etkili bir güce sahipti, bu da Xiao Yan’ı tatmin ediyordu.

Xiao Yan’ın kendisini önemsemediğini görünce öfkeden Xiao Ning’in yüzü titredi, çenesini sıkıca sıkarak tekrardan Xiao Yan’a doğru harekete geçti.

Avuçları ileri uzatılmış olarak, Xiao Yan saldırmakta olan Xiao Ning’e gözlerini kısarak baktı ve ağzı gaddar bir gülümsemeye dönüştü.

Sağ eli yavaşça açıldı ve ardından ansızın kapandı. Avucundan şiddetli bir çekim gücü geliyordu. Xuan Seviyesi Dou Tekniği: Vakum Eli!

Xiao Yan’ın elinin kapandığını gören Xiao Ning içgüdüsel olarak ayaklarını yere daha sıkı bastırdı. Fakat uygulanan kuvvet yetersizdi. Çekildiğini hissetti ve onu beklemekte olan yumruğa doğru fırlatıldı.

Xiao Ning’in vücudu bir yay çizerek yüzünde garip bir gülümseme kazılı olan Xiao Yan’a doğru uçtu.

Vücudu çekimin etkisinde olmasına rağmen Xiao Ning git gide yaklaştıkça sırıtmaktan kendisini alamadı. Yumruğunda Dou Qi biriktirmeye başlarken bilmiş bir ifade ile güldü.

“Demir Yumruk!” diye bağırdı Xiao Ning yumruklarını sıkarak. Havada yayılırken derin yankılar oluşturan keskin bir Qi patlaması meydana geldi. Eğer Xiao Yan’ın omzuna vurmayı başarabilirse korkunç bir hasar verebilirdi. Xiao Ning’e göre Xiao Yan karşı saldırı olması ihtimalini hiç hesaba katmamıştı.

Demir Yumruk: hatrı sayılır güce sahip olan bir Üst Huang Seviyesi Dou Tekniği. Öğrenebilmek ve çalışabilmek için en az 7 Duan gerektiriyordu.

Havadaki keskin Qi’yi hissedince hafifçe gözlerini kısan Xiao Yan yavaşça nefes verdi. Vücudu üzerinde Dou Qi’sini yönlendirerek içinden söyledi: “Xuan seviyesi Dou Tekniği: Ateş Avcu!”

Kendine inanarak hareket eden Xiao Yan avucundan bir Qi dalgası gönderdi.

“Bang!” görünmez bir güç Xiao Ning’in havada olan bedenini merhametsizce geriye doğru iterken atmosfer gittikçe daha da ağırlaştı. Çekme ve itme kuvvetleri anında Xiao Ning’in yüzünü kül gibi bir beyaza çevirdi.

“Pu-chi.”

İki güç birbiri ile savaştılar bir süre boyunca, sonunda dengeye ulaşana kadar. En sonunda Xiao Ning geriye doğru fırlatıldı ve on metre uzakta yere düştü. Vücudu yeri titretti, yavaşça kan tükürüyordu acınası inlemeler ağzından dökülüyorken.

Tamamen etkisiz hale gelen Xiao Ning’e bakan ve ardından sakince etrafı izleyen Xiao yan yavaşça elini indirdi ve kısık sesle konuştu: “Sen Kaybettin!”


Yorum Yap "Btth 42"