Dünyanın Oluşumu Günceli

Btth 3

Ekim 04, 2016






Genç adam yatağın üstünde meditasyon yapıyordu. Önünde,rahat bir şekilde ellerini garip bir halde bağlamış. Nefes ritmiyle beraber göğsü rahatça yükseldi ve alçaldı. Her şey sadece… Çok doğaldı! Her nefes aldığında,açık beyaz akarsu misali hava, genç adamın ağzına ve burnuna akın ediyordu. Vücudunda sıkışıp, yeniden şekilleniyordu.

Genç adam meditasyondayken, parmağına taktığı düz siyah yüzükte kısa bir an için garip bir loş ışık göründü.

“Huuuu…” Genç adam yavaşça nefesini verdi ve parlarken, gözlerini açtı. Siyah gözbebeklerinden açık beyaz bir ışık parladı, bu DouQi sadece emilmiş ama henüz tamamen rafine edilmemişti.

“Bu Dou Qi için çok büyük çaba harcadım, ama… Lanet olsun, yine yok oluyor! Hayır, hayır lütfen, hayııııır…”

Genç adam kaybolan DouQi’ye doğru kayarak umutsuzca tutmayı denedi ama boşunaydı. Son parça DouQi de vücudundan ayrıldı an genç adamın yüzü değişti sakin bir halden kızgın ve çaresiz bir hale döndü ve sesini öfkeyle yükseltti.

Ellerini yumruk şekline getirdi ve seri bir şekilde yumruğunu sıktı ve bıraktı. Neticede sırıtabilmesi için aşırı kızgındı. Sonuçta, bu konu hakkında yapabileceği bir şey yoktu.Bitkin bir halde, vücudunu kapalı yatağa sürükledi ve uyuşmuş bacaklarını uzattı. Sadece 3. Seviye DouQi ile bu tür sıradan durumlar her zaman mevcuttu.

Sade odasında birkaç egzersiz yaptıktan sonra, kapının arkasından eski, kartlaşmış bir ses duyuldu: ‘’Genç usta, klan lideri salonda sizi huzuruna çağırdı.’’

Genç adam klan liderinin 3. Oğlu Xiao Yan ‘dı. Ondan başka iki kardeşi vardı ama onlar zaten macera aramak için klandan ayrılmışlardı. Sadece her yılın sonunda geri gelirlerdi ve aileleriyle buluşurlardı. Her nasılsa tamamen, iki kardeş küçük kardeşlerine karşı son derece naziktiler, Xiao Yan, dâhilikten bir çöp parçalığına düştüğünde bile.

“Geliyorum!’’ Xiao Yan elbiselerini değiştirdi ve dışarı çıktı. Dışarda ki odada uzun yeşil elbiseli yaşlı birisi vardı. ‘’Hadi gidelim!’”

Yaşlı adam genç adamın taze yüzüne bakarak başını salladı. Ama döndüğü zaman gözlerindeki üzüntülü bakış görünüyordu. Genç ustanın önceki yetenekleri olsaydı, muhtemelen büyük bir Dou Zhe ye sahip olacaktı, böyle bir israf…

Yaşlı ve genç adam arka bahçeden geçtiler ve sonunda ciddiyetle karşılama salonuna vardılar. Kapıya kibarca vurduktan sonra usulca içeri girdiler.

Salon oldukça büyüktü ama zaten içeride birçok kişi vardı. Salonun başında Xiao Zhan ve 3 somurtkan yaşlı adam vardı. Onlar klan büyükleriydi ve klan liderine eşit öneme sahiptiler.

Solda, dördünün altında klandan başka yaşlılarda vardı. Bu yaşlıların klan büyükleri kadar güçleri yoktu ama yine de, onlar epeyce söz sahibiydiler ve saf değillerdi. Yaşlıların dışında saygılarını ve yeteneklerini göstermiş genç adamlar vardı.

Diğer yanda üç yabancı vardı, Xiao Zhan bu insanlara önceki gece haber vermiş gibi görünüyordu.

Genç adamın gözleri hızla yabancılara doğru kaydı. Üçlünün içinde ay beyazı kıyafet giyen bir yaşlı vardı.Yaşlıların hepsi gülüyor olmasına rağmen, ara vermeden odayı tararken küçük gözleri enerjiyle doldu. Xiao Yan’ın gözleri görüş açısında duran yaşlı adamın göğsüne doğru kısıldı. Göğsünde bir gümüş ay ve ayın dışında 7 parlak yıldız vardı.

7 yıldız Da Dou Shi! Bu adamlar 7 yıldızlı Da Dou Shi mi? İnanılmaz. Xiao Yan yaşlıların yanında nefes almaktan bile çekinebilirdi.Yaşlı adam babasından daha güçlüydü, doğrusu, yaşlı adam tam 2 yıldız güçlüydü.

Birisi Da Dou Shi olduğunda en azından güçlü olduğu hesaba katılıyordu.Bu tür bir güçle muhtemelen çoğu yerde aceleyle seçilmiştir. Böyle güçlü birini görebilmek sürpriz değildi, bu ,Xiao Yan’ı şok etmişti.

Yaşı adamın yanında genç bir çift vardı. Onlar da ay beyazı uzun elbise giyiyorlardı. Adam yaklaşık 20 yaşındaydı ve yakışıklı yüzü güçlü bir vücut yapısıyla birleşmişti. Kesinlikle herhangi bir kız için ideal bir tipi vardı. Elbette, en önemli şey, onun göğsünde 5 altın yıldız vardı.Bu genç adamın gücünü temsil ediyordu: 5 yıldız DouZhe!

20 yaşındayken 5 yıldızlı Dou Zhe olabilmesi için genç adam kesinlikle olağanüstü yetenek göstermişti.

Bu genç adam yakışıklı yüzüyle ve yeterli gücüyle, sadece klandaki genç kızların bakışlarına hedef olmadı, hatta Xiao Mei’de ara sıra bakış attı.

Ancak, kızların bakması genç adamın üstünde hiçbir etki bırakmamıştı. O bütün konsantrasyonunu yanındaki genç kıza odaklamıştı.

Genç kızın yaşı Xiao Yan ile yakındı. Xiao Yan’ın çekinmesine sebep oluyordu. Güzelliği Xiao Mei ye rakipti, hayır, hatta Xiao Mei den daha sevimliydi. Tüm klanda, muhtemelen sadece Xiao Xun Er ona rakip olabilirdi. Elbette Xiao klanın adamları klan dışında kızların peşinde koşarlardı.

Genç kızın güzel kulaklarında yeşil yeşim küpeleri vardı. Etrafında hareket ettiğinde, yeşim parçaları birbirlerine çarptığında cıvıl cıvıl güzel bir melodiçıkıyordu ve kıza özel bir hava katıyordu…

Ek olarak, kızın gelişen göğüslerinin üstünde 3 altın yıldız vardı.

Bu kız yıldızlı Dou Zhe … Özel bir yöntem kullanmadıysa inanılmaz bir dahi olmalı! Xiao Yao’nun kalbi sızladı, kızın yetenekleri onun eski yeteneklerine rakip olabilecek düzeydeydi! Ama Xiao Yao gözlerini bu soğuk güzellikten kendini uzağa bakmaya zorladı. Her durumda Xiao Yao’nun olgunlaşmamış görünümünün altında olgun bir ruh vardı.

Xiao Yan’ın davranışları kızın hafif gerilmesine sebep oldu. Tüm evrenin böyle nazik bir kızın etrafında dönmemesine rağmen kızın güzelliği ve görünüşü kötü değildi. Xiao Yan’ın rastgele bakışları onun için bir ilkti.

“Baba, üç büyükler!” hızlıca yürüdü, Xiao Yan nazik bir şekilde Xiao Zhan’ı ve üç büyükleri selamladı.

“Haha, Yan Er, sen mi geldin! Gel, buraya otur.”Xiao Yan’ın geldiğini görünce, Xiao zhan misafirleriyle konuşmayı durdurdu ve Xiao Yan’ın oturacağı yeri belirtmek için elini sallayarak Xiao Yan’a doğru başını salladı.

Klanın 3 büyükleri oturacağı için neredeyse nefret dolu bakıyorlardı, Xiao Yan hafifçe gülerek onları görmezden geldi ve oturacağı yeri araştırdı. Ama Xiao Yan oturacağı yeri görünce şaşırdı, oturacağı yer yoktu…

Hahhh, klanda ki pozisyonum iyice diplere batıyor. Önceden iyiydi ama şimdi, şu yaşlı moruklar… Beni misafirlerin önünde bile rezil ediyorlar. Xiao Yan içinden sessizce kendisiyle alay etti, içinde kaynayan bu duyguları engelleyebilirmişçesine kafasını salladı.

Xiao Yan hareketsizce bakarken, genç klan üyeleri aptal yerine konulmuş Xiao Yan’a bakarak mutluluklarını gösteren alçak bir tonda alaycı kahkaha attılar.

Nihayet Xiao Zhan, Xiao Yan’ın kötü vaziyetini fark etti. Suratında kızgın bir ifade belirmeden önce bir kaşını kaldırdı: ‘’ İkinci büyük, sen…’’

“Ohh, gerçekten üzgünüm. İnanamıyorum genç ustayı unuttum. Hehe, gidip birilerine sandalye hazırlatayım! ” Uzun sarı elbiseli yaşlı adam Xiao Zhan’a bakarak güldü. Alaycı tavrından dolayı alnını sıvazladı ama gözlerindeki aşağılayıcı bakış hala kaybolmadı.

“Kardeş Xiao Yan, gel buraya otur!” kızdan gelen net bir ses tüm salonda duyuldu.

Üç büyükler gerildi, bakışlarını Xun Er in köşesine kaydırdılar. Ağızları kıpırdadı ama hiç biri bir şey söyleyemedi…

Köşede, Xiao Xun Er kucağındaki kalın kitabı kapattı ve Xiao Yan’a göz kırptı.

Xiao Xun Er’in yüzü gülerek bakarken, Xiao Yan bir saniye için dondu. Çabucak kendini toparladı ve burnuna dokunduktan sonra, çevresindeki klan üyelerinin kıskanç bakışları altında Xun Er’e doğru yürüdü.Sonrasında hayatının en uzun bir kaç saniyesinde, Xun Erin yanına gitti.

Xiao Yan fısıldadı: “Teşekkürler, beni tekrar kurtardın.”

Xiao Xun Er hafifçe gülümsedi, yüzünde iki küçük gamze göründü. Narin parmaklarıyla önünde duran kitabın sayfalarını çevirdi.Son derece genç olmasına rağmen, entelektüel bir havası vardı, sayfanın üstünü taradıktan sonra,Xun Er aniden yakındı: “Kardeş Xiao Yan, üç yıldır yanıma yalnız oturmadın, değil mi?”

‘’Şey… Sen klanda bir dâhisin, arkadaş istiyorsan senin için basit değil mi?’’Xiao Yan, Xun Er’in dargın yüzüne bakarak kuru bir gülüş attı.

‘’Durum şu ki, ben 4-6 yaşlarındayken birisi her gece odama gizlice girerdi. Ve sonra bu kişi kemik ve meridyenlerimi güçlendirmek için beceriksiz teknik ve zayıf Dou Zi Qi kullanırdı. Aynı kişi her zamanken ter içinde kalmadan ayrılmazdı. Kardeş Xiao Yan, kim olduğunu biliyor musun?” Xun Er bir an için durakladı ve aniden başını eğip Xiao Yan’a doğru gülümsedi.

“Şey… N…Nasıl bilebilirim? O zamanlar çok küçüktüm, aslında, zar zor yürüyebiliyordum, nasıl bilebilirim ki? “Xiao Yan’ın kalbi şiddetle çarpmaya başladı. Zorlayarak bir gülümseme çıkardı, Xiao Yan mahcup bakışlarını salonun ortasına çevirdi.

“Hehe …” Xiao Yan’ın tepkisine bakarken, Xiao Xun Er’in yüzünde hafif bir gülümseme oluştu.Bakışlarını kucağındaki kitaba çevirdi ve kendisiyle konuşuyormuş gibi, söyledi: “Öyle olsa bile ben biliyorum, bu kişi iyi niyetle yaptı, ben bir kızım değil mi? Birisinin bana dikkatsizce dokunmasına nasıl izin verebilirim? Eğer kimin yaptığını bulacak olursam, hmph…”

Xiao Yan’ın ağzı şiddetle seğirmeye başladı, bakışlarını düz tutarak ağzını sıkıca kapattı…




Yorum Yap "Btth 3"