Otto Von Bismark Günceli

Rİ - 5

Ekim 02, 2016

← Önceki Bölüm  Ι Tanıtım Ι Sonraki Bölüm →


Bölüm 5 – Gangnam İstasyonu (2)

Hansoo son takımdan olan Minchul’un ona söylediği sözleri düşündü.
<İnsanların toplandığı yerde her zaman bir tren istasyonu vardır.>
<Bütün tren istasyonları birbirinden farklı ama hepsinde 3 kat var.>
<Üçüncü kata kadar in. Henüz kalkacak olan bir tren var… Sadece ona binmelisin.>
Soru sordu çünkü çok tesadüfî gibiydi.
Bunu nereden biliyordun.
Sonra Mihee dişlerini sıktı.
<Önceden güçlü bir kişi beni ve kız arkadaşımı Avlamak istemişti… Bu yüzden çılgınca aşağıya kaçtık ve şans eseri bulduk. Gerçi neyseki onu sonradan öldürdüm.>

Basit bir tavsiye gibiydi ama bir problem vardı.
Tren bir gün sonra gidiyordu.
Bu yüzden bugün çözülmesi gereken gizli bir parçaydı.
Sadece garip bir yere düşmek bile birini şok etmek için yeterliydi ama canavarlarla dolu bir mağarada kimse üçüncü kata kadar aşağıya doğru gitmezdi.
Ama sadece son takımda olman demek senin anormal bir insan olduğun anlamına gelirdi ve bunu bilen yaklaşık 4 kişi vardı ve hepsi farklı şeyler aldı.
Ama hepsi eşyalar aldı.
Ve hepsinin başlangıçta çok kullanışlı olduğu gerçeği.
Bakalım ne çıkacak

Sonunda Hansoo'nın grubu daha da aşağıya inen girişe doğru baktı.
Mihee içinden mırıldandı.
Burası… Burası Gangnam istasyonu değil.
Gangnam istasyonundan onlarca defa gidip gelirken böyle bir girişi hiç duymamıştı.
Gerçekten girecek misin?
Mihee, garip bir aura yayan girişe doğru tedirgin bir şekilde bakarken, Hansoo sadece omuz silkti.
Ben de bilmiyorum Sadece nasıl hissettiğime göre gidiyorum. Bu arada herhangi biriniz durabilir ve takip etmeyi bırakabilir, istediği zaman.
Eğer birisi, onu takip etmemek için bir sebebi olduğunu düşünüyorsa.
Ve burada oldukça çok av eti vardı.
Bir sürü yeşil solucan kaldığından dolayı.

Ben giriyorum.
İlk olarak Taesoon güvenle söyledi.
Ve ne yapacağını düşünen Mihee sertçe dilini ısırırken konuştu.
Ben de giriyorum.
…Kendini baskı içinde hissediyor olmalı.
Hansoo başıyla onayladı.
Muhtemelen durumunu önceden anladı.
Onun gibi biri diğerlerinden daha tehlikededir.
Şu an yüzü gülmüyor ama aksine ekşiyordu.
Eğer yüzünü kesmeyecekse daha da güçlenmesi gerekiyordu.
Yüzünü kesse bile bu yeterli olur muydu ki?
Hansoo seksi olan Mihee'nin vücuduna baktıktan sonra kafasını salladı.
Bir çift olan Jisun ve Giltae birbirine baktıktan sonra konuştu.
Biz burada kalacağız. Burada avlana biliriz.
Hansoo başıyla onayladı.
Bu hiç de kötü bir plan da değildi.
Yukarıdaki insanlar ileriye ve geriye doğru çekişip dururken statlarını yükseltmeyi tercih etmek iyiydi.
Kendince, ufak bir çapta dövüşen ve arkadan korkmuş bir ifadeyle takip eden Sangjin de ağzını açtı.
Ben de aşağı ineceğim.
Herkes Sangjinin o sözlerine karşılık şaşırdı ama dudaklarını ısırdı ve hiçbir şey söylemedi.
Ve bununla birlikte 4 kişinin kalacağı ve 3 kişinin aşağıya ineceği kararlaştırıldı.
Hansoo acımasızca vücudunu aşağıya ilerletti.

……………………………

Ben indiğimde burada olacağını… Söyledi.
İkinci kata inen Hansoo etrafa baktı.
Buraya gelmeden önce herkesin, bireysel özel ders alanı hikayelerini dinlemişti.
Eski hikâyelerdi ama ilk etkili tecrübeleri olduğundan, herkes bir miktara kadar hatırlıyordu.
Sonuçların… Hepsi farklıydı.
Özel eğitim alanındaki canavarlar ve çevre binlerce farklı şeyden oluşuyordu ve burada da rastgele olacaktı.
Ama hepsinin Bir ortaklığı vardı.
Beklediğim gibi, var.
Tren istasyonunun ikinci katında, oraya yerleştirilmiş bir market her zaman vardı.
Sanki seni ödüllendiriyorlarmış gibisine.

Wahhh!
Mihee dükkâna yaklaşırken haykırdı.
Işıklar kapalıydı ama içerde taze suda olmak üzere birçok şeyler vardı.
Mihee, Taesoon ve Sangjin içeri girdi ve gerekli şeyleri toplamaya başladı.
Sigaralar bile var.
Her birinin aldığı farklıydı.
Taesoon silah olarak kullanılabilecek birkaç mutfak bıçağı aldı ve sonra eşya koymalık bir kemerde buldu.
Mihee köşede dikkatli bir şekilde birkaç ped alırken hafifçe kızardı.
Onlara bakan Hansoo, dükkândaki köşelerden birine doğru gitti.
Hansoo Yakıcı gaz kaplarının görünce başıyla onayladı ve hatta taşınabilir yakıcı gazlar bile vardı.
Mihee Hansoo'nın köşede bir şeyler alırken kanının kaynadığını görünce garip bir bakışla sordu.
Her neyse, neden onları getirdin?
Mihee Hansoo'nın elindeki torbalara tuhaf bir surat ile baktı.
Hansoo Goblin derisini uygun bir ölçüde kesti ve sonra yeşil solucan kanını onunla birlikte getirdi.

Hansoo cevap vermedi ve zırh için kullanılacak olan itemlerin ağırlığını ölçmeye başladı.
Aşırı bir detay ile düşünüldü. Her neyse 800 gram yeşil solucan kanı ve 225 gram Goblin derisi idi.
Her şeyi aşırı bir detay ile ölçen hansoo goblin derisini yırtıp, kan ile birlikte bir kaba koydu ve onu kaynatmaya başladı.
Çok geçmeden kan kaynamaya başlayınca etkileyici bir şey oldu.
Goblin derisi erimeye başladı.
İyi
Bir yeşil solucan bir gobini ısırdığı zaman ve aktığı zaman Goblin buna karşılık Evrim geçirirdi eğer yeşil solucanın kanı onların derisine dokunursa zehirli hale gelirdi.
Bu iki ırk aynı alanda uzun bir süre yaşamıştı.

Her ne olduysa bu şekilde hazırlanan Bir Zehir Başlangıca göre oldukça güçlüydü.
Hansoo dikkatli bir şekilde koyu kırmızı sıvıyı kılıcına sürmeye başladı.
Ve Taesoon Sangjin ve Mihee büyülenmiş gibi onu izlediler.
Ne hazırlıyor?
Taesoon, hafif şüpheli bir yüzle daha sordu.
Ve Hansoo çok basit bir şekilde cevap verdi:
Bir zehir.
Metodu nereden biliyorsun?
Pisişik güçler, bilgi kafamın içine akıyor.
...
(DN: Ne psişik güçmüş arkadaş.)

Gerçekten, bunları ezberlemeye çalışırken kafamın patlayacağını düşünmüştüm.
Hansoo kafasını sallarken Keldian ve onu ızgara yapan simyager Rahiman hakkında düşündü.
Hansoo'nın büyü statları oldukça yüksekti ama bu sadece büyü statları yüksek diye zekâsı da yüksek demek değildi.
Sadece skill’in gücü artmıştı.
Hansoo'nın Güç bela öğrendiği bilgi maceracılar tarafından <Birleşim> olarak adlandırılıyordu.
İtemleri elde etmek önemli olsa da onları yapmak ve güçlendirmek de çok büyük önem arz ediyordu.
Eğer biri önceki yıllara giderse, bunları profesyonel bir şekilde araştıran Klanlar ve Magi’ler vardı.
Normalde Keldian gibi bir Magi bunları öğrendi ve üretti, ama dörtlüden diğer üçü bunlara ezberleyebilmek için bir ton stres altına girdi.

Gerçi sonunda hayatta kaldım…
Eski günleri anan Hansoo, Kazım'ın sözlerini hatırladı.
Kazım birleşim metotlarını aktarırken ona sıkı bir şekilde söylüyordu.
<Bu metotları başka yerlerde söyleyemezsin. Eğer geleceğin bilgisi aktarılırsan Abyss İstilasını sadece hızlandırısın. Her zaman hatırla Sen peygamber değilsin. Bu bilgi sadece kötü zamanlarda dikkatli bir plan ile kullanılmalı.>
Bu noktaya kadar düşünen Hansoo ona hararetle bakan üçlüye doğru bakış attı ama kafasını salladı.
(DN: Kazım mı? Ne kazımı, Kazım ne arar la novelda.)
Görseler bile bilemezler.
Eğer doğru oranı ve ısıtma zamanını mükemmel olarak Bilemezsen işe yaramazdı

Hansoo bir şampuan kutusunu boşalttı, oluşturduğu sıvıyla doldurdu, sonra kutuyu sıkarak kılıcına uyguladı.
Bizim de kullanabilmemize ihtimal var mı?
Mihee dikkatlice sorarken Hansoo başıyla onayladı.
Tabii ki.
Sonra Herkesin yüzü aydınlandı.
Eğer Hansoo'nın takip eden sözleri olmasaydı.
Bir kullanım 1/2 güç ya da enerji rünü eder.
Bu biraz kazık değil mi?
Taesoon rahatsız olmuş bir ifade sergiledi.
Hansoo omuz silkti.
Eğer sadece istiyorsanız size verebilirim
...
Ama Uzun bir dönem olarak bakarsanız iyi bir tercihe benzemiyor.

Mihee bir süre düşündükten sonra onayladı.
Tek taraflı bir ilişki eninde sonunda bozulur.
Ve Hansoo uzun dönem olarak iyi birine benziyordu, en azından, şimdiye kadar.
Sana sonra vereceğim, ilk önce koymama izin ver.
Hansoo başıyla onayladı.
Ya siz ne yapacaksınız?
Sangjin ve Taesoon bir çare olmadan sonunda başlarıyla onayladılar.
Sonuçta eğer iyi değilse ona bir şey vermemize gerek yok, ya da sadece kullanmayız. kılıçlarını sunarlarken ikili düşündü.
Koyarken dikkatli olun eğer parmaklarınızla değerse büyük bir acı verecektir.
Bu sözlere karşılık şampuan kutularını sıkan insanlar zehri dikkatlice uyguladı.

Hansoo onların sırtlarına bağladıkları çantalara bakarken ekledi.
Eğer dışarıda öyle büyük çantalarla yürürseniz, balık avlamak için bir yemin neden etkili olduğunu anlarsınız.
...
Eğer güvenli bir şekilde tamamlamak istiyorsanız, o zaman böyle yapın. Onlarda dövüş vermezsiniz zaten.
Hansoo bir köşeye birkaç şey topladı, ışığın ulaşamadığı yerde, bir delik açtı ve sonra gömdü.
Gelişmiş vücutları ve kılıçları olduğundan yeri kazmak oldukça kolaydı.

Bunu gören Taesoon ve Sangjin yiyeceklerini ve itemlerini çantalarına koydular.
Sonra Hansoo başını salladı.
Eğer hepsi kaybolursa, sonradan gelen insanlar hayatları pahasına bizleri kovalayacak, biraz bırakın
...
Hansoo ya tatmini olmamış bir şekilde bakan ikili ilk önce gerekli şeyleri topladı.
Mihee Hansoo'yu uzaktan baştan aşağı kontrol ediyordu.
…sadece sessiz biri olduğunu sanıyordum.
Sadece dövüşte iyi değildi.
Herbir hamlesi aşırı Güven vericiydi.
Sanki profesyonel bir hayatta kalma uzmanı gibi.
...öyle bir pisişik güç benim için de açığa çıkmayacak mı?
Psişik güç gibi bir bahane bulması tuhaftı ama dünyanın başından beri canavarların olduğu bir yerde Psişik güçler de mümkün gözüküyordu.

Mihee Hansooya tuhaf bir şekilde bakarken başını salladı.
Ufak biri olduğundan işleri kavraması kolaydı.
Sayısız milyonlarca insan kayıplara karışmıştı ama hiçbiri geri dönmemişti.
Bu demek oluyordu ki burada sonsuza kadar yaşayacaklardı.
Ve bu yüzden bu yere hızlıca adapte olması gerekiyordu.
Ben… Kesinlikle ölmeyeceğim.
Hayır, belki bazı durumlarda ölmek daha iyi bir alternatifti.
Eğer hiçbirşey işe yaramazsa…
Şu an onu koruyacak bir erkek bulmanın zamanı değildi ama son bir metot her zaman önemliydi. 
Mihee Hansoo ya tuhaf bir şekilde baktı ve sonra, oturduğu yerden kalkan ve daha da derinlere inen Hansooyu, dişlerini sıkarak takip etti.

………………………………..

Taesoon Hansoo'nın Karanlığa doğru hareket ettiğini gördükçe Soru sormaya devam etti.
Bizim de öyle bir pisişik güç almamızın bir yolu var mı?
Bu sözlere karşılık Hansoo ya bakan Mihee ve sessizce takip eden Sangjin  bile kulaklarını açtı.
Hansoo Taesoon'nın sözlerine karşılık başıyla onayladı.
Belki.
Gerçekten?
Hansoo'nın gelecek hakkındaki bilgisi Psişik Güçler değildi ama diğer dünyaya gelen tanıdığı bir iki insan vardı ki bunlar gerçek dünyada sahip olmadıkları özel yetenekler sergiliyorlar.
Buna <Özellik> deniyordu.
Kazım özellikler hakkında Bu yoldan bir açıklama veriyordu.
<Muhtemelen mana ve ki olmayan bir dünyadan, bu dünyaya geldikleri zaman vücutlarında saklı olan gizli yetenekleri açığa çıkıyordu.>
Eğer başlangıçta hayatta kalırlarsa iyi bir kişisel özelliğe sahip insanlar daha hızlı bir büyüme oranına sahip oluyorlardı.
Hansoo’nun durumunda, onun özelliği Yedi Yıldız’dı.
Geniş çapta özellikler vardı ve bunların arasında tehlikelilerde vardı.

Gerçi onları bulmalıyım.
Taesoon Hansoo ya tuhaf bir suratla sordu.
Neden bir anda sessizleştin?
Gerçekten normalde konuşmuyordu ama şimdi daha da azaldı.
Hansoo basitçe cevap verdi.
Konuşulacak pek birşey yok.
Hansoo insanlığın yok oluşunu düşünürken cevap verdi.
Geçmiş Beş yıl içinde, herkes bir an bile konuşamayacak kadar tükenmiş durumdaydı.
Abyss içinde insanlara doğru su gibi akan diğer ırklar oldukça, umut da yavaşça yok oluyordu.

Ve neyseki bu sayede konuşan insanların sayısı azalıyordu.
Nasıl…
Taesoon dilini ısırdı.
Ortaokul sırasında yalnız biri miydi? bu sebepten ötürü mü dövüş sanatlarını öğrendi?
Evet, her ne olursa olsun onun için bir olanak vardı.
Her zaman kalabalığın orta noktasında olan Taesoon şimdi alışık olmadığı ikinci adam pozisyonundaydı.
Ve bu hoş bir şey de değildi.
Onun gibi biri psişik güçler geliştiriyor ve öyle şeyler yapabiliyor, eğer ben de açığa çıksaydı daha da çok parlardım.
Ve bu olduğu zaman tekrar kalabalığın orta noktasında yer alacak.
Bu Hansoo denen adam işe yarar olduğundan onu yanında tutmalıyım.
Taesoon umut dolu düşünceleriyle ileriye yürüdü.

← Önceki Bölüm  Ι Tanıtım Ι Sonraki Bölüm →

Yorum Yap "Rİ - 5"