Otto Von Bismark Günceli

Bg 9

Ekim 01, 2016



 Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm


Bölüm 9 : Bayrak Tetiklendi



Ina’yı kurtardıktan sonra alışveriş merkezine ışınlandım ve ailemin yanına, geri yürümeye başladım.



Yürürken, Ina’ya büyü öğretmenin iyi bir şey olup olmadığını düşündüm.



Neyse, düşünecek çok bir şey yok. İlk olarak, bunu bir sır olarak sonsuza kadar saklama niyetinde değildim.



İkincisi, Ina’nın geleceği için yollar açılacak… Tamam, bu bir şakaydı… belki…



Her durumda, gelecekte ne yapacağım konusunda zaten bir fikrim var.



Bir süper kahraman değil… iyi. Belki biraz, ama tamamen değil. Bakın, ben, kendimi bir süper kahraman olarak görmüyorum. Ben, kendimi her istediğini yapan, bencil biri olarak görüyorum. Ben buyum.



Ancak, bu düşünce sadece bana ait, yani başka birinin değil. Yani, gelecekte yüzyüze olacaklarımı, bana yakın olanları kurtaracağım. Bela aramak istemiyorum. Ama diğerleri olacak.



Hepsine bir şans veriyorum. Daha iyi biri olmak için bir şans. Doğru düşündükleri şeyi yapmaları için bir şans.



Ben kahraman değilim. Ama orada, bu dünyada bir yerlerde gerçek bir kahraman var. Hepimiz biliyoruz ki, sokakta uyuyan adam olamaz, evini süpüren adam olamaz, sosis satan adam olamaz, ya da bu şirketin başındaki adam olamaz.

[Çn: Bg’yi çeviren, çevirmen olabilir ama…]



Bu tür insanlar ilgisiz olamaz. Dünyayı kurtarmak için, bir şansa ihtiyaçları var. Bir amaca hizmet etmek. İnsanlara umut vermek.



Büyük güç ile, gelir büyük... Tamam, bu kadar saçmalık yeter.

[Çn: Tamamlanmış hali, “Büyük güç, büyük sorumluluk getirir.”]



Gerçeği mi istiyorsun? İyi.



Aslında, çağırmak için büyülü daire elde etmek lazım.



İblis kral, büyük ihtimal dünyayı fethetmeye başladı, bu yüzden insanlar, başka bir Kahraman çağırmak zorunda kalacaklar.



Şimdi, eğer yeterince şanslıysam ya da şanssızsam tekrar çağırılır mıyım bilmiyorum. Evet, biliyorum, o dünyaya gitmek istemiyorum dedim. Ama sonra tekrar düşündüm ki, eğer tekrar çağırılırsam, o zaman piç kral ile son bir şansım olacaktır. Şimdi tatmin edici oldu mu? Büyük ihtimalle, büyülü çembere iyi bakabilirsem, biraz araştırmadan sonra yeniden dönmem mümkün olacaktır.



Çağırılan kişi ben olmazsam, çağrılmak için; büyük olasılıkla, insanları etkilediğime emin olacağım.



Çoğu zaman, onlar çok çeşitliler, çağrılan ilginç Kahraman insanlar da var… Tamam, çok büyük bir kumar ama ne olmuş yani? Artı, zaten zaman öldürüyorum. Zirve çok yalnız biliyor musun?



Ina, sadece ilki. 6 yaşındaki akıllı bir kızın, aklını karıştırmak istemedim. Diğer kızlar, yani Geo, Livia Zeo ve Mika, kendilerini korumaları için, onlara sihir öğreteceğim,  belki daha sonra beyinleri sızdıracak. Zamanı geldiğinde serbest bırakacağım, bu yüzden hemen kullansınlar. Eğer bana ya da onlara beklenmedik bir şey olursa kendilerini korumaları için.



Ayrıca değerli birkaç şey alırım ve ilginç olanları, onlara veririm… büyü yerine yetenek. Yetenekleri: süper güç, süper hız, kırılmaz cilt, telekinesis ve pyrokinesis gibi şeyler. Biliyorsun, tipik bir süper kahraman boku.



Evet, hala büyü var ama anlamazlar. Tabii ki bunun için manaya ihtiyaçları var, ama nasıl mana toplandığını öğretmek istemiyorum. Otomatik mana emen bir kristal yapacağım ve onlara vereceğim. Bu şekilde, sadece mana kristalleri varsa yeteneklerini kullanabilirler. Zekice değil mi?



Daha sonra, içine bir büyü kazımak istiyorum ve tada~! Doğdu… uhh, Süper güç kristali? Yetenek kristali?... Adı üstünde biraz çalışılmalı… Bunu düşüneceğim.

[Çn: Ceset parçalarından, mutant bir şey yaratan doktor vardı… Onu hatırladım bir an! Frakenstain!!]



Tabii ki, habersizce kötü bir karakteri seçmemek için fazladan dikkat edeceğim. En azından, bir güvenlik mekanizması yerleştirerek, eğer yanlış ellere düşerse, uzaktan kristali yok edebilirim. Ayrıca, eğer yutmaya çalışırlarsa ya da vücutlarına yerleştirmeye çalışırlarsa, bu onları öldürecektir… ve evet, bu konuda onları uyaracağım…



Gelecekte, büyük ihtimal dünyada bir süper kahraman olarak bilineceğim… Belki de Nightmare yerine daha iyi bir isim seçmem gerekirdi… Belki de Verici ya da Orjinal ya da onun gibi… peki ne olursa olsun,  birden fazla isim olması da gayet iyi~ Kesinlikle bir dahaki sefere, Örümcek Adam kostümü yapacağım…

[Çn: Şahsen ben taytla gezmeye meraklı değilim. O yüzden süper kahraman olmuyorum!!]



Ayrıca, Nightmare modunda, ukala tavrımı belki de bırakmalıyım… adım ile kostümüm biraz uyuşmuyor...hmm… ah! Bu yüzden bir dahaki sefere, kask gibi davranmak yerine, sözlerimi yazdığım bir ekran gibi davranacağım. Gizemli sessiz bir tip anti-kahraman bok yaratmak. Evet, kulağa hoş geliyor. Biraz da kostümü değiştiririm…



…Komik, bir kahraman olmak istemiyorum ama kostüm tasarlamaya gelince…



Fufufu, artık her şey eğlenceli olacak gibi görünüyor.



Bir yıl sonra, dış güç vermeye başlayacağım.



İlk adam, kesinlikle süper zengin bir adam. Belki ona bir zırh ya da fantezi yarasa araçları vereceğim… Bekle, bu bir süper güç değil… Ama, şimdi bunu yapmak için bir dürtü var içimde…

[Çn: Batman’a bir gönderme mevcuttur! Batman ilimize değildir…!]



Süper güçlü bir asker ile belalı bir kalkan yapmak çok güzel. Ya da belki de, [Dünya]ya bir uzaylı getirmek… tamam, Marvel ve Dc referansları ile duracağım…



Yine de, hala bir Örümcek Adam olmak için gidiyorum… ve Deadpool… ve Flash… ne? Onları seviyorum! Dürüst olmak gerekirse, bir kişide bütün bunları birleştirmek… Spiderpool Flash diye kendimi çağırayım mı? Dead Flashspider? Spider Deadflash?

[Çn: Evet, telif hakkı yüzünden, seri burada bitmekte… Görüşmek üzere!!]



...Her neyse, gerçekten geleceği sabırsızlıkla bekliyorum!



Güçlerle oynama fikirleri ile kendimi kaptırdım, zaten aileme geri döndüm.



“Sonunda geri döndün hergele! Nerede kaldın!?” (Anne)



“Uhh, alışveriş merkezinde?” (Max)



“Ne alışveriş merkezi? İlk başta seni takip ettik, sonra aniden gittin! Şimdi geri döndün!” (Anne)



Ah, kahretsin! Takip cihazı yerleştirdiklerini unuttum! Ama görünen o ki onlar, daha uzak bir yerde yeniden ortaya çıktığımı bilmiyorlar...hmmm,  belki de yanılsama büyüsü ile sinyale müdahale ettim?



Her durumda, düzgün bir açıklama istiyorum… bir çocuk gibi davranarak! Bir ben kaldım!

[Çn: Bu cümlede ne oldu anlamadım…]



“Belki de kırıldı?” (Max)



Neden onlara büyüm hakkında bir şeyler söylemiyorum? Sadece, şu anda yapılacak en doğru şey bu gibi gözüküyor… ne zaman süper kahramanlar belirirse, güçler ile ilgili bir bahane bulabilirim. Sihir gibi… bunu şimdi düşünmeyelim. Eğer onlar  sormazlarsa, neden zahmet edeyim?



“Kırıldı mı? Ama bu Connors’dan çıktı, modern, yüksek teknoloji izleyici.” (Anne)



Wow.



“Eh, olur böyle şeyler.” (Max)



“Sen… sigh… iyi. Şimdi, seni küçük hergele, o öpücük neydi!?” (Anne)

[Çn: Tadını merak etmiştir… Bilemiyorum, Kiss x Sis’deki, çikolotalı ruj sahnesi aklıma geldi :D]



“İyi iş! Uhh yani, bunu bir daha yapma!” (Baba)



“Teşekkürler! Uhh yani, bunu bir daha yapmam!” (Max)

[Çn: Öpücükten daha iyileri varken, neden yerinde saysın ki?]



Babam ve ben, birbirimize baktık ve sırıttık.



“Siz ikiniz…! Canım, 5 yaşındaki oğlumuza ne öğretiyorsun!?” (Anne)

[Çn: Sakın geceleyin bir daha sakın kırbaç kullanmayın! Bak bu çocuk onu da özenir!!]



“Ama ben yapmadım…” (Baba)



Babamın yüzünde haksızlığa uğramış gibi bir ifade vardı ve açıklamaya çalıştı ama annem onun sözünü kesti ve kelime yağmuruna başladı, görmezden gelmeye karar verdim.



Jenny ve Rosalline bakıyor gibi görünüyor, ağlasam mı gülsem mi bilemiyorum, gülümsedim.

[Çn: Gecenin 5’inde çeviriyorum… Burasını da yanlış çevirmiş olabilirim. Artık kusura bakmazsınız…]



“Eee, nasıldı?” (Max)



“Eh? Ah… iyi?” (Rosalline)



“Cidden cevap mı verdin!?” (Jenny)



Ayrıca eğlendirdi, güldüm ve benim marka gülümsememi yaptım… eğer olsaydı…



“Sen de bir tane ister misin?” (Max)



“Hayır!?” (Jenny)

[Çn: Onun ne istediğini herkes biliyor… :D]



“Fufu, sende istiyorsun.” (Max)



“N-ne!? B- bu doğru değil!” (Jenny)

[Çn: Söylüyorum! Daha büyük bir şey istiyor!!]



Sadece sormuştum, omuz silktim.



“Peki, bu arada neden siz ikiniz birliktesiniz? Düşündüğüm gibi, siz iki salıncak öyle değil mi? Meraktan, çok güzel olmanıza rağmen, bu yaşınız da hiç erkek arkadaşınız yok mu!” (Max)



“Öyle değil!” (Jenny)



“Haha, Max, sıra dışı bir tur sırasında anlaştık ve alışveriş merkezinde takılmaya karar verdik.” (Rosalline)



“Bu doğru! Başka yolu yok! Sadece takılmalık arkadaş!” (Jenny)

[Çn: Takılma, gezmek tozmak anlamında kullanılmış. Yani kısaca, ben lezbiyen değilim diyor.]



“Keeesin~ biz bir film izleyeceğiz. Gelmek ister misiniz?” (Max)

[Çn: Karanlık bir ortamda, ve iki güzel kız ile… Bunu düşünmeyen yoksa...]



İkisi ilk önce birbirlerine sonra bana baktılar, daha sonra ise yükselmiş bir kaş ile kafalarını salladılar.



“Tabii, alışveriş merkezinde bir şeyler yapacaktık ama bekleyebilir.” (Jenny)

[Çn: Jenny yola geliyor!!]



“Fufu, ayrıca, her zaman Max etrafında, ilginç.” (Rosalline)



“İyi! Annem şimdi azarlıyor, sonlarında onlara katılalım.” (Max)



Aileme baktım, ve bir sona ulaşmak üzere olduklarını gördüm.

[Çn: Adam kahin çıktı rıza baba!]



Annem ne dedi de, babamın omuzları aşağı sarktı ve annem iç çekti ve bana doğru döndü, görünüşe göre beni azarlamak istiyor… iyi değil! Onu bırak!



“Anne! Jenny ve abla Rosalline, film izlemek için bize katılmak istiyor!” (Max)



“Bekle! Neden onu kardeş Rose diye çağırdın ama beni değil!? Ve ben senin öğretmeninim!” (Jenny)



“Jenny sonuçta Jenny.” (Max)



“Bu ne demek oluyor!?” (Jenny)



“Jenny, bir çocuk ile tartışmanın anlamsız olduğunu öğrenemedin mi?” (Max)



“Bana nutuk atana çocuk diyor!?” (Jenny)



Wow, Jenny bugün deli gibi sert cevap veriyor. Bu kaçıncı oldu?



“Sigh, yeter! Öğretmen Jennifer ve abla Rosalline bize katılacak, gidelim. Bu arada, hangi filmi izliyoruz?” (Anne)



Babama doğru baktım, omuz silkti. Doğal olarak, Jenny ve Rossaline de bilmiyor… Zaten hiç bir şey planlamadık.



“Korku!” (Max)

[Çn: Müthiş 3lüyü tamamladık arkadaşlar. İlk olarak, karanlık ortam, ikici olarak korku filmi son olarak ise güzel kızlar!!]



“Pekala, o zaman.” (Anne)



Jenny ve Rosalline’nin arasına oturacağım.



Jenny, korkak kedi türüdür, yani kesinlikle bana sarılması için bekliyor olacağım… bekle, bir çocuğa sarılmış olacak?



Ama ailem, özellikle annem, onların arasına oturmama izin verirler mi bilmiyorum…



Bir şekilde, bir bayrak lazım…



En kısa sürede bunu düşündüm, annemin telefonu çaldı.



Arayana baktı, düğmeye bastı ve kulağına yerleştirdi.



“Evet? Maria Connor… ne!? İyi mi!? … Anlıyorum… huh?... Tamam... iyi, biz orada olacağız… pekala.” (Anne)



“Ne oldu?” (Baba)



“Ben aradı. Ina’nın kaçırıldığını söyledi.” (Anne)



“Ben? Ben Drew!? Kızı kaçırıldı!?” (Baba)



Oh, demek bu? Aklıma geldi, ailem ve Ina’nın ailesi yakın, böyle bir şey olduğunda derler, hiçte şaşırtıcı değil.



“Evet, ama şimdi iyi. Ben, biri onu kurtardı dedi ama.” (Anne)



“...Kız…” (Baba)



“Hayır. Hayır, çok şükür. Görünüşe göre, bir şey olmadan onu kurtarmış. Sadece, onun kurtarıcısı biraz...” (Anne)



“Ne? Piç, karşılığında para mı talep etti!?” (Baba)

[Çn: Evet, aslında Max bir piç. Babası bunu açıklamış oldu…]



Hey! Adamı görmedin ve şimdiden ona “Piç” mi dedin!? Bilir misin oğlun o piç!?

[Çn: Sonda tam cümleyi kuramadım. Anlayışla karşılayıverin.]



Söyleyebilirim beğenmedim…



Ayrıca, anne, lafı bu kadar uzatmayı bırak!



“Nasıl söylesem… Bir motorcu kaskı takmış ve sesi biraz boğuk… kendini Nightmare(Kabus) olarak çağırmış…” (Anne)



“Maskeli bir kanunsuz? Ciddi misin?” (Baba)



“Anlaşılan, hemen peşinden gitmeliyiz yani durumu daha iyi anlarız. Sonuçta, perde arkasındaki düşmanımızın kim olduğunu da öğrenme şansımız var. Ayrıca, bu Nightmare’in kim olduğunu ve ne istediğini bilmeliyiz.” (Anne)

[Çn: Yav istediği şey belli, karı kız…]



...Neden burada bir tehdit olarak kabul ediliyorum gibi hissediyorum?



...Gizlice soralım… Ailemde, suçlu birinin bulunduğu bir gelecek görmek istemiyorum… Gerçi hiç sanmıyorum.



“Nightmare kötü adam mı?” (Max)



“Hn? Hayır Max. Ina’yı kurtardığından, en azından kötü bir adam olmadığı anlamına gelir. Ama bu demek demek olmuyor ki o iyi, bu yüzden onu düzgün bilmeliyiz.” (Baba)



Ohhh, çok dikkatli davranıyorum… Aslında bir sorun değil.



“O zaman, hadi şimdi gidelim.” (Anne)



“Eh? Bende mi? Ama ben film izlemek istiyorum…” (Max)



“Max, seni geride bırakamayız. Ina kaçırıldı! Sen de olabilirsin!” (Anne)

[Çn: Kaçırılırsa iyi birşey olur, eğer Max siz yokken ve yanında iki güzel kadın varken o karanlık ortama girerse…]



“Ehh, sorun değil. Mr. Nightmare beni kurtarır.” (Max)



“Sen…” (Anne)



“Ayrıca, kim olduğumu bildiklerini sanmıyorum. Dün gezide, bazı adamlar Ina’yı kaçırmaya çalıştılar ama başarısız oldular. Ben de oradaydım, ama ben hedef değildim.” (Max)



Bunu duyan annem ve babamın gözleri açıldı ve teyit için Jenny ve Rosalline’ye baktılar.



“Evet, bu gerçekten oldu.” (Jenny)



“Doğru. Bir tesadüf olup olmadığını bilmiyorum ama, kaçırılmaya engel olan da Max.” (Rosalline)



“”Huh?”” (Anne&Baba)



“Haha, tesadüf, tesadüf~” (Max)



Garip bir şekilde gülerken dört kişi bana baktı.



“Bütün zaman boyunca Max’ı izleyeceğiz. Tüm bunlardan sonra, bir öğrenmen olarak bu benim görevim!” (Jenny)



“İşler ters giderse bazı kendi hareketlerim var bu yüzden merak etmeyin.” (Rosalline)



...Neden Jenny’de bu konuda olağan üstü heyecanlı bir duygu var?... Doğru, korku filmi seyredelim diyince gözleri parladı...

[Çn: Demek ki, o da verecek!!]



Ah, kesinlikle, bir kez olsun tıpkı bir çocuk gibi korkacağımı bekliyor olabilir mi?



Heh, seni kırdığım için üzgünüm ama kesinlikle korkulu bir titreme olacak! Böyle şeylere bağışıklılığım var! Sonuçta, diğer dünyada, şeytanlar ve hayaletler gördüm.



“Ama yine de bir suç örgütünden bahsediyoruz. Eğer varsa haydutlar o zaman iyi. Ama bu, Drew ailesine bile sataşmış olan bir grup.” (Baba)



“A-ama…” (Jenny)

[Çn: Bunu Jenny yazdı he :D]



Jenny açıklamak için yollar düşündü ama hiçbir şey ile gelemedi.



Bu sadece Nightmare olduğumu açıklarsam çözülecektir ama istemiyorum.

[Çn: Ne demişler, her güzel şeyin bir bedeli vardır :D]



Yine de… korkmuş bir Jenny görmek istiyorum… ah!



“O zaman buna ne dersin? Jenny ve abla Rosalline ile eve geri dönüp, eski bir korku filmi izleyebilir miyiz? Sadece, eski bir korku filmi seçeceğiz ama benim için yeni bir film olmayacak.” (Max)



“Oh! O da güzel!” (Jenny)

[Çn: Bu hiç iyi şeylere gitmiyor haberiniz ola! Hadi sinemada diye fazla birşey yapmaz diye düşünüyordum, ama evde!!]



Ailemde bu durumdan memnun gibi başını salladı.



“İyi, seni eve bıraktıktan sonra da Ben’i ziyarete gideceğiz.” (Anne)



Yani, alışveriş merkezindeki gezimiz aniden sona erdi ve eve gittik.



Dönerken, Jenny ve Rosalline’nin arasına oturarak keyif aldım.



Yüzümü göstermemek için tabii ki de dikkat ediyorum. Aksi halde, annem beni kesinlikle azarlayacak…



“Pekala. Akşam yemeğine kadar döneceğiz, bu yüzden uslu dur tamam mı?” (Anne)



“Evet anne~” (Max)



Onlar giderken el salladım. Nihayet gözden uzaklaşınca, geri döndüm ve zaten evin içine giren Jenny ve Rosalline’nin sırtına baktım.



Hehehehe… İki güzellikle ile evde yalnız? Bu çok eğlenceli olacak!



[Çn: Evet beyler! Bu bölümün sonuna gelmiş bulunmaktayız! Ama maalesef, bundan sonraki bölüm, brazzersta yayınlanacaktır!! Yayınlandıktan sonra, link yorum olarak atılacaktır...]



[Çn: Bu bölümde toplanda 27 tane çeviri notu bulunmaktadır… Ups… bununla beraber 28 tane oldu.]

YN: Bende yayıncı notu koyuyorum  - Calosa



Çevirmen|Kraldert| Düzenleyici|Bebebiskuvisi

Yorum Yap "Bg 9"