Otto Von Bismark Günceli

Bg 7

Ekim 01, 2016

 Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm


[Çn: Arkadaşlar, hatırlarsınız belki önceki bölümde, [Göksel Çift] diye bir terim vardı. Onu ne yapacağıma karar veremedim. Ya [Göksel Çift] olarak bırakacağım ya da [Cennetsel Çift] olarak değiştireceğim. İkisini de dene, tarafını seç!]


Bölüm 7 - Aile Geçmişi



Nedense, kızlarını benimle evlendirmek isteyen ebeveynlerin barajını geçtikten sonra eve dönmeyi başardık ve şimdi, bazı açıklamalar için ailem ile karşı karşıyayım.



Uzun lafın kısası, babam, Zack Conners, nam-ı diğer [Savaş Tanrısı Zack], bir yıl önceki savaşın kazanılmasında sorumlu olan, üç yıldızlı bir general. Strejisi ve kararlılığı, [Savaş Tanrısı] seçilmesine neden oldu. Söylemeye gerek yok, kendisi de mücadeleye katıldı ve ona popülerlik kazandıran ön saflara kendini yerleştirdi.

[Çn: Siktirip gitsin o zaman, ne işi var burada? Ben, üç yıldızlı general olacam ve burada mı kalacam?]



Annem, Maria Connors, nam-ı diğer [Bilgelik Tanrıçası Maria], teknoloji ve bilimde en önce gelen bilim kadınıdır. 15 yaşına kadar doktorlukta ve mühendislikte uzmanlaştı. Aslında, şu anda, en büyük teknoloji şirketinin Ceo’su ve şirketin adı ise ailemizin adı, Connors Teknolojileri… Şimdi hatırladım, okul gezisi sırasında gösterilen çoğu teknoloji, bu şirket tarafından yapıldı… Ben ise sadece aynı isme sahip olduğumuzu sandım…



[Çn: Merhaba, bende KralDert, nam-ı diğer [Dertli Kral], her bölüm en az 15 çn koyarım, ve Kral kadar dertlerim olduğu için ünlüyümdür. 5 Yıldızlı bir Kralım! Savaşı, tahtımın arkasından yönetirim, hayır kesinlikle korkmuyorum! sadece tahtın arkası çok güzel. Beni özel kılan şey ise, [Evrensel Harem] kurmamdır.]

[DN: Koyulaştırdığım yerler önemli. O isimleri unutmayın !]



“Siz ikiniz gerçekten çok acımasızsınız…” (Max)



Şaşırmamalı, önemli görünen bir sürü kişinin doğum günüme katılması…



“İkiniz nasıl karşılaştınız?” (Max)



“Hm, o zamanlar, annen hala bir stajyerdi ve şirketin ismi farklıydı. 18 yaşında olduğum zamanlardı ve orada, askeri bir proje hakkındaki bilgileri almak için, babama eşlik ediyordum. Doğal olarak onları takip edemedim bu yüzden bende etrafta oyalandım… Sonra da Maria ile tanıştım.” (Baba)



“Hehe, Zack o zaman, aptal bir yüz ile etrafta geziniyordu, onu çok kötü azarladım. Bir asker olmasına rağmen, bana karşı çok alçakgönüllüydü!” (Anne)



“Ehh, Aslında, söylediğin şeyi anlamıyorum…” (Baba)



“Alay etmek çok eğlenceli. Zaman varken, her zaman nedense beni ziyaret ederdi ve birbirimize yaklaştık.” (Anne)



“Geri gittiğimde, itiraf etmeyi planlıyordum. Annen aniden bana sarıldı ve benden önce itiraf etti…” (Baba)



“Ondan sonra, onunla belki bir daha konuşamam diye, çeşitli icatlar için kendimi adadım ve kendisini koruyabilmesi için icatlar yaptım. Ne zaman, şimdiki durumumuza geldik bilmiyoruz.” (Anne)



Klişe anıları bol bol görüyorum, bazen böyle olur.



Tipik bir erkek ve kız senaryosu.

[Çn: Ne bekliyorsun? Kız ölüyor iken, erkek onu bulacak ve sonra, kızı bulduğu yerden ayrılamayacak. Beş yıl boyunca, ıssız bir adada kendi başlarını hayatta kalmaya çalışırken, birbirlerine daha da yakınlaşacaklar. Sonra, düşmanlar tarafından fark edilecekler, erkeğinin öleceğinden korktuğu için silahlar icat edecek kadın. Erkek ise onları kullanarak bütün düşmanları öldürecek. Diye bekliyorsan…]



Bazen, ihtiyacımız olan şey yerine, klasik bir an daha karmaşık.

[DN: Bu cümleyi düzenlememi beklemeyin. Ben kendimden beklemiyom mesela.]



Aşk basittir.



Birini seviyorsun, işte bu.



“Hala önünde bolca zaman var. Sadece kararlı yürü. Bir sefer, bir adım.” (Anne)



Hala hareme doğru gidiyorum…



Odama gittim ve büyük ihtimalle lazım olacak büyüleri geri çağırmaya başladım. Bu dünya da sihir olmasa bile, hala çok tehlike var. Sadece, kaçırma girişimini erken fark ettim.



İzleme ve tehlike algılama, zaten harita var ama yeterli değil. Ayrıca, [Değerlendirme Gözleri] büyüsün kullanmam gerekir, bunun sayesinde hedefin, açıklamasını ve istatistiklerini okuyabiliyorum. Bu sayede, saldırganda ne kadar [HP] olduğu hakkında bilgi edinebilirim… Evet, [Yaşam Puanı] ve [Vuruş Puanı] görebiliyorum.



Sonra, gözlerime mana odakladım… Ve bir büyü kazandım. Etkinleştirmek için, sadece gözlerime mana odaklamam ve anahtar kelimeyi söylemem gerekiyor.



Kazancım ise, x-ray ve her türlü görüş, kullanışlı oldukları yüzünden bunları öğrendim.

[Çn: X-ray dedi evet. Yanlış anlamadınız X-ray!]



Gözler yeter. Şimdi sırada diğer duyular var. [Duyularımız], işitme, koklama, ve diğer duyuları geliştirdim.



Ayrıca zehirlere karşı bir şey yapmak gerekir.



Bakalım… eğer doğru hatırlıyorsam, kanıma mana aktardığım zaman, kanda dolaştı, ve bitti. Ve sözde unutulmuş olan [Panzehir Kan].



Bir sonraki ise savunma.



[Ayna Kalkanı] ve [Kuvvet Engeli] gibi bazı aktif büyüleri hatırladım ve manam bitene kadar onlarla pratik yaptım. Aslında, alıştığımdan beri daha az tükeniyor, tek ihtiyacım biraz ısınmak ve hatırlama duygusu. Şimdi, bu büyüleri sorunsuz etkinleştirebilirim.



Birkaç saat boyunca, manamın dolması için, meditasyon yaptım. Şimdi ise, pasif savunma büyülerini öğrenmeye başlıyorum.

[Çn: Aktif Büyü nedir? Pasif Büyü nedir? Aktif büyü, adı üstünde aktif edilmesi yani etkinleştirilmesi gerekiyor, ve etkinleştirildiğinde, biraz mana gider. Pasif büyüler ise, mana gerektirmeyen, her zaman aktif bir şekilde çalışan büyülerdir. Lol oynayanlar için söyle açıklayayım, loldeki vayne’nin w skilli = pasif büyü, master yi’nin q skilli = aktif büyü. Vayne’yi bilmeyenler için bir şey anlatamayacağım, gecenin 5’inde çeviriyorum beynim yandı.]



[Çelik Deri], [Taş Deri]’nin üst sürümü, vücudumu çelik gibi sert yapar, bunun bir üst sürümü ise [Elmas Deri], bunu yapabilmek için gerekli mana miktarına sahip değilim.



Daha sonra, hızlı refleksler için, [Adrenalin] yeteneğini öğrendim. Bu büyünün adı neydi… her neyse, yaptığı şey adrenalin devreye girince daha fazla zaman kazanıyorum. Benim için, sanki kritik bir anda, zaman yavaşlamış gibi görünüyor.

[Çn: Spider-man olmak için, sadece ağı yok.]



Daha hızlı hareket edebilmek için, [Zemin Küçültücü] gibi bazı aktif büyüler, insanları sersemletmek için [Şok Kuvveti], [Telekinezi] nesneleri manipüle etmek için ve son çare olarak, öldürücü hareket, [Kalp Tutuşu]... umarım bunu kullanmam.



Şimdilik bu kadar. Hadi uyuyalım…



***



Bu gün dinlenme günü, çünkü dün okul gezisi vardı, bu yüzden dışarı çıkmayı planlıyorum ama…



“Nereye gidiyorsun?” (Anne)



“Uhh… Dışarıya?” (Max)



“Gidemezsin, sadece 5 yaşındasın! Neyse, nereye gitmek istersin?” (Anne)



Doooğru… unutmuştum… ben hala bir çocuğum…ugh...



Cidden, tüm gün boyunca hiç birşey yapmadan burada beklemeyeceğim değil mi!?



“Hmm, içerde sıkıldı sanırım. Hey, sinemaya gitmek ister misin?” (Baba)



“Film? Bu iyi olabilir.” (Max)



Umarım, bir çocuk gösterisi değildir…



Bir süre sonra, alış veriş merkezine ulaştık ve park ettik.



Sinema yolunda üzerinde, bir kaç dükkan geçmemiz gerekiyor… Önden giden annem, nedense bir çok şey satın aldı.



“Oh, bu çanta çok güzel gözüküyor! Ne kadar? $50.000? Alacağım!” (Anne)



“Hmm, sen ne düşünüyorsun? Bana, pembe bir elbisemi ya da mavi olanmı daha çok yakışır? İkisini de alalım. Ne kadar? $73.000? Hemen alıyorum.” (Anne)



“Wow, burada birkaç çift ayakkabı var. Ne düşünüyorsun canım? Oh, $30.000? Alıyorum.” (Anne)



Biz cidden… bu kadar zengin bir ailemiyiz!?



Bir sürü kağıttan poşet taşıyan, babama baktım, ve sadece iç çektim.



“Baba, bütün kızlar böyle mi?” (Max)



“Alışveriş merkezinde, ultra zengin bir kızı gevşek bırakırsan eğer, böyle olur…” (Baba)



“Umm, iflas etmeyeceğiz… değil mi?” (Max)



“İflas? Annen hala kendini geri tutuyor biliyor musun? Sadece, kişişel paramızın, yüzde birini harcadı.” (Baba)



Gerçekten mi!!!???



Ne cehennem… hm?



Aniden, mini-harita üzerinde, pembe bir işaret fark ettim. [Değerlendirme Gözü] kullanarak, kim olduğunu öğrenmek mümkün oldu.



Rosalline!



Oh? Üç beyaz işaretler ile çevrili? Onlar arkadaşları? Hayır… açıklamalara bakarsak, onlar haydut… gizlice ailemi oraya götüreyim…



“Anne, baba, dondurma istiyorum.” (Max)

[Çn: Bende iskender istiyorum, ama ne yapalım işte oruçluyuz!!]

[Çn: Bunu okurken, oruçlulara, kolay gelsin.(Ben de dahil)]



Zaten, alışveriş merkezi, mini-haritam sayesinde, her dükkanın nerede olduğunu biliyorum.



Rosalline, Dondurmacı’nın yakınlarında olduğu için, bu bahaneyi kullana bilirim.



“Hm? Tamam, ah, orada bir Dondurmacı var. Neyli olsun istiyorsun?” (Baba)

[Çn: Dondurma Kafe, olarak çevrilmesi lazımdı ama, bir türküz, dondurmacı deriz!]



“Geh- Hayır, hayır hayır! O değil! İkinci kattakinden istiyorum!” (Max)



Ugh… Burada da bir tane olduğunu farketmedim.



“Huh? İkinci katta bir dondurmacı olduğunu nereden biliyorsun?” (Anne)



“Haritayı ezberledim!” (Max)



Hadi! Sadece gidelim!



“Ezberlemek… harika! Gerçekten benim oğlumsun!” (Anne)



“Uu… hayır… hala genç… büyümek için daha çok zamanı var...” (Baba)



...Neden şu an, ileride şeytani bir eğitim alacağıma dair bir his var…



Ailem sakinleştikten sonra, ‘tesadüfen’ görmüş gibi, Rosalline’nin yanına gittik.



Yanına geldiğimiz zaman, ‘sürpriz’ oldu!



“Anne bak! Gezideki tur rehberi abla!” (Max)

[Çn: Midem bulanıyor…]



“Eh?” (Rosalline)



“Abla Rosalline! Beni hatırladın mı?” (Max)



“Eh? Umm...Max? Huh?” (Rosalline)



“Doğru! Hm? Bu adamlar kim? Hehe, senin erkek arkadaşların olabilir mi?” (Max)

[Çn: Burada ben varken, onlar mı olacak erkek arkadaşı!]



“Huh? Kim bu velet!”

[Çn: Anan!]

[Çn: İçim kaldıydı, Kusura bakmayın.]



“Hey, defol.”



“Eehh, ne oldu? Oynayacak birşey var mı? Oynamak istiyorum!” (Max)



Gülümsedim ve utanmadan onları rahatsız ettim.



“Siktir git!”



Oioioi, cidden, herkesin önünde, bir çocuğa tekme mi atacaksın!?



Normalde, bu kısım da, bana vurmasına izin verirdim, bu yüzden de polis onu tutuklardı ya da daha da kötüsü, babamın gazabı ile karşı karşıya geleceklerdi.



Ama! Gerçekten zarar görmek istemiyorum ve babamın, beni zayıf olarak düşünmesini istemiyorum… Belki bu yüzden şeytani eğitimi önleyebilirim…



Yan bir adım attık ve kapattım. Onun bir ayağı hala havada, yani sadece bir ayak ile duruyor, ayağını ezdim.



Yaş farkının gücü yüzünden, ayağımı mana ile kapladım, bu sayede, ayağına bir dambıl düşmüş gibi hissedecek!



“Ah!?”



“Oops, pardon!” (Max)



Ağrı, zıplamasına neden oldu, bundan yararlanarak, ayağının arkasına, bacak süpürme yaptım, ağırlık merkezi değiştiği için, kıçının üstüne düştü.

[Çn: Bacak süpürmeyi merak edenler için, bir sürü çeşidi vardır. Google da, leg sweep diye aratırsanız çıkar.]



“Ah, Özür dilerim! Bu bir kazaydı!” (Max)



‘Endişeyle’ yanına yürüdüm, kendini desteklemek için elini kullanırken, üstüne bastım.



“Ahh! Siktir!”



“Ah? Neden elini oraya koydun ki?” (Max)



“Sikeyim! Sen öldün!”



“Eh? Hala yaşıyor muyum?” (Max)

[Çn: Kafamda delice sorular...]



“Ah, hey! Sakin ol, toplum içindeyiz!”



Ohh, en azından, grublarının içinde düzgünce düşünen bir adam var.



“Tck! Kaltak senin için geri geleceğiz! Tek iken kaçamayacaksın!”



...Eh? Tesadüfen, ana görev gibi oldu?

[Çn: Son iki yer büyük ihtimal yanlış oldu.]



Bundan sonra, Rosalline’yi rahatsız ediyor mu diye emin olmak için, Uzman adamı izlemem gerekiyor. Hikaye böyle mi?



“Oops, benim hatam.” (Baba)



“Tch! Dikkat et Piç!”



… Belki de… Babamın, birbirleriyle çarpıştıkları zaman, adamın cebine birşey koyduğunu gördüm.



Muhtemelen bir izleme cihazı. Artık, onlar hakkında endişelenmeme gerek yok sanırım.



“Hehe, anlaşılan, hiç birşey için endişelenmeme gerek yok! Sonuçta sen benim oğlumsun!” (Baba)



“Canım, iyi misin?” (Anne)



“Eh? Ah, evet. Teşekkür ederim. Ancak, daha fazla bulaşmamanız daha iyi...” (Rosalline)



“Ehh. Onlar hakkında endişelenmenize gerek yok. Babam zaten harekete geçmeye karar verdi, onlar artık ölü sayılırlar!” (Max)

[Çn: Max’da bir kıza, harekete geçmeye karar verince, artık o kız öpüldü sayılır.]



“Geh-... fark mı ettin?” (Baba)



Babam gözlerini devirdi.



“Çok iyi bir asker olabilirsin, ama kötü bir casussun…Yine de, neden bir izci taşıyorsun?” (Max)



“Fufufu, sadece bir izci mi? Aynı zaman da ses kaydı da yapabiliyor. Babana göz kulak olmak zorundayım, bu yüzden böyle bir hile düşünemez~” (Anne)



… Kocanın ne anlamı var, eğer nerede olduğunu ve dinlendiğini bilseydi…



Hayır… Bu doğru değil… Annem sadece, babam hakkında endişeli olabilir. Sonuçta, onlar gibi insanlar, kaçırılabilir ve suikaste uğrayabilirler. Büyük olasılıkla, babam da öyle bir duruma düşünce, annem ona ulaşabilir…



“...Ben de de bir tane var mı?” (Max)

[Çn: Dikkat ol aslanım! Artık, hilelerimizi ortalarda yapamıcaz!]



“...Huh… fark ettin mi?” (Anne)



Sadece omuz silkti. Bu yanıttan, bir tane olduğu belli oluyor… neyse, idare ederim. Bana gelince, sihrim ile ikisini de takip edebilirim.

[Çn: Heh! Şimdi sıçtınız, tuvalette bile takip edecek!]



Rosalline’ye döndüm, karışanlar gidince, o güvende hissetmiş olmalı.

[Çn: Bu cümlede sıçtım batırdım gibi birşey oldu galiba.]

[DN: Cümleyi değiştirip bu şekle soktum. İngilizceye bakmadım yanlış olabilir.]



“Neyse, o Uzman adam bir daha rahatsız etmez. Birini mi belkiyorsun?” (Max)



“Şey… sadece dikkatli ol. Ve evet, birini bekliyorum.” (Rosalline)



“Hehe, yani bir randevu mu?” (Max)



“Aptal çocuk. Buluşacağım kişi bir kız! Dahası, sen de onu biliyorsun.” (Rosalline)

[Çn: Lezbien?]



...Huh? Ne demek istiyor?



Ah, yaklaşan başka bir pembe işaret çıktı!



...Jenny!



“Rose! Üzgünüm, otobüsü kaçırdım. Çok beklettim mi?” (Jenny)



Rose! Onu Rose diye çağırıyor! Ha!? Bu rezil bir yuri olabilir mi…!? Bu iki seksi kızın, hiç erkek arkadaşları olmamasına şaşmamalı.

[Çn: Yuri olursa, çevirmeyi bırakıyorum, haberiniz ola!]



“Fufu, hiç de değil. Şaşırtıcı bir tanıdık ile karşılaştım.” (Rosalline)



“Eh? Tanıdığımız?... Huh? Çok yorgun olmalıyım. İzin günümde, hala şeytani veleti görüyorum...” (Jenny)



“Oi, kim o şeytani velet?” (Max)



“...Max!? Neden buradasın!?” (Jenny)



“Umu, evde canım sıkıldı, ve film seyretmek için dışarı çıktık.” (Max)



“Ah. Merhaba öğretmen Jennifer. Her zaman Max ile ilgilendiğiniz için teşekkürler.” (Anne)

[Çn: Anne yerine, Mama yazarsam kusura bakmayın, 6-7 kere az kalsın yazıyordum.]



“Eh? Ah! M-Merhaba, Bay ve Bayan Connors!” (Jenny)



Şimdi ailemin kim olduğunu biliyor, bu yüzden Jenny, sinirli bir şekilde cevap veremiyor.



“Fufu, gergin olmana gerek yok~” (Anne)



“Daha doğru, eğer isimlerimizi bağırmazsan, daha çok seviniriz…” (Baba)



“E-Evet! Özürdilerim, Savaş Tanrısı Bey!” (Jenny)

[Çn: Ya Efendi Savaş Tanrısı yapacaktım, yada Bey, bende Beyi seçtim.]



… Ne diyeceğim…



“Yine de Jenny...” (Max)



“Ah!” (Jenny)



Hatasını anlayınca, iki eliyle ağzını tuttu, ve etrafa bakındı.



Yaygara olacağını bildiğim için, çevremize, sesi izole eden sihir koydum… böyle diyemem değil mi?



Kimsenin duymadığını fark edince, Jenny, içini çekti.



Rosalline. Bunu duymayan biriydi.



“Eh? Savaş Tanrısı?... Connors?... [Cennetsel Çift]... olabilir mi... acaba?” (Rosalline)



“Umm, evet. Merak etme, sonra imza alabilirsin. Resimlere izin verilmiyor. Ama, resim çekmek $10, beni de eklersen $100, olarak kabul ederim. Öpücük ücretsiz” (Max)



Herkes, bana bakarak sırıttı, ben ise şaşırdım… Ne?



“Bir öpücük istiyorum!” (Rosalline)

[Çn: Yanında içecek bir şey ister misiniz?]



“””Hah!?””” (Anne, Baba, Jenny)



“Pekala, ileri doğru eğilin.” (Max)



“Eh?” (Rosalline)



Ah, beleş öpücüğün, babamdan olduğunu düşünüyor olabilir mi acaba? Hehehe…



Kafası karışık olsada, öne doğru… eğilmiş duruyordu!



Avantajdan yararlanarak, dudaklarından öptüm, sonra da geri çekildim.

[Çn: Mişyın Kompleyt!]

[DN: Koyu yazılması gereken bir ÇN’ydi :D]



“Öpücük benim oldu! Hahahaha!” (Max)



Şaşkın ifadeleri görmezden gelerek, gülerek, kaçtım.



“Ah! Gel buraya Kerata!” (Anne)



“Aşağı beni takip edin!” (Max)



...Şimdi… Eğer geri gidersem, garip ve tuhaf bir ortam olur… Nereye gideceğim şimdi?



...Ayrıca, yanıma para da almadım… Neyse, etrafa bir süre baktıktan sonra, geri giderim…eh?



Aniden, bir şey çatırdadı.



Koşmayı bıraktım ve duygularıma odaklandım, bu duygu… hiç şüphe yok… Ina’ya verdiğim tılsım harekete geçirildi!



Üzerine yerleştirdiğim, uyarı büyüsü, deli gibi zil çalıyor!



Neler olduğunu, gözetleme büyüsü ile fark ettim…



Ina tehlikede!



Yorum Yap "Bg 7"