Tankların Tarihi Günceli

Bg 6

Ekim 01, 2016



 Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm


Bölüm 6 - Harem Sorunları



“...Öncelikle, şortu yukarı çek!” (Jenny)

[Çn: Böyle iyiydi ya, seyrediyorduk]



Jenny’nin sesini duyunca, gerçeğe geri döndüm ve Geo’nun şortunu çektim.



“Yani… Geo’nun kız olduğunu… Biliyor muydunuz?” (Max)



“...Aslında, hayır…” (Jenny)



“Değil mi? Hiç fark etmemiştim, Jenny’nin farketmesi ise imkansızdı.” (Max)



“Hey! Bu kabalık!” (Jenny)



“Oops, kafamın içinde olması lazımdı… sanırım dışarı sızdı…” (Max)



“Düşüncelerinde hala sızıntı var! Ayrıca, kafanın içinde, öğretmeninin dedikodusunu yapma!” (Jenny)

[Çn: Tüh yakalandık!]



Jenny’i görmezden gelerek, düşüncelerimi oluşturdum.



Geo bir kız. O zaman adı neden George? Ve ayrı zamanda kahraman olmak istiyor. Daha doğrusu, şimdiye kadar yaptığı her eylem, bir erkek gibi!



Belki...err, gerçek ismi Georgia olabilir mi? Hayır, neden George diye değiştirmeye zahmet etsin?



Hmm… Aklıma geldide daha önce hiç ailesinden bahsetmedi. Eğer kardeşi varsa, en olası senaryo, tüm erkekler, babası gibi güçlü olmak ister...Kız olduğu için, hayal kırıklığına uğramış olabilir mi?



Neyse, uyandığında ona sorarım…



“Herneyse Jenny. Bu adamın… Kızın ailesi ile konuşmak, senin işin.” (Max)



“Tamam...bekle, yapacağımı söyleme! Zaten ne yapacağımı biliyorum!” (Jenny)



Geo’yu otobüse taşıdım, o yaşta olmasına rağmen, bir erkek arkadaşı olmayan yüzü görmezden gelerek. Bu sefer, arkama yaslanan, Geo’nun verdiği histen keyif aldım.

[Çn: 4 Kız - 1 Erkek… Şanslı pezevenk! Kadınları saymıyorum bile! Bir kadının numarasını aldıya!]



Arka sıraya geldiğimde, önceki yerlerinde, aynı şekilde oturarak beni bekleyen kızlara, bakarak zevk aldım.

[Çn: Boşuna demiyorum, şanslı pezevenk!]



Geo’ya gelince, sol tarafa bıraktım.



Ağzım yukarı doğru kıvrılmış bir şekilde, nasıl alay edeceğimi düşündüm… kukuku…



***



Ah, ben daha ne olduğunu anlamadan, uykuya kalmışlar.



Etrafa baktığımda, Zeo, gömleğime sarılı bir şekilde, kucağımda kıvrılmış. Bir köpek gibi vücüdumu koklaması, hayal gücüm olmalı… Hayır, bekle, gerçekten kokluyor!

[Çn: Gelecekte, s** yaparken, kimin hangi pozisyonu alacağını tahmin edeceğim. Öncelikle Zeo, hep kucakta kıvırldığına göre, herkes anladı…]



Uyku sırasında.



İçimi çektim, ve sağ tarafa baktım. Mika koluma sarılmış ve, yüzünde garip gülümseyen bir ifade ile, kafası omzumda… oi, salyası düşüyor!

[Çn: Mika’yı bilmiyorum, büyük ihtimal neresi boş ise oraya geçer.]

Solumda, Livia, elimi tutmuş bir şekilde, omzuma yaslanarak uyuyor… Asıl sorun, elimi tuttuğu yer, garip bir yerde…



Nerede? Evet… uhh, nedense… bacaklarının arasında… ve elbisesinin altında… bu yüzden elim doğrudan kilot ve onun özel bir parçasında.

[Çn: Evet, bu yere diyecek birşey bulamıyorum… Livia’nın pozisyonu hakkında, bir tahmin yapamayacağım… Çok zor!!!]



Şimdi iyi bakın, onun da ifadesi garip… uh? Elim ıslak… oi… bu kız…

[Çn: Daha yaşı kaç lan bunun!]



Bunu düşünmeyelim.



Kafamı salladım. Pencereden, nerede olduğumuzu görmek için, dışarı baktım.



Okulun, köşesinde bir yerlerde olmalıyız. Hemen kaldırayım bu çocukları.



İlk olarak, Zoe’nun kafasını sağ elim ile dürttüm.



“Uyan, Zoe.” (Max)



“Unya~?” (Zoe)



Zoe, hırıltı ile vücudunu gerdi...Köpek olması gerekiyordu!?



“Günaydın~” (Zoe)



“Öğleden sonra oldu…” (Max)



Zoe yarı uykuluydu, ve beni görmezden geldi. Bunun yerine, yine yüzümü yaladı.

[Çn: İçimdeki bir ses, ‘Hep yüzünü yalıyor, niye başka yeri değil!’ diye düşündüğünüzü söylüyor.]



Sürpriz yaptım, ağzımla dilini yakaladım. Poposunun üzerine itmek için sağ elimi kullandım, ve sabah, ona güzel bir öpücük verdim.



“Mm-!?” (Zoe)



Şimdi tamamen uyanık olması gerektiği için bıraktım.



Serbest bıraktıktan sonra, kırmızı bir surat ile nefes nefese kaldı.



Sonra, Mika’ya doğru döndüm, uyanma kargaşası içinde gibi görünüyordu.



Ama, durumun daha tam farkında olmadan önce, yüzündeki tükürüğü yaladım, sonra çok geçmeden öpüşmeye başladım.

[Çn: Valla dikleşti, Helal olsun!]



“Wh-mmm-!?” (Mika)



Sonra, Livia’ya geldi sıra. Zaten, uyanık bir şekilde, dönmemi bekliyordu.



Bacaklarının arasında olan sol elimi kaldırdım, ve elimi emmemeye başladı.



Bu, elimi ıslattığın için!



Emerken, inlemeye başladı, ve pantalon da sapıkça oldu…

[Çn: Lewdly’ı ne diye çevirsem karar veremedim, ve sonuçta böyle bir bok çıktı ortaya]



Memnun kaldım, ve elimi çektim, çılgın bir ifade ile, başımı tuttu, ve dudaklarımızı zorla birleştirdi…



Bu kız, iffetsiz ve müstehcen oluyor… bu kız bir sürtük gibi büyümeyecek… buna izin vermeyeceğim. En azından, sadece bana fahişe olsun!

[Çn: Ben, Livia’yı, High School DxD diye bir anime varya, orada ki başkan yardımcısına benzetiyorum, ya da ilerde ona benzeyecek!]



Ancak, umarım bir yandere olmak istemiyordur… ama, o da biraz seksi…

[Çn: yandere:başlangıçta şeker ve sevecen olmakla birlikte,aşkları zamanla sevdiğini izleme,peşleme şeklinde bir takıntıya dönüşür.bazense katilce bir duruma bürünür ve 'aşk yarışmasından kurtulur' zamanla. Not: Alıntıdır. Yorumlarda siteyi koyacağım.]



Kızlar memnun olduktan sonra, bir bakışın bana kitlendiğini fark ettim… Geo…



Başından beri, bizi izliyormuş gibi görünüyor… Yüzü kırmızı. Yine de, bu utangaç yüzün, neden dolayı olduğunu bilmiyorum.



“Hehe, sen de bir öpücük ister misin?” (Max)

[Çn: Bunu bir yerde duymuştum galiba ya…]



“Ne- a-aptal olma! İkimiz de erkeğiz!” (Geo)



… Gerçekten erkek olduğunu zannediyor… ama gerçekten bu çok eğlenceli… kukuku, birlikte oynayalım~



“Oh? Ama ben öpmekten bahsetmedim ki? Ya da, belki… ister misin?” (Max)



“Eh? A-ah… E-elbette hayır!” (Geo)



“Yapma ama böyle… gerçekten istemiyor musun?” (Max)



Çenesini tuttum, ve yüzüme doğru çektim, ve gülümsedim.



Yüzü, daha çok kızardı, ve daha fazla mahçup oldu.



“Wawawa~ h-hayıır~ wa~” (Geo)



“Panik yapma. Seni ısırmam… Tabi gerçekten istemiyorsan?



“Ne?” (Geo)



“Acaba~?” (Max)



Daha da yakın durdum ve aramızdaki mesafeyi korudum. Dudaklarımız birbirlerine dokunması için yarım santim filan vardı.



Ohoh, istemediğini söylesede, dudaklarını öne doğru uzattı.



“Derin nefes al.” (Max)

[Çn: Ben pes ediyorum…]



“Eh? Mmn!!!???” (Geo)



Kendini bir erkek olarak düşünün bir kızı öpüyorum… garip bir şekilde heyecan verici…



Öpüşme sırasında, Zoe’yi sol bacağımda, Geo’yu sağ bacağım da idare ettim…



Zoe bunu ilginç bulmuş gibi görünüyor, ve daha yakından izlemek için yaklaştı… Vücudunu desteklemek için, sol kasığıma dokundu.



Tahrik oluyorum. Ama sertleşmedi… Bu vücudun hala çok genç olduğunu tahmin ediyorum.

[Çn: 5-6 yaşındasın amk, ne bekliyorsun ki!]



Yine de, onu itmedim.



Bir kaç dakika sonra, Geo’dan dudaklarımı ayırdım, sanki ‘Aa…’ sesi yeterince çıkmadı gibi.



“Nasıl? Bir erkek tarafından öpülmek?” (Max)



“Uuu… Yapamayız demiş olsam da…” (Geo)



“Neden?” (Max)



“Erkek olduğumuz için!” (Geo)



“Kim erkek olduğunu söyledi?” (Max)



“Babam! Çocuğunun, güçlü bir adam olması gerektiğini söyledi! Yani ben bir adamım! Ve güçlü olmam gerekiyor! Bu şekilde… bu şekilde, babam beni daha fazla görmezden gelmez!” (Geo)



Demek bu yüzden böyle oldu.



“Abilerim ve babam, bana da anneme davrandıkları gibi davrana bilirler! Çünkü annem zayıf! Ona fazla dikkat etmiyor, ve hep abilerim ile birlikte!” (Geo)



“...Geo, baban bir asker mi?” (Max)



“S-sen nerden biliyorsun?” (Geo)



“O zaman kardeşlerin? Onlar da mı asker?” (Max)



“Doğru! Max! Nereden biliyorsun? Büyü mü kullanıyorsun?” (Geo)



“Umm, hayır. Bunun yanı sıra, Geo, hiç bir şey yanlış değil, değil mi?” (Max)



Tekrar, Geo başını eğdi, bunu anlayamıyor.



“Geo, babanın ve abilerinin işleri aynı olduğu için daha fazla birlikte vakit geçiriyorlar. Ve genellikle, askerler, evlerinde fazla zaman harcamazlar, bu yüzden annene dikkat edemiyor. Diğer insanları kurtardığı için! Aslında, büyük olasılıkla, sana ve annene çok değer veriyor.” (Max)

[Çn: En sevdiğim yer bu oldu, çünkü hiç duraksamadan çevirebildim.]

“...İş? Diğer insanları kurtarmak? Kahraman gibi mi? Max gibi?” (Geo)



“Doğru. Baban ve abilerin bir kahraman. Sen, onun değerli bir kızı olduğun için, sana zarar gelmesini istemiyor.” (Max)



“Sonra da, ben bir kahraman olacağım! Lütfen bana öğret Max!” (Geo)

[Çn: Şimdi aklıma geldi. Max isimli bir köpeğim vardı. Küçücüktü ve messi gibi futbol oynardı. Fransız bulldogdur türü.]



...veeee başa döndük…



“Uu… tahmin ettiğim gibi… ben bir kızım, bir kahraman olabilir miyim?” (Geo)



...Ya da dönmedik?



Tekrar başa döndüğümüzü düşünmüştüm ama, zaten Geo, kız olduğunu kabul etmiş gibi görünüyor.



“Hayır hayır hayır, kızlar bile kahraman olabilir. Sana daha güçlü olmayı öğreteceğim, ama beni dinlemek zorundasın” (Max)

[Çn: Bu çocuğu dinlerse, sonunun Livia gibi olacağı kesin!]



“Evet! Max’ı dinleyeceğim!” (Geo)



“İyi, şimdi, beni bir daha öp.” (Max)

[Çn: Dedim ya! Dedik de dinletemedik!]



“Evet!... Bekle, Eh- mmm!?” (Geo)



Geo’yu haritamda, zaten karar vermiştim, pembe olarak işaretledim.

[Çn: Kızlar +1, Gelecekte mevcut kızlar filan yazarım :D]



“Uu… bu kadar yeter! Benim sıram!” (Mika)

[Çn: -_- ]



“Hehe, ben de~” (Zoe)

[Çn: -_- ]



“...” (Livia)

[Çn: Buna diyecek bir şey bulamadım.]



Bu yüzden, her yerden öpüldüm ve yalandım… Ama, Livia, sessizce bir gülümsemeyle seyrediyor, nedense korkuyorum…eh… Bu gece aniden saldırıya uğramayacağım… değil mi?



Muhtemelen geç ama… Harem yapmak doğru bir karar mıydı acaba?...



“S-s-s Siz çocuklar…” (Jenny)

[Çn: Upss, basıldık… Toplayın malları, boşaltıyoruz mekanı…]



...Ah, Jenny’i gördüm… aklıma geldi de, otobüs bir süre önce durmuş görünüyor.

[Çn: Öpüşmekten, onu düşünmeye zaman oldumu!]



Sadece biz olmayınca, herhalde Jenny, otobüse bizi kontrol etmeye geldi, sonrada



“Umm…” (Max)



“Sınıfa. Şimdi” (Jenny)

[Çn: Hocada katılıcak galiba!?]



Ehh? Kızgın mı? Neden?... Biz beş yaşındaki çocuklarız… kötü bir şey yapmadık?



Eh, yine de uyduk.



Sınıfa döndüğümüzde, vaktinden önce gelen aileler, çocuklarını selamlıyordı.



Ayrıca benim ailemde oradaydı, onlara el salladım.



Beni fark ettiklerinde, bana doğru yürüdüler ve gülümsediler.



“Gezi nasıl geçti?” (Baba)



“Heyecan vericiydi.” (Max)



Bir çok yönden… bu gezi de, dört yolu tamamlayabildim! Geleceğim için, üst düzey sağlam bir yapı hazırladım.

[Çn: Dört yol = Mika, Zoe, Livia ve Geo]



Ayrıca Rosalline.



“Fufu, bu kızlar kim olabilir?” (Anne)



Hm? Sadece Geo’ya bakarak onun kız olduğunu anladı mı?



Cevap vermek üzereyken, Jenny, Geo, Livia, Mica, ve Zoe ve onların aileleri ile birlikte benimkileri de bir odaya çağırdı.

[Çn: Çok uzattım cümleyi biliyorum. Kısaca bizim tayfayı ve ailelerini bir odaya çağırdı.]



“Şimdi o zaman. Ebeveynlerin bilmesi gereken bir şey var.” (Jenny)



“Çocuğum yanlış bir şey mi yaptı?” (Zoe’nun Babası)



Zoe’nin başını okşayan, orta yaşlı bir adam konuştu.



“Açıkca… Bir süre önce… Otobüste, Max ile öpüşen bu dört kızı gördüm.” (Jenny)



Jenny bombayı düşürdü ve herkes şaşkın şaşkın baktı.



Herkesin, dimdik bakışları üstüme döndü… Masum rolü oynayalım~



“Doğru. Hepsini dudaklarından öptüm!” (Max)



“Eh!? Ciddi misin, Max!?” (Anne)



“İyi iş! Guh- yani, bunu neden yaptın!?” (Baba)

[Çn: İyi döndü haaa.]



Babam bana baş parmak gösterme çalıştı ama annem tarafından çabucak tutumu değiştirildi… baba, sen…

[Çn: Baş parmak = Hani, iyi bir iş yapınca, el yumruk bir şekilde, ve baş parmak hariç diğer parmaklar kapalı olurya o işte.]



“...Sen sadece bir çocuk değil misin? Bu şeyleri nereden öğrendin?” (Livia’nın Babası)

[Çn: Por** izleyerek öğrendim.]



Livia’nın arkasındaki adam kaşlarını çattı.



“...Bir gece önce, ailemle uyumayı denemek istedim ama… odalarında, onları çıplak bir şekilde öpüşürlerken gördüm.” (Max)



“Wawawawawawa!” (Anne)

[Çn: Foyan ortaya çıktı be anne!]



“Lanet çocuk! Her şeyi mi gördün!?” (Baba)



Telaşlanan annem ve kızan babam tarafından, sözüm kesildi.



Hehe, gerçek şu ki, hiç bir zaman görmedim. Ama başka seçeneğim olmadığı için suçu onları üstüne atalım.



“İlginç göründüğü için ilk olarak Livia’yı öpmeye çalıştım. Sonra, bir şekilde öpme bağımlısı oldu ve sona erdiği g-” (Max)



“Ne!? Kızım ile, ne yaptında sona erdi!?” (Livia’nın Babası)



“Uhh, bir sürü öpüşmeden sonra, sona erdi. Sonra Mika gördü, ve oda yapmak istedi. Zoe... şey, yüzümü yalamaya devam etti, bende bunu can sıkıcı bulduğum zaman, ağzımla dilini yakaladım. Geo ise, bizi yaparken gördü ve dışlanmış hissetti… teehee?” (Max)



Odayı, bir süre, sessizlik doldurdu. Herkes, çocuklar hariç, büyük gözler ve açık ağızlar ile bana baktı.



Üç kız ne olup bittiğini az çok anlamış gibiydi, ama Livia, anlamış gibi duruyordu.



Bana doğru yürüdü, ellerini yüzüme götürdü, sonra dudaklarımız bir araya geldi.



“Oho?” (Livia’nın Annesi)



Herkes, bir kadın hariç, sessizdi… Livia’nın annesi gibi görünüyor… Annenin de kızı gibi olduğunu söyleme?



“Ah? Sıra sırasında anlaşmıştık. Senin sıran değil Liv!” (Mika)

[Çn: Evet, sıra. -_- ]



Mika, Livia’yı kenar itti, ve beni öptü.



Sonra, Zoe tarafından itildi, onun yerine… sonra Geo…



Umm, kızlar, duygularınızı takdir ediyorum ama… Kızlar, bunun için daha iyi bir zaman seçebilirdiniz!? Ateşe, yağ ekliyorsunuz!

[Çn: Mesela, geceleyin, yatarken gelebilirdiniz. Daha rahat, ve daha çeşitli yapabilirdik.]



“U-umm..ah! Daha önce TV’de görmüştüm. Bu gibi zamanlarda, bir adam şöyle diyordu. Onların bütün sorumluluklarını alıyorum.” (Max)



...Ehhh… yarardan çok zarar vermiş gibi görünüyor… Uuu, başka dünyada, hiç kimse yattığımda şikayet etmezdi. Orada çok eşliliğe sahip olabilirdim… ama burada…



“Sigh… Bu hale geldiğine göre, tek bir yolu var.” (Baba)



Ohh! Babamdan beklenen de bu!



“Ne kadar istiyorsu- guboh!?” (Baba)



...Baba, çocukların önünde onlara rüşvet mi teklif ediyorsun?



Beklendiği gibi, annemden başka bir dirsek aldı…



“Bu konuda. Çok eşlilik gerçekten… kabul olmadığına göre… şimdilik burada bırakalım mı? Sonuçta, hala çocuklar, gelecekte fikirlerini değiştirme olasılıkları büyük.” (Anne)



“Yani şimdi onları böylece bırakalım mı?” (Mika’nın Annesi)



“Sadece çocuklar değil mi?... Bir şey olacağını sanmıyorum…” (Anne)

[Çn: İki güne biri hamile olacak, bir şey olmucak yani.]



“Bu şekilde, ne demek istiyorsun ve fath-” (Max)



“Sus, Max!” (Anne)



“...” (Max)

[Çn: Koca yürekli anne için, 3 kere, OLEY!!]



Ahh, Annem o bakışla baktığında, babamın ne hissettiğini şimdi anlıyorum...



“Peki ya büyüdükten sonra da aynı kalırlarsa?” (Mika’nın Annesi)



“Eğer öyle olursa, duyguları gerçek demektir oluyor? O zaman yapmamız gereken tek şey, onları desteklemek~” (Livia’nın Annesi)

[Çn: Bu anneyi seviyorum ya!]



Livia’nın annesi çok güzel… ama o bakışta ne öyle? Daha doğrusu, Livia’ya, garip bir şeyler öğreticek gibi hissediyorum…

[Çn: Kız, powerup alacak!]



Onu bekliyorum.



“Evet, aynı şekilde düşünüyorum.” (Zoe’nin Annesi)

[Çn: Sevdiğim annelere +1 daha eklendi.]



“...Sigh… Eğer bu çocuk, bu kızların, vahşi öfkesini kontrol edebilirse, o zaman bu iyidir… sanırım.” (Mika’nın Annesi)

[Çn: Galiba bunu da ekliyorum: +1]



“Eğer, benim küçük Georgia’m, General Zack’ın oğlu ile birlikte olursa, o zaman huzur içinde ölebilirim! Georgia! Aşk ve savaşta, her şey mubahtır! Sakın diğer kızlara kaybetme!” (Geo’nun Babası)



… Georgia? Gerçekten Georgia mıymış?



“Çocuk doğduğunda çok heyecanlanmıştı, ve çoktan herkese adının George olacağı söylemişti, bu yüzden, yasal adı George oldu. Sonra, onun bir erkek olmadığı söylenmesi gerekiyordu. Ama eğer bu değişirse çok şey kaybedeceğini düşündü… Bu yüzden, bu aptal yüzünde, asıl adı George olarak kaldı…” (Geo’nun Annesi)

[Çn: Yanlış çevirdim diye düşünüyorum. Aslında doğru çevirdim, ama tam anlatamadım galiba.]



...Ciddi misin!?



...Hayır, bekle! Babamı General Zack olarak çağırdı? Babamın adı Zack? Daha doğrusu, General?



“Siz General Zack… General Zack? [Savaş Tanrısı] Zack Connors!?” (Mika’nın Babası)



“Eh? O zaman burada ki bayan da [Bilgelik Tanrıçası] Maria Connors’mu oluyor?” (Zoe’nin Annesi)

[Çn: What the fuck!?]



“Eh? Ehhh? O zaman bu şeytan velet, [Göksel Çift]’in oğlu mu?” (Jenny)



Oh, Jenny sonunda konuştu… bekle ne? [Göksel Çift]!? Böyle, abartılı bir başlık… ailem mi olması gerekiyordu!?



Sadece, bu ikisi ne desem…



Aniden, 180 derece ebeveynlerime döndüm.



“Livia! Üstüne çıktığına emin ol! Daha sonra sana birkaç hareket öğreteceğim!” (Livia’nın Annesi)

[Çn: Yeniden What the Fuck? Büyük bir powerup aldı kız!]



“Zoe! Hepisini yen!” (Zoe’nin Babası)



“Mika! Lütfen daha fazla tsun tsun tsun veya dere dere dere diye gitme! Daha fazla sevgi hissetmen lazım!” (Mika’nın Annesi)



“Georgia! Kızım, kazanman gerekir!” (Geo’nun Babası)



...Neler oluyor!?



Baba! Anne! Sizler de kimsiniz?



Onlara baktığımda… Utanarak başlarını kaşıdılar, ve gözlerini benden kaçırdılar…



“Uuu… Neden bu dünyada bu kadar erken doğdum?” (Jenny)



Herkes bağırırken, Jenny’nin mırıltısını duydum… benden başka kimse bunu fark etmedi!



… Görünüyor ki… İlginç bir şey duydum…



[Çn: Hafta sonu, büyük ihtimal, günceldeyiz!]

[Çn: Sizden bir isteğim var, en azından, benim için ve diğer çevirmen arkadaşlar için bir dua etmeyi çok görmeyin. Hele de, namazdan sonra ederseniz daha güzel olur.]

Çeviren Kraldert : Yayıncı : Calosa

Yorum Yap "Bg 6"