Dünyanın Oluşumu Günceli

Albt 9

Ekim 02, 2016

Çeviri için TROLL KİNG, düzenleme için HaSiRWaRa, kontrol, edit için HaSiRWaRa arkadaşımıza ve verdiği dopingler için Useless arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…



Diğer gün, Zhao geceye kadar uyudu. Yüzünü yıkayıp dişlerini fırçaladıktan sonra, bir şeyler yemek için alt kata indi. Hâlbuki, Cao Zi Yi bir şeyler hazırlamıştı ve Zhao’yu bekliyordu. Kalbi ister istemez Cao Zi Yi’ye ısınmıştı. Babaannesinden başka hiçbir kadın ona yemek hazırlamamıştı.
“Yemeğe başlamadan önce ellerini yıka.” dedi Cao Zi Yi gülümseyerek.
“Pekala!” Zhao Tie Zhu hızlı bir şekilde ellerini yıkadı ve sofraya oturdu.
“Yan Ni ne zaman gelecek?” diye sordu Cao Zi Yi, Zhao’ya yemek koyarken.
“Kim bilir,” ağzını yemekle doldurdu ve dedi ki, “O bir devlet memuru, insanları korumak için fazla mesai yapması gerekebilir.”
“Hehe,” Cao Zi Yi sofraya oturdu ve dedi ki, “Neden insanlarla taşak geçiyorsun?”
Kapıdan aniden bir ses geldi. Kapıyı açanın ve içeriye girenin Su Yan Ni olduğunu görmüşlerdi ama peşinde bir herif vardı.
“Peki, Li Zi Qi, beni eve kadar getirdin.” Su Yan Ni biraz sabırsızca adama dedi ki, “Artık geri gidebilirsin.”
“Hayhay,” dedi Li Zi Qi, rahatsız edici bir şekilde. “Yan Ni, sana olan hislerimi biliyorsun. Neden bana karşı soğuksun?”
“Bana sevgilimmiş gibi hitap etme, bizim sadece kolejdeyken çok basit bir ilişkimiz vardı.(çn: arkadaşımsı bir ilişki hümmm) Şimdi evimdeyim ve bir şeyler yemek istiyorum. Burada kalıp bir şeyler yemek ister misin, oldu mu?” Li Zi Qi teklifi reddetti, Su Yan Ni ise elindeki çantayı yanındaki sandalyeye koydu. Zhao Tie Zhu ve Cao Zi Yi’yi yemek yerken izliyordu, onlara doğru yürüyordu Su Yan Ni. Herkes şaşırmıştı, Li Zi Qi hatunu takip etmişti.
“Çok sinir bozucu birisin. Evime geldim ve hâlâ beni takip mi ediyorsun? Eğer çok fazla boş zamanın varsa, neden gidip biraz suçlu aramıyorsun?” Villanın içerisinde kendisini utanmazca takip adama bakıyordu, Su Yan Ni sinirli bir şekilde döndü ve adamı itti. Adamın, Zhao Tie Zhu ve Cao Zi Yi’yi iplediği söylenemezdi. Eliyle Su Yan Ni’nin kolunu tuttu ve dedi ki, “Yan Ni, hadi bu konu hakkında sakince konuşalım.”
Su Yan Ni, kolunun böyle tutulmasına sinirlenmişti. Kolunu çekmeye çalıştı ama Li Zi Qi beklenmedik bir şekilde sıkarak onu bırakmadı.
“Hey, birisinin evine nasıl izinsiz giriş yapıyorsun? Dedi Zhao Tie Zhu adamın karşısında dikilerek. Bir eliyle kâseyi tutarken diğer eliyle de Li Zi Qi’nin kolunu tutarak dedi ki, “Sen kim oluyorsun da benim kiracıma rahatsızlık veriyorsun.”
Li Zi Qi, kıskaçlanmış gibi hissediyordu. Muazzam bir güç tarafından kemikleri kırılacak gibiydi. Hemen Su Yan Ni’nin elini/kolunu bıraktı ve Zhao Tie Zhu’ya bakmaya başladı. “Bir polis memuruna saldırmaya nasıl cüret edersin!”
“Götünü S…(parçalayacağım)!” Zhao Tie Zhu adamın kolunu bıraktı ve yakasından tuttu. Li Zi Qi kaçmayı denedi fakat Zhao Tie Zhu’nun eli, demir bir kıskaç gibiydi. Zhao Tie Zhu adamı yerde sürükleyerek yavaşça kapıya doğru gitti ve dedi ki, “Bir ev sahibi olarak benim görevim, kiracılarımı rahatsız eden insanlardan ve diğer göteleklerden korumak. Eğer bir daha buraya gelmeye götün yerse, büyük bir zevkle 3 bacağını da keserim,” sonra adamı kapıdan dışarıya fırlattı. Bir kaç metre uçtuktan sonra yere çakıldı. ‘BANG’ sesiyle kapıyı çarparak kapattı Zhao Tie Zhu.
“Teşekkür ederim,” diye fısıldadı Su Yan Ni. Tamamiyle boktan bir ruh hali vardı şu an.
“Önemli değil. Burayı kiraladığından beri, benim sayılırsın. Seni korumak benim görevim.” dedi Zhao Tie Zhu kahramanca.
“Kim senin?” diye bağırdı ve küçük yırmıhlarını sıktı. “Ne zamandan beri senin oluyorum?”
“Ben ne zaman benimsin dedim? Sadece benim misafirimsin dedim. Sabah akşam benimle beraber oluyorsun anlamında mı anladın? Benim kız arkadaşı kriterlerim var ve oldukça yüksek,” dedi Zhao Tie Zhu alaycı bir tavırla. “Benim seveceğim karı, Zi Yi gibi nazik ve önemseyen biri olmalı.”
“Seni…!!!”
Bu tartışmayı gören/izleyen Cao Zi Yi, hızlıca dedi ki, “Tamam, tamam, siz iki yetişkinler iki çocuk gibi kapışmayı artık bırakın. Hadi yemeği yiyelim yoksa soğuyacak.”
Su Yan Ni, Zhao Tie Zhu’ya bakıyordu ve hiç bir şey demiyordu. Sofraya oturdu ve sessizce yemeğini yedi.
Yemeklerini bitirmeden önce kapı 🚪 tekrar çaldı.
“Kapıyı aç! Acele et ve kapıyı aç!” birisi dışarıdan bağırıyordu.
“Bu nasıl bir kişi, insanların yemeğini bitirmesini bile beklemiyor.”Zhao Tie Zhu, kâseyi ve yemek çubuğunu masaya bıraktı ve kapıyı açtı.
Bir kaç polis 🚨 memuru aniden içeri girdi, soğuk bir bakış sergileyen Li Zi Qi’yi izliyorlardı.
“O gerçekten geldi.” Su Yan Ni paniklemişti. Li Zi Qi’nin babası Li Gang, merkez polis teşkilatının amiriydi. Li Zi Qi babasının pozisyonundan dolayı merkez polis teşkilatına katıldı. Bahçıvan gibi vasıfsız saçma salak bir elemandı sadece. Babasının götünden dolayı 2.nesil yetkili/görevliydi. Teşkilata ilk girdiğinde, 1 ay içinde ün yapacağını söyleyerek atıp tutmuştu. Kendinde iyi bir izlenim bırakmamıştı ama babasını düşünürsek, her türlü yolla kolayca uyum sağlayabilirdi. Su Yan Ni evin içinde o adam tarafından takip edildikçe aşırı sinirlenmeye başlamıştı. Zhao Tie Zhu’nun, o herifi kapıdan top gibi fırlattığı aklına gelince biraz da olsa sakinleşiyordu. Fakat Li Zi Qi’nin doğasını düşününce, ezilmeye tahammül edemiyordu. Su Yan Ni’nin aklından, Li Zi Qi’nin kısa bir süre zarfı içerisinde bir kaç adamla geleceği geçmiyordu.
“Al bunu al al al al al.” dedi Li Zi Qi, Zhao’nun etrafını çeviren polislere.
Onun emrini duyan, Zhao’nun etrafında duran polisler kelepçeleri çıkardı, Zhao’ya doğru yürüdü ve dedi ki, “Bay Zhao Tie Zhu, Batı Gölü civarında birini öldürme suçuyla suçlanıyorsunuz. Soruşturma için lütfen bizimle gelin.”
“Hey seni lanet olası kuru götlü velet. Birisini kanıt olmadan nasıl böyle bir suçla tutuklayabiliyorsun pislik?” Su Yan Ni haykırmaya başladı. (😄) kuru göt, Su Yan Ni’ye baktı ve dedi ki, “Bu teşkilatın bir emridir küçük Su, sen burada kal.”
Zhao Tie Zhu etrafındaki polislere baktı, omuzlarını silkti ve dedi ki, “Bu suçu bana atmaya karar vermiş gibi görünüyorsun. Umarım buna pişman olmazsın.”
Etrafındaki polisler Zhao Tie Zhu’yu kelepçelediler ve odadan ite kaka çıkardılar. Hızlı bir şekilde polis arabasına bindirdiler ve Batı Gölü bölgesinden ayrıldılar.
Su Yan Ni karşısında dikilen Li Zi Qi’ye bakarken sinirine hakim olamıyordu. Fakat babasına karşı oldukça saygılıydı. Bu yüzden oğlunu pataklamayacaktı. Bulunduğu çaresiz durumdan dolayı oldukça sinirliydi.
“Yan Ni” dedi Li Zi Qi. “Bulunduğumuz durumu tekrar düşünmelisin.”Sonra BMW X6 arabasıyla polis merkezine geri döndü.
“Göt herif!” Su Yan Ni sinirli bir şekilde polis rozetini 📛 çıkardı ve yere fırlattı/yere atıp ezdi.
“Sinirlenme. Eminim ki Tie Zhu iyi olacaktır.” Cao Zi Yi, Su Yan Ni’nin arkasından omuzuna şey yaptı.(çn: Ya nasıl anlatayım, hani sen böyle kötü bir durumda olursun falan, sonra arkadan biri yavaş yavaş yaklaşıp ensene sıcak bir nefes verip, “Aaahhhhh, mmmmm. Ooooh ben burdayım.” hani böyle diyip arkandan acayip acayip ses çıkartıp, omuzunu okşayıp arada bir sıkıp sonra avuçlama işlemi varya işte o, evet evet o. Şimdi yukarıya arkasından omuzuna dokunarak teselli ediyordu’ falan yazmayayım ya. Ben üşengeç adamım. Benim yerime mugişapka cım yazı versin. 😄😄) Onun gözleri sakince dışarıda birer birer kaybolan polis arabalarına bakıyordu. Nedense, Zhao Tie Zhu’nun yakında tekrar geleceğine inanıyordu.
(dn: ne yazsam bu betimlemelerin altında ezilmiş olacam, o yüzden susuyorum 😄 )
////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////
(dn: orkun, yukarıya düzenleme,edit kısmına benim ismimi yazma la. Hiç bir nane yapmadım yine. Tertemiz bir çeviriydi, ellerine sağlık Troll cım. 😄)
(Useless notu: Yazmadım :P )
(çn: şimdi niye gecikti? neden gecikti? nasıl gecikti? Sebebi neydi ki? Evet şimdi niye gecikti, niye gecikti. Çin de bulunduğum süre zarfı boyunca, ilgilenmem gereken çok önemli işler doğrultusunda bu bölümün çevirme işlemi uzun sürdü. Anlayacağınız gibi çincem oldukça gelişmiştir fakat çinceden Novel çevirmiyorum. Yarın orkun da gelecek. Şanghay’a gideceğiz sonra oradan bir Japonya 🗾 turu. Belki bu mevsimde sakura ağaçlarının açmış yapraklarını mucizevi bir şekilde görürüz. Sonra Hong Kong sonra gezeriz falan. Şaka maka ne çini ya ben orda açlıktan ölürüm. Siz siz olun Çine gitmeyin. Köpek şeysi koyarlar önünüze. Mangal sucuk diye yedirirler aman dikkat. Neyse iyi saçmalıyorum. Hepinizi S…iyorum. Seviyorum yani. İyi okumalar.😄😄)

Yorum Yap "Albt 9"