Tankların Tarihi Günceli

Albt 8

Ekim 02, 2016

Çeviri için TROLL KİNG, düzenleme için HaSiRWaRa, kontrol, edit için HaSiRWaRa arkadaşımıza ve verdiği dopingler için Useless arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Assassin Landlord & Beauty Tenants – Bölüm 8 ( İKİNCİ KİRACI )
Zhao Tie Zhu, kapıdaki Su Yan Ni’ye oynak bir ifadeyle baktı. Bu sefer ben seni susturacağım, bakalım bir daha büyük kardeşe sapık diyebilecek misin? Tsk…Tsk… bu dünyada yakışıklı ve karizmatiksen, sapık mı oluyorsun? (çn: egonu yesinler senin) Su Yan Ni, Zhao’nun yüz ifadesinden şunu çıkarmıştı, “Tokat yemeliyim.” sinirli bir şekilde dedi ki, “Neye gülüyorsun sen? Sapıklığına ve sapıkça olan ifadene bakta ona gül.”
“Haha, bana hâlâ sapık mı diyorsun? Şu haline bak, üzerinde kıyafet varken duş almışsın! Bu şekilde duş 🚿 almak gerçekten olağan dışı/alışılmadık bir yol.” Zhao, Su Yan Ni’ye tepeden tırnağa bakarak/inceleyerek bunları söyledi.
“Ahhh!” Bu sefer Su Yan Ni acele ettiğinden dolayı farkında değildi. Böyle göründüğünün farkında değildi ve Zhao Tie Zhu’nun karşına böyle yarı çıplak bir şekilde çıkacağını düşünememişti.yüzü bir anda alev 🔥 gibi oldu. Hiç bir şey söylemeden arkasını döndü ve odadan çıktı.
Benimle oyun oynamak mı? Büyük kardeş seni küçük Zhao ile boşaltacak. Zhao sapık/hasta bir şekilde güldü. (çn: uuu beybi. Emektar assassin kafaya koymuş artık 😄. Adam görünmez de oluyor. Bence yapar)
Zaman/saat göz açıp kapayıncaya kadar hızlı geçiyordu, hava neredeyse kararmıştı. “Akşam yemeğini kim yapacak?” diye bağırdı Zhao Tie Zhu.
“Sen yapamaz mısın? Diye cevap verdi Su Yan Ni yan odadan. O zamandan beri odasından çıkmamıştı. (çn: utandı tabi utandı abisi, kızma sen ona)
“Sen bir polis memurusun, akşamları çalışman gerekmiyor mu?” diye sordu Zhao.
“Düşünceni kendine sakla/kendi işine bak!”
“Tamam, akşam yemeğini ben hazırlarım. Ne yemek istersin?”
“Hiç bir şey yemeyeceğim. Eğer acıktıysan, kendin için bir şeyler yap ve ye.”
Hahaha, Zhao Tie Zhu beceriksizce güldü. Bu kadında yaşanan olaydan dolayı hayal kırıklığı vardı ve sakin gibi durmuyordu. Zhao yataktan kalktı, aşağı indi ve villadan çıktı.
Biraz zaman geçtikten sonra, Zhao Tie Zhu taze sebze ve diğer malzemelerle geri döndü. Üst kata baktı ama Su Yan Ni hâlâ gelmemişti. Bu yüzden mutfağa girişti.
Mutfakta Her bok vardı.(çn: 😂) Zhao Tie Zhu sebzeleri yıkarken ne pişireceğine karar vermeye çalışıyordu. Sebzeleri yıkadıktan sonra yemeği pişirmeye hazırdı. (çn: kadın budu köfte olsun, hanım göbeği olsun. İçinde kadın olan bir yemek bekliyorum ama yapsa yapsa en fazla pilav yapar 😄)
Çok geçmeden masada 3 çeşit yemek ve çorba görünmeye başladı.(çn: iyi la, adam yemek yapmayı biliyormuş en azından) Masaya baktı. Acaba yemek pişirmeyeli kaç sene geçmişti? Ellerini yıkadı ve bağırarak dedi ki, “Yemek hazır! Hadi aşağı gel.”
Üst kattan hiç bir cevap sesi duymuyordu. Daha fazla çağırmayacaktı. Sandalyeye oturdu ve yemek için bir kâse 🍜 pilav aldı.(çn: bileydim böyle olacağını)
“Sen gerçekten centilmen biri değilsin. Bir daha seslenemez misin?”pilavın yarım kâsesini yedikten sonra, Su Yan Ni önündeydi. İlk olarak Su aşağı gelmek istememişti. Eğer isteseydi, yenilgiyi kabul etmekle aynı şey olacaktı. Ama şimdi, don hırsızını nasıl yakalayacaktı? Zhao Tie Zhu’nun bir kaç kere çağırmasını bekledi, mermilerle az oynayıp aşağıya inecekti. Ama kim derdi ki 1 kere çağıracak? Sonra aşağıya indi.(çn: seve seve inmezsen…😄. Aç ayı 🐻 oynamaz teyzeeeee)
Zhao Tie Zhu hiç bir şey söylemedi, oturduğu sandalyenin dışındaki sandalyeyi gösterdi. Zhao, Su Yan Ni’ye pilav hazırlıyor gibi duruyordu. Su Yan Ni kalbinde sıcaklık hissediyordu; bu adam aslında hiçte kötü değil. Su, sandalyeye oturdu. Yemekten sonra Zhao Tie Zhu bulaşıkları yıkamaya başladı. “Tanga giymek sağlığına zarar verir,” dedi, “daha fazla dikkatli olmalısın!”
“Zhao Tie Zhu!!!! Ebeninin ki!” diye bağırdı. Bir çift yemek çubuğunu Zhao’ya doğru fırlattı.(çn: yemek çubuğunu biliyorsunuz. Hani Çin çan çonlarınkullandığı çıbıh) Fırlattığı çubuklardan kaçındı, güldü ve bir kaç zıplamayla mutfaktan çıktı. Merdivenlerden koşup üst kata çıkarken kahkahalarla, “Bu gece bulaşıkları sen yıkayacaksın.”
“Zhao Tie Zhu, bunu unutmayacağım.” Su Yan Ni öfkeli bir şekilde bulaşık süngerini eline aldı. Ama.utandığından dolayı siniri daha da artmıştı.
Zhao Tie Zhu ıslık çalarak odasına gitti. Aniden telefonu çalmıştı. Telefonu açtığında tatlı bir bayan sesi duyacaktı, “Merhaba, Bay Zhao ile mi görüşüyorum?”
“Evet, kim arıyordu acaba?”
“Nasılsınız? Hâlâ kira odanız varmı?”
“Evet var, kiralamak mı istiyorsun?”
“Aynen öyle, acaba gelip bir göz atabilir miyim?”
“İyi, tamam. Gel bir göz at.”
Telefon kapandığında, Zhao Tie Zhu hâlâ o hatunun sesini düşünüyordu. Ne kadar da güzel bir ses tonuydu. Sesin sahibi daha da güzel olmalıydı.
Yarım saat sonra, alt kattan kapı sesi geliyordu. Zhao Tie Zhu aşağıya koştu kapıyı açtı ve kapının önünde duran hatunu süzdü. Tertemiz beyaz yanakları ve zarif kaşlarında tatlı bir güzellik vardı. Uzun saçları omuzlarını üzerine düşüyordu ve vücudu geleneksel olmayan Cheong sam stili bir kıyafetle çevriliydi.(Uzun Çin Eteği belkide böyle bir şey olabilir) Bir çift sandalet giyiyordu, topuklarını çok daha güzel gösteriyordu. Bu hatunun görüntüsü erkeklerin ağzının suyunu akıtabilir.
“Merhaba, benim adım Cao Zi Yi. Siz Bay Zhao olmalısınız.” dedi yumuşak bir ses tonuyla kapıdaki hatun. Sonra elini uzattı.
“Evet benim,” dedi Zhao, hatunun elini nazik bir şekilde sallayarak. Sonra konuşmaya devam etti, “Lütfen içeri girin.”
Cao Zi Yi, Zhao Tie Zhu’yu odaya kadar takip ediyordu. Bu sırada Su Yan Ni bulaşıkları bitirmişti. Eve hatun attığını görünce yanlarına gitti, ilginç.
“Bu benim kiracılarımdan biri.” dedi Zhao Tie Zhu giriş cümlesi olarak.
“Merhaba, ben polis memuru Su Yan Ni.” dedi arkadaşça bir gülümsemeyle.
“Merhaba, benim adım Cao Zi Yi. Ben ressamım.” Cao Zi Yi aynı şekilde gülümseyerek cevap verdi. Sonra Zhao Tie Zhu’ya baktı ve dedi ki, “Bay Zhao, hâlâ kiralamak için odanız var mı?”
“Formaliteye gerek yok, bana Tie Zhu diyebilirsin. Üst katta ve alt katta hâlâ boş odalarımız var. Kaç tane oda lazım?” diye sordu Zhao Tie Zhu.
“Bir tane yeterli/iyidir. Ben üst kattan bir oda seçeceğim, böylece dışarının manzarasını izlerken zevk alabilirim. Hemen yanımızda Batı Gölü var ve resim çizmek için bir kaç ay burada kalmaya niyetliyim.”
“Hadi üst kata bir göz atalım.” dedi Zhao Tie Zhu. Bu sırada merdivenlerden yukarı çıkarken eşlik ediyordu.
Su Yan Ni, Zhao Tie Zhu’ya baktı, sapığın kafasında ters giden bir şeyler mi vardı? Bunu düşünmeden edemedi. Neden çok ciddiymiş gibi davranıyordu?
Üst kata çıktıklarında, Zhao Tie Zhu kendi odasının yanındaki olan odayı işaret etti ve dedi ki, “Bu odadan direk olarak  Batı Gölünü görebilirsin. İçeri gir ve bir göz at.”
Cao Zi Yi odaya girdi ve pencereye doğru yürüdü. Pencereden Batı Gölünü izliyordu, farklı bir şey gözlerine çarpmıştı. Zhao Tie Zhu’ya döndü ve bu odayı kiralamak istediğini söyledi.
“Bayan Cao, ne kadar süre kalacaksınız?” diye sordu.
“Lütfen bana Bayan Cao demeyin. Zi Yi diye seslenebilirsiniz. 6 ay kalmak istiyorum. Kira ücreti ne kadar acaba?”
“Her şey dahil 500 RMB. Alt katta yüzme havuzu bile var. Telefon faturası ise aramızda eşit olarak bölünecek.”
Su Yan Ni onları üst kata çıkarken takip etmişti ve Zhao Tie Zhu’nun söylediği sözleri duymuştu. Su Yan Ni’nin gözleri fıldır fıldır dönüyordu. Bu adam Su Yan Ni’ye odayı 2000 RMB ye kiralamıştı fakat diğerine 500 RMB ye kiraladı. İkisi de eşit güzellikte kadındı fakat aradaki para farkı uçurumdu.
“Çok ucuz?” dedi Cao Zi Yi, şaşırmıştı.
“Evet öyle, ama 3 aylık kirayı peşin alıyorum,” diye cevapladı Zhao Tie Zhu.
“Tamamdır. İşte 1500 RMB.” Cao Zi Yi cüzdanından bir deste para çıkardı ve Zhao’ya verdi. Parayı saymadan cebe attı ve dedi ki, “Ne zaman taşınacaksın.”
“Hemen şimdi taşıyacağım. Bağajımı alıp geleyim.”
“O zaman sana taşımanda yardım edeyim.” dedi Zhao Tie Zhu ve Cao Zi Yi ile beraber odadan ayrıldılar. Su Yan Ni kapının diğer tarafında bekliyordu. Şunu söylemeden edemedi, “Bir yanlışlık var değil mi? Neden benim kiram daha pahalı? Ben onun kadar güzel/iyi değil miyim?”
“Sen mi? Sen her türlü daha güzelsin/iyisin. Ama benim işim seni ilgilendirmez.” Zhao Tie Zhu güldü ve villadan dışarı doğru çıkan Cao Zi Yi’yi takip etti. Arkada bırakılan Su Yan Ni, sinirden dişlerini gıcırdatıyordu.
Kısa bir süre sonra Zhao Tie Zhu, Cao Zi Yi ile valizleri taşıyarak geri döndü. Cao Zi Yi’nin, odasına yerleşmeye yardım etrikten sonra, kendi odasına döndü yatağına uzandı ve tavanı izlemeye başladı. Villa sonunda 3.kişiyle tanışmıştı. Bir ev sahibi olarak, hayatı daha da mutlu bir hâl almaya başlamıştı.
(çn: oooo sonunda yavşayacağı öhöm yani evine kiracı olarak güzel bir hatun daha geldi. O değilde polise iyi sokmuş kirayı 😄. Bir de özellikle kendi odasının yanındaki odayı gösteriyor. Geceye malzeme çıksın diye. Adam görünmez ya içi rahat emektarın. Şaka maka polis hatun buna aşık oluyor gibi sanki. Neyse fazla uzatmadan bölümle sizi baş başa bırakayım da okuyun)
İyi okumalar.
Bu arada 10000000 beğenmeye meme açıcam 😂


Yorum Yap "Albt 8"