Tankların Tarihi Günceli

Albt 4

Ekim 02, 2016

Çeviri için TROLL KİNG, düzenleme için Rising Grey, kontrol, edit için Rising Grey arkadaşımıza ve verdiği dopingler için Useless arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…



Son zamanlarda, National TV’de bazı wushu artistlerinin sahte Kung Fu yaptığıyla ilgili şovlar var. Bundan dolayı çoğu insan gerçek dövüş sanatları ustalarına olan ilgilerini kaybetmişlerdir. Ama aslında, gerçek dövüş ustalarının çoğu toplumun içinde gizleniyorlardı. Onlar dövüş sanatlarında onlarca yıl çalışarak yeteneklerini geliştirdiler. Bu tip insanlar olmalarına rağmen, filmlerdeki 🎥 gibi çatıdan çatıya uçamazlardı fakat bir kaç rakibe karşı olan dövüşte onları kolayca alt edebilirlerdi.
Zhao Tie Zhu’nun önünde birden bir kadın belirdi. Gerçekten uzman görünüyordu. Zhao Tie Zhu’nun gözleri profesyoneldi. Asla hata yapmazdı.
Burada bir kaç dakika önce Maymun diye biri yerde yatan kişi, yumruklarını sıkmış bir şekilde, kadının kafasına sertçe vurmaya çalışmıştı. Nasıl bir yetenek yoksunu herifti. Yerdeki adamın elleri çok açıkça hareket ediyordu. Bütün vücudu kadının önünde korunmasız bir şekilde duruyordu. Kızın sadece sağ ayağını çok azcık ileriye doğru atmasıyla, vücudunun alt tarafı da kaşla göz arasında hareket edince, Maymunun yumruğu da bok yoluna gitti. İkinci hamlesini yapamadan önce, kadın elini sağ taraftan savurdu ve adamın kaburgalarına vurdu. Bu ağır darbe, Maymunun dövüş gücünün yarısını kaybettirmişti. Maymun yerde salya sümük ağlayarak kıvranıyordu.
“Lanet olası profesyonel.” diyerek Zhao Tie Zhu onay vererek başını salladı. Maymunun göz yaşları ve sümüklerinin fışkırdığını görmek takdire değerdi.
Aynı zamanda Maymun 🙈 yerde yuvarlanıyordu, Zhao Lao Liu’nun diğer adamları kıza yaklaşmıştı. Zhao Lao Liu, o kızın gerçek dövüş sanatları ustası olduğunu anlamıştı. Adamlar kızı yarı çevrelemişlerdi ve saldırmaya hazırlardı.
Bir sürü el ve ayak kıza doğru geliyordu fakat hiç paniklememişti. Aksine, onlardan birine doğru koştu. 2 eliyle adamın 2 elini tuttu ve vücudunu çevirdi, sonra eğilerek adamı sırtladı. Bir ayağının üstünde dururken diğer ayağıyla adamın ayağını kenetledi. Kız vücudunu eğdi ve şaşırtıcı bir şekilde adamı omuzlarından fırlattı. (çn: ya abi kısacası şu paragrafa adamı omuzlarından fırlatmak olarak yazsanız ya la 😂)
Adam, kızın bu kadar güçlü olacağını tahmin etmemişti. O oldukça havaya uçtu ve takım arkadaşının vücuduna çarptı.
“Hmmm, bu iyiydi. Bir anda 2 kişi oyun dışı oldu, kaldı 2 gavat. Bakalım şimdi ne yapacak.” Zhao Tie Zhu elini çenesine koydu ve dikkatlice kızı izlemeye başladı.
Kız ilk adamı fırlattığında, arkasında gözleri varmış gibi eğilmişti. Kafasının yanından tehlikeli bir tekme geçti. Biraz geri çekildi ve hızlıca bacağı tuttu, güçlüce ittirdi ve adamın ırzına geçerek havada takla attırttı. Adam kafa üstü yere çakıldı. Bir kişi daha oyun dışı kaldı. Çok uzun sürmüş gibi gözükse de, aslında her şey bir kaç saniye içinde gerçekleşmişti. Kız, adamı fırlattığında, gelen bir yumruğun havasını hissetmişti ve engellemek için kolunu kaldırdı. Bang ✊!  gelen koca yumruk, kızı bir kaç metre havaya uçurmuştu. Hâlâ havada uçarken, pozisyonunu düzeltti ve hafif bir sesle yere dizlerinin üzerinde indi. Yüzü domates 🍅 gibi olmuştu. Nefes alamıyordu, Zhao Lao Liu kıza darbe atıp uçurduğunda, havadayken kıza doğru koşmaya başlamıştı bile. Zhao Lao Liu eline kalın, uzun, siyah ve sert görünen bir sopa almıştı. (😄)  Sopayı hızlıca kızın kafasına doğru salladı.
Kız gözlerini kıstı. Kollarından biri aldığı darbeden dolayı uyuşmuştu ve gelen darbeyi savuşturmanın hiçbir yolu yoktu. Darbenin kafasına geleceğini biliyordu. Üzüntüyle ah çekti, belli ki sonu gelmişti. Onun 2 yumruğunun, düşmanların 4 yumruğuna karşı şansı yoktu. Her durumda, Zhao Tie Zhu cesurca bir hamleyle kahramanlık yaparak kızı kurtaracaktı.
Sadece hafif bir ses duyuldu. Kız aniden bir adamın geldiğini hissetti. Görüntüsü sert durmuyordu, güçlü de durmuyordu. O hemen önündeydi. Güneş ☀ ışığını engelliyordu. Bundan dolayı yüzünü görmek imkansızdı.
“Ah, demek bir kıza karşı sopa kullanıyorsun, bu çok vahşice.” Zhao Tie Zhu, Zhao Lao Liu’nun sopasını bir eliyle tuttu ve güldü.
“Velet, ölmek istemiyorsan kalk Siktir git.” dedi Zhao Lao Liu şiddetli bir şekilde. Sonrada çubuğu çekmeye çalıştı.
“Bu günlerde, elinde bir sopayla koşmamalısın. Eğer birine vurursan, bu hiçte güzel olmaz. Hiç kimseye vurmayacak bile olsan, bir çiçeği ezecektin. O çubuğu bana vermen daha iyi olacak evlat.” Çok az güç harcayarak, adamın elindeki sopayı aldı.
Zhao Lao Liu şoka girdi. O bir kaç yıl orduya hizmet etmişti ve kendi gücünün ne kadar çok olduğunu biliyordu. Yine de, bu genç adam beklenmedik şekilde elindeki çubuğu sıradan bir hareketle almıştı. O aniden demir bir duvara çarpmış gibi oldu.
“Öncelikle siz çocuklara beni eğlendirdiğiniz için teşekkür ediyorum. Ödül olarakda bu kapıyı hediye ediyorum.” Zhao Tie Zhu omuzundaki kapıyı indirdi ve tek eliyle kapıyı savurdu. Kapı🚪 Zhao Lao Liu ya çarptı ve muhteşem bir şekilde fırladı. Bir kaç metre uçtuktan sonra yere serildi. Şaşkın bir yüz ifadesi vardı.
Kız, Önünde duran adamın, önceden parası alınmış olan adam olduğunu görmüştü. Kız onu tanımıyordu, genç adamı koruyan adamın gözleri fal taşı gibi açılmış yerdeki adamı izliyordu.
“İyi misin?” Dedi Zhao Tie Zhu. Döndü ve hala dizlerinin üstünde duran kıza elini uzattı.
“İyiyim teşekkürler.” onun elini tuttu ve ayağa kalktı.
“Yaralanmadın değil mi?” diye sordu Zhao Tie Zhu.
“Hayır, hayır.” dedi kız.
“Gerçekten Yaralanmadın değil mi?
“Evet, gerçekten yaralanmadım.”
“Bana yalan söyleme, tamam mı?”
“Sana yalan söylemiyorum, büyük kardeş. Artık ellerimi bırakabilirsin.” Kızın yüzü kıpkırmızıydı, kanıyor gibi gözüküyordu.
“Ah? Üzgünüm, üzgünüm. Unuttum, unuttum. Kasıtlı olarak yapmıyordum. Ah, bu çok utandırıcı.” Zhao Tie Zhu acele bir şekilde kızın elini bıraktı ve elini kendi başına koydu, aptala oynadı. Hmm, onun küçük elleri çok incinmişti. Gerçek dövüş sanatlarıyla uğraştığından bu hatunun ellerinin yumuşak olacağını düşünmemişti. Tsk…Tsk… Zhao Tie Zhu, onun ellerini biraz daha uzun süre tutamadığı için pişmandı.
Bu adamın sorunu neydi…? Kız kendini beceriksiz hissetmişti. Bir anlığına bu adam korkutulmuş, güçsüz biri gibi duruyordu. Sonra, uzman gibiydi. Kötü adamı bakkala göndermişti. Şimdi, kabadayı gibi davranmıştı. Öküz 🐂 gibi tutuyordu, kızın elini.
“Şey… Benim adım Zhao Tie Zhu. Acaba siz de bana isminizi söyler misiniz genç bayan?” diye sordu Zhao Tie Zhu. (çn: sapığımız kızı eve götürmek için elinden geleni yapıyor gibi. Çok nazikleşti bir anda 😄)
“Hehe, ismim mi? Gerçekten ilginç birisin.” Kadın hafifçe gülümsedi aynı bir gümüş çan 🔔 gibi, “Benim adım Chen Ling Shan, sen bana Ling Shan diyebilirsin.”
Zhao Tie Zhu kıza baktı. Onun vücudundan gençlik enerjisi fışkırmıştı. Yüzünü tatlı bir parıltı çevirmişti ve onun açığa çıkmış buğday rengi teni sağlıklı görünüyordu. Hiç makyaj yapmamıştı. Onun görüntüsü müthişti, götü oldukça güzeldi. Altında tayt vardı ve düz kısa saçıyla gerçekten doğal görünüyordu.(Çn: önceden sapıktı, şimdi yüksek sapık seviyesine ulaştı. Helal olsun böyle devam. Tüm dünyaca tanınmış suikastçı, tüm dünyada tanınmış sapık olma yolunda.)
“Nereye bakıyorsun?” dedi Chen Ling Shan sapık bir ifadeyle.
“Hah? Aaaaaah! Hiç,” diye cevapladı Zhao Tie Zhu masum gibi görünerek.“Ben sadece yara var mı diye yüzüne bakıyordum. Çünkü sen bana yardım ettin. Beni kurtardığın için karşılığını ödemek istiyorum. Seni akşam yemeğe götüreyim.”
“Hayır gerek yok, böyle iyi,” dedi Chen Ling Shan, gitmeye hazırdı.“Benim hâlâ ilgilenmem gereken bir konu var, yakında görüşürüz.”
Çn: adam bu sefer biraz dövüşüyormuş havası verdi, hiç yoktan iyidir ama sapıklık yeteneği seviye atladı. Her geçen gün daha sapık, daha az suikastçı oluyor 😄. Bir daha ki bölüm yaklaşık bu hafta bitmeden gelir. Hatta 2 bölümde gelebilir. Belki hiç gelmez. Ne bilim oğlum ölçmedim ki 😄.
Birazdan novelde okuyacağınız gibi sapık arkadaşımız azda olsa şeklini koyup tek atıyor 😄. Şaşırdım doğrusu. Hepinize iyi okumalar. ✌


Yorum Yap "Albt 4"