Otto Von Bismark Günceli

Albt 11

Ekim 02, 2016

Çeviri için TROLL KİNG, düzenleme için HaSiRWaRa, kontrol, edit için HaSiRWaRa arkadaşımıza ve verdiği dopingler için Useless arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Dışarıdan motorun pır pır etme sesi duyuluyordu. Biraz zaman sonra, sesler kesildi.
Li Zi Qi kaşlarını çattı ve yanındaki polise “Dışarı çık ve bir göz at.” dedi. Li Zi Qi’nin emriyle odadan çıkan polis, kısa bir süre içerisinde gergin bir şekilde Li Zi Qi’nin yanına döndü ve haykırarak, “Zi Qi, dışarıda bir sürü asker var!!!
Ne?!!” şaşkına uğramıştı. Li Zi Qi odadan çıktı ve dışarıya bakındı. Teşkilatın önüne park edilmiş 2 tane kocaman askeri araç gördü. Zırhlı askerler, araçtan aşağıya atladılar ve hemen hazır ola geçtiler. Omuzunda 2-3 tane yıldız olan orta yaşlı bir adam, askeri jip’ten indi ve teşkilat binasına doğru yürüdü, ciddi görünüyordu. Onun arkasından, piyade tüfeği taşıyan bir kaç asker eşlik ediyordu. Yanında ise 2 metre uzunluğunda,kaslı bir adam vardı, bütün yol boyunca onunla konuşuyordu.
Orta yaşlı adam, Li Zi Qi’nin önüne geldi ve şekil bir sesle dedi ki, “Zhao Tie Zhu’nun nerede göz altında tutulduğunu söyleyebilir misin ?
Uh….. Zhao Tie Zhu da kim ?” dedi Li Zi Qi salağa yatarak.
Sesini hatırladım.” dedi, orta yaşlı olan adamın yanındaki kaslı adam. “Kardeş Tie Zhu’nun telefonunu cevaplayan kişi sensin!
Sen…
Ben Ray, bitch.” (😄)
Li Zi Qi tepeden tırnağa donmuştu. Bütün vücudu titriyordu.
Ray, buradayım.” Zhao Tie Zhu aniden şiddetli bir şekilde bağırdı.
Ray’in yüz ifadesi değişti. Tek eliyle Li Zi Qi’nin boğazını tuttu ve içeriye doğru yürüdü. Orta yaşlı adam, eliyle işaret verdi ve bir kaç asker Ray’in peşinden gitti.
~Bang!~ Ray, Li Zi Qi’nin kilitleyerek kapattığı kapıyı tekmeyle kırarak açtı. Zhao Tie Zhu’nun ellerinin arkasından bağlı olduğunu ve önünde bir kova su olduğunu gördü. O an da Ray sinirden haykırarak Li Zi Qi’yi duvara fırlattı. Zavallı Li Zi Qi, kısa bir süre içinde tekrardan duvara aynı şekilde fırlatıldı.
Ray, Zhao Tie Zhu’nun yanına koştu. Hemen oradaki polis memurunun soluk yüzüne bakarak bağırdı, “Onun kelepçelerini hâlâ çözmeyecek misin ?
Korku içerisinde olan polis memuru anahtarı aldı ve Zhao Tie Zhu’nun kelepçesini çözdü sonra kenara çekildi. Polis memuru çok şaşırmıştı; kim idi bu Zhao Tie Zhu isimli şahıs ? Askerleri kendisinin kurtarılması için nasıl alarma geçirebiliyor ? Polis memurunun kafası daha önceden hiç olmadığı kadar karışmıştı.
Zhao Tie Zhu elinin eklem yerlerine masaj yapıyordu, polis memuruna baktı ve gülerek dedi ki, “Bana tekme attığını hatırladım.” Polis memurunun konuşmasını beklemeden uçan tekme attı ve duvara yapışan polis memuru, Li Zi Qi’nin üzerine düştü.
Kardeş Tie Zhu, geç kaldım.” dedi Ray üzgün bir şekilde. Yüz ifadesinden üzgün olduğu anlaşılıyordu.
Hayır, geç kalmadın. Sadece Birazcık ısınıyordum. Ne zamandan beri böyle hırpalanmamıştım. Ha Ha.” Zhao Tie Zhu, Ray’in omuzundan tutup kendine çekti ve fısıldayarak, “Adamlarına gitmelerini söyle, kollarımı ve bacaklarımı ısıtacağım.” (ÇN: Tie Zhu senden Shoryuken ve Tatsumaki Senpuu Kyaku bekliyorum canimmm.)
Ray kafasını sallayarak onayladı. Askerlerini odadan gönderdikten sonra kapıyı kapattı.
Zhao Tie Zhu yavaşça Li Zi Qi’ye doğru yürüdü, çömeldi ve ona doğru baktı. Yüzü korkuyla dolmuştu. Zhao Tie Zhu bir eliyle Li Zi Qi’nin yakasından tuttu ve kaldırdı, gülerek dedi ki, “Beni koruduğun için sana minnettarım. Şimdi seni koruma sırası bende.
Çığlık seslerini duyan dışarıdaki askerler, uçan kuşları izleyerek ıslık çalmaya başladılar. ‘Hiçbir şey duymadım, hiçbir şey görmedim.’ifadesini vermeye çalışıyorlardı.
Bir kaç dakika sonra Zhao Tie Zhu, Ray ile beraber dışarıya çıkmışlardı. Yüzünde memnun olmuşçasına bir ifade vardı. Uzun yıllar boyunca sakladığı bekaretini kaybetmişti. (ÇN: hohahahaha) Orta yaşlı adam, teşkilat binasının girişinde elleri arkada bir şekilde bekliyordu. Ray, Zhao Tie Zhu’yu orta yaşlı adamın yanına getirdi ve dedi ki, “Liu amca, bu benim kardeşim Zhao Tie Zhu. Tie Zhu bu benim büyük babamın danışmanı, Colonel Liu Tian Ci.
(DN: Colonel Albay demekmiş.Benim gibi cahiller bilgilensin.)
Teşekürler danışman Liu.” dedi Zhao Tie adamın elini sıkarak.
Demek Ray’in kardeşisin. Benim için aynısınız o zaman. Bana Liu amca de.” dedi OYA. (çn: OYA = Orta yaşlı adam.)
Liu amca” dedi Zhao Tie Zhu.
O sırada, ışıkları yanıp sönen ve siren sesleri yükselen bir polis arabası Merkez Polis Teşkilatının önüne geldi. Asık suratlı bir adam arabadan indi. Zhao Tie Zhu ile diğerlerinin ona olan bakışlarını yakaladı. Liu Tian Ci’ye bakarak bir soru sordu, “Sizin gibi bir albayın bizim gibi salakların teşkilat binasında nasıl bir işi olabilir ? Efendim.
Kimsin sen ?” diye sordu Liu Tian Ci.
Ben buranın amiri, Li Gang. Bana buraya gelmenize sebep olan şeyi açıklar mısınız ?
Sizin Merkez Polis Teşkilatınız, asılsız sebeplerden dolayı, bizim askerlerimizden birisini göz altına almışlar. Yeterince düzgün bir açıklama oldu, değil mi ?” diye sordu Liu Tian Ci. Li Feng buranın amiri olsa da, OYA amca onu pek iplemiyordu. Ona göre hükümet personeli; çok taşaklı olsa bile askeriye’ye hâlâ dalaşamazlardı. Bunun yanı sıra askeriyenin ne kadar güçlü olduğu önemli değildi çünkü askeriye hâlâ istediği gibi bu teşkilatın işlerine müdahale edemiyordu. Bu yüzde Liu Tian Ci hâlâ bir sebep belirtmek zorunda. Eger Liu Tian Ci fazla baskı yaparsa, bıraktığı etki hiçte güzel olmayacaktı.
Askerine dikkat et.” dedi Li Gang vahşice, içerde ayakta bekleyen bir düzine askere bakarak. “Bu olayı bizzat Komutan Chen’e ben rapor edeceğim.” dedi. (ÇN: vay çakal vay. Ama bilmiyor ki, o komutanın Ray’in büyük babası olduğunu 😄)
Ne istersen yap.” diye cevapladı Liu Tian Ci. Komutan Chen’in bu olayı bildiğinden pek umurunda değildi. Onun buraya gelmesini Ray’in büyük babası olan FJ’nin askeri üsü’nün Komutanı Chen istemişti. Ray’i yalnız gönderseydi, korkunç şeyler olabilirdi. Askerlere el işareti verdikten sonra, askerin hepsi araca bindiler. Sonra Ray’e dedi ki, “Benimle gelmelisin, Komutan Chen seni özlemiş olmalı.
Tie Zhu.” dedi Ray, Zhao Tie Zhu’ya, “Bizimle gelmez misin ? Büyük babam seninle tanışmak ister.
Zhao Tie Zhu bir anlık duraksadı ve sonra cevapladı, “İlk önce eve gitmem lazım. Daha sonra ben sana kısa bir süre içerisinde yetişirim.
O zaman seninle geliyorum. Liu amca ben sonra senin yanına geleceğim.
Liu Tian Ci başını sallayarak onayladı ve anahtarı fırlatırken dedi ki, “Benim arabamı alın o zaman.” (ÇN: OYA hani şekilsin ya…)
Zhao Tie Zhu ile beraber Ray, askeri jip’e bindiler ve tozu dumana katarak oradan uzaklaştılar.
Liu Tian Ci araca geri döndüğünde, iki askeri araçta gürültülü bir şekilde Merkez Polis Teşkilatının önünden ayrıldılar.
Li Gang’ın yüzü vahşice görünüyordu, yanındaki kişiye, “Zi Qi nerede lan gavat ?
Bir anlık duraksayan adam dedi ki, “Sorgu odasında.
Li Gang hızlıca sorgu odasına doğru yürüdü. Birazdan içeriden şiddetli ve sinirli bir haykırış gelecekti, “Hepiniz bekleyin!!!
Askeri jip çoktan uzaklaşmıştı. Direksiyonda olan Ray, Zhao Tie Zhu’ya dedi ki, “Kardeş Tie Zhu, Merkez Polis Teşkilatına nasıl düştün.” (ÇN: nasıl düştün derken siz anladınız ama ben tam anlamıyla yazamadım neyse S… öhöm sallayın.)
Ah, boktan şeyler. Senin gelmen çok iyi oldu aksi takdirde kendi yollarıma baş vuracaktım.” (ÇN: Oğlum adam sana bunu mu sordu. Lafı çevirmeden anlatıver.) Zhao Tie Zhu bir sigara yaktı ve Ray’in ağzına yerleştirdi. (ÇN: haaaaaaaa 😱) Bir tane de kendine. Zhao Tie Zhu duman ile halka (⭕) yaparken, rahatlayarak derince bir iç çekti.
Melek’ten işi bıraktığını duydum, doğru mu ?” diye sordu Ray. (ÇN: Bu Melek… neyse siz biliyorsunuz.)
Evet.” diye cevapladı Zhao Tie Zhu, “Bu günlerde işler sakat, bütün kötü adamlar öldürüldü. Eğer bu işi yapmaya devam edersem, eninde sonunda Ulusal Güvenlik, beni hedef alacak. Bu da hiç hoş olmaz!
O zaman, neden orduya katılmıyorsun ? Yeteneklerin ile eminim ki elit biri olursun.
Bu işle ilgileniyorum. Bu aralar hayatımın ne kadar eğlenceli olduğunu bilmiyorsun…” Zhao Tie Zhu, camdan dışarıyı izlemeye başladı ve villada olan iki kişiyi düşünmeden edemiyordu.
Kardeş Tie Zhu, o zaman hangi işle uğraşıyorsun ?” diye merakla sordu Ray.
Ben bir ev sahibiyim. Batı Gölü bölgesinde bir villa satın aldım ve sadece güzel hatunlara kiraya veriyorum. Şimdiden 2 kişi var. Ne düşünüyorsun ? Sence de her gün aptal gibi etrafta hatunlarla gezmek güzel olmaz mı ?
Bilirsin…” dedi Ray nostaljik bir yüz ifadesiyle, “Ben gerçekten seninle yurt dışında paralı asker olarak çalıştığımız günleri özledim.
Biliyorsun, biz aynı değiliz. O zamanlar, işler senin için eğitim demekti fakat benim para kaynağımdı. Eve geri döndüğünde ailen sana iyi bir iş verecekti.
Bu ordu hayatı. Benim ailem nesillerdir ordunun içerisinde. Baba tarafımdan olan büyük babam, anne tarafından olan büyük babama katılmamı istediğinde, yeri kadar deneyim kazanıp geri döndüğümde katılacaktım. Fakat hâlâ seninle takılmayı tercih ederim. Güvende olduğumuz sürece, ne istiyorsak onu yer içeriz.” (çn: beyin yakan paragraf.)
“Ah, şu an ki kondisyonunla, hâlâ güvenlik konusunda mı endişeleniyorsun? Anladığım kadarıyla, fiziksel yeteneklerinle, ulusal güvenlikteki özel kuvvetlerden bile daha üst düzeysin.
Ya…k üst düzey. Bir keresinde senin, Rusların ‘Kutup Ayısı’ lakaplı adamının kafasını uçurduğuna tanıklık etmiştim. Bilmelisin ki, o ‘Kutup Ayısı’ Rusların yeraltı boks şampiyonuydu. O adam, çıplak elleriyle bir kaplanı 🐯 öldürebilir ve bir leoparı 🐆 ezebilirdi. Benim yaptığım Kung Fu ile Ulusal Güvenlik Özel Kuvvetlerine girsem bile hiç bir şey yapamam.” Ray’in yüz ifadesi aniden değişerek ciddi bir hâl aldı. “Büyük babamdan duyduğuma göre, Özel Kuvvetlerin elit üyeleri farklı farklı askeri bölgelerden seçilmekteymiş. Ayrıca, onların bunlardan, şunlar ve diğerlerinden farklı olarak ekstra özel yetenekleri varmış. Büyük babam, bana detaylardan bahsetmedi. Ama şunu söyleyebilirim ki, eğer bu yeteneklerim ile Özel Kuvvetlere girersem, orada sadece normal bir insan olabileceğim. Dikkat etmelisin, kardeş Tie Zhu.
Ehu Ehu Ehu, şu anlık sadece ev sahibiyim. Benim istediğim hayat, kızlar ile flört etmek, kiraları toplamak ve oğlum için iyi bir karı (ÇN: Eş değil, karıııı) bulmak. Bunlar iyidir. Elbette ki bunlardan önce, yılların beslediği öfkenin intikamını alacağım.” dedi Zhao Tie Zhu ipeksi, ibnemsi bir şekilde.
O kişiyi buldun mu ?” diye sordu Ray. Zhao Tie Zhu’nun sadece bir tane düşmanı olduğunu biliyordu fakat Zhao Tie Zhu, Ray’e detayları hiç anlatmamıştı, bu yüzden Ray de ona hiç sormamıştı.
Evet, buldum. Yakında, onu kendi ellerimle S….m ~öldüreceğim~. Bak işte şurada. İlk soldan dön, ilerden 3.villa benim villam.
(ÇN: ⚠ Bu bölümde ön sevişmeler, müstehcen içerikli sahneler ve yeğenin enişteye sulanma gibi klasik Türk dizisi  sahneleri bulunmamaktadır. Klasik sapık Zhao, bu bölümde villa da olan hatunları göremeyip malzeme çıkaramadığından dolayı dün hıncını Li Zi Qi den çıkartıp eş cinsel olan Zhao Tie Zhu’nun hayatını izliyorsunuz. Bu arada yeni yılda mutluluk bekleyenler var ya hani, işte bu size gelsin. Neyse iyi okumalar. Aklıma bir şey gelmedi 😄)

Yorum Yap "Albt 11"