Tankların Tarihi Günceli

Tmw 6

Eylül 30, 2016



Mor Kan Savaşçısı


Adam sabırsızca “Ne? Söyle bakalım!” dedi.

“Oh, Ablam 2 demet ok teslim etti ve kabile kurallarına göre şuan aldığımızdan daha fazla erzak almamız gerekiyordu…”

Yi Yun hafif tahıl torbasını ağırbaşlı bir görünüşle havada sallıyordu.Sorgulayıcı bir ifadesi yoktu.

Adam tıslayarak,”Kabile kuralı mı? Güçlü olmak kuraldır! Benim dediğim herşey kuraldır!”

Adam agresif birşekilde konuşmuştu.Yi Yun İçinden güldü.Ne aptaldı,Kibiri onu Yi Yun’un tuzağına düşürmüştü.

Yi Yun ona haksızmışcasına bir bakış attı,”Abi,kuralları sen koyabilirsin ama bizede yaşamamız için birşeyler vermelisin.”

Bunu diyerek,adamın ”Güçlü olmak kuraldır! Benim dediğim herşey kuraldır!” sözüne karşı tüyleri kabaran ordaki tüm insanların adına konuşmuştu.

Bunun akabinde,Yi Yun’un arkasındaki birçok insanın konuşmaları başlamıştı.,”Bu doğru,asker kardeş,ben 6 parça zırh teslim ettim.Ama tüm aldığım az bir miktar erzak.Bir açıklama istiyorum.”

“Niçin bu sefer bu kadar az verdiniz? Bizde bilmek istiyoruz.”

Ben ailemi beslemem gereken yaşlı bir adamım.“Bu erzak yeterli değil!”

Kabilesinin insanları bu zamana kadar sefalete katlanmıştı.İçlerinde kabilenin liderliğine başkaldırı düşüncesi hep vardı ama gerek güç farkı gereksede lidersiz oluşları onları hep geride tutmuştu.Ama şimdi Yi Yun’un provokasyonuyla birlikte,artık beklemede kalamıyorlardı.

Adamın yüzü düşmüştü.Bir çocuğun sözlerinin kalabalığı böyle çalkantıya sokabileceğini hiç düşünmemişti.

“Hepiniz kapayın çenenizi!” adam kükredi.

Ama adamın kükreyişi yeterli değildi.

“Bize bir açıklama yapın.Açıklama istiyoruz!”

“Erzaklar neden bu kadar az!?”

İhlal edenler birlikse kanunlar başarısız olur.Genellikle ileri atılan ilk kişi “özel muamele” görürdü ama durumun tırmanmasıyla herkes cesaret kazanırdı.

Tam olay konrol dışına çakacakken,net bir ses çınladı,”Bir açıklama mı istiyorsunuz,size vereceğim!”.

Bu ses şekilsiz bir enerji barındırıyordu.Anında kaos ortamı durdu.

Herkes sesin kaynağına döndüğünde,gümüş zırhlı, elinde uzun bir kılıçla genç bir erkeğin oraya doğru yürüdüğünü gördüler.

“Bu genç efendi Lian Chengyu!”

“Lian Chengyu!”

Bu delikanlıyı görünce,herkes şaşrımıştı.Lian Chengyu kabilede Mor Kan Savaşçısı olmaya en yakın kişiydi.Lian Chengyu’nun yeteneği neredeyse büyük kabilelerin dahilerine denkti.

Eğer Lian kabilesi bir Mor Kan Savaşçısı çıkarabilirse herşey farklı olacaktı! O gün geldiğinde,Lian Chengyu tüm kabileyi ihya edecekti!

Eğer Lian Chengyu bir adım ileri gidip,güçlü bir kabileyi etkileyebilirse,o kesinlikle kendi kabilesinin tümünü şehire getirtecekti.

Kabiledekilerin çoğu için bir şehirde yaşamak cennette yaşamak gibi olacaktı.Yabanda bir şehir inşa etmek,büyük ve güçlü metruk hayvanlar için kolay hedef olduğun için çok çok zordu.Şehri koruyan insan uzmanlar olmadan, metruk hayvanlar şehri kolaylıkla dümdüz edebilirdi.

Her şehirde birçok uzman bulunurdu.Kalın duvarları ve uzun tarihi kökleriyle,şehirler korunur, insanlarda duvarların içinde güvenli bir şekilde yaşardı.Yeterli yiyecek kaynaklarıyla,ne açlıktan ne de vahşi hayvan tehlikesinden korkmalarına gerek yoktu.Kim böyle güzel bir hayat yaşamak istemezdiki?

Lian Chengyu Lian kabilesinin umuduydu.Onun kabiledeki pozisyonu reisinkini çoktan aşmıştı!.

Lian Chengyu’nun geldiğini görünce herkes sustu.

“Dede.” Lian Chengyu ilk önce,sarı cübbeli yaşlı kabile reisini selamladı.

“Ah,Chengyu,buraya kadar geldiysen gerisini sana bırakıyorum.”

Kabilede,erkeklerin çoğu 16 yaşlarında evleniyordu.Bu yüzden 17 yaşındaki Lian Chengyu’nunda zamanı gelmişti.

Lian Chengyu en başta kabile halkına hiçbir şey söylemedi.Direk Yi Yun’la yüz yüze geldi.Anlamlı bir gülümsemeyle “Sen Yi Yun’sun değil mi?”

Yi Yun kaşlarını kaldırdı.Lian Chengyu kabile halkının içinden direk onunla konuşmuştu üstelik şu gülümeyle.Yi Yun bunun ardında bir tehlike seziyordu.

Yi Yun insanları gaza getirmişti ve istemsizde olsa bunun için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmıştı. İsteyerek yada istemsiz,kabilenin liderliğinin temsilcisi olarak,Lian Chengyu büyük ihtimalle ona saldıracaktı.

“12 yaşında biri için hiç fena değildi.Hiç çocuk gibi durmuyorsun,eminim bir gün büyük işler yapacaksın!” Lian Chengyu kıkırdayarak gülerken,Yi Yun’un omzuna lakayt bir şekilde hafifçe vurdu.

Birde,bu son derece takdire değer övgü! Lian Chengyu gerçekten bu fakir çocuğa büyük işler yapacaksın mı dedi! Bu mümkün mü?

Anlaşmazlık içinde olmalarına rağmen,Lian Chengyu’nun ağzından çıkan bu kelimeler, söylenecek daha iyi birşey yoktu.İnsanlar, Bu genç adamın çok şanslı olduğunu düşünüyordu. Çünkü Lian Chengyu tarafından takdir edilme şerefine nail olmuştu.Ona ilerde genç efendi Lian’ın yardımcısı pozisyonu bile verilebilirdi.Bu çoğu kişinin düşlediği bir pozisyondu!

“Genç efendi beni çok abartıyor.” Yi Yun sertçe gülümsedi ama içten içe kalbinin daraldığını hissediyordu.Lian Chengyu ile karşılaştıklarından beri diken üstündeydi.Omzunda bir uyuşukluk hissediyordu.

Eğer Yi Yun Diken üstünde olduğundan zihninin şuan çok keskin olduğunu bilmeseydi, bu hissin bir yanılsama yada Lian Chengyu’nun omzuna hafifçe vurmasından kaynaklanan gerginlikten dolayı olduğunu düşünürdü.

Bu Lian ne istiyordu? Bişeyler mi planlıyordu…?

Yi Yun, bu herifin herkesin önünde onun omzuna vurmasının ya da ona iltifat etmesinin bir nedeni olduğunu düşünüyordu.Yi Yun’ göre,Lian Chengyu’nun bakışları düşmanlık doluydu.

“Onlara biraz daha erzak verin.” Liang Chengyu dağıtımdan sorumlu adama döndü ve konuştu.Xiang Xiaorou hala genç olmasına rağmen,İki yıl daha açlıktan ölmemeye çalışmalıydı.

Ç.N:Bura biraz anlamsız oldu ama ingilizcesi böyle yada ben anlamadım bilmiyorum.

“Tamam,Genç efendi!” adam cevapladı.Yi Yun tarafndan oyuna getirildiği için gönülsüz olsada Lian Chengyu’nun emri olduğundan itaat etti.

Adam bir an tereddüt ettikten sonra 50 kiloluk tahıl çuvalını Yi Yun’a teslim etti.

Yi Yun gittikçe daha çok işkillensede minnetar bir ifade takındı.Çuvalı kabul etti ve samimiyetsiz bir şekilde,”Teşekkürler Genç efendi.” dedi.

Şifahen minnettar olmasına rağmen,Yi Yun ona birkaç tane geçirmeyi çok istiyordu.Jian Xiaorou’nun binbir zorluklarla hazırladığı okların karşılığı et parçası olmalıydı.Bütün aldıkları bir çuval tahıldı.Birde minnettar olmaları gerekiyordu! Saçmalık!

Kabiliyette aşağıda olman herşeyde aşağıda olmana neden oluyordu.Bu dünyada güç herşeydi.

“Bende ona bir çift panda gözü vermek istiyorum…” diye düşündü ama bunu yüz ifadesine hiç yansıtmadı.

Yi Yun’un 2-3 aylık yiyecek aldığını gören diğerleri kıskançlıkla doluydu.Ama Lian Chengyu’nun ödülü olduğı için,”Genç efendi Lian, bugün neden bu kadar az erzak aldığımızı açıklayabilirmisiniz?”demekten başka birşey yapamadılar.

“Evet,Genç efendi Lian bizi aydınlatacak!”

Lian Chengyu sahnede duruyordu ve herkese gülümsüyordu.Görünüşe göre Yi Yun’a ettiği iltifatta birşey yoktu ve artık onunla ilgilenmiyordu.!

Yüzünde gülümsemeyle,”Sevgili kabile halkım,tüm yıl boyunca çok çalıştınız!” dedi.

Lian Chengyu ilk cümlesiyle direk konuya girmemişti,onu kitlenin heyecanını bastırmak için kullanmıştı.Yi Yun’a göre bu beceriksizce bir taktikti ama Lian Chengyu’nun endamıyla birlikte bu sözcükler insanları çoktan memnun etmişti.

“Bir açıklama istiyorsunuz,size açıklayacağım.Getirin!” Lian Chengyu’nun elini sallamasıyla arkasındaki 6 adam büyük ahşap bir sandığı kaldırdılar.Yi Yun bu sandığı hatırlamıştı.Şu lord Tao silah ve zırhları aldıktan sonra bu sandığı bırakmıştı.Bu büyük bir kabileden birşey olmalıydı!

“Açın!” Lian Chengyu emir verdi.Sandık açıldığında içinden harika desenli muazzam bir ışık yayıldı..

Kalabalık çığılıklar attı.Daha önce böyle birşey görmemişlerdi.

Lian Chengyu ilerledi,kırmızı bir taşı parlak ışıklarla birlikte salladı.Işıklar yavaşça kaybolmadan önce dalgalanarak tepki gösterdi.

Bir anda,soğuk hava aktı…

Yorum Yap "Tmw 6"