Dünyanın Oluşumu Günceli

TLT 97

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, düzenleme için 1ghostdreamer ve Werthul, kontrol, edit için 1ghostdreamer arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Bölüm 97: Silvermoon Şehri (Silvermoon Ana Şehri) 

 Kılıcımı hemen koydum ve Shan Shan’ın yanına oturdum. “Shan Shan senin neyin var?”

“Nedenini zaten biliyorsun. Eğer kasvetliysem nasıl mutlu olabilirim? Bu görünmezlik becerisi geliştirdiğin yetenek mi?”

“Evet. Bir hırsız becerisi. Kızma…”

Kar beyazı yüzünde bir gülümseme belirtisi gözüktü. “Sorun değil. Sadece aniden bunun hakkında düşündüm. Ayrıca zaten sen benim adamımsın.”

“Senin….adamın mı?”

“Evet. Doğru. Ben bunun için 100.000 RMB (47.593 TL) harcadım.”Parmaklarını sürterken Shan Shan mutlu bir şekilde söyledi.

Çaresizce başımla onayladım. “Boş ver. Bu gece sistem bakımı var. Uyumak için çevrimdışı olacağım. Gece yarısından sonra online olup ana şehre gideceğim. Orada bir çok yeni görev olmalı.”

Shan Shan sırıtarak konuştu. “Sen bana bunu hatırlattın. Tamam o zaman. Bende uyumaya gidiyorum. Erken ayrılalım ve Silvermoon Ana Şehrindeki görevleri önceden alalım.” (Ç.N: Silvermoon Ana Şehri Çin Bölgelerindeki 4 ana şehirden birisi.)

Her ne kadar onun fikri oldukça iyi olsa da aynı zamanda kullanışsızdı. Şu anda [Moon Monochrome] da resmi olarak 4 ana şehirle ilgili bir bilgi yayınlanmamıştı. Transfer yönteminin nasıl olacağı hakkında bir açıklama bile yoktu. Oraya gitmek için gerekli nitelikler bile hala belirsizdi. Eğer 10.seviye oyuncular gidebiliyorsa o zaman her yer onlarla çevrilecekti. O zaman bir görev almak için en ufak bir şans bile olmayacaktı.

Müşteri hizmetlerine kişisel banka hesabımı onaylattıktan sonra çevrimdışı oldum. Xu Lin ve diğerleri yemek hazırlıyorlardı. Takım turnuvasında onlara 1.liği getirdiğimden beri hepsinin yüzünde parlak bir gülümseme vardı. Bu nedenle Kasırga Şehrindeki popülerliğimizin şu anda zirveye ulaştığı söylenebilirdi. Silvermoon Ana Şehri Çinin güney doğu bölgesindeki oyuncular için varsayılan ana şehirdi bu yüzden de 4 ana şehir arasında en popüler olacak ana şehir olarak düşünülebilirdi. O zaman oyuncular Kasırga Şehri gibi bir düzineden fazla ikincil şehirden oraya gelecekti. İş fırsatlarıyla beraber zorluklarda olacaktı. Küçük stüdyomuzun geleceğini o zaman tahmin etmek zor olacaktı.

Odamdan çıkarken Xin Yu’yu bir tabak balığın önünde düşünürken gördüm. Her ne kadar elinde yemek çubukları olsa da sanki zor bir durumda kalmış gibi şaşırıp kalmıştı. Aynı bir şeyler araklamak isteyen ama cesareti olmayan küçük bir kedi gibiydi.

“Xin Yu ne yapıyorsun?”

Hemen yemek çubuklarını aşağı koydu. Ruhsuz bir tavırla konuştu. “Bir şey yok. Lin Fan bu geceki sistem güncellemesi hakkında planların ne?” (Ç.N: Acaba ne oldu merak ettim 😀 )

“Akşam yemeğinden sonra uyuyacağım ve Silvermoon şehrine gitmek için erken online olacağım. Orada etrafa baktıktan sonra ne yapacağımı düşüneceğim.”

Xin Yu cezbedici bir şekilde gülümsedi. “Kardeş Lin ve bızde aynı şekilde düşündük. Beraber gidelim mi?”

“Tabi ki hayır. Eğer ayrılırsak daha fazla görev almak için daha iyi şansımız olur. Haksız mıyım?”

“Şey o zaman acele et ve ye. Bitirdikten sonra uyumaya git.”


Uyandığımda saat çoktan akşam on biri geçmişti. Aniden midem hafifçe ağrıdı. Yorganı bile attığım uzun bir rüya hatırladım. Birinin üzerimi örtmemde bana yardımcı olduğunu belli belirsiz hatırlıyordum ama yine de üşümüştüm. Midemin içinde sanki nehirler ve denizler alt üst olmuş gibi hissettim bu yüzden aceleyle kendimi rahatlatmak için banyoya gittim. İşimi bitirdiğimde saat 23.55 di. Tam sistem bakımının bittiği zamandı.“Ha ha ha Silvermoon Şehri işte geliyorum.”

Oyuna girdiğimde Kasırga Şehrinin merkezinde toplanan oyuncuların sayısı beni korkutmuştu. Yürümek bile zordu. Düzinelerce NPC müzayedenin ücretleri için şehrin her köşesine dağılmıştı ve hatta bir tanesi yanımdaydı. Hızlı bir şekilde ona bakmak için yürüdüm. Çatlak Savaşçının grubundan düşürdüğüm ekipmanlar satılmıştı. Yaklaşık 20 ekipman 60.000 RMB’den (28.555 TL) fazlaya satılmıştı. Benim payım yaklaşık 20.000 RMB (9.518 TL) olacaktı. Kabaca hesaplarsam banka hesabımdaki para 650.000 RMB (309.356 TL) civarında olacaktı. Şu anda Suzhou bölgesinde 100 metrekareden büyük bir evin fiyatı en az 1.500.000 RMB (713.899 TL) idi. Şey bu hala çok uzaktaydı. Biriyle evlenmek için çaba harcamaya devam etmeliydim. (Ç.N 713.899 TL ulan ne alıyorsun gel buradan al 100 metre kare ne o paraya adamlar sana burada 6 katlı bina diker 😀 )

İnsan kalabalığı doğu kapısına doğru koşuyordu. Görünüşe göre transfer bölgesi oradaydı. Kalabalıkla birlikte ilerlerken bir grup insanın küfrettiğini duyabiliyordum.

“Lanet olsun. Şirket ne işe yarıyor? Eğer gereksinimler bu kadar katıysa bunu daha önceden açıklamalıydılar. Gecenin yarısında yataktan sürünerek çıktım. Saçmalık. Karımı bile uyandırdım. Bundan sonra bir tiyatro olacak.” (Ç.N: Gece yarısı kaldırılan karının intikamı vol 1😀 )

“Sıçayım! 30.seviye istiyor. Muhtemelen şehirde 30.seviyeden yüksek kişi sayısı 10 dan daha azdır. Biz ne zaman gideceğiz?”

“Sadece seviye olsa yine de kabul edilebilirdi. Bir transfer için transfer ücreti 50 altın sikke. Şirket gerçekten para için deliriyor.”


Gülümseyerek oraya yürüdüm. Bu rahatlatıcıydı. Sadece 30.seviye istemiyorlardı ayrıca 50 altın sikke de istiyorlardı. Tüm şehirde bu 2 gereksinimi karşılayan sadece birkaç kişi vardı. Sadece mükemmeldi. Onlar gerekli parayı bulana kadar ben alınabilecek tüm görevleri alırdım.

Transfer portalı çavuş benzeri bir NPC tarafından yönetiliyordu. Biraz diyalogdan sonra varsayılan şehir olan Silvermoon Ana Şehrine gideceğimi doğruladım. Watercreek Şehri, Soulbirth Şehri ve Moonlight Dragon Şehri diğer 3 Ana Şehirdi. Ancak onların transfer ücretleri daha pahalıydı. 100 altın sikkeydi. Erken dönemlerde kimsenin diğer şehirlere gitmek için bu parayı ödeyecek kadar aptal olmayacağını tahmin ediyordum.

Sistem bildirimi: Silvermoon Ana Şehrine transfer edileceksin. Transfer ücreti 50 altın sikke.

“Swish…”

Bir ışık parıltısıyla beraber muhteşem Silvermoon Şehrinde ortaya çıktım.

Derinden gelen sistem sesi şehrin tarihindeki destansı yükselişi ve düşüşü anlatıyordu. Şehirdeki popülastyon elfler ve insanlarla karışmıştı. Yirmi yıl önce orkların ilk işgallerinden kurtulmuşlardı. 3 yıllık savaş sırasında zorlu insan ırkı ve gizemli gece elfleri bir ittifak kurmuşlardı. 2 kuvvet sonunda barbar orkları geri püskürttü. İnsan kuvvetleri harabelerde Silvermoon şehrini yeniden kurdu ve birkez daha güney topraklarında başarıyla hayatta kaldılar.

Ne yazık ki on yıl önceki ölümsüz istilasından sonra Nia Krallığı düştü böylece arkadaki Kasırga Şehri ve diğer gelişen şehirleri koruyacak sadece Silvermoon Şehri kalıp şehir insanların son kalesi haline geldi.

5 yıl önce güçlü ölümsüzlerin baskısı yüzünden insanlar ve elfler Watercreek Şehrindeki orklarla, Moonlight Dragon Şehrindeki ejderlerle ve uzak mesafedeki Soulbirth Şehrindeki kara elflerle ittifak kurdu. 5 yıl boyunca Silvermoon Şehrinin genç kralı ve şehrin cesur şövalyeleri kahramanca dövüştüler. Güçlü kararlılıklarıyla beraber giderek karanlıklaşan çağda haysiyetlerini ve haklarını korudular ve hayatta kalmak için destansı savaşta zorlu bir savaş yaptılar…

Sabırla Silvermoon şehrinin tarihini okudum. İnsan ırkından bir oyuncu olarak kanımın kaynadığını hissettim. Hem hayatta kalmak için hem de şan ve şerefleri için erkek gibi dövüşmüşlerdi.

Etrafa baktığımda benden başka bir oyuncu görmedim. Çok erken gelmişim gibi görünüyordu. Kalenin önünü koruyan bir grup şövalye vardı. Onlara bakmak için yürüsem daha iyi olacaktı.

———-ÇEVİRMEN NOTU———

Hiç beklemiyordunuz bunu değil mi 😀 Bende beklemiyordum inanın dün son boş günümdü bir baktım bölüm çıkmış dedim aşırı meşgul durumuna girmeden çevireyim 😀 Diğer bölümde gelir onu da okuyun bari.

Lin Fan şövalyelerle ne konuşacak? Yeni Şehirde neler yaşanacak? Şehirde kaç kişi var? Lin Fan bu şehirde de 1.sırada mı? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bekleyin okuyun ve öğrenin…

(dn: Aralardaki gözden kaçan hataları yorumlarınızda belirtin başkaları da farkında olsun 😀 )


Yorum Yap "TLT 97"