Kilimanjaro Günceli

TLT 90

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


 Bölüm 90: Titanların Savaşı (Cesaret Müsabakası 19)

 Sadece bir hırsız yoktu. Xue Han’ın arkasında birbiri arkasına 4 tane kan kırmızısı ışık parladı.

“Dikkat et!!!”

Uyarmak için bağırdıktan sonra bunun gereksiz olduğunu anladım. Saldırıları aldıktan sonra Xue Han’ın canı sadece 1/3 azalmıştı ve kendine şifa bastığında yeniden canı tam olarak dolmuştu. Bu nasıl bir konseptti?

Şifa etkilerini %45 arttırma etkisi cidden boşuna değildi.

“Acele edip yardım edin.” Xin Yu ve ben şaşkın gibi önümüzde ki manzarayı izlerken Xu Lin bağırdı. Xue Han’ın öz nitelikleri güçlü olmasına rağmen 4 hırsızın aynı anda yaptığı baskıya dayanamazdı.

Onlara hemen Patlayan alev, sonsuzluk akışı kombo ve birkaç tane daha güçlü beceriyle karşılık verdik. Onların ekipmanları ve seviyeleri bizimkisinin yarısı kadarken bu hırsızlar böyle çılgınca saldırılara nasıl karşı koyacaklardı? Göz açıp kapayıncaya kadar hepsi ölmüştü. Belki de adımın kırmızı olması ekipman düşme şansını arttırıyordur çünkü öldürdüğümüz 3 hırsızdan tam 7 tane yeşil ekipman düşmüştü. 3 hırsızda benim tarafımdan öldürüldüğü için tüm ekipmanları ben topladım.

Xin Yu’nun çevikliği benimki kadar olmasa da çeviklik okçuları kılıç ustalarından daha çok etkiliyordu. Ve Xin Yu’nun başlangıç yeteneği algı olduğundan yakında ki saklanmış hırsızları bulabiliyordu.

2 dakika sonra Xin Yu arkamızdaki ormandan çıktı. Deri zırhı çiyden ıslanmıştı ve onun vücut hatlarını böyle gördüğümde ****** düşünmeden edemedim. (Ç.N: bu yazardan çektiğimiz ne direk söyle işte hayal ettirme adama dimi ama 😀 ) Onun nefis şekli ortalama kızların rekabet etmesi mümkün olmayan bir şeydi. Ayrıca daha doğal duruyordu. Tabi ki bu sadece görünüşteydi…

Xin Yu kesinlikle her normal erkeği çıldırtacak kadar nazikti. (Ç.N: iltifat mı hakaret mi bu şimdi 😀 )

“Çatlak Savaşçı ve 5 tane büyücü buranın yaklaşık 200 metre batısında bizi arıyorlar. 2 dakikadan daha kısa sürede buraya gelecekler. Ne yapacağız?”

Xu Lin döndü ve bana “Şimdi şehre geri dönelim mi?” Dedi.

Kaşlarımı çatıp “Nasıl oldu da onlar tarafından baskın yediniz? Sebebi neydi?” Dedim.

Xue Han açıkladı “Hiç sebep yok. Aslında biz burada kasılıyorduk. Bir süre sonra birkaç oyuncu geldi ve burada kasılmak istediler. Görünüşe göre onlar Çatlak Savaşçının insanlarıydı.”

“Yani onlara izin vermediniz mi?”

Xin Yu öfkeyle “Tabi ki hayır! Neden burayı onlara verelim? Daha sonra onlar bize saldırdı. Bu yüzden ben ve Lin abla onları kolaylıkla öldürdük.” Dedi.

“….” Dilim tutulmuştu. Aslında bu konuda biz hatalı değildik. Diğer insanlara zorbalık yapıp kasılma alanını alanlar öldürülmeliydiler. Söylenecek çok şey yoktu.

“Oh doğru. Burada daha önce kasılan birkaç oyuncu da vardı. Onlar geldiğinde biz hariç diğerleri onlar tarafından öldürülüp şehre gönderildiler. Ölenlerin arasında Guo Zi de vardı.”

“Ne? Guo Zi öldü mü?”

“Evet ve yeşil bir zırhta düşürdü.”

Xue Han da surat asarak “Guo Zi 2 seviye atlamak için 3 gün kasılmıştı. Ama sadece birkaç dakika içinde 2 seviye düştü. Daha sonra onu teselli etmemiz gerek…” Dedi.

Öfkeli kızlara bakıp güldüm ve “İnsanların bizim küçük takımımıza zorbalık etmesini istemiyorsak oldukça büyük bir grupla başa çıkabilmemiz gerekiyor. Bugün Çatlak Savaşçı ve tayfasını öldüreceğiz ve videosunu alıp foruma atacağız. Böylece diğerleri Green Veggies’nin sadece yüksek seviyeli oyunculardan değil ayrıca tereddüt etmeden savaşan insanlardan oluşacağını anlayacak.” Dedim.

Xu Lin aşırı sevinçli bir şekilde “Tamam bende bunu söylemeni bekliyordum. Eğer Çatlak Savaşçı bu hesabı kapatmak istiyorsa onunla ilgilenmem gerek. Lin Fan git ve yolu aç” dedi.

Başımla onayladım. Bu sözler sanki biraz “suçu ben üstleneceğim ama ölen o olacak.” Gibi hissettirdi.

….

Video kayıt özelliğini ayarladıktan sonra önderliği alıp ilerledim. Uzaktan Çatlak Savaşçı ve birkaç oyuncunun ormanı aradığını görebiliyordum. Orman çok büyük olduğundan adamları ayrılmıştı. Bu şekilde onların küçük grubunu ortadan kaldırmak bizim için çok uygundu.

Takımın kanalında Xin Yu fısıldadı “Beş büyücü ve bir kılıç ustası. Ne düşünüyorsun?”

Dişlerimi gıcırdatıp “Önce Çatlak Savaşçıyı öldüreceğiz. Bacak koruyucusu ve ayakkabısı mavi gibi gözüküyor. Benimkiler hala yeşil. Önce onun işini bitirelim. İsmim kırmızı olduğundan büyücüler öncelikle bana vuracaklardır. Eğer Xue Han sağlığımla ilgilenirse bir problem olmayacaktır.” Dedim.

Bunu söyledikten sonra koştum. Bizim aniden ortaya çıkmamız Çatlak Savaşçının grubunu şaşırtmıştı. Özellikle benim kırmızı adım ve tüm bedenimi saran kan kırmızısı aura tehlikeli bir his veriyordu.

Soğuk [Donmuş Bıçak]ı Çatlak Savaşçıya karşı kullandım. Onun bu saldırıdan kaçınmak için Shan Shan gibi reaksiyon hızı yoktu bu yüzden anında dondu. Bu saldırımı [Kombo] ve [Ağır Darbe] izledi.

“621!”

“412!”

“420!”

“396!”

“504!”

1 saniye içinde üst üste tam 5 saldırı yaparak en güçlü saldırılarımı kullanmıştım. Donmuş olan Çatlak Savaşçı daha inilti bile çıkaramadan şehre geri gönderildi ve arkasında 3 parça ekipman bıraktı. Arkada ki büyücüler mal olup büyü yapmayı bile unutmuşlardı.

En hızlı hızımı kullanarak düşen ekipmanları aldım ve envanterime koydum. Xin Yu daha sonsuzluk akışını atmadığından hemen önde ki büyücü üzerinde kullandı. Xue Han da boş durmadı. Benim güvende olduğumu görünce bir tane büyücüyü lanetledi. İyi ekipmanları ve özellikle 2 mor ekipmanı ile o kesinlikle dünyada ki en iyi rahip olacaktı. Bu nedenle onun zekası şok edici şekilde yüksekti. Onun laneti normal büyücülerin yaptığı ateş toplarından daha fazla hasar veriyordu.

Sadece bir dakika içinde daha destek bile gelemeden dördümüz 26.seviye ve üzeri 6 oyuncuyu öldürmüştük. Düşen eşyaları aldıktan sonra hızlıca arkamızda iz bırakmadan olay yerinden ayrıldık.

Ne yazık ki şehre dönüş parşömeni beni Kasırga şehrine göndermemişti. Bunun yerine küçük eski püskü bir köye gitmiştim. Bu efsanevi kırmızı liste köyü müydü? (Ç.N: efsanelere bak kırmızı liste köyü thief de atg de 1000 km den kapkaç tekniği mi ne vardı 😀 )

Her ne kadar köy küçük olsa da içinde ekipmanları tamir ettirmek için yada iksir almak için yerler vardı.

İlk önce Çatlak Savaşçıdan düşen ekipmanlara göz atmalıydım…

[Dualar Bacak Koruması] (Mavi Ekipman)

Savunma: +52

Canlılık: +24

Kuvvet: +18

Çeviklik: +12

Seviye gereksinimi: 27

[Kaya Koşucuları] (Mavi Ekipman)

Savunma: +42

Canlılık: +25

Kuvvet: +32

Seviye gereksinimi: 26

[Kalumbağa Kabuğu] (Yeşil Ekipman)

Savunma: +36

Canlılık: +15

Kuvvet: +12

Seviye gereksinimi: 22


2 mavi ekipman iyiydi ve hemen onları giydim. Yeşil zırh satılabilirdi. Bu sefer Çatlak Savaşçı kesinlikle ağlayacaktı. Normalde öldürülen oyuncular sadece 1 ekipman düşürüyordu ama o aynı anda 3 ekipman düşürmüştü. Ve bu 2 mavi ekipman onun sahip oluğu tek mavi ekipmanlardı. Kim bilir bunları almak için kaç para harcamıştı. Bu sefer harikaydı her şeyi ucuza almıştım. (Ç.N: ucuz mu bedavaya aldın la ne ucuzu 😀 ucuz kavramına bak 😀 )

Bir süre ekipmanlarımı tamir ettirdim. Kasırga şehrine dönmemin bir yolu yok gibiydi. Sadece yarın ki turnuvanın başlamasını bekleyip alana transfer edilmeyi beklemeliydim. Turnuva bittiğinde oyuncular şehre geri gönderiliyordu. Bu durumdan benimde şehre yollanmam gerekiyordu. Bana zarar verebilecek bir NPC olmadığı için kırmızı ismim ile beraber acelesiz bir şekilde köyde yürüyordum.

Çevrimdışı olduktan sonra videoyu foruma koyup Çatlak Savaşçı hakkında kötü niyetli şeyler yazdım. Bunu yaptıktan sonra uyumaya gittim.

————ÇEVİRMEN NOTU—————

Bitti bu bölümde bir daha ki güncel çıkınca artık Thiefde görüşürüz 😀

Lin Fan şehre geri dönebilecek mi? Turnuva ne zaman başlayacak? Çatlak Savaşçı neler yapacak? Turnuva nasıl geçecek? Video kaç tıklama alacak? Videoyu attığı konunun başlığı ne? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bekleyin okuyun ve öğrenin…


Yorum Yap "TLT 90"