Otto Von Bismark Günceli

TLT 87

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


 Bölüm 87: Titanların Savaşı (Cesaret Müsabakası 16)

 Bireysel turnuva yarına kadar başlamayacağı için bugün oyuna girip kasılma planım yoktu. Her durumda ana şehirlere erişim 2 gün içinde gelecekti. O zamana kadar seviye atlamayı beklemek çok geç olmazdı. İki gün boyunca dinlenmek için çok zor fırsat buldum ve kendimi çok yorgun bırakmak istemiyordum. Ayrıca Shan Shan da kendimi çok zorlamamamı söylemişti. Gerçekten oyun oynarken kendimi çok zorlamamalıydım.

Aniden ona yemek ısmarlayacağımı hatırladım ve onu aramak için telefonumu çıkardım. Ama o sırada o beni aradı. “Lin Fan bu gece dinlenmek için eve gidiyorum ve sabahta turnuvaya katılmak için acele edeceğim. Birlikte yiyeceğimiz yemeği iptal edelim. Bir daha ki sefer beni davet edersin olur mu?”

Gülümsedim ve “Tabi ki. Senin evin yeni bölgede değil mi? Eve giderken dikkatli olmalısın.” Dedim. (Ç.N: o bölgede olaylar oluyormuş genelde Çin de.)

“Tamam.”

Shan Shan beklenmedik bir şekilde iyi davrandı ve telefonu tatlı bir söz verdikten sonra kapattı. (Ç:N Tamam dedi neresi tatlı bunun sadece giderken dikkatli olacağını söyledi la Lin Fan ne adamsın 😀 )

Bilgisayarı kapattıktan sonra aniden dışarı çıkıp yürüme dürtüsü hissettim. Xin Yu ve Xue Han şu anda Xu Lin’e yemek hazırlamasında yardım ediyorlardı. Onlara veda ettikten sonra evden ayrıldım. Saat hala 4 dü ve biz 7den önce yemek yemeyecektik.


Kar yağışı çoktan durmuştu ve sokaklar eriyen buz ve karlarla doluydu. Soğuk öğleden sonra rüzgarı cildimin acımasına neden olmuştu. Sokaktaki kalabalığa bakarken aniden Shan Shan’ın eve giderken kalın giyinip giyinmediğini düşündüm. Üşütüp yarınki turnuvaya katılamazsa bu rahatsız edici olurdu.

Pişmiş tatlı patates satan birinin sesi yan taraftan duyuldu. Dönüp baktığımda yaklaşık 60 yaşlarında emekli bir işçinin yoldan geçen yayalara doğru bağırdığını gördüm. Pürüzlü yüzü soğuk ve dondurucu rüzgardan dolayı kızarmıştı. (Ç.N: pişmiş tatlı patates –http://www.ministryofrun.com/wp-content/uploads/2014/12/Twice-Baked-Sweet-Potato-1210.jpg ve Lin Fan’ın karşılaştığı kişi kim sorusunun cevabı bu 😀 )

Oraya doğru yürüyüp “Bayım bir tane alıyorum. Bu büyük olanı.” Dedim.

Yaşlı adam hızlıca elini fırına soktu ve büyük tatlı bir patates çıkardı. Tartıya koyduktan sonra “220 gram. 1 RMB (0.46 TL) versen yeter.” Dedi.

Tam o sırada ellerinde kitaplar olan iki kız kitapçıdan çıktı. Onlarda buraya doğru yürüyüp “bayım bize en kokulu olanlarından iki tane verir misin.” Dediler.

Dönüp baktığımda kızlarında bana baktığını gördüm.

“Bu…” Kızların biri gözlerini ovuşturdu ve diğer kızda şaşırtıcı bir şekilde bakmaya başladı.

Korktum ve “ne oldu? İnsanlara rasgele seslenmeyin. ” Dedim.

“Üzgünüz hata yapmış olmalıyız. Nasıl 1. oyuncu bu saatte patates almak için oyundan çıkar ki.” Kırmızı giysili kız diğerini çekerek konuştu.

“Ah doğru. Bayım işte paranız.” Kız patateslerin ücretini verip daha sonra bana baktı ve “Yakışıklı kardeş biz gidiyoruz. Demin olan şey için özür dilerim. Sınıf arkadaşım sizi birine benzetti.” Dedi.

“Sorun değil.” Kızların arkalarına bakarken elimi salladım.

“Lanet olsun. Burnunda ben olan kızı daha önce nerede görmüştüm?”

Doğru. Shan Shan’ın yurdunun alt katında görmüştüm. Onun sınıf arkadaşıydı. Beni tanımalarına şaşmamalı.

“Genç adam [Moon Monochrome] oynuyor musun?” Patates satan yaşlı adam sordu.

Şaşırmıştım. Nasıl biliyordu?

“Sen…. Nasıl biliyorsun?”

“Hmm. Uykusuzluk çeken görünüşüne bakan herhangi biri bunu bilir. Oyun oynamak kötü değil ama daha sık dışarı çıkıp yürüyüş yapsan iyi olur. Eğer batıya doğru biraz yürürsen orada yeni açılmış bir dijital plaza var. Senin gibi gençler için orası uygun olmalı. Eğer zamanın varsa gidip bakmalısın.

(Ç.N: Dijital plaza: içinde TV, çamaşır- bulaşık makinesi vs. Satılan yer.https://www.google.com.tr/search?q=dijital+plaza&espv=2&biw=1366&bih=667&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0CAYQ_AUoAWoVChMI1c665eHTxwIVxA4sCh3IHwjK&dpr=1)

Başımla onayladım. Yaklaşık bir kilometre yürüdükten sonra yeni bir etkinliğe ev sahipliği yapan yeni açılmış dijital plazayı gördüm.

Büyük elektronik bir ekranda sadece [Moon Monochrome]’un açılış sahneleri gösteriliyordu. Onun altında büyük bir grup genç insan birbirleriyle tartışıyordu. Açılış sahnesinden sonra ekranda bazı kayıt edilmiş oyuncu öldürme sahneleri gösterildi. Ekrana daha yakından baktım. Ekranda koyu mavi zırh giyen biri vardı. Bu ben değil miydim? Ve benim karşımda da [Kılıç Enerjisi] yeteneğini kullanan güzel bir kız vardı. O Shan Shan’dı… bir hırsız karanlıkta saklanıyordu. Ama izleyici açısından baktığımız için onun hançerini zehre daldırdığını görebiliyorduk. Yanıp sönen mavi bir hançer izleyicinin kalbine soğukluk getirdi.

Bu sahne bu öğlen yeni bitmiş finalden değil miydi?

Bu videonun bu kadar hızlı yayınlanacağını beklemiyordum. Hızlıca etrafıma baktım. Herkes videoyu izlediğinden kimse beni fark etmemişti. Tamam. Güvendeydim…

“Yang abi. Bu Murong Shan Shan şuan oldukça iyi. Qing Cai Baiyu Tang ile beraber ikinci sıradaki oyuncu olmayı başardı.”

Bu sesler arkamdan gelmişti. Arkamı dönüp baktığımda sıska küçük bir çocuğun yanında ki büyük şişman ve orta yaşlı bir adamla konuştuğunu gördüm. Orta yaşlı adamın da yüzünde Y şeklinde bir yara vardı.

Hayır. Bu yara….Bu orta yaşlı adam Çatlak Savaşçıydı…

Çatlak Savaşçıyla böyle bir yerde karşılaşmayı hiç beklemiyordum. Sağlam vücuduna bakıldığında onun kimsenin uğraşmak istemediği biri olduğu anlaşılıyordu. Her ne kadar ben ve Ye Qiu Siyah Rüzgarın Kötü Çifti olarak çağırılsak da Çatlak Savaşçının arkasındaki birkaç adamda onun grubuna ait olmalıydılar. Eğer onlarla şuan çatışmaya girersem büyük ihtimal birkaç gün hastanede kalmam gerekirdi.

“Hummh. Er yada geç ben, Yu Yang, bu kızı önümde diz çöktürüp yalvartacağım. Sikiyim bu Baiyu Tang da aynı bok. Geçen sefer o beni öldürmüştü. Bir gün bu ona bunu ödettireceğim.” Orta yaşlı adam konuştu.

“Yang abi yarınki bireysel turnuvada sanırım final Murong Shan Shan ve Qing Cai’lı olan çocuk arasında olacak. Daha sonra seviyeleri daha çok artacak. Eğer intikam almak istiyorsak o zaman daha zor olmayacak mı?”

“Ne önemi var? Seviyesi çok yüksek olsa da o sadece bir kişi. Eğer yanımızda çok oyuncu getirirsek onu öldüremeyeceğimizi düşünmüyorum.”

“Haklısın patron. Bu arada kuzeninin yaraları nasıl?”

“Hala hastanede yatıyor. Sakat olarak ayrılacağını tahmin ediyorum. O çocuğun artık bir geleceği yok. O kıza sadece ilaç verse yeterliydi. Şiddet kullanmak için bu kadar ısrar etti. Şimdi o vahşi kadın yüzünden bu hale geldi. Bu utanç verici değil mi?”

“Şey Yang abi iki gün içinde ana şehirlere geçişler açılacak. Birkaç yüz kardeşimizi inanılmaz bir klana aldırmayı başaramadın mı? Klan lideri kim? Çok güçlü olmalı değil mi?

Çatlak Savaşçı sırıttı ve “Merak etme. Benim bile abi dediğim birine güvenmiyor musun? Murong Shan Shan ne kadar iyi olursa olsun abim onu on saniye içinde yenebilir.” Dedi.

“Ah. Patronun patronu çok inanılmaz. Haha gelecekte Murong Shan Shan hakkında endişelenmemize gerek olmayacak.”


Kafamı sallayıp bu tehlikeli yerden ayrıldım. Arkamda Çatlak Savaşçı ve grubu hala gülüyordu.

10 saniye içinde Shan Shan’ı yenmek mi?

O kişi hala rahimde olmalı… Aptal Çatlak Savaşçı.

——————-ÇEVİRMEN NOTU—————

Gölgesinden hızlı çevirmen geldi beyler bayanlar okumayan kalmasın 😀şimdi size sorum olacak atg yi nasıl istiyorsunuz hafta sonu yine çok mu atayım yoksa günlere mi böleyim 😀

Lin Fan Eve gelince nasıl bir sürprizle karşılaşacak? Turnuvadan önce neler yaşanacak. Bireysel turnuvanın ek ödülü ne? Çatlak savaşçının abisi kim? Merak mı ediyorsunuz? Bekleyin okuyun ve öğrenin…


Yorum Yap "TLT 87"