Dünyanın Oluşumu Günceli

TLT 81

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


 Bölüm 81: Titanların Savaşı (Cesaret Müsabakası 10)

 İkinci maç Çatlak Savaşçı takımı ve Immortal Legends takımı arasında olmuştu. Bu maçta herkes için hayal kırıklığıydı. 5 dakika içinde Immortal Legends takımı temizlendi. Her ne kadar Çatlak Savaşçının takımında rahip olmasa da saldırıları çok güçlüydü. Bir kişinin hayatına karşı bir kişi oyun tarzıyla rakiplerini hızlıca öldürdüler ve kendi takımlarında sadece 2 oyuncu kaldığında maçı kazandılar.

Üçüncü maç Ye Qiu’nin takımı ve Hua Mountain’s Monks takımı arasında olmuştu. Bu maçta çok heyecanlı geçmemişti. Üç yıllık profesyonel oyuncu tecrübesi sayesinde mesafe kontrolü karşısındaki amatörlere göre çok üstündü. Üç dakika içinde ustaca hareketler ve mükemmel bir şekilde büyülerini yaparak herkese kendi karakterinin oynanış tarzını çok iyi anladığını gösterdi.

Son raunt. Sonunda bizim maçımız gelmişti.

The Young and Frivolous 27.seviye büyücüydü. Takımdaki diğer oyuncular deri zırh giyen sınıflardan olan 3 büyücü ve 1 rahipti. Neyse ki bizim takımızda ben tek yakın mesafe dövüşçüsüydüm. Geri kalanımızın özelliklede Xin Yu’nun büyücülere karşı savaşması sorun olmayacaktı. 5 parça mavi ekipman giyen ve neredeyse 28.seviye olan Xu Lin normal büyücülerle karşılaştırılamazdı. Ye Qiu gibi zamanlama yetenekleri üst düzey bir büyücü olmadığı sürece normal büyücüler ona vurmayı başaramayabilirlerdi.

Xu Lin yanımda durdu ve küçük omuzları biraz titrerken “Lin Fan bu rakip… nasıl savaşacağız?” Dedi.

Sesimin sakin olması için elimden geleni yaparak “Sakin ol. Sen ve Xin Yu sadece büyücüleri öldürün. Ben 26.seviye rahiple ilgileneceğim. Xue Han dikkatli izlemelisin. Onlar kesinlikle beni lanetleyecek. Lanetlerini kullandıklarında büyü defetme yeteneğini kullanarak etkileri kaldırmam da bana yardımcı ol. Ben onları öldürmek için cinnet geçirmiş gibi sadece 15 saniye koşabilirim. Daha sonrasında elimden pek bir şey gelmeyecek.

Xin Yu hemen elleriyle beni dürttü. Bana dik dik bakıp fısıldadı. “bu kadar dürüst olma. Maç yakında başlayacak. Bu sefer rahibi kendi başına öldürmen gerek. Sana sonsuzluk akışımla yol açamam. Saldırılarına konsantre olduklarında benim küçük canım büyük ihtimal sadece iki saniye dayanacak.”

Konuşmayı bitirdiğinde geri sayım başladı.

“3”

“2”

“1”

“Başla”

Neredeyse aynı anda dört mavi buz oku ve bir gri lanet bedenime düştü. Ancak onların arkasından Xue Han’ın büyü defetme yeteneği de geldi. Ve hemen sonra bana şifa bastı. Demin aldığım dört yüzden fazla hasarı basılan dört yüz canla büyük ölçüde doldurdum. Canım neredeyse tamamen dolmuştu.

Benim bu kadar büyülü saldırıdan sağ çıkacağımı beklemediklerinden ikinci kez saldırdıklarında çoktan rahibin yanına gelmiştim. [Kombo] mu kullandım ve aniden 3 sıralı saldırıyla saldırdım. Diğer dört oyuncu hala şaşkınken ben çoktan rahibi temiz ve güzel bir şekilde anında öldürmüştüm.

Xue Han yine bana yardım etmeyi başardı. Ama canımın çok hızlı azalması çok kötüydü. Dört büyük alevler içinde ki patlamalardan aldığım hasar çok yüksekti. Her ne kadar %40 büyü direncim olsa da büyülerin kullanma süresi sadece 4 saniye olduğundan yaklaşık 1000 canım azalmıştı. Eğer başka bir grup saldırı daha gelirse oyundan uçan rakibin rahibine katılacağımdan korkuyordum.

Dört saniye onların kaptanları The Young and Frivolous’ a yaklaşmam için yeterliydi ama aynı zamanda yeniden büyü saldırıları yedim. Patlama sesiyle birlikte canım dibe vurmuştu. Ancak Xue Han büyük şifa kullanmak için gereken 5 saniyelik söz okumayı tamamlamıştı. Yeşil bir renkte 1.200 rakamı kafamın üstünde belirdi.

Ellerimi sallayarak [Ağır Darbe]yi The Young and Frivolous’nin kafasına indirdim.

“942!”

Wow. Kritik vuruş gelmişti. Young and Frivolous kötü şansı yüzünden ölüp oyundan çıkmıştı.

“Sikiyim… Bu kılıç ustası çok dengesiz. Bu kadar çok saldırıdan sonra nasıl hala yaşayabilir? Büyü direnci ne kadar fazla?” Rakibin 26.seviye büyücüsü haykırdı. Ona cevabını Xu Lin’in alev patlaması ve Xin Yu’nun sonsuzluk akışının vermesi çok kötü olmuştu. Xin Yu’nun saldırı hızı çok yüksekti ve hemen ikinci oku fırlattı. Büyücü ölmüştü.

Sadece 2 büyücü kaldığından her şey çok basit olmuştu. Xue Han’ın şifa yetenekleriyle bize yardım etmesiyle birlikte artık hiç tehlikede değildik ve kolayca kalan büyücüleri öldürdük.

İki tane beyaz ışığın yükselmesiyle birlikte maç bitti.

Sistem bildirimi: Tebrikler. Green Veggies Cocoa takımı ilk 4 e yükseldi. Bir dahaki maç 10 dakika içinde başlayacak.

Yarı finallerde herkes tanıdıktı…


“Yarı finallere geldik. Ne olursa olsun artık mavi ekipman garanti.” Shan Shan çok uzak olmayan bir yerde konuştu.

Shan Shan’ın olduğu yöne baktım ve Stealing the Heaven’ın onun yanında oturup bir şey hakkında onla konuştuğunu gördüm. Aynı zamanda Cocoa da bana bakıyordu ve gözlerimiz bir araya geldi. Hemen Shan Shan ve Stealing the Heaven’ı gösterdi ve el işaretleriyle sevgili hırsızı dedi.

Xin Yu bana gözünün ucuyla bakıp sırıttı.

Neyse ki zaman hızlı geçti. Sunucu Fei Er hızlıca yarı finallerin başladığını duyurdu.

Murong Shan Shan takımı vs. Çatlak Savaşçı takımı.

Shan Shan hariç takımlarında yüksek seviyeli oyuncu yoktu. Kalan 4 oyuncunun seviyeleri rakip takımdan bir iki seviye düşüktü. Ama Shan Shan’ın gücü aradaki farkı kapatmayı ve hatta üstünlük kurmaya yeterdi.

Xue Han alçak bir sesle bana “Lin Fan hangi takımın kazanacağını düşünüyorsun?” Dedi.

“Mur”ong Shan Shan!”

Hiç düşünmeden cevap verdim. Shan Shan’ın zamanlama becerisini ve ekipmanlarını kendim tecrübe etmiştim. Bireysel beceri açısından benden sonra geliyordu. Eğer onla bir daha savaşırsan kolayca kazanamayabilirim.

Xue Han hafifçe gülümseyerek “bende öyle düşünüyorum.” Dedi.

Maç başladığında tahmin ettiğim gibi Shan Shan [Kılıç Enerjisi] ile 5 metre mesafedeki büyücüye dört yüzden fazla hasar verdi. Aynı anda iki tane ateş topu ona eşlik etti ve rakip takımın büyücüsü öldü.

“Boom~!”

Bir tane ateş topu Shan Shan’ın omzuna çarptı. Biraz yalpaladı ve çarpmanın ivmesini kullanarak hızlıca birkaç adım geri gitti. Doğrudan arkasındaki kılıcını çıkardı. Ağır Darbe ve Komboyu kullanarak başka bir büyücünün vücudunu düzgünce kesti. O anda Stealing the Heaven gözüktü ve hainlik yeteneğiyle az canı kalmış büyücüyü öldürdü.

Böyle saldırılar yüzünden saldırı yapmaya yoğunlaşmış Çatlak Savaşçı takımının ritmi alt üst olmuştu. En yüksek saldırıya sahip 2 büyücü 5 saniye içinde ölmüştü. Shan Shan’ın zamanlama becerileri seyircileri neredeyse çıldırtıyordu.

26.seviye hırsız Cocoa’nın arkasında belirdi. Shan Shan’ın takımındaki iki büyücü hemen onu bastırmak için buz oklarını kullandı. Aynı anda Shan Shan ve takımındaki hırsız da birkaç saldırıdan sonra 27.seviye kılıç ustasını öldürdüler. Onun ellerinde sanki 27.seviye kılıç ustası kavun gibi kesiliyordu. Bunu görünce takımımdaki kızlar küçük dillerini yutmuşlardı.

Umutsuz durumu gören Çatlak Savaşçı kovaladığı büyücüyü bırakıp Shan Shan’a yöneldi. Ne yazık ki sadece havayı kesebildi. Bir saniye sonra Shan Shan onun arkasına geçti ve kılıcı buzdan kristaller yayıyordu.

—————–ÇEVİRMEN NOTU———————

Shan Shan çok güçlü değil mi? Devam beyler 81 de bitti sıra 82 de 😀

Lin Fan ve takımı maçtan sonra ne diyecekler? Lin Fan ve takımının maçı nasıl geçecek? Kaç bölüm daha gelecek? Merak mı ediyorsunuz? Bekleyin okuyun ve öğrenin…


Yorum Yap "TLT 81"