Dünyanın Oluşumu Günceli

TLT 79

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


 Bölüm 79: Titanların Savaşı (Cesaret Müsabakası 8)

Uyandığımda güneş çoktan parlıyordu. Dün gecenin sonlarına kadar Shan Shan’a eşlik ettim. Ayıyı her öldürüşümüzde deneyim azalsa da ünümüz 10.000i geçmişti. Yapılacak bir sonra ki şey sadece klan kurma tabletinin kullanılabilir olduğu günü bekleyip klan kurmak ve büyütmekti.

Gerçekten birçok hayranı vardı. Özellikle bizim düello videomuzun Jiangsu ve Şanghay resmi bölgesel forumlarına yüklenmesinden sonra hayranları daha da artmıştı. Bu bölgelerdeki neredeyse her oyuncu en güçlü 2. kılıç ustası olan Murong Shan Shan’ın güzel biri olduğunu biliyordu. Klanını kurup sistem mesajı yollamak için 1.000 altın sikke harcadıktan sonra kimsenin katılmayacağı konusunda endişelenmesine gerek yoktu. O zaman kişisel cazibesi bir çok oyuncuyu çekecekti. (Ç.N: Final boss gibi bir şey bu Shan Shan 😀 )

Bir keresinde Xu Lin’e klanımızın kurulmasıyla ilgili konuşmuştum ama o bu konu hakkında çok fazla düşünmüyordu. Ona göre para kazandığı sürece iyiydi. Şan, şöhret ve bunun gibi şeylerle ilgilenmiyordu.

Bunu düşününce ona hak veriyordum. Bizim küçük stüdyomuzun diğer oyuncular gibi çıldırmasına gerek yoktu. Tek korktuğum şey çok az kişi olmamızdı. Eğer süper bir Patronu öldürmek gibi büyük bir görev alırsak bunu başaramayabiliriz ve büyük paralar kazanmak için birçok fırsatı kaçırabiliriz.

Kahvaltı yaptıktan sonra hepimiz oyuna girmek için odalarımıza gittik. Bugün bizim için gerçekten önemliydi. (Ç.N: unutan olur diye hatırlıyorum stüdyo dedikleri kaldıkları yer kısaca 7kız ve kendinden bahsediyor :D) Stüdyomuzun Jiangsu ve Şanghay bölgelerinde ne kadar popüler olacağı bu turnuvada ki başarımıza bağlıydı. Shan Shan’ın bizim takımıza katılma isteğini reddettiğim için biraz pişman olmuştum. Eğer Li Qing yerine o olsaydı turnuvayı kazanmak çocuk oyuncağı olurdu. Onun zamanlama yeteneği son derecede mükemmeldi. (Ç.N: operating skill e ne desem oyunlarda gerçekten bilmiyorum sürekli değiştirdim bir oturtamadım zamanlama kalsın iyi bir önerisi olan varsa değiştiririz.). Eğer yüksek özelliklerim olmasaydı dünkü düelloda Shan Shan’ı yenemeyebilirdim. Dün gece uyurken bile çok heyecanlı olan düelloyu rüyamda görmüştüm.

Oyuna turnuvanın başlamasına yalnızca 5 dakika kala girmiştim.

İlk 8 i belirlemek için oynanacak ön eleme maçları aynı anda başlayacaktı. Sistem bildiriminden sonra finallerin oynanacağı arenaya transfer edildik. Aynı anda sistem mesajı göründü. -Merhaba. Takımınız yedinci oyun platformuna gönderildi. Şu anda bu maçı izleyen oyuncu sayısı 1,520,324. Bu oyundan sonra her maç birbiri ardına ve ayrı ayrı yapılacaktır.

Hemen hemen hepimiz şaşırmış şekilde birbirimize bakıyorduk. Toplamda 8 arena vardı ama sadece bir milyondan fazla oyuncu bizim maçımızı izliyordu. O zaman Shan Shan’ın takımının olduğu arena nasıldı?

İlk 8 belli olduktan sonra her maç final arenasında yapılacaktı. O zaman şehirdeki tüm oyuncular bizi izleyebilecekti. Sadece bunu düşünmek bile bizi gergin yapıyordu. Ve peki ya ünlü gerçek yaşam sunucuları? Onları maçları sunmaları için oyuna davet etmiş olabilirler miydi?

Bunu düşünürken Xin Yu beni dürttü ve “Lin abla stratejiyi açıklayacak. Ciddi ol.” Dedi.

Bu sözlerden sonra rakibe dikkat ettim.

2 tane 27.seviye kadın büyücü, bir tane 27.seviye kadın rahip ve 2 tane 25.seviye kılıç ustası. Kombinasyonları çok basitti ve ekipmanları da iyiydi. Neredeyse hepsinin bir iki tane mavi ekipmanı vardı. Rakibimizle bizim aramızdaki güç farkı gittikçe küçülüyordu. Bu maçın çok hareketli geçeceğini düşünüyordum.

“Lin Fan ve Xin Yu rahibi öldürecek. Xue Han ve ben kılıç ustalarını yavaşlatmaya çalışacağız. Onların kolayca yaklaşmalarına izin vermeyin. Li Qing çağırdığın yaratıkları kullanarak mümkün olduğunca onların büyücülerinin büyü yapma ritimlerini bozmak için taciz et. Böylece Lin Fan ve Xin Yu saldırmak için zaman bulabilirler.”

Xu Lin’in taktikleri gittikçe daha iyi oluyor ve yavaş yavaş bir liderde olması gereken güven ve sezgi gözüküyordu. Rakibin 2 kılıç ustasının ekipmanları iyiydi. Eğer onlar maçın başında bastırılmazlarsa ilerde büyücümüz pasifleşince bu bizim için büyük bir dezavantaj olurdu.

Savaş başladı. (Ç.N: Saldırın Xu Lin’in aslanları hücummmmm. 😀 )

Neredeyse kaşla göz arasında Xin Yu geri gitmek üzere olan rahibe sonsuzluk akışını kullanarak vurdu. Xu Lin’in donmuş ok yeteneğinin arkasından koştum. Kılıcımı kaldırdım ve [Kombo]mun 3 yüksek hasarlı vuruşuyla kadın rahibi öldürdüm. Ama ölmeden önce 2 kılıç ustası tarafından saldırıya uğrayan Xu Lin’i kurtaran Xue Han’a lanetiyle saldırmaya zamanı olmuştu. Dolayısıyla bana dikkat etmemişti. Rakibin iki kılıç ustası da kolay lokma değildi. Vücutlarını 45 derece eğerek kaçınma şansı bile vermeden Xu Lin’e doğru koştular. İki tane Kombo ve Ağır darbe tarafından hasar aldığı için Xu Lin’in canı anında boşaldı. Allah’tan Xue Han onu tam zamanında iyileştirmişti. Daha sonra Xu Lin donmuş zırhı kullandı ve süratle kılıç ustalarının saldırı menzilinden kaçtı.

Durmadan endişe verici bir çığlık atan büyücüye doğru koştum. Xin Yu tam olarak amacımı bildiğinden kullandığı füze ok(Ç.N: mermi ok daha iyi diye öyle yapmıştım ama bu güdümlü füze gibi olduğundan değiştirdim haberiniz olsun.) büyücüyü kovaladı ve kaçış yolunu tamamen mühürledi. Onu yakaladığım an [Ağır Darbe] ve bir normal vuruşla anında öldürdüm. Her ne kadar deri zırhlıların hepsi kadın olsa da hiçbiri güzel değildi. En azından bizim 3 güzellikle karşılaştırıldıklarında kesinlikle farklı liglerdeydiler.

Sadece bir büyücü kalmıştı. Tam ileri doğru koşacakken beklemediğimiz bir şey oldu.

Ansızın Xue Han öldürüldü. (Ç.N: Xue Han’a dokunanı taşlama kulübünün başkanı olarak kafanıza taş atacağım.)

Xu Lin’e saldıran iki kılıç ustası aniden hedeflerini değiştirmişlerdi. Biz bunu iki kılıç saldırısının Xue Han’a isabet etmesinden sonra fark ettik. Önünü kestiğim büyücü de neredeyse canı boşalmış olan Xue Han’a ateş topu attı. İki kılıç ustasının yüksek saldırıları olduğu görülebiliyordu. Dört vuruşta Xue Han’ın canını boşaltmışlardı. Xue Han üst düzey ekipmanları olsa da sadece 900 cana sahipti.

Li Qing’in dikkatsizce öldürülmesinden sonra zafer dengesi diğer takıma doğru kaymaya başladı.

Xu Lin’in buz oku rakip büyücüye isabet ettiğinde takım kanalından “Önce büyücüyü öldürelim.” Dedi.

Zaten büyücünün yanında olduğumdan bu fırsatı kaçırmadım. Karanlığın kılıcıyla vurulduktan sonra büyücünün canı boşaldı ve beyaz ışıkla beraber seyirci koltuğuna gönderildi.

O anda arkamda korku içinde bağıran tanıdık bir ses geldi. Arkamı dönüp baktığımda Xu Lin yavaşça beyaz ışığa dönüşüp kayboldu. Rahibin şifaları olmadan 2 yüksek saldırılı kılıç ustasının saldırılarına dayanamadı.

Sahnede sadece ben ve Xin Yu kaldık. Ama rakipte de sadece iki kılıç ustası kalmıştı.

Lanet olsun. İki kılıç ustasının bu kadar vahşi olmalarını beklemiyordum. Eğer bu maçı kaybedersek bu iki adamın ellerinden olacaktı.

“Xin Yu bekleme süresinin bitmesine ne kadar var?”

Xin Yu sakince “8 saniye” dedi.

“Arkamda kal ve siyah zırhlıya saldırmaya hazır ol.”

———————–ÇEVİRMEN NOTU———————

Kıran kırana bir maç acaba neler olacak hemen diğer bölüm gelsin de okuyalım 😀

Maç nasıl bitecek? Lin Fan finalden önce kozlarını kullanacak mı? Elenecekler mi? Elenirseler ne kazanacaklar? Yoksa yenecekler mi? Yenerlerse sıradaki rakip kim olacak? Merak mı ediyorsunuz? Bekleyin okuyun ve öğrenin…


Yorum Yap "TLT 79"