Tankların Tarihi Günceli

TLT 78

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


 Bölüm 78: Titanların Savaşı (Cesaret Müsabakası 7)

 Yarı canı kalmış şövalyeyi öldürdükten sonra önümüzdeki maçın ilk 16 ya girmeden önceki son maç olduğunu söyleyen resmi bir bilgilendirme aldık. İlk 16ya giren takımlar ödül alacaktı. Ve sistem tarafından verilen ödüller kesinlikle kötü olamazdı. Özellikle bu oyunun ilk turnuvası olduğundan ödüller daha cömertçe olmalıydı.

Maç arasında Xu Lin foruma bakıp “ödül tüm takım oyuncularına verilecekmiş yani kimsenin eli boş kalmayacak. Ve şampiyonun alacağı minimum ödül mavi ekipmanmış. Yani şampiyon olursak 5 ekipmana sahip olma şansımız var. Belki de…” Dedi.

“Tanrısal eşya olabilir mi? Yada ilahi eşya? Bence en kötü turuncu olmalı.” Xin Yu hayal kurmaya başlamıştı.

Xu Lin kafasını salladı ve “İmkansız. Turuncu ekipmanlar 40 ve üzeri seviye istiyor. Yani tanrısal eşyaların en az 50 yada daha fazlası seviye istediğini tahmin ediyorum. Oyunun şuan ki aşamasında öyle ekipmanların olması mümkün değil. Bence en iyi ödül mor olacak.” Dedi.

Xue Han çok memnun bir şekilde “Mor ekipmanda iyi olurdu.” Dedi.

Li Qing bir şey söylemese de gülümsemesinden duyguları anlaşılıyordu. Takımızda en zayıf olan oydu. Yani eğer şampiyon olursak mutluluktan ölmemesi garip olurdu.

Xu Lin saate baktı ve “sıradaki maç yakında başlayacak. Bu son eleme maçında hepiniz sonuna kadar savaşın.” Dedi.


Zamanı gelmişti ve arenanın karşısında rakiplerimiz ortaya çıkmıştı.

Rakibimiz 5 rahipti ve hepsi 24.seviyeydi.

Xu Lin’in sesi titriyordu. “Ne anormal bir kombinasyon. 5 rahipten oluşan bir takımla nasıl saldıracaklar?”

Onun rakip takım hakkında endişelendiğini görünce Xin Yu gülmeden edemedi ve “nasıl savaştıkları önemli değil sadece onları teker teker bitirmemiz gerekiyor. Lin Fan sen ne düşünüyorsun?” Dedi.

“Evet teker teker öldürürüz. Onlara birbirlerine şifa basmaları için fırsat vermeyin. Aksi halde hepimizin lanet ve güçsüzleştirme büyüleriyle vurulmamız güzel olmaz.”

Herkes hemfikir oldu. 5 dakika sonra maç başladı.

Maç başladığı an Xin Yu sonsuzluk akışıyla rahiplerden birine vurdu. Ama ben bana daha yakın olan rahibe yöneldim. Xue Han’ın kontrol becerileri de gerçekten iyiydi. Lanet bana isabet ettiğinde Xue Han çoktan [Büyü Defetme] yeteneğini kullanıp laneti kaldırıyordu ve bu değerli 15 saniye rahibi öldürmem için yeterliydi.

[Ağır Vuruş] ve [Kombo]yu kullandım.

“464!”

“356!”

“342!”

“355!”


Rahibin kafasının üzerinde 4 tane sayı gözüktü. 2. vuruşta ölmesi gerekiyordu ama onu öldürmek için 4 vuruş yapmıştım. İstemeyerek ve hayal kırıklığına uğramış bir vaziyette ölmüştü. Takım arkadaşları benim [Ağır Vuruş] ve [Kombo] yeteneklerim neredeyse anında hasar verdiğinden onu kurtarmak için şansları bile olmamıştı. Mükemmel bir işletme becerisi olmadan şifa basmak için zaman bulmak imkansızdı.

Belirgin bir ısı yayan Xin Yu’nun [Patlayan Ok] yeteneği havada patladı ve takım arkadaşından destek alsa da rahibi öldürdü. Beyaz ışık parlarken bile hala bize lanetleriyle saldırıyordu.

Üç dakika sonra…

Xin Yu öfkeyle bağırdı. “Bu nasıl bir savaş? Ne zaman bunları öldüreceğiz? Lin Fan o kızı takip etmeyi bırak ve buraya gelip bunu öldür.”

Önümdeki birkaç rahip beklenmedik bir şekilde müthişti. Rüzgarda ileri gidip geri gelen uçurtma gibi benle oynuyorlardı. Xue Han’ın [Büyü Defetme] yeteneği olmasaydı aralarında sıkıcı bir şekilde bana işkence etmelerine izin verirdim. Böyle düzenbaz bir stratejiyle oynadıklarından ilk 32 ye girmelerine şaşmamalı. Daha zayıf ekipmanlı birinin şimdiye kadar işkence edilerek öldürülmesi şaşırtıcı olmazdı.

Rakip takımda ki tek kız oyuncuyu takip etmeyi bırakıp Xin Yu’nun sonsuzluk akışıyla vurulup sersemletilen rahibe doğru koştum. [Kombo] yeteneğini kullanarak canını aldım.

Vay be. Sadece 3 tane ölümsüz hamamböceği kalmıştı.

Başka bir 3 dakika geçmişti. Xu Lin’in ateş topundan beyaz bir ışık yükseldi. Sonunda son rahipte ölmüştü.

Sistem bildirimi: Tebrikler. Green Veggies Cocoa’nın takımı ilk 16 ya girmeye hak kazandı. Turnuva yarın sabah 09.00 da grupları belirlemek için yapılacak kura çekimi ile devam edecek.

Xu Lin homurdanarak “Sonunda bitti. Böyle bir güçlük…” Dedi.

Maçımız bitmişti böylece dağıldık. Shan Shan da son maçını bitirmişti ve bana mesaj attı. “Maçınızı bitirdiniz mi? Sistem menüsünden Cesaret Mücadelesi seçeneğini açmayı dene. Oradan ilk 16ya giren şehirdeki oyuncuları kontrol edebilirsin. Bu gece bana ün kasmamda eşlik etmeyi unutma. Yemek yemeye gidiyorum.”

Shan Shan’ın dediğini yapıp ilk 16da ki takım isimlerine baktım. Shan Shan’ın takımı bizim aşağımızdaydı. Beklenildiği gibi onların takımında “Stealing the Heaven” isimli 26.seviye bir hırsız vardı. Ayrıca 25.seviye rahip olan Cocoa ve iki tane 26.seviye büyücüleri vardı. Bizim kombinasyonumuzun dışında onların ki en zorlulardan biriydi.

Shan Shan’ın takımı haricinde birkaç takımı daha tanıyordum. Çatlak savaşçının takımında 2 tane 27.seviye savaşçı, 2 tane 27.sviye büyücü ve bir tane 26.seviye hırsız vardı. Acaba takımlarına rahip almayarak ne düşündüler. Başka bir takımda Ye Qiu’nin takımıydı. Çince kullanıcı adı kullanan Ye Qiu hariç diğer 4 oyuncu İngilizce kullanıcı adları kullanıyorlardı. Fine, Seven, Sai ve Rain. Bu kullanıcı adlarının hepsini tanıyordum. Bu çocukların hepsi hala buradaydı. 28.seviye olan Ye Qiu seviye olarak en yüksekti. Diğerleri 27.seviyedeydiler. Bir rahip 3 kılıç ustası ve bir büyücü kombinasyonlarında öncelik saldırıdaydı. Bu TOT takımının felsefesi olan “Saldırı en iyi savunmadır.” İle çok tutarlıydı.

“Lin Fan gel akşam yemeği hazır.” Xue Han nazikçe beni dışarıdan çağırdı.

Çevrimdışı olduktan sonra oyunun forumu açıp konulara baktım ve milyonlarca tıklanan bir konu gördüm. Konuyu açtığımda şaşırtıcı bir şekilde bir video olduğunu gördüm. Ve bu video benim ve Shan Shan’ın düellosuydu.

“Lanet olsun. Bu çocuk gerçekten foruma koymuş.”

Sessizce bunları söyleyip yorumları görmek için aşağı baktım. Harika. Yorumları teker teker okudum.

İlk yanıt: Wow. Murong Shan Shan çok güzelmiş. Eğer onunla evlenebilseydim güzel olurdu. Her gün uyanık olurdum.

İkinci satır: önceki cevabı yazan kardeşim lütfen resmini paylaş da yüzünü görelim. Kurbağa kuğuyu mu elde etmeye çalışıyor?

Üçüncü satır (ilk yanıtı atandan.): 2. yanıtı atan sikerim seni. Orospu çocuğu.

Dördüncü satır: Lütfen kavga etmeyin. Murong Shan Shan gerçekten kötü değil. Değerlendirme tamamlandı!

Beşinci satır: Ben gerçekten Murong Shan Shan’ın vücudunu incelemek istiyorum…

Altıncı satır: Git üst kattaki anneni incele. (Ç.N: hahahaha 😀 )

Yedinci satır (Kullanıcı adı: Righteous Spirit): bir keresinde bir kadın yüzünden iki kardeş birbirlerini bıçaklamışlardı.

Sekizinci satır: Solmuş çiçeğe acımayın. Baharda daha çok çiçek açacak.

Dokuzuncu satır: Artık dayanamıyorum. Bu konu çok şeytani. Yükümü azaltmak için tuvalete gidiyorum…

Onuncu satır: Huh? Herkes merkezi hapishaneden mi serbest bırakıldı?


En son satıra gelmeden başım dönmeye başlamıştı. Günümüz insanları çok korkunçtu.

———————-ÇEVİRMEN NOTU—————–

Acaba 11. Satırı merak eden sadece ben miyim 😀 neyse devam devam 😀

Videoyu izleyip Lin Fan’a yazan erkek var mı? İlk 16 da ilk rakip kim? İlk maç nasıl geçecek? Konuya kaç yorum geldi? Shan Shan bu konuyu gördü mü? Merak mı ediyorsunuz? O zaman okuyun ve öğrenin…


Yorum Yap "TLT 78"